1. Blog
  2. Covid-19 ve Kapalı Alan Korkusu

Covid-19 ve Kapalı Alan Korkusu

2020 yılında Türkiye’de etkisini göstermeye başlayan Covid-19 ile insanların da genel yaşamları ve günlük hayat işleyişleri büyük ölçüde değişti. Pandemi öncesinde normal gelen ve üzerine düşünülmeyen pek çok davranış artık bireylerin sorgulamadan ve düşünmeden yapmayacağı işler haline geldi. Örneğin Pandemi öncesinde bireyler devamlı olarak ellerini yıkama ihtiyacı hissetmezdi ya da insanlar ile yakın temas kurmak sıkıntılı bir durum gibi gelmezdi.


Pandemi sırasında ise bireylerde genel anlamda fobiler gelişmeye başladığı söylenebilir. Bu fobiler her yaştan bireyde farklı şekillerde ortaya çıkmaya başlamış olsa da en yaygın olanlarından biri kapalı alan korkusudur.


Klostrofobi, Pandemi ile farklı bir versiyonunu görmek de mümkündür. Bu durumda yalnızca kapalı alanda olmak değil başka insanlarla kapalı alanda bulunmak da bir fobi halini alır.


Klostrofobi Nedir?

Klostrofobi, bireylerin kapalı bir ortamda bulunduğu zaman hayatından endişe edecek derecede yüksek kaygı yaşadığı, korkuya kapıldığı ve nöbet dahi geçirebildiği bir fobidir. Bu fobi her yaştan itibaren ortaya çıkabilir ve genellikle belli durumlara bağlı olarak klostrofobi gelişir.


Bireyler bir asansöre binmekten çekinebilir ya da bindikleri zaman anormal bir tedirginlik ve stres hissedebilir, küçük odalarda kalmaktan hoşlanmazlar, alışveriş merkezi gibi büyük ancak tamamen kapalı olan alanlarda bile kendilerini aşırı tedirgin ve kaygı içinde hissedebilirler. Bu gibi durumlarda bunun bir fobi olduğu söylenebilir çünkü kişi normal bir bireyin vereceği tepkileri vermek yerine aşırı kaygıdan dolayı stresli hareketler gerçekleştirebilir, bağırabilir ya da ortada hiçbir anormal durum olmasa dahi yardım isteyebilir.


Klostrofobi Nasıl Ortaya Çıkabilir?

Klostrofobi özellikle de çevresel faktörlere bağlı şekilde ortaya çıkabilen bir fobidir ve bu fobi en sık rastlanılan fobilerden biridir. Ortaya çıkması için travmatik sayılabilecek bir olayın tek sefer yaşanmış olması yeterlidir.


Örneğin çok uzun saatler bozulmuş bir asansörde kalan birey bir daha asansör gibi sıkışık ve dar alanlarda bulunmak istemeyebilir. Bu durum asansörde yaşadığı olumsuz deneyim sonucunda meydana gelmiştir. Ya da birey bir otomobilin içinde çok uzun saatler tek başına kalmış ve yardım beklemiş olabilir, bu durumda da otomobil gibi araçlara hayatı boyunca hiç binmek istemeyebilir. Bu nedenle özellikle de çocukların bu tür fobilere sahip olmaması için onların bulunduğu alanların ve kullandığı alanların dikkatli şekilde gözlemlenmesi oldukça önemlidir.


Klostrofobi ayrıca cezalandırılan ve odasına gönderilen çocuklarda da ortaya çıkan bir durumdur. Ebeveynler çocuklarını cezalandırmak amacı ile odalarına kapatabilir ya da odalarına gitmesini söyleyebilir. Bu ise yaşı küçük çocuklarda tekrarlanan bir olumsuz deneyime neden olduğu için ileride bireylerin odada uyumak istememesine dahi sebep olabilir. Bireyler daha geniş evlerde ya da odalarda dahi uyumakta ya da durmakta zorluk çekebilir.


Covid-19 Klostrofobiye Nasıl Etki Ediyor?

Covid-19 öncesinde Klostrofobiye sahip olan ve olmayan kişileri iki farklı şekilde etkileyebilecek olan bu durumu iki ayrı açıdan ele almak mümkün: Covid-19 öncesi klostrofobi ve Covid-19 sonrası klostrofobi.


Covid-19 Öncesi Klostrofobi

Covid-19 öncesi dönemde yaşanan klostrofobilerin genel anlamda bir duruma ya da olaya bağlı şekilde geliştiği ve bu durum ortadan kalktığı zaman görülmediği gözlemlenmiştir. Örneğin asansöre binen bir klostrofobi sahibi birey, asansörden indiği zaman o anki gerginliği üzerinden atabilir ve bir daha asansöre binene kadar ya da bu düşünceyi canlı şekilde hatırlayana kadar herhangi bir sıkıntı yaşamaz.

Bireyler klostrofobi nedeniyle Covid-19 öncesinde de çeşitli sorunlar yaşayabilmekteydi. Bu duruma bir de Covis-19 hastalığı eklendiğinde ise bireylerin rahatsızlığı ek bir seviyeye taşındı ve artık durum yalnızca klostrofobi olmaktan çıktı.


Covid-19 Sonrası Klostrofobi

Covid-19 sonrası klostrofobi de değişim gösterdi. Bireyler Covid-19 tedbirlerine uymak için asansöre binmemeye, alışveriş merkezlerine gitmemeye, metro ya da otobüs gibi toplu taşıma araçlarını zorunlu olmadıkça kullanmamaya başladı. Bu durum da yalnızca kapalı alanlardaki teması ve geçirilen zamanı azaltmadı, klostrofobinin de bireyler tarafından geliştirilmesine neden oldu.


Klostrofobi özellikle de kapalı alanlarda virüs tehlikesinin yüksek olmasından dolayı pek çok kişide gelişti ve bu nedenle de bireylerin günlük hayatlarında ciddi değişimler gözlemlendi. Bireyler artık kapalı alanlara girmeden önce, girdiğinde ve girdikten sonra ciddi kaygılar yaşamaktadır. Alanlara girmeden önce “Kapalı alanda Covid-19 riski ile karşı karşıya olacağım.” düşüncesi nedeniyle, kapalı alandayken “Ya Covid-19 hastası biriyle karşılaşacaksam?” kaygısıyla ve kapalı alandan çıkınca da “Ya Covid-19 hastası olursam?” korkusu ile baş başa kalırlar. Bu durumlar da bireylerin hayatlarını ve duygu durumlarını ciddi ölçüde etkiler.


Covid-19 Döneminde Kapalı Alanlar Neden Klostrofobi Oluşturmaktadır?

Covid-19 döneminde kapalı alanlar bireylerde klostrofobi gelişmesine neden olmuştur çünkü bireyler virüs almamak adına kapalı alanlara girmekten çekinir hale gelmiştir. Örneğin normalde metro ya da otobüs benzeri toplu taşıma araçlarını kullanarak işe giden bireyler özel araçlar ile ya da yürüyerek işe gitmeye başlamışlardır.


İş ortamında ya da çalışırken herhangi bir problem yaşamayan ya da herhangi bir kaygıya sahip olmayan bireyler de çalışma alanlarında klostrofobi geliştirmişlerdir ve bu alanlarda iken ya da bu alanlardan ayrılınca ciddi kaygı bozuklukları yaşamaktadır. Özellikle de hastalık sahibi bireyler ile birebir temasta bulunmamış kişilerde bu durum çok daha etkili şekilde gözlemlenmiştir.


Klostrofobi Geliştirilen Alanlar Nerelerdir?

Covid-19 öncesinde asansör, küçük odalar, penceresiz alanlar, kapalı ve sıkışık ortamlar, arabalar, metrolar ve benzeri pek çok alan klostrofobi oluşturan alanlardandır ancak Covid-19 ile beraber market, ev, alışveriş merkezi ve benzeri pek çok alan da klostrofobi oluşturan alanlar arasında yer almaya başladı. Bu alanlarda bulunmanın yanı sıra bireyler bu alanlara girmekten dahi korkmaya başladı ve bu alanlara girip çıktıktan sonra da ciddi anlamda kaygı bozuklukları yaşamaya başladılar. Hatta klostrofobi artık yalnızca küçük ve dar alanlar için geçerli bir tabir olmaktan çıktı ve alanların yalnızca kapalı olması veya penceresiz olması bile klostrofobi için bir tetikleyici olabilecek hale geldi. Bu nedenle de klostrofobinin artık yalnızca küçük alanlar için değil genel olarak kapalılı alanlar için kullanılan bir fobi olması da mümkün hale geldi.


Klostrofobinin Günlük Hayata Etkileri Nelerdir?

Klostrofobi, pek çok alanda bulunmayı zorlaştırır. Bu durumda bireylerin günlük hayatına ciddi etkilerde bulunabilir. Bireyler iş, okul, alışveriş ortamlarında devamlı olarak kaygı hissedebilir ve ayrıca bu kaygının yanı sıra işlerini gerçekleştirmekte de büyük zorluk çekebilirler. Bu durumdan kurtulmak ve klostrofobiyi de atlatmak için bireylerin psikologdan destek alması gereklidir. Yapılacak olan terapiler ile bireylerin Klostrofobi ve Covid-19 nedeniyle oluşan klostrofobileri kolaylıkla çözüme kavuşabilir.


Bireyler düzenli şekilde psikolojik destek alarak klostrofobi durumundan kurtulabilir ve Covid-19 nedeni ile oluşan kaygı bozukluklarından da kurtulması mümkün hale gelir. Bu durumların günlük hayata olan etkisini azaltmak ancak bireylerin elindedir ve kişiler çevreleri tarafından da desteklenmelidir.