Uzmanın Cevabı: Merhaba, anlattıklarını dikkatle okudum ve süreci bütüncül şekilde değerlendirdiğimde yaşadıklarının bir “oyun”dan ya da bilinçli bir manipülasyondan çok, çekingenlik, kararsızlık ve yüksek kontrol ihtiyacı olan bir kişilik örüntüsüne işaret ettiğini söyleyebilirim. Davranışlara birlikte baktığımızda; seni gördüğünde donup kalması, bakışlarını kaçırmaması, seni fark ettiğinde yüz ifadesinin ciddileşmesi, fiziksel olarak yakınından geçmesi, LinkedIn üzerinden bağlantı isteği göndermesi ve kahve molasında sohbeti sürdürmesi, kişisel sorular sorması ve zamanı kısa kesmemesi gibi ayrıntılar nötr bir iş arkadaşlığı sınırının ötesinde bir ilgiye işaret ediyor. Ancak bu ilgi, eyleme dönüşebilecek bir duygusal cesaretle desteklenmediği için yaklaşma ve geri çekilme döngüsü ortaya çıkıyor. Yani bakıyor ama konuşamıyor, adım atıyor ama devamını getiremiyor. Bu durum bir tutarsızlıktan ziyade, reddedilme ihtimaline karşı aşırı temkinli olma ve kontrolü kaybetme kaygısıyla açıklanabilir. Davranışlarının ego tatmini ya da bilinçli bir oyun olduğu yönünde güçlü bir gösterge bulunmuyor. Ego odaklı kişiler genellikle daha flörtöz, daha görünür ve sürekliliği olan bir ilgi sergilerken; burada ilgi arttıkça geri çekilme görülüyor. Bu da daha çok kaygı temelli bir geri duruşa işaret eder. Sana karşı selam vermekte zorlanıp diğer insanlarla daha rahat selamlaşabilmesi de sıklıkla yanlış yorumlanan bir durumdur. Kişi duygusal olarak anlam yüklediği biriyle daha donuk ve kontrollü davranabilir; çünkü yanlış anlaşılmaktan ya da kendini ele vermekten çekinir. Bu nedenle sana yönelik mesafelilik, ilgisizlikten çok, fazla dikkatli olma halinin bir yansıması olabilir. Aile ve özellikle babanın konumuna dair bilgisi olması ihtimali de bu temkinli duruşu artırmış olabilir. Zaten sakin ve geri planda duran bir yapıya sahip birinin, böyle bir bilgiyi öğrendiğinde hata yapmama ve sınırları daha katı tutma eğilimi göstermesi anlaşılırdır. LinkedIn’den bağlantıyı kesmesi ve sonrasında iletişimi tamamen durdurması da çoğunlukla içsel bir kaçınma davranışı olarak görülür; kişi içinde bir istek hisseder ancak bu isteği yönetemediği için kendini geri çekerek duyguyu bastırmayı seçer. Bu durum manipülasyon değil, baş etme kapasitesinin sınırlı olmasının bir göstergesidir. Bu noktada önemli olan, senin süreci zaten olması gerektiği kadar net, saygılı ve dengeli yürütmüş olmandır. Kahve teklifini yapmış, iletişime açık olduğunu göstermiş ve sağlıklı bir mesafeyi korumuşsun. Bundan sonrası karşı tarafın sorumluluğundadır. İlgi tek başına bir ilişki için yeterli değildir; netlik, süreklilik ve davranışta devamlılık gerekir. Şu an görünen tablo, bir potansiyel ilgiden söz edilebileceğini ancak bu ilginin ilişkiyi taşıyacak duygusal cesaret ve olgunlukla desteklenmediğini gösteriyor. Burada seninle ilgili bir eksiklik ya da yanlış bir tutum yok; yaşananlar büyük ölçüde karşı tarafın kendi iç sınırları ve başa çıkma kapasitesiyle ilgilidir. Bu noktadan sonra yapabileceğin en sağlıklı şey, yeni bir adım atmadan süreci olduğu yerde bırakmak ve davranışlara bakarak ilerlemektir. Bir ilişkide ilginin sürdürülebilir olması, sadece hislerle değil, net ve devamlı davranışlarla mümkündür. Sen zaten iletişime açık olduğunu göstermiş, karşı tarafın alanına saygı duymuş ve yük almamışsın. Bundan sonrası onun cesareti, netliği ve duygusal kapasitesiyle ilgilidir. Senin yapman gereken, “neden böyle yapıyor” sorusunda kalmak yerine, sana nasıl hissettirdiğine odaklanmak ve belirsizliğin uzun vadede seni yoran bir yerde durmasına izin vermemektir. İlişkilerde ilgi kadar, güven ve tutarlılık da belirleyicidir; bunlar netleşmediği sürece beklemek ya da anlam yüklemek seni korumaz. Kendini geri çekmek bir kayıp değil, psikolojik olarak kendini kollamaktır.
ben içsel bir çatışma yaşadığını düşünüyorum. Bir yanda korku bir yanda istek gibi duruyor. Ve reddedilme hassasiyeti oldukça fazla görünüyor bu korku ilişkiyi başlamadan bitirmeye bile götürüyor sabote ediyor kendi kendine. Sürekli kendimi suçladım soğuğum mesafeliyim net sinyal vermeliyim diye ama karşımda normal bir erkek olduğunu düşünmüyorum ben. Korkulu kaçıngan bağlanma sorunu olma ihtimali var mı sizce? Etiket koyamacağınızı biliyorum ama bu donma tepkisi bu kadar reddedilme hassasiyeti bana bunu düşündürüyor.
Uzmanın Cevabı: Bu şekilde düşünmen oldukça anlaşılır ve klinik açıdan da tutarlı bir yerden bakıyorsun. Anlattığın tablo, gerçekten de bir içsel çatışmaya işaret ediyor: bir yanda istek ve merak, diğer yanda yoğun bir korku ve reddedilme hassasiyeti. Bu tür durumlarda kişi yaklaşmak isterken aynı anda geri çekilir; bu da donma, bakakalma, ciddileşme, temas kuramama gibi tepkilerle kendini gösterebilir. Özellikle reddedilme ihtimali tetiklendiğinde, ilişki daha başlamadan bitirilmiş gibi davranmak ya da süreci kendi kendine sabote etmek sık görülen bir başa çıkma biçimidir. Tanı koymak ya da kesin bir sınıflamaya gitmek mümkün olmasa da, tarif ettiğin donma tepkisi, yüksek hassasiyet ve yaklaşma–kaçınma döngüsü, korkulu/kaçıngan bağlanma örüntüsüyle benzer özellikler taşıyor. Bu örüntüde kişi yakınlık ister ancak yakınlık ihtimali ortaya çıktığında yoğun kaygı yaşar; bu kaygı da geri çekilmeye ya da tamamen bağlantıyı kesmeye yol açabilir. Burada önemli olan nokta şu: bu durum senin mesafeli olmanla ya da yeterince net sinyal vermemenle açıklanamaz. Çünkü sağlıklı bir duygusal kapasitede, karşı tarafın mesafesi ilişkiyi tamamen dondurmaz; kişi yine de temas kurmanın bir yolunu bulur.