1. Uzman
  2. Funda AKYOL
Uzman Klinik Psikolog Funda AKYOL Profil Fotoğrafı

Funda AKYOL

Uzman Klinik Psikolog

Uzmanlıklar:

Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları , Yeme Bozuklukları , İlişki / Evlilik Problemleri

Hakkında

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Lisans eğitimimi TC Maltepe Üniversitesi'nde tam burslu olarak tamamladım. Ardından aynı üniversitede Psikoloji Yüksek Lisans eğitimime başlayıp Psikoloji bölümünde 4 yıl süre ile akademik kadroda görev yaptım. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimimi İstanbul Rumeli Üniversitesi'nde tamamladım. 6 yılı aşkın süredir Şema Terapi ve BDT yaklaşımlarıyla ''Yeme Bozuklukları, Anksiyete ve Depresyon, Travma, Çocukluk Travmaları, OKB, Öfke Kontrolü, Özgüven & Özdeğer Problemleri, İlişki Çatışmaları ve Problemleri, Bağlanma Biçimleri'' üzerine yetişkin birey ve çiftlerle çalışmaktayım.
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında



İnsana dair her konu psikoterapi sürecinin bir parçasıdır. Terapiye bazen çalkantılı, zor dönemler geçirirken başvururuz; bazense kendimizi ve yaşamı daha iyi anlamlandırmak ve yol haritası çizebilmek için...

Terapi süreci, danışanın ihtiyaçlarına, hedeflerine ve kendine özgü hikayesine göre şekillenir. Benim için en önemli öncelik, danışanlarıma güvenli bir alan sunarak, onların kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yaratmaktır.

Terapi sürecine başlarken, öncelikle mevcut yaşamdaki problemlere odaklanır, kişinin yaşam öykülerini ve yaşadıkları zorlukları anlamak için detaylı bir değerlendirme yaparız. Bu süreçte, danışanın terapiye olan beklentilerini, hedeflerini ve önceliklerini belirlemeye çalışırız.

Terapi sürecimde sıkça kullandığım yöntemler arasında:

• Şema terapi: Çocukluk döneminden gelen inançlar ve duygusal yaraların bugünkü yaşamımıza nasıl yansıdığını anlamaya odaklanırız.

• Bilişsel davranışçı terapi (BDT): Düşünce, duygu ve davranışlar arasındaki bağlantıyı keşfederek, sorunlara daha işlevsel çözümler bulmayı hedefleriz.

Terapi süreci boyunca, danışanlarımın farkındalık kazanmalarına, duygusal ihtiyaçlarını anlamalarına ve daha sağlıklı başa çıkma yolları geliştirmelerine rehberlik ederim. Bu süreç; bir yolculuk olarak görülmeli, adım adım ilerlerken değişim ve dönüşüm için zaman tanınmalıdır.

  • Her bireyin ihtiyaçları farklıdır; bu yüzden her terapide bilimsel temellere dayalı, kişiye özel bir yaklaşım benimserim.

Eğer değişim ve daha iyi bir yaşam için desteğe ihtiyaç duyuyorsanız birlikte bu yolculuğa çıkabiliriz.

Çalışma Grupları

Çift & Partner Yetişkin (18-65) Ergen (12-18) LGBT+ Yetişkin (65+)

Terapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Duygu Odaklı Terapi Psikanalitik & Psikodinamik Terapi Şema Terapi

Eğitimler

İstanbul Rumeli Üniversitesi - Yüksek Lisans - Klinik Psikoloji

Maltepe Üniversitesi - Lisans - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Sertifikalar

Şema Terapi - Marmara Psikoloji - 4.4.2024

Bilişsel Davranışçı Terapi - Marmara Psikoloji - 4.4.2021

Yeme Bozukluklarında Bilişsel Davranışçı Terapi - Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği - 16.5.2024

Bağlanma Temelli Aile Terapisi I. Düzey - Psikalpark - 9.12.2022

Aile Ve Çift Terapisi Uygulayıcı - Arel Üniversitesi - 25.3.2024

Moxo Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Testi Uygulayıcı Sertifikası - Moxo Türkiye - 9.9.2023

Duygu Odaklı Çift Terapisi - Hacettepe Psikoloji - 4.6.2025

Son Blog Yazıları

İyi Hissetmenin Yolu: Zihnimizle Başlayan Yolculuk

Hayat bazen öyle bir noktaya gelir ki, sabahları yataktan kalkmak bile imkânsız görünür. İçimizi kaplayan umutsuzluk, sanki kalbimize beton dökülmüş gibi ağırdır. İnsan, böyle zamanlarda en çok şunu düşünür:“Benimle ilgili bir sorun var. Asla toparlanamayacağım.”Bu düşünceler öylesine gerçekmiş gibi gelir ki, ruh halimiz tamamen onların esiri olur.Oysa duygularımızı şekillendiren şey yaşadığımız olaylardan çok, onlara yüklediğimiz anlamdır. Hepimiz biliyoruz: Aynı olaya farklı insanlar farklı tepkiler verebiliyor. Bir iş görüşmesinden olumsuz dönüt almak, kimi için “Ben değersizim” düşüncesini doğururken, başka biri için “Belki de bana daha uygun bir fırsat vardır” şeklinde yorumlanabiliyor. İşte bu fark, zihnimizin bize neler söylediğiyle ilgili.Düşünceler Duygularımızı Nasıl Şekillendiriyor?Zihnimiz sürekli konuşur. Bu iç ses, çoğu zaman otomatik ve fark edilmeyen düşünceler üretir. Eğer bu düşünceler yargılayıcı, karamsar ve katıysa, ruh halimiz de aynı doğrultuda ağırlaşır. “Hata yaptım, demek ki başarısızım” ya da “Beni kimse sevmeyecek” gibi inançlar, gerçekliğin kendisi değil; zihnimizin çarpıttığı yorumlardır.Psikolojide bunabilişsel çarpıtmadenir. Hepimiz zaman zaman bu çarpıtmaların tuzağına düşeriz. “Ya hep ya hiç” tarzında düşünmek, tek bir olumsuz olaydan tüm hayatı genellemek, ya da başkalarının düşüncelerini tahmin edip buna inanmak… İşte bu kalıplar, farkına varmadan depresyonu ve kaygıyı besleyen unsurlardır.“Pozitif Düşün” Yeterli mi?Burada yanlış anlaşılmaması gereken bir nokta var: İyi hissetmek, yalnızca kendinize “Pozitif ol!” demekle mümkün değil. Çünkü derinleşmiş kaygı ve depresyon, iradeyle bastırılabilecek bir şey değil. Önemli olan, olumsuz düşünceleri görüp onlara meydan okumayı öğrenmek.Örneğin, “Her şey kötüye gidiyor” düşüncesini ele alalım. Bunu sorgulamadan kabul ederseniz, umutsuzluk duygusu ağırlaşır. Ama aynı düşünceye şöyle yaklaşabilirsiniz: “Şu anda zorlanıyorum, evet. Ama geçmişte de zor zamanlar yaşadım ve onların üstesinden geldim. Demek ki bu da geçebilir.” İşte bu yeniden çerçeveleme, karanlığın ortasında küçük bir ışık yakar. Küçük adımlar birikir ve zamanla ruh halinizde belirgin bir iyileşme yaratır.Araştırmalar Ne Söylüyor?Araştırmalar bize gösteriyor ki depresyon sadece genetik ya da kimyasal bir dengesizlikten ibaret değil. Elbette biyolojik faktörler rol oynayabilir; ancak çoğu zaman asıl belirleyici olan, yaşadıklarımızı nasıl anlamlandırdığımızdır. İki insan aynı zorlukla karşılaşabilir, fakat biri bunu “Ben tamamen başarısızım” diye yorumlarken, diğeri “Zor bir süreçten geçiyorum ama bu benim değerimi belirlemez” diyebilir. Bu farklılık, duygusal deneyimi kökten değiştirir. Yani sorun, “Ben böyleyim, değişmem imkânsız” inancı değil; zihnimizin yıllar içinde otomatikleşmiş düşünce kalıplarındadır.İyi haber şu ki, bu kalıplar öğrenilmiş olduğuna göre değiştirilebilir de. Zihnimiz tıpkı kaslarımız gibi esnektir; doğru egzersizlerle daha güçlü ve dengeli hale gelebilir. Olumsuz düşünceleri fark edip sorgulamayı öğrendiğinizde, beyninizin duyguları işleme biçimi de değişmeye başlar. Hatta yapılan çalışmalar, terapiyle kazanılan bu yeni düşünce alışkanlıklarının beyin kimyasında da olumlu değişiklikler yarattığını gösteriyor. Yani sadece ruh haliniz değil, biyolojik düzeyde de iyileşme mümkün. Bu, umudu gerçek bir zemine oturtan en güçlü bulgulardan biridir.Terapi Neden Önemli?İnsanın kendi zihnini yakalaması kolay değildir. Hele ki depresyonun ortasındayken, düşünceler öyle ikna edici gelir ki, çıkış yolu göremezsiniz. İşte bu yüzden profesyonel destek, iyileşmenin en güçlü adımlarından biridir.Terapi yalnızca teknik öğretmekten ibaret değildir. Asıl önemli yanı, güvenli bir alan yaratmasıdır. Bir terapistin yanında, en derin kaygılarınızı ve en karanlık düşüncelerinizi yargılanmadan paylaşabilirsiniz. O anlarda, aslında tek başınıza olmadığınızı fark edersiniz. Bu, iyileşmenin kalbinde yatan en büyük ihtiyaçtır:anlaşılmak.İyileşme Gerçekten Mümkün mü?Birçok insan, depresyonun ya da kaygının sonsuza kadar süreceğini sanır. “Bende bir bozukluk var, asla düzelmeyecek” düşüncesi sıkça duyduğum bir cümle. Oysa doğru yöntemlerle depresyondan ve yoğun kaygıdan çıkış mümkündür. Üstelik bu iyileşme sadece geçici bir düzelme değil, uzun vadeli bir değişim de olabilir.Zihnimiz esnektir. Nasıl ki yıllar boyunca olumsuz düşünceleri alışkanlık haline getirdiysek, aynı şekilde daha dengeli ve gerçekçi düşünceleri de öğrenebiliriz. Bu da duygularımızı dönüştürür. Tıpkı kaslarımız gibi, zihnimiz de çalıştıkça güçlenir.Yalnız DeğilsinizEğer şu anda kendinizi çıkmazda hissediyorsanız, bu sadece sizin başınıza gelmiyor. Dünyada milyonlarca insan benzer duygularla mücadele ediyor. Fakat çoğu, yardım istemekten çekiniyor. Oysa yardım istemek bir zayıflık değil; aksine, cesur bir adımdır. Karanlığın ortasında “Artık dayanamıyorum” diyen ses, aslında iyileşme isteğinin işaretidir.Şunu bilmenizi isterim: Depresyon ya da kaygı sizi tanımlamaz. Siz bu duyguların toplamından çok daha fazlasısınız. İyileşme süreci, kendi içinizdeki gücü yeniden keşfetmenize yardımcı olur. Ve evet, şu an ne kadar ağır olursa olsun, bulutlar bir gün dağılır ve güneş yeniden görünür.Şunu da unutmamak gerekiyor: İyileşme süreci bazen inişli çıkışlı olabilir. Bir gün kendinizi çok güçlü hissederken, ertesi gün aynı karamsar düşünceler geri gelebilir. Bu, sürecin normal bir parçasıdır. Tıpkı yürümeyi öğrenen bir çocuğun sık sık düşüp yeniden kalkması gibi… Önemli olan, her düşüşten sonra tekrar ayağa kalkmayı seçebilmektir. Her küçük adım, gelecekte daha sağlam bir duruşa dönüşür.Unutmayın: Kendinizi iyi hissetmek, kimseye değil, yalnızca size karşı bir borcunuzdur. Bazen en zor gelen şey, ilk adımı atmaktır. Ama o ilk adım, hayatınızı değiştirecek sürecin başlangıcıdır.Eğer hazırsanız, bir terapistle görüşmeye başlamak, zihninizi yeniden eğitmek ve yaşamınıza yeni bir bakış açısı katmak için atabileceğiniz en değerli adımdır. İçinizden “Benim için çok geç” diye düşünüyorsanız, işte tam da o düşünce, dönüşümün başlayacağı noktadır. Çünkü değişim ihtimali, en karanlık anlarda bile vardır.

Adresi

Caferağa, Moda Cd., 34710 Kadıköy/İstanbul, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Henüz yorum bildirilmemiş.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

Eşimden ayrilamiyorum

KullanıcıBhr - 2 gün önce
Merhaba 15 yillik evliyim uc cocugum var 2 yıldır eşimde bazı değişiklikler hissediyordum işi dolayısıyla sürekli sehir dışına cikiyor bir türlü içime sinmeyen bir seyler vardı birlikte olurken beni sürekli baska erkeklerle hayal ediyordu ilk bu tarz konuşmalarında cok buyuk tepkiler verdim ancak bunun bir fantazi oldugunu söylüyordu bundan üç ay önce cocuklar annesindeyken gece birlikte alkol aldik ilerleyen saatlerde kapi çaldı ve odada baska bir erkeği gördüm o anda sok oldum ve çığlıklar atmaya başladım adam kaçıp gitti esimde bana bu seferde şiddet uyguladı onun sizdigi bir anda telefonuna baktım o adam kim ne oluyor diye bir arkadaslik sitesinde benim resimlerimi baska erkeklere gösterdiğini ve benimle ilgili cok ahlaksızca konuşmalar yaptığını gördüm ve sinir krizleri geçirdim esim aylardır yalvarıyor herseyi unutmam icin ancak ben ne onunla kalabiliyorum ne de ayrilabiliyorum bu durumu ilk defa size anlatma cesareti gösterdim kendimi o kadar değersiz ve mutsuz hissediyorum ki ne yapmam gerektiğini aslında biliyorum ama bunların hic birine cesaretim de yok annemi zaten 3 yıl önce anı bir şekilde kaybetmiştim hic birseyi kaybetmek istemediğim icin mi hala devam etmeye calisiyorum

Toplam 1 soru.