1. Uzman
  2. Merve Ece KAYHAN
  3. Blog Yazıları
  4. Bağlanma Stillerinin ve Benlik Saygısının Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi

Bağlanma Stillerinin ve Benlik Saygısının Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi

Bağlanma Stillerinin ve Benlik Saygısının Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi

 

Dünya genelinde özellikle son yıllarda sağlıksız yeme davranışları oldukça artmaya başlamıştır. Duygularımız yeme davranışlarının oluşumu ve sürmesi açısından önemli bir işleve sahiptir. Yaşam içerisinde birçok duygu hissetmekte ve deneyimlemekteyiz. Deneyimlediğimiz bu olumlu ve olumsuz duygular, yeme alışkanlıklarımızın oluşumunu etkilemektedir. Bu açıdan besin tüketimi yalnızca biyolojik ihtiyaçlarımız için değil aynı zamanda psikolojik ihtiyaçlarımızada hizmet eden bir işleve sahiptir. Özetle, duygu durumumuzun yeme davranışlarının oluşumunda ve sürmesinde doğrudan bir etkisi olduğunu söylemek mümkündür. Bu yazıda yeme davranışları duygular, bağlanma stilleri ve benlik saygısı ile ele alınarak incelenecektir.

Doğduğumuz andan itibaren fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarımız bakım veren kişi tarafından karşılanır. Bu ihtiyaçların karşılanması veya karşılanmaması bakım veren ve çocuk arasındaki bağlanma ilişkisinin oluşumunda oldukça etkili bir rol oynar. Eğer bakım veren ile çocuk arasında sağlıklı bir ilişki kurulursa güven ve mutluluk hissi, sağlıksız bir ilişki kurulursa kaygı, korku, öfke gibi olumsuz duygular hissedilir 1. Ainsworth’e göre çocukluk döneminde üç tür bağlanma stili geliştirebiliriz. Bunlar; güvenli, kaygılı ve kaçıngan bağlanma stilleridir 2. Geliştirdiğimiz bağlanma stillerinde çocukken ihtiyaçlarımızla ne kadar ilgilenildiği, ne kadarının karşılandığı etkili olur ve çocukluk döneminde oluşturduğumuz bu bağlanma, yetişkinlik döneminde de devam eder. Yetişkinlik döneminde diğer bireylerle nasıl iletişim kurduğumuz bağlanma stillerimiz ile oldukça ilişkilidir.

Son dönemlerde yapılan yeni çalışmalar bağlanma stillerinin yeme davranışları üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu göstermeye başlamıştır. Örneğin; Faber ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada düzensiz yeme davranışları ve güvensiz bağlanma arasında doğrudan ilişki olduğu bulunmuştur 3. Yapılan diğer çalışmalar ise benlik saygısının yeme davranışları üzerinde bir etkisi olduğunu göstermektedir. Benlik saygısının oluşumu bireyin kendisine yönelik nasıl bir tutum içerisinde olduğuyla ilişkilidir 4. Sağlıksız – düzensiz yeme davranışları benlik saygısından direkt olarak etkilenmektedir. Düşük benlik saygısı, sağlıksız yeme davranışları için başlı başına bir risk faktörüdür ve sağlıksız yeme davranışlarında sıkça görülen psikolojik faktörlerden biridir. Gander ve arkadaşları yaptıkları çalışmada, bireylerin bağlanma stillerinin benlik saygısını doğrudan etkilediğini ve bu etkinin sağlıksız yeme davranışlarını da ortaya çıkardığını belirtmiştirler 5.

Yapılan pek çok araştırma bulgularına göre, benlik saygısı ile kısıtlayıcı ve duygusal yeme davranışları arasında bir ilişki bulunmaktadır. Benlik saygısının artması sağlıksız yeme davranışlarını azaltırken, benlik saygısının düşmesi kısıtlayıcı ve duygusal yeme davranışlarına yol açabilmektedir 6,7,8. Araştırma sonuçlarına göre yüksek benlik saygısının sağlıksız ve düzensiz yeme davranışları için koruyucu bir işleve sahip olduğunu söylenebilir.

Yeme davranışlarını bağlanma stilleri açısından değerlendirdiğimizde ise kısıtlayıcı ve duygusal yeme davranışlarının güvenli bağlanma ile negatif yönde ilişkili ve korkulu, saplantılı bağlanma ile pozitif yönde ilişkili olduğunu görmekteyiz. Bu sonuçlara göre, bireylerin korkulu ve saplantılı bağlanma stiline sahip olması sağlıksız yeme davranışlarını arttırırken, güvenli bağlanma stilini sahip olmaları sağlıksız yeme davranışlarını azaltan bir işleve sahiptir 3,9,10,11.

Psikanalitik kurama göre, bakım veren ile çocuk arasında güvenli bağlanma stili oluşmadığında, yaşamın ilerleyen dönemlerinde bireylerin içsel dünyalarında çeşitli çatışmalar meydana gelmeye başlar ve bireyler en kolay denetim sağlayabilecekleri alan olan kendi bedenlerine yönelme eğilimini gösterirler. Bu nedenle içsel dünyada yaşanan çatışmalar ve bireyin eksikliğini hissettiği şeyler sağlıksız yeme davranışlarının oluşumuna ve sürmesine yol açabilir 12.

Kendinizde sağlıksız - düzensiz yeme davranışlarınız olduğundan şüpheleniyorsanız bir uzmandan destek alabilirsiniz.

 

Uzm. Klinik Psikolog Merve Ece Kayhan.


Kaynaklar

  1. Bowlby, J. (1969). Attachment and Loss: Vol. 1. Attachment, New York: Basic Books, 235- 300.
  2. Ainsworth, M.D.S. (1978). The bowlby-ainsworth attachment theory. Behavioral and Brain Sciences, 1(3), 436-438.
  3. Faber, A., Dubé, L. ve Knäuper, B. (2018). Attachment and eating: A meta-analytic review of the relevance of attachment for unhealthy and healthy eating behaviors in the general population. Appetite, 123, 410–438.
  4. Ende, J., Kazis, L., Ash, A., ve Moskowitz, M. A. (1989). Measuring patients desire for autonomy: Decision making and information-seeking preferences among medical patients. Journal of General Internal Medicine, 4(1), 23–30.
  5. Gander, M., Sevecke, K., ve Buchheim, A. (2015). Eating disorders in adolescence: attachment issues from a developmental perspective. Frontiers in Psychology, 6, 1136.
  6. Şanlıer, N., Bıyıklı, A.E. ve Bıyıklı, E.T. (2015). Evaluating the relationship of eating behaviors of university students with body mass index and self-esteem. Ecology of Food and Nutrition, 54(2), 175-185.
  7. Boğaz, M.E., Kutlu, R. ve Cı̇han, F.G. (2019). Obezite ile yeme davranışı, beden algısı ve benlik saygısı arasındaki ilişki. Cukurova Medical Journal, 44(3), 1064-1073.
  8. Tanrıverdi, D., Savaş, E., Gönüllüoğlu, N., Kurdal, E. ve Balık, G. (2011). Lise öğrencilerinin yeme tutumları, yeme davranışları ve benlik saygılarının incelenmesi. Gaziantep Medical Journal, 17(1), 33-39.
  9. Vardal, E. (2015). Yeme tutumu: Bağlanma stilleri ve geştalt temas biçimleri açısından bir değerlendirme. Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, Türkiye.
  10. Maras, D., Obeid, N., Flament, M., Buchholz, A., Henderson, K.A., Gick, M. ve Goldfield, G.S. (2016). Attachment style and obesity: Disordered eating behaviors as a mediator in a community sample of Canadian youth. Journal of Developmental and Behavioral Pediatrics, 37(9), 762–770.
  11. Lenaghan, J.A., Buda, R. ve Eisner, A.B. (2007). An examination of the role of emotional intelligence in work and family conflict.
  12. Journal of Managerial Issues, 19, 76.
  13. Alantar, Z. ve Maner, F. (2008). Bağlanma kuramı açısından yeme bozuklukları. Psychiatry, 9, 97-104.


 

 

Yayınlanma: 01.04.2023 17:35

Son Güncelleme: 01.04.2023 17:35

Merve Ece KAYHAN
Merve Ece KAYHAN
Uzman Klinik Psikolog(*)(*)(*)(*)(*)
Uzmanlıklar: İlişki / Evlilik Problemleri, Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları, Ruhsal-Toplumsal, Kişisel ve Çevresel Diğer Koşullarla İlişkili Sorunlar
Merhaba ben Klinik Psikolog Merve E Devamını oku
Online Terapi
süre 50 dk
ücret 600
Yüz Yüze Terapi
süre 50 dk
ücret 800
Bunları da sevebilirsiniz...
alisveris-yapamadan-duramiyorum-bagimli-olabilir-miyim

Hiçbir bağımlılık türü masum değildir; bu yüzden tedavi edilmesi gerekir. Alışveriş bağımlılığı da diğer bağımlılık türleri kadar hayat kalitesini ve ruh sağlığını olumsuz etkiler. Dijital çağın bizlere sunduğu teknolojik imkânlar ise alışveriş yapmayı ve alışveriş bağımlılığını çok daha tehlikeli boyutlara taşımaktadır.Alışverişe bağımlı olan kişiler genellikle bağımlı olduklarını diğerlerinden hatta kendilerinden saklamaya meyillidirler. Bilgisayarda ya da mobil cihazlarında başka şeyler yapıyormuş gibi davranabilirler ya da etrafta kimse yokken alışveriş yapmayı tercih edebilirler. Çevrimiçi alışverişe bağımlı hale gelen pek çok kişi bir veya birden fazla psikolojik rahatsızlıktan mustariptirler ve alışveriş yapmayı onları kötü etkileyen duygulardan ve düşüncelerden kaçınmak için kullanırlar. Depresyon, kaygı ve stres için en iyi yöntemin alışveriş yapmak olduğuna inanırlar.Çevrimiçi alışveriş bağımlılığı olduğunu gösteren işaretler:Aşırı harcama yapmakAlışveriş yaparken büyük bir haz duymakAlışverişten sonra yoğun şekilde üzüntü, suçluluk, utanç duygularına kapılmakAlışveriş yapamadığında boşlukta hissetmekÜzgün ya da mutsuz hissettiğinde alışveriş yapma ihtiyacı duymakİhtiyaç duymadığı ürünleri satın almakSatın aldığı ürünleri unutmakEtiketleri hala üzerinde olan, daha önce satın alınmış birçok ürünü biriktirmekSizin için doğum günleri, bayramlar gibi özel günlerde, iş yerinde terfi aldığınızda ya da gerçekten ihtiyacınız olan ürünleri almanız gerektiğinde alışverişin tadını çıkarmak normaldir. Fakat alışveriş yapmak sizin için aşırı ve zorlayıcı bir rutin haline geldiğinde, bütçenizi aştığı halde yeni ürünler almaya devam ettiğinizde bu durum artık mücadele edilmesi gereken bir çılgınlık halini almaktadır ve bağımlılığa yol açabilir.“İstek” ve “İhtiyaç” Ayrımını Yapmaya ÇalışınSatın almak üzere olduğunuz ürün sizin için bir ihtiyaç mı yoksa sadece istediğiniz için mi alıyorsunuz? Bunun ayrımını yapmak önemlidir. Alışveriş sepetine eklemeden önce alacağınız her ürün için kendinizi sorgulamalısınız. Bir bağımlının kendisini bu sorgulama sürecinde kandırması çok kolaydır ama gerçekten kendinize sorduğunuzda doğru cevabı mutlaka alacaksınız. İlk zamanlarda zorlayıcı olsa da lütfen bu soruyu kendinize sormayı alışkanlık haline getirmeye çalışın.Alışverişten Önce Bir İhtiyaç Listesi Yapın ve Bu Listeye Bağlı KalınBu, önce karnı doyurup sonra alışverişe çıkmak gibidir. Karnınız aç olduğunda marketteki her ürünü almak için daha hevesli olabilirsiniz ancak tokken sadece lazım olan yiyecekleri almak daha kolaydır.Sizler de gerçekten ihtiyaç duyduğunuz ürünlerin bir listesini yapın ve bu listenin dışında olan herhangi bir ürün için harcama yapmayın.“Tek Tık”la Alışveriş Seçeneğini Hayatınızdan ÇıkarınElbette internet üzerinden alışveriş yapmak oldukça pratik ve günlük hayatı kolaylaştıran bir fırsattır; fakat alışveriş sizler için bir bağımlılık haline dönüştüyse en azından bu bağımlılıkla mücadele ettiğiniz süre boyunca kredi kartlarınızın internet üzerinden alışveriş yapmanıza imkân tanıyan özelliklerini kapattırabilirsiniz.Alışverişin Size Sunduğu Hazzı Başka Yerlerde Bulmaya ÇalışınSöz konusu bağımlılık olduğunda beynimizin ödül-ceza mekanizması devreye girer ve satın aldığınız her şey için kendinizi ödüllendirilmiş hissedersiniz; fakat bu bir aldatmacadır ve etkisi çok kısa sürer. Eğer öyle olmasaydı yeniden mantığınız devreye girdiğinde aldığınız gereksiz ürünler için kendinizi suçlu hissetmezdiniz. Bu yüzden yapmaktan keyif aldığınız başka şeylere yönelmeye çalışın. Bir hobi edinebilirsiniz ya da sevdiğiniz bir spor aktivitesine katılabilirsiniz. En sevdiğiniz kitapları okuyabilir ya da arkadaşlarınızla dışarıda vakit geçirebilirsiniz.Güvendiğiniz Bir Arkadaşınız ya da Ailenizden Birisi ile Alışverişe ÇıkınBu bağımlılığınızın farkında olan birisi ile birlikte alışveriş yapmaya çalışın. Sizi gereksiz harcamalardan uzak tutması için ondan destek isteyebilirsiniz.Sonraya Saklayınİnternet üzerinden alışveriş yapmanıza imkân tanıyan tüm web siteleri, sizin ilgi alanlarınız ve beğendiğiniz ürünlerin bir algoritmasını çıkarıp bu verilerden de yararlanarak kaçırılmaması gereken indirim fırsatlarını ya da “tükenmek” üzere olan ürünleri karşınıza çıkaracaktır; fakat aynı zamanda beğendiğiniz ürünleri kaydetmeniz için de size bir seçenek sunarlar. Siz gerçekten beğendiğiniz ve satın almak istediğiniz ürünleri sadece kaydedin ve sonraki zamanlara saklayın. Gerçekten ihtiyaç duyup duymadığınızı anlayana kadar emin olun bir yere kaybolmayacaklar. O büyük indirimler ve tükenmek üzere olan ürünler de hiçbir zaman bitmeyecek.Bu bağımlılığıgrup terapileriya dabilişsel davranışçı terapigibi yöntemlerle bir uzman yardımıyla aşabilirsiniz. Alışveriş bağımlılığı diğer tüm bağımlılıklar gibi dürtülerle ilişkilidir. Dürtüleri doğru şekilde kontrol etmeyi öğrenmek de mümkündür. Sizi bu bağımlılığa iten diğer psikolojik rahatsızlıklarınız da bu tedavi sürecinde iyileşecektir. Bu süreçte kendinize karşı şefkatli olmayı ve iyileşmek için kendinize yeteri kadar zaman vermeyi unutmamalısınız.Doğru terapisti bulmak; Terapistiniz her ne kadar donanımlı ve güvenilir olsa da kendi güven ve rahatlığınız en büyük önceliğiniz olmalıdır. Terapi zaman zaman rahatsız edici olabilir; çünkü muhtemelen sizin için zorlayıcı, kişisel konuları konuşacaksınız. Fakat başka herhangi bir nedenle terapistinizden rahatsızlık duyuyorsanız, başka bir terapistle yola devam etmekte bir sakınca yoktur.Terapistiniz sözünüzü kesiyor mu yoksa sizi dikkatle dinliyor mu?Terapi sırasında bedeniniz nasıl hissediyor? Gergin hissediyor musunuz?Terapist randevularda çok mu hızlı davranıyor?Terapistiniz endişelerinizi ve duygularınızı savuşturuyor ya da onları görmezden geliyor mu?Seanslarda anlaşıldığınızı, dikkate alındığınızı ve saygı gördüğünüzü hissediyor musunuz?Doğru terapisti bulmak en nihayetinde kişisel bir meseledir. İçsel yolculuğunuza ve ruhsal iyiliğinize katkıda bulunacak bir uzman arıyorsunuz ve bu kolay bir arayış olmayabilir. Etkili terapinin merkezinde güven ilişkisi, terapötik bağ yani terapist ile aranızda kurduğunuz bağlantı ve uyum sağlamak çok kıymetlidir. Yukarıdaki öneriler ve tavsiyeleri de dikkate aldığınızda bu ilişkiyi kurabileceğiniz bir terapist bulabilirsiniz.KAYNAKContent Team. (2017). Is TheDigital Age ToBlameFor Online ShoppingAddiction?AddictionsLeadingTheWayToRecovery. Yazıyı Oku

Uzman: Hidayet ÇALIŞKAN

Yayınlanma: 27.02.2024

hedeflerime-ulasmaya-calisirken-hep-onume-bir-seyler-cikiyor-ve-bana-engel-mi-oluyor-ne

Kendini sabote etme davranışı, bireyin bir işi ya da görevi yerine getirebilecek kapasitede olmasına rağmen, bu işi başarıyla yapıp yapamayacağına yönelik endişe yaşaması ile karakterizedir. Bireyler performanslarını önemsediklerinde, ancak başarı olasılıklarından şüphe ettiklerinde, benliklerini korumak amacıyla kendini sabote etme davranışları sergilemektedirler. Kendilerini sabote eden kişiler başarılarını içselleştirerek, başarısızlıklarını ise dışsallaştırarak benliklerini korumaya çalışmaktadırlar. Bu durum bireylerin her iki durumda da yani hem başarısızlıklarında hem de başarılarında kendilerini iyi hissetmelerine hizmet etmektedir. Kendini sabotaj zamanla birlikte bireyin yaşam doyumunun ve içsel motivasyonunun azalmasına, uyumsuzluk, olumsuz duygulanım, somatik semptomlar ve alkol ve madde kullanımı gibi olumsuz alışkanlıklarının artmasına neden olmaktadır. Kendini sabotaj performansı engellemekte ve performans kaybı uyum ve psikolojik iyi olma üzerinde olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Kendini sabote etme davranışlarının ortaya çıkmasını önlemek için yapılması gereken en önemli yaklaşım, benliğin güçlendirilmesidir.Hedeflerinize ulaşmaya çalışırken hep önünüze bir şeyler çıkıyor ve size engel mi oluyor? O “bir şeyler” acaba bizzat kendiniz olabilir misiniz? Her insan zaman zaman kendisini belli bir dereceye kadar sabote edebilir. Ancak kendini sabote etme davranışı kalıcı hale geldiğinde ev, okul, iş ve ilişkiler dâhil olmak üzere hayatınızın her alanında zorluklar yaşamanıza neden olabilir.Kendi kendini sabote etme davranışları, çoğu zaman farkında bile olmadan, hedeflerimize ulaşmak için engeller yaratmamıza sebep olan bir düşünce ve davranış şekli olarak tanımlanabilir. Kendini sabote etmek aslında tam olarak bir “sabotaj” eyleminden ziyade, daha çok bizi potansiyel tehlikelerden korumak için bilinçaltımız tarafından yaratılan koruyucu bir mekanizma gibidir. Bu mekanizma aslında bize tanıdık gelen ve güvende hissettiğimiz alanda kalmamızı sağlamaya çalışır. Çünkü iyi bir şeylere doğru adım atıyor olsak dahi hiç bilmediğimiz sulara atladığımızda zihnimizde tehlike çanları çalmaya başlar ve beynimiz bizi tanıdık sulara geri döndürmek için adeta emir gönderir.KENDİNİZİ SABOTE ETTİĞİNİZİ GÖSTEREN İŞARETLERErteleme davranışı“Unuttuğunuz” ya da kasıtlı şekilde ihmal ettiğiniz sorumluluklarVaatlerde bulunmaktan kaçınmak ve taahhütleri yerine getirmemekİşlerde, görevlerde hazırlıkların eksik yapılmış olmasıİstekleriniz ve eylemleriniz arasında tezatlık olmasıÖnemli toplantılara ya da randevulara dahi geç kalmaMadde veya alkol kullanımıİşler biraz zorlaştığında çabucak vazgeçmek, pes etmekKendini sabote etme davranışlarına birkaç örnek:Ertesi sabah çok önemli bir işiniz olmasına rağmen bir önceki gece arkadaşlarınızla geç saatlere kadar içki içtiniz.Ailenizin parasını ödediği üniversite eğitiminizde sınavlara yeterince hazırlanmayıp sık sık başarısız oluyorsunuz çünkü yeteri kadar hazırlanmadınız.Evlenip mutlu bir yuva kurmak istiyorsunuz ancak kendinizi bu isteklerinizi gerçekleştiremeyeceğiniz kişilere çekilirken buluyorsunuz.NEDEN KENDİNİZİ SABOTE EDİYOR OLABİLİRSİNİZ?Imposter(Sahtekâr) SendromuKendinizden şüphe duyuyorsanız, yeterince yetenekli olmadığınıza dair bir inancınız varsa, yani elde ettiğiniz başarıları hak etmediğinizi ya da bulunduğunuz konuma çabalarınızla ve yeteneklerinizle ile değil şans eseri geldiğinizi düşünüyorsanız kendinizi sabote etme davranışları gösterebilirsiniz. Bu, zaten hak etmiyor olduğunuzu düşündüğünüz ve bir türlü içselleştiremediğiniz başarılarınızı baltalama yolunuz olabilir. Çünkü size göre zaten bulunduğunuz yerde olmayı en başından beri hiç hak etmiyordunuz.Atlamak Üzere Olduğunuz Çitin Tam Üstünde Bekliyor OlabilirsinizKararsızlık, birisi veya bir şey hakkında karmaşık duygulara sahip olmak, atacağınız bir sonraki adımın ya da vereceğiniz kararın nasıl olacağından emin olamamanıza neden olur. Zor bir durumla karşı karşıya olduğunuza ve tüm seçeneklerin pek çok zorlukla dolu olduğuna inanabilirsiniz. Kendi kendinizi bu noktada sabote ettiğinizde, kimi zaman bilinçsizce geriye dönersiniz. Böylece artık bu zor kararı vermek zorunda kalmayacağınızı düşünebilirsiniz. “Neden sürekli yerimde sayıyorum?” “Önüme çıkan tüm fırsatları geri tepiyorum. Neden böyleyim?” gibi yakınmalarınızın sebebini şimdi daha iyi anlayabileceğinizi umuyoruz.Başarıdan Korkuyor OlabilirsinizEvet, birçok kişi başarılı olmaktan korktuğu için kendisini sabote edebilir. Bu, ilk başta kafa karıştırıcı gelebilir fakat başarılar elde etmenin, peşinde pek çok sorumluluğu ve riski getiriyor olabileceğinden korkan ve endişelenen insanlar güvenli alanlarında kalmayı seçerek kendi başarılarını dahi sabote edebilirler. “Neden Başarıdan Korkarız?” konulu makalemize ulaşmak içintıklayın.Başkalarının Sizinle İlgili Neler Düşüneceğine Fazla Kafa Yoruyor OlabilirsinizDiğerlerinin beklentilerinden ve yargılarından kaçınmak için kişinin kendini sabote etmesi çok da alışılmadık bir şey değildir. Kimileri,bilinçdışı düzeyde,hedeflerine ulaşamazlarsa, arkadaşları ya da sevdikleri tarafından reddedilmek veya aşağılanmaktan korkuyor olabilirler. Ve bu durum kişinin kendisini sabote etmesine, yeni fırsatlardan, değişimden ve gelişimden uzaklaşarak “yerinde saymasına” sebep olabilir.Acı Verici Duygulardan Kaçınmak İstiyor OlabilirsinizHedefleriniz için çabalayıp yenik düşmekten, yeni yollara çıkıp o yollarda hüsrana uğramaktan korktuğunuz ve bu yenilgilerin sizin için çok yıkıcı olacağına inandığınız için de kendinizi sabote ediyor olabilirsiniz. Bunun için çok bilindik bir örneğimiz var: Geçmiş ilişkisinde aldatılan bir kişinin yeni ilişkilere karşı korku dolu olması ve kendisini tamamen geri çekmesi. Fakat kendisini geri çektiği yerde de yeterince mutlu olmadığını biliyoruz değil mi? Bu kişi sadece tanıdık ve iyi bildiği acıları, yeni risklere ve belki de mutluluk ihtimallerine tercih etmiş oluyor.Alanında yetkin kişilerden aldığınız terapi, hem kendinizle hem de çevrenizdekilerle kurduğunuz her türlü ilişkide, kendinizin en iyi versiyonuna sahip olmanızı sağlar. İçinde bulunduğunuz süreçleri anlamlandırmanıza, ilişkilerinizi sağlıklı bir yönden değerlendirmenize, geçmiş deneyimlerinizi ve gelecekle ilgili planlarınızı irdeleyebilmenize destek olur. Herhangi bir yaşam olayında sizin rolünüzü ve daha iyi bir sonuç elde etmek için neleri daha farklı yapabileceğinizi görmenize yardımcı olur. Ayrıca başkalarının bakış açılarını daha iyi anlamanızı da sağlayabilir. Başkalarının üzerindeki etkinizi ve davranışlarınızın onlara nasıl hissettirdiğini anlayarak daha etkili iletişim becerileri edinmenize katkıda bulunur. İçinde bulunduğunuz hayat size kaotik ve çıkmazlarla dolu görünüyorsa, önünüzdeki seçenekleri sağlıklı bir şekilde değerlendiremediğinizi fark ediyorsanız ve kendinizin en iyi versiyonunu ortaya çıkararak kişisel gelişiminizi bir sonraki adıma taşımayı hedefliyorsanız bu süreçte de hiçbir ruhsal sağlık problemi yaşamıyor olsanız dahi psikoterapi almak oldukça faydalı olacaktır.KAYNAKLebow H.I., (5 Kasım 2021).Self-Sabotage: WhyYouHold Yourself Back.PsychCentral. Yazıyı Oku

Uzman: Hidayet ÇALIŞKAN

Yayınlanma: 27.02.2024

kendimi-boslukta-hissediyorumbu-duygunun-ustesinden-gelmek-icin-neler-yapabilirim

Boşluk hissini tüm hücrelerinizle hissediyorsunuz ama nasıl oluştuğundan emin değilsiniz. Hüzün mü? Melankoli mi? Yoksa sadece can sıkıntısı mı? Bu şekilde hissetmek aslında çok yaygın görülen bir durumdur. Siz bu duruma “boşlukta hissetmek” derken bir başkası farklı bir şekilde ifade edebilir. En önemlisi bu duygunun gerçek olmasıdır. Yıkıcı ve yıpratıcı etkileri olmasına rağmen baş etme yöntemlerini öğrenerek duygularınızı yönetebilirsiniz.Bu duygunun altında yatan şeyi ortaya çıkarmak kolay bir süreç olmayabilir ancak bu, imkansız olduğu anlamınada gelmez. Bununla ilgili düşünmeniz ve bu yazıyı okuyor olmanız da çözüme yönelik bir adım attığınızı gösteriyor. Boşluk hissi birkaç gün sürebilir ve ardından kendi kendine düzelebilir. Kimi zaman iki hafta veya daha uzun süre yaşanabilir. Böyle durumlarda bir ruh sağlığı uzmanının desteğini almalısınız.Neden Boşlukta Hissederiz?Bazen yalnızlık hissi, hayatınız ve hedefleriniz hakkında yaşadığınız kafa karışıklıkları veya hayatta herhangi bir amacın peşinden gitmek için motivasyon eksikliği yaşamak gibi durumlar boşlukta hissetmenize neden olabilir. Kendiniz ve hayatınız hakkında düşünmenizi gerektirebilecek herhangi bir yaşam evresi de geçici bir boşluk hissine yol açabilir.Her zaman olmasa da boşluk hissi; depresyon, bipolar bozukluk,travma sonrası stres bozukluğugibi bazı zihinsel sağlık problemlerine de işaret edebilir. Böyle durumlarda yalnızca bir profesyonel sizin durumunuz hakkında doğru değerlendirmede bulunabilir.Peki,her zaman boşlukta hissedersek neler olur?Kişinin Kendisi İle Teması KaybetmesiKişinin kendisiyle temasını kaybetmesi zaman zaman yaşayabileceği olağan bir durumdur; fakat kendinizle ilgili yaşadığınız bu içgörü eksikliği boşluk hissinin kalıcı olmasına neden olabilir. Kimileri buna “amaçsız yaşamak” diyor. Bu durum, olduğunuz veya olmak istediğiniz kişi hakkında netliğe sahip olmadığınız anlamına gelir. Ulaşılmak istenen belirli hedeflere veya hayallere sahip olmamak da boşluk hissine neden olabilir. Kendinizle teması kaybetmeniz birçok durumdan kaynaklanabilir. Örneğin, yıpratıcı bir romantik ilişki veya sizi zorlayan bir iş…Çözülmemiş Geçmiş Deneyimler/TravmalarBazen boşlukta hissetmek, henüz keşfetmediğiniz fakat içinde bulunduğunuz uzun bir yas süreciyle ilgili olabilir. Buna, çocukluğunuzda çözülmemiş acı verici bir deneyim yaşamış olmanız veya bir aile üyesinin aileyi terk etmesi durumu örnek verilebilir. Uzun süredir bizimle olan duyguları açıkça konuşmadığımızda ya da keşfedemediğimizde bu duygular başka şekillerde tezahür edebilir. Boşluk hissi de bunlardan biridir.Kişinin Kendisine BakmamasıBazı insanlar için başkalarıyla ilgilenmek kendileriyle ilgilenmekten daha önce gelebilir. Bu durum onların kendi ihtiyaçlarını uzun süre bir kenara bırakmalarına neden olabilir. Başkalarını mutlu etmenin sizi de mutlu hissettirdiğini düşünebilirsiniz. Durum böyle olsa bile çevrenizdeki insanlardan önce kendi iyiliğinizi de düşünmelisiniz. Uzmanlara göre kendi ihtiyaçlarınızı ve arzularınızı dinlememek boşluk duygusuna kapılmanıza neden olabilir.Anlamlı İlişkilere Sahip OlmamakYetişkin yaşamıyla ilgili en uzun araştırmalardan biri olan Harvard Yetişkin Gelişimi Araştırması sonuçlarına göre, yakın ve iyi ilişkiler sürdürmek insan hayatının en önemli durumlarından birisidir. Bu, kaç kişiyle ilişkiniz olduğuyla ilgili değildir, yaşadığınız ilişkilerin kalitesiyle ilgilidir. Duygusal yakınlık, aktif dinleme, destekleyici olma gibi davranışlar arkadaşlık ilişkilerinin kalitesini arttırır. Bunlar hayatınızda eksik olduğunda boşluk duygusuna ve yalnızlık hissine kapılabilirsiniz.Tüm bunların dışında sosyal medyada ne kadar zaman harcadığınız da gün içinde nasıl hissettiğinizi etkileyebilir. Sosyal medyada takip ettiğiniz kişilerin gerçekçi olmayan bir yaşam tarzı sergileyebileceğini unutmamalısınız. Orada mükemmel bir yaşam ya da görünüm sergileyen kişiler sizin kendinizi o kişilerle karşılaştırmanıza sebep olabilir ve boşluk duygusunu tetikleyebilir.Boşlukta Hissetmek ve Depresyonda Olmak Aynı Şey Mi?Depresyon aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok belirtiyi kapsayan bir zihinsel sağlık durumudur.Enerji ve motivasyon eksikliğiSürekli üzgün ve umutsuz hissetmekÇok fazla veya çok az uyumakOdaklanamamak, aktivitelerden veya ilişkilerden zevk alamamakSuçlu veya değersiz hissetmekBazı uzman görüşlerine göre, boşluk hissi depresyonun bir başka belirtisi olabilir. Yine de boşlukta hissetmek her zaman bir depresyon belirtisi değildir. Durumunuzu doğru bir şekilde değerlendirebilecek tek kişi bir ruh sağlığı uzmanıdır. Duygularınızın doğasını anlamanızda ve daha iyi hissetmek için izleyebileceğiniz farklı yolları keşfetmenizde size yardımcı olabilirler.Boşluk Hissinden Nasıl Kurtulabilirsiniz?Kendinizde böyle bir duyguyu fark ediyorsanız endişe etmeniz çok normaldir. Bu duyguyu tanımak ve nereden kaynaklandığını anlamaya çalışmak daha iyi hissetmek için atabileceğiniz ilk adımdır. Böyle durumlarda daha önce de belirttiğimiz gibi bir uzmandan yardım alabilirsiniz. Birterapistduygularınız üzerinde çalışmanıza, boşluk hissinin nedenini ortaya çıkarmanıza ve sizin için en uygun çözüm yollarını bulmanıza yardımcı olabilir.Yaşadığınız Boşluk Duygusunu Kabul EdinKendinize karşı şefkatli olmayı ihmal etmeden yaşadığınız duyguların neler olduğunu ve sizi nasıl etkilediğini kabul etmelisiniz. Bu süreçte ne olursa olsun elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olun. Başarısız hissettiğinizde suçluluk duyabilirsiniz ve bu sizin yardım arayışınıza engel olabilir, bu tür durumlara izin vermemelisiniz.Kendi duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı tanıyarak başlayın. Zorlayıcı olsa bile kendinizi ve hissettiklerinizi reddetmekten kaçının. Örneğin duygularınızın yaşadığınız bir kayıpla bağlantılı olduğunu kabul ediyorsanız, kendinize açıkça yas tutmak için zaman ve alan tanımayı düşünün. Keder herkese farklı hissettirir ve bunu yapmanın doğru ya da yanlış bir yolu yoktur, sadece duygularınızı yaşamak için kendinize izin vermelisiniz.Her Gün Kendinize Zaman AyırınNasıl hissettiğinizi düşünmekten kaçınmak için başka aktivitelerle oyalanmaya meyilli olabilirsiniz. Bu dürtüyle savaşmak, kendinizle vakit geçirmek ve iç dünyanızı anlamaya çalışmak için zaman ayırmalısınız. Bu zaman aralığında kendi arzularınızı, korkularınızı, umutlarınızı ve hayallerinizi keşfetme fırsatı bulabilirsiniz. Yazı yazarak, meditasyon yaparak veya size iyi geldiğini düşündüğünüz başka herhangi bir aktiviteyi yaparak kendinizle baş başa vakit geçirebilirsiniz. Duygularla yüzleşmek ilk başta rahatsız edici gelebilir ancak kendinize zaman ve enerji ayırmaya başladıkça bu boşluk hissinden kurtulmayı da başarabilirsiniz.Tüm bunlarla birlikte boşluk hissinizin nereden kaynaklandığını keşfetmek için kendinize sorular sorun.Kendimi yargılıyor muyum yoksa sadece kendimi başkalarıyla mı kıyaslıyorum?Kendime olumlu şeyler söylüyor muyum yoksa başarısızlıklarım hakkında kendime acımasız mı davranıyorum?İlişkilerimde duygularım dikkate alınıyor mu yoksa sadece hissettiklerimi mi küçümsüyorum?Fiziksel ve ruhsal sağlık ihtiyaçlarımı karşılayabiliyor muyum?Duygulardan kaçınmak için başka davranışlara ya da bağımlılıklara yöneldim mi?Yalnızca başka insanların ihtiyaçlarına ve duygularına mı odaklanıyorum?Neyi kanıtlamaya veya kazanmaya çalışıyorum?Yakın bir arkadaşıma veya bir sevdiğime gösterdiğim şefkati kendime gösterebiliyor muyum?Bu süreçte günlük tutmak sizin için faydalı olabilir. Çıkacağınız bu keşifte her gün küçük notlar tutarak hislerinizi anlamaya çalışabilir ve geriye dönüp yeniden kendinize bakma fırsatı yakalayabilirsiniz. Ayrıca çevrenizdekilerle iletişim kurmayı da ihmal etmemelisiniz ve başkalarının desteğine ihtiyaç duyduğunuz için kendinizi suçlamamalısınız.KAYNAKJohnson, J. (2021). Feeling Empty? What It Means and What to Do.PsychCentral.https://psychcentral.com/blog/stop-feeling-emptyhttps://www.dbe.com.tr Yazıyı Oku

Uzman: Hidayet ÇALIŞKAN

Yayınlanma: 27.02.2024