1. Blog
  2. Kleptomani (Çalma Hastalığı) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Kleptomani (Çalma Hastalığı) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

  • Kleptomani Ne Demek?
  • Kleptomani (Çalma Hastalığı) Nedir?
  • Kleptomani Kimlerde Görülür?
  • Kleptomani Hastalığının Cinsiyete Göre Özellikleri Nelerdir?
  • Kleptomani Tetikleyici Faktörler Nelerdir?
  • Kleptomani Belirtileri Nelerdir?
  • Kleptomani Nedenleri Nelerdir?
  • Kleptomani Tanı Yöntemleri Nelerdir?
  • Kleptomani Tedavisi Nasıl Olur?
  • Kleptomani Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kleptomani Ne Demek?

Kleptomani hastalığı, bir diğer adıyla para çalma hastalığı, hem hasta hem de hastanın yakın çevresi için son derece olumsuz sonuçlar yaratma potansiyeline sahip olan ciddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Hastalık sınıflandırma olarak "dürtü kontrol bozuklukları" grubuna dahildir. Kleptomani kelimesinin kökeni Yunancada "hırsız" anlamına gelmektedir. Ek olarak, kleptomani hastalığı bulunan kişiler kleptoman olarak adlandırılırlar.


Kleptomani (Çalma Hastalığı) Nedir?

Kısa bir şekilde tanımlamak gerekirse kleptomani, kişinin ihtiyaç duymadığı nesneleri çalmaya yönelik sahip olduğu önlenemez bir dürtüdür. Bu rahatsızlık, aynı zamanda hırsızlık hastalığı olarak da bilinir. Kişi bu çalma dürtüsünü sadece yüksek maddi değeri olan eşyalara karşı duymaz. Hatta kleptomaniye sahip olan kişiler çoğu zaman maddi değeri düşük olan nesneleri çalarlar. Zira onlar için asıl amaç bir şeyleri çalarak içlerinde duydukları önlenemez isteği bastırmak ve kendilerini rahatlatmaktır.


Çalma hastalığına sahip olan bireyler genellikle bu durumlarını yakınlarıyla paylaşmaktan çekinirler. Zira birçoğu içinde bulundukları durumun olumsuzluğu hakkında bilinçlidir ve bu yüzden utanç duygusu hissederler. Nitekim, yine de kişinin dışarıdan psikolojik bir yardım almadan sahip olduğu çalma güdüsünü bastırması son derece zordur.


Dolayısıyla, kleptomani genellikle ya kişi bir şeyi çaldıktan sonra yakalandığında yapılan psikolojik muayenelerde, ya kişinin duruma dayanamayıp bir psikiyatristten yardım istemesiyle ya da yakın çevresinde bulunan insanların durumu fark etmesiyle ortaya çıkar. Bu sebeple kleptomaniye sahip olan kişilerin ilk aşamalarda tespit edilmeleri pek kolay değildir.


Kleptomani Kimlerde Görülür?

Toplumda mevcut olan genel kanı bütün kleptomanların kadın olduğu yönündedir. Ancak son yıllarda elde edilen istatistiki veriler çerçevesinde bu düşüncenin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim; yine de kleptomanların önemli bir çoğunluğunun kadın olduğu gerçeği gözden kaçmaz. Güncel verilere göre çalma hastalığına sahip olan kişilerin %80'i kadın iken %20'si ise erkektir. Cinsiyetler arasındaki bu durumu açıklayan çeşitli sebepler bulunmaktadır.


Bunlardan ilki, kadınların yakalanmaları durumunda ruh sağlığı doktoruna, erkeklerin ise yakalandıklarında hapishaneye gönderilmeleridir. Bir diğer faktör ise kleptomaninin temelde bir dürtü kontrol bozukluğu olmasıdır. Bu durum erkekleri ve kadınları farklı şekillerde etkilemektedir. Bu bozukluğa sahip olan erkekler piromani, intermitant patlayıcı davranış ve kronik kumarbazlık gibi davranışlara sahip olabilirler. Kadınlarda ise bunların tam tersine çalma hastalığı ve saç koparma hastalığı görülür.


Kleptomani hastalığı ile ilgili bir diğer veri ise günümüzde hırsızlık suçu işleyen kişilerin yaklaşık %3,8 ile %10'luk bir kısmının kleptoman olduğudur. Söz konusu veri nüfusun geneline oranlandığında; tüm dünyadaki insanların yaklaşık %0.5'inin kleptomani hastalığından muzdarip olduğu sonucuna varılmaktadır. Kleptomaninin cinsiyetler üzerindeki dağılımındaki bir diğer veri ise bu hastalığa sahip olan kadınların ortalama yaşı 35 iken erkeklerin ortalama yaşının 50 olmasıdır. Hastalığın kendisini gösterdiği ilk evre ise genellikle 20'li yaşların başıdır.


Kleptomani Hastalığının Cinsiyete Göre Özellikleri Nelerdir?

Kleptomani hastalığı kadınlarda kendisini saçlarını koparma ve vücudundaki tüyleri yolma gibi belirtilerle kendisini gösterebilir. Aynı zamanda kişide mevcut olan depresif ruh halini rahatlatmak amacıyla da kişi çalmaya yönelebilir. Çalma hastalığına sahip olan erkeklerde ise genellikle agresif tutum, saldırganlık ve öfke hali görülür. Yakalanma ihtimali olan erkekler kadınlara kıyasla daha şiddetli fiziksel tepkiler (mala zarar vermek ya da kavga etmek) verebilirler.


Kleptomani Tetikleyici Faktörler Nelerdir?

Kleptomani hastalığına sahip olan kişiler sürekli hırsızlık yapmazlar. Hastalık genelde ataklar halinde kendisini gösterir. Bu kişiler içlerinden gelen ani bir dürtünün sonucu olarak çalma eylemini gerçekleştirirler. Kişinin amacı heyecan yaşamak, maddi bir kazanç elde etmek, öç almak, dikkat çekmek ya da birilerini sinir etmek değildir. Kişi sadece içinde bulunan yoğun çalma isteğini bastırmak için bir şeyleri çalmak ister. Çaldığı nesnenin ne olduğu bu durumda pek önem arz etmez.


Kişinin yaşadığı çalma atakları genellikle aniden olur ve önceden planlanmış şekilde ortaya çıkmaz. Hırsızlık yapılan mekanlar ise genellikle marketler, alışveriş merkezleri ya da büyük mağazalar gibi halka açık ve yakalanmanın nispeten daha zor olduğu mekanlardır. Ancak kişi kimi durumlarda ailesinden, yakın arkadaşlarından, aynı sınıfta ya da iş ortamında bulunduğu insanlardan da çalabilir. Kleptomaniyi tetikleyen bir diğer faktör ise yüksek strestir. Yoğun baskı altında kalan kleptomani hastası kişiler kendilerini rahatlatmak amacıyla hırsızlık yapmaya yönelebilirler.


Kleptomani Belirtileri Nelerdir?

Kleptomani hastalığına sahip olan kişiler durumlarının bilincindedirler. Bu yüzden kendilerinden utanarak sahip oldukları hastalığı gizli tutmayı tercih ederler. Bununla birlikte, kimi belirtilerin ortaya çıkması kişide kleptomani hastalığının olduğuna dair ipuçları verebilir. En yaygın görülen kleptomani belirtileri ise şu şekilde sıralanabilir:

●     Kişinin herhangi bir ihtiyaç duymamasına rağmen belirli bir eşyayı çalma yönünde güçlü bir dürtü hissetmesi.

●     Kişinin çalma isteğine yönelik dürtülerini kontrol edememesi ve sürekli kendisini istemsizce başkalarının eşyalarını ya da açıkta bırakılmış eşyaları çalarken bulması.

●     Kişinin hırsızlık eylemini gerçekleştirirken büyük bir rahatlama, zevk, mutluluk ve tatmin hissi duyması. Yani kişinin hırsızlık yaparken bir nevi meditasyon yapıyormuş gibi rahatlamış hissetmesi.

●     Hırsızlık yaparken hissedilen tatmin olma ve rahatlama duygularının tam aksine, hırsızlıktan sonra kişinin kendisini son derece suçlu hissetmesi. Bununla birlikte kişinin cezalandırılmaktan korkması, pişmanlık duyması, geçmeyen bir suçluluk hissi duyması, utanması ve kimi vakalarda kişinin depresyona girip içe kapanması söz konusu olabilir.

●     Kişide bulunan çalma isteğinin sadece bir kereye mahsus olmaması ve düzenli aralıklarla tekrar etmesi.


Kleptomani Nedenleri Nelerdir?

Kleptomani nedenleri, henüz kesin bir şekilde ortaya belirlenememiştir. Ancak hastalığın çeşitli psikolojik ya da fiziksel faktörlere ve altta yatan diğer hastalıklara bağlı olarak gelişebileceğine dair çeşitli çalışmalar mevcuttur. Kleptomani hastalığına sebep olan genel faktörler aşağıda sıralanmıştır:

●     Kleptomani ve benzeri hastalıkların beyin kimyasında bulunan olağandışı dengesizlikler sebebiyle ortaya çıkabileceği yaygın bir düşüncedir. Bunlar arasında en çok göze çarpan ise nörotransmitter olarak bilinen ve beyinde bulunan sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan kimyasal maddelerdir. Nörotransmitterlerin yapısında çıkabilecek bozulmalar ya da bu maddenin miktarının eksik olması kişide kleptomaninin tetiklenmesine sebep olabilir.

●     Beyinde salgılanan bir diğer kimyasal ise serotonindir. Kleptomani, depresyon, dürtü bozuklukları ve benzeri psikolojik temelli rahatsızlıklar yaşayan kişilerin önemli bir kısmında serotonin eksikliği olduğu tespit edilmiştir.

●     Yakın akrabalarında kleptomani bulunan kişiler yaşamlarının ileri dönemlerinde kendilerinde de aynı hastalığı geliştirebilirler. Hastalığın direkt genetik olarak aktarılıp aktarılmadığına dair kesin bir sonuç elde edilememiş olsa da; psikolojik rahatsızlıklara sahip olan ebeveynleri bulunan kişilerde benzer hastalıkların tetiklenme ihtimalinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.

●     Her ne kadar göz ardı edilen bir faktör olsa da, çocukluk döneminde ailesinden ya da yakın olduğu diğer kişilerden beklediği sevgiyi ya da ilgiyi göremeyen kişilerin kleptomani benzeri hastalıklara sahip olma riskleri daha yüksektir. Bunun en önemli sebebi ise beyinden salgılanan dopamin adlı bir kimyasaldır. Dopamin, kişiye haz veren olaylar sonucunda ortaya çıkan ve kişide motivasyon uyandıran bir hormondur. Kleptomani hastalığına sahip olan kişiler de bununla bağlantılı olarak hırsızlık yaptıkları an ciddi bir rahatlama ve tatmin duygusu duyarlar. Dolayısıyla kişinin sürekli hırsızlık yapmak istemesinin sebebinin yüksek dopamin seviyelerine erişmek olduğu söylenebilir.

●     Bipolar bozukluk, anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, kişilik bozuklukları ya da zararlı madde bağımlılıkları gibi durumlara sahip olan kişilerin kleptoman olma ihtimalleri daha yüksektir.


Kleptomani Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Kleptomani hastalığının teşhisi için ne yazık ki herhangi bir laboratuvar testi mevcut değildir. Hastalığın teşhisi için kişinin sahip olduğu belirtiler değerlendirmeye alınır. Bununla birlikte kişinin altta yatan herhangi bir tetikleyici hastalığı olup olmadığını tespit etmek amacıyla fiziksel muayene de yapılmaktadır. Aynı zamanda kişiye sahip olduğu dürtüler hakkında sorular sorulur ve bunlara dair düşünceleri not edilir. Daha fazla bilgi elde etmek amacıyla kişiye çoktan seçmeli şekilde soruları cevaplayacağı bir tarama testi de yaptırılabilir.


Kleptomani Tedavisi Nasıl Olur?

Kleptomani hastalığı çoğu zaman kişinin tek başına üstesinden gelebileceği bir hastalık değildir. Ancak birçok kleptoman sahip oldukları durumdan utanarak tedavi olmayı ve kendisini diğer insanlara açık etmeyi reddeder. Dolayısıyla kleptomani tedavisine hastalığın ilk aşamalarında başlamak zordur. Fakat her psikolojik hastalıkta olduğu gibi, kleptomanide de erken teşhis ve erken tedavi oldukça önemli bir yer tutar. Dolayısıyla belirtiler fark edildikten sonra mümkün olan en kısa süre içerisinde kişi tedavi olmaya yönlendirilmelidir.


Kleptomani hastalığının tedavi edilmesi amacıyla hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi yöntemleri bir arada kullanılmaktadır. Ancak hastalığın sadece ilaç kullanımı sayesinde tedavi edilebileceği düşüncesi doğru değildir. İlaç kullanımı asıl olarak kişinin yaşayacağı ani atakların etkisini azaltmak ve sonrasında çıkan suçluluk hissi, içe kapanıklık ve depresyon gibi ek semptomların hafifletmek için kullanılır. Bununla birlikte, kleptomani hastalığının tedavisi için net bir yol haritası yoktur. Hastalığın tedavisi kişinin durumuna, yaşına, cinsiyetine ve altta yatan diğer faktörlere göre belirlenmektedir. Kişiye en uygun tedaviyi bulmak amacıyla birkaç farklı tedavi yönteminde deneme yapılabilir. Ancak tedavide en temel nokta kişinin düzenli olarak terapi seanslarına katılması ve terapistinin yönlendirmelerine uymasıdır. Kişiye medikal destek olarak ise antidepresan ilaçlar ve naltrekson adı verilen bir ilaç reçete edilebilir. Naltrekson, kişinin dürtülerini kontrol altına almak amacıyla başarıyla kullanılan bir ilaçtır. Söz konusu terapi ve ilaçlı tedavi yöntemlerinin kleptomaniyi %100 tedavi edeceğine dair kesin bir çalışma mevcut değildir. Ancak doktorunun yönlendirmelerine düzgün bir şekilde riayet eden hastaların durumlarında ve sosyal hayatlarında önemli bir iyileşme görüldüğü tespit edilmiştir.

 

Kleptomani Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

 

Kleptomani Kaç Yaşında Başlar?

Elde edilen istatistiki verilere göre kleptomani hastalığının genellikle çocukluk döneminde (2 - 8 yaş arası) başladığı tespit edilmiştir. Bu dönemde hastalık ciddi seviyelere ulaşmaz ancak zaman içerisinde gelişerek ilerler.


Kleptomanlar Para Çalar mı?

Kleptomaniden muzdarip bireylerin, yani kleptomanların para çalmaları da söz konusudur. Kleptoman bireyler için paraya ihtiyaç duymaları şart değildir. Kişi o an paraya ihtiyaç duymayabilir ama bu yaptığı eylemden dolayı haz duyma eğilimindedir.


Kleptomani Hastalarının Cezai Sorumluluğu Var mıdır?

Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesine göre işledikleri fiillerin hukuki anlamlarını ve yol açabileceği sonuçları anlayamayan ya da işlediği fiille ilgili davranışlarını kontrol edemeyen; dolayısıyla bu konuda bir akıl hastalığına sahip olan kişilere ceza verilmez. Ancak bu kişiler çeşitli güvenlik tedbirlerine maruz kalır.


Kleptomani hastaları, gerçekleştirdikleri eylemlerin anlamlarını ve sonuçlarını kavrama yetisine sahiptirler. Buna rağmen dürtüsel bir hastalığa sahip oldukları için davranışlarını kontrol edemezler. Dolayısıyla kleptoman olduğu tıbbi raporlarla onaylanmış bir kişinin Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi göz önüne alındığında hapse atılması gibi bir durum söz konusu olmayacaktır.


Desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an uzmanlarımızla ücretsiz soru sorarak iletişime geçebilir ya da online terapi ile destek alabilirsiniz.

Uzman PsikologMelike Şura ENTEZ-25.04.2022
Uzman Psikolog