1. Blog
  2. Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

  • Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKB) Nedir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk Kimlerde Görülür?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedenleri Nelerdir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk Belirtileri Nelerdir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk Çeşitleri Nelerdir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanı Yöntemleri Nelerdir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk Testi Nedir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk İlerlerse Ne Olur?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluğa İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKB) Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kişinin mantık dışı hareketleri tekrar tekrar takıntılı bir şekilde yapması ve düşünmesi durumudur. Kişinin sergilediği bu davranışlar ve düşünceler, günlük hayatını ve insanlarla ilişkilerini büyük oranda etkiler. Ayrıca bireyin düzenli bir hayat sürememesine sebep olur. Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu, obsesyon ve kompulsiyon adlı iki temel psikolojik dürtünün bir araya gelmesiyle ortaya çıkmaktadır.


Obsesyon, kişinin aklından bir türlü çıkaramadığı düşünceler, fikirler ve dürtüler olarak tanımlanabilir. Bunlar kişinin kendi isteği dışında gelişirler. Kişinin kendisi de bu düşüncelerin gerçek dışı ve anlamsız olduğunu fark edebilir, ancak yine de kişi bu düşünceleri aklından uzaklaştıramaz ve aşırı huzursuzluk ile stres (anksiyete) duygularını tecrübe eder. Kompulsiyon ise kişinin obsesyon evresinde edindiği huzursuzluk ve stres hislerini azaltmak amacıyla kendisini rahatlatmak için yaptığı yineleyen, tekrar eden davranışlar veyahut zihinsel eylemlerdir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Kimlerde Görülür?

OKB hastalığı, bilhassa eski dönemlerde çok sık görülen bir hastalık değildi. Fakat obsesif kompulsif bozukluğunun görülme oranı son yıllarda büyük bir artış göstermiştir. Hastalık yaklaşık her 1000 kişiden 25'inde görülebilmektedir. Hastalığın cinsiyetlere göre dağılımına bakıldığında ise; kadınların OKB ile erkeklerden daha sık karşılaştığı gözlemlenmiştir. Fakat erkekler ise bu hastalığa genellikle daha erken yaşlarda sahip olurlar. Obsesif kompulsif bozukluk her yaşta ortaya çıkabilmekle birlikte, genellikle ergenlik dönemi ile 30'lu yaşlar arasında ortaya çıkar. Kimi çocuklarda ise okul öncesi dönemde dahi ortaya çıkabilir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedenleri Nelerdir?

Obsesif kompulsif bozukluğun nedenleri arasında biyolojik ve çevresel faktörler rol oynamaktadır. Hastalığın tam olarak hangi sebepten kaynaklandığı ise net olarak bilinememektedir. Zira hastalık birçok kişide farklı sebeplere bağlı olarak tetiklendiği için ortak bir kaynağa henüz ulaşılamamıştır. Hastalığın en büyük tetikleyicisinin ise "stres" olduğu söylenebilir. Aile içinde, arkadaş ortamında ya da genel olarak yaptığı aktivitelerde yoğun stres yaşayan kişilerde OKB görülme ihtimali artış gösterir.


Bununla birlikte, ne yazık ki kadınların kimi zaman yaşayabileceği cinsel taciz vakaları da OKB gelişiminde büyük bir etkendir. Zira bilindiği itibariyle travmatik yaşayan kişilerin obsesif kompulsif bozukluk geliştirip çok takıntılı bir hale gelmeleri oldukça yüksek ihtimalli bir durumdur. Evlilik, uzun süre yaşanılan bir yerden taşınmak, çocuk sahibi olmak, ağır bir hastalık geçirmek, sevilen bir kişiyi kaybetmek, ciddi bir ilişkinin bitirilmesi ya da iş-okul hayatında ciddi problemlerin yaşanması da obsesif kompulsif bozukluğa sebep olabilecek çevresel faktörler arasında yer alabilir.


Beyinde bulunan nöronların birbirleriyle iletişimini sağlayan nörotransmitterlerin görevini gerçekleştirmeleri için serotonin adlı bir maddeye ihtiyaçları vardır. Serotonin kişide mutluluk, canlılık ve zindelik hissi uyandırır. Bununla birlikte eksik olduğu durumlarda ise kişi yorgun, halsiz ve sıkıntılı bir ruh haline bürünür. Aynı zamanda obsesif kompulsif bozukluğa da yol açan serotonin eksikliği, kimi zaman anne-babadan çocuğa genetik yollarla aktarılabilir. Serotonin eksikliği görülen çocuklarda ise ilerleyen yaşlarda obsesif kompulsif bozukluğun ortaya çıkma ihtimali artar.


Yukarıda belirtilen biyolojik ve çevresel faktörlere ek olarak, kişinin doğumundan itibaren devam eden süreçte yaşadığı birçok olaydan ötürü karakteri şekillenir. Bunun sonucu olarak kimi kişiler aşırı titiz, kuralcı, ayrıntılara takılan, mükemmeliyetçi ve detaycı özelliklere sahip olabilirler. Bu tür özelliklere sahip olan kişilerin de genel olarak obsesif kompulsif bozukluğa yatkın olduğu söylenebilir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Obsesif kompulsif bozukluğun belirtileri aslında kişinin içinde yetiştiği ortama, kültüre ve aile yapısına göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu noktada, obsesyon belirtilerinin ve kompulsiyon belirtilerinin ayrı ayrı incelenmesi daha doğru olacaktır. Bu belirtileri şu başlıklar altında inceleyebiliriz:


Obsesyon Belirtileri

●     Kişinin sürekli üstünün başının kirlenmesinden korkması.

●     Simetri takıntısı.

●     Etrafında gerçekleşen basit olaylara dahi duyulan aşırı kuşku, şüphe ve güvensizlik hali.

●     İnsanlarla bir aradayken yanlış bir davranış sergilemekten korktuğu için insanlardan uzaklaşma ve yalnızlık hali.

●     Kişinin temizlik takıntısı ya da aşırı mikrop korkusu yüzünden sürekli ellerini yıkayıp kıyafetlerini ya da kullandığı eşyaları değiştirmesi.

●     Kişinin sebepsiz yere sevdiği insanların zarar göreceğini ve onları kaybedeceğini düşünmesi ve bununla birlikte ortaya çıkan aşırı kaygı ve stres hali.


Kompulsiyon Belirtileri

●     Kişinin etrafındaki nesneleri anlamsız bir şekilde düzenli hale getirmek istemesi.

●     El sıkışmaktan ve genel olarak diğer insanların temas ettiği şeylere dokunmaktan kaçınmak.

●     Kişinin kapı kilidi, ocak, fırın, telefon kilidi ya da çanta fermuarı gibi kapalı olması gereken şeylerin kapalı olup olmadığını sürekli teyit etmek istemesi.

●     Evdeki eşyaları ya da kimi zaman dışarıda gördüğü nesneleri belirli bir düzene ve şekle sokma isteği.

●     Kişinin kendisini rahatlatmak amacıyla sürekli belirli kelimeleri, duaları ya da replikleri tekrar etmesi.

●     Kişinin yapacağı işleri illa belirli bir sıraya ya da sayıya göre yapmak istemesi. Kafasında kurduğu bu düzen bozulduğunda ise elinde kalan işleri yapmakta büyük zorluk yaşaması.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Çeşitleri Nelerdir?

Obsesif kompulsif bozukluk her kişide aynı etkileri göstermez. Takıntı, gerginlik ve bunlardan dolayı günlük yaşamın büyük oranda sekteye uğraması neredeyse her OKB hastasında görülen durumlardır. Bununla birlikte, bunların ortaya çıkma sebepleri değişiklik gösterebilir. Örneğin Bulaşma Obsesyonu ve Temizlik Kompulsiyonu durumunu ağırlıkla yaşayan kişiler, asıl olarak bedenlerine ya da giysilerine herhangi bir kimyasal madde, idrar ya da mikrop bulaşacağına dair takıntılardan muzdariplerdir. Bu yüzden sürekli el yıkama, üst baş değiştirme gibi alışkanlıklara sahiplerdir.


Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu sahibi olan kişilerde ise kişi kapı kilidi, ocak, fırın ya da telefon gibi normalde kilitli olması gereken alet edevatların kilitli olup olmadığını sürekli kontrol etmek ister. Örneğin çantasının fermuarını kapatmıştır. Ancak fermuarını her iki dakikada bir kontrol eder, ya da kapıyı anahtar ile kitler fakat daha sonra kapının önünden ayrılamaz ve tekrar kapıyı kilitlemeye çalışır.


Kimi durumlarda ise kişi cinsel ya da dinsel içerikli obsesyonlara sahip olabilmektedir. Örneğin kimi vakalarda hastalar son derece inançlı olmalarına rağmen inandıkları dine karşı sürekli yanlış bir davranışta bulunuyormuş gibi hissettiklerini beyan ederler. Bu düşünceler de doğal olarak kişinin hayatından büyük bir huzursuzluk duymasına sebep olur. Cinsel içerikli obsesyonlar ise kişinin aslında bunu istememesine ve büyük ihtimalle asla yapmayacak olmasına rağmen sürekli cinsel içerikli düşüncelere dalmasına sebep olurlar. Bunlarla birlikte simetri, sayma, biriktirme, dokunma, saklama, batıl inanç ya da renklerle ilgili birçok farklı obsesif kompulsif bozukluk türü de bulunmaktadır.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Yukarıda da belirtildiği gibi, OKB hastalığının teşhisi için kesin sonuç veren herhangi bir laboratuvar testi bulunmamaktadır. Kişideki durum teşhis edilmeye çalışılırken öncelikle hastanın tıbbi geçmişi, yaşadığı önemli travmalar, sahip olduğu belirtiler, düşünceler, duygular ve genel kişilik tipi hakkında bilgi alınır. Bu aşamada hastanın doktora karşı açık olması ve utanıp sıkılmadan önemli detayları anlatması gerekmektedir. Zira OKB'nin tipini ve kişideki ilerlediği seviyeyi ölçmek için bu tür bilgilerin doktor tarafından bilinmesi tarafından şarttır.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Testi Nedir?

Kişide obsesif kompulsif bozukluk olup olmadığını anlamak için en yaygın başvurulan test Maudsley Obsesif Kompulsif Belirti Ölçeği'dir. Ancak tek başına laboratuvar testlerinin ya da anket doldurarak sonuç elde edilen testlerin obsesif kompulsif bozukluğa net bir tanı koyamayacağı göz ardı edilmemelidir. Kişilerin muzdarip oldukları psikolojik rahatsızlıklara tanı koyulabilmesi için başvurulmaları gereken en güvenli kuruluşlar bu alanda tecrübe sahibi olan psikologlar, psikiyatristler ve psikolojik danışma merkezleridir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

OKB hastalığı, önceden de belirtildiği üzere kendi kendine geçen bir hastalık değildir. Bu sebeple hastalığın geciktirilmeden tedavi edilmesi büyük önem taşır. Hastalığın tedavi edilmesi amacıyla hem terapi yöntemleri hem de ilaç tedavisi kullanılır. Terapi yöntemleri arasında ise en sık tercih edilen yöntem bilişsel davranışçı terapidir.


Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel davranış terapisinin asıl amacı; hastanın kaygılarını azaltmak amacıyla yaptığı ritüelleri ve davranışları gerçekleştirmesini mümkün olduğunca önlemek ve bu şekilde korku duyduğu şeylerle yüzleşmesini sağlamaktır. Bu yöntem ilk aşamada hastanın kolaylıkla uygulayabileceği bir durum değildir. Ancak hastanın tedaviye istekli olması ve doktorla iş birliği yapmak istemesiyle kolaylıkla hasta tedaviye cevap verecektir. Tedavinin ilerleyen aşamalarında hastanın geçirdiği anksiyete atakları ve aklında kurduğu mantık dışı felaket senaryoları ciddi bir azalış gösterir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk İlaçları

Bilişsel davranış terapisine ek olarak ilaç tedavisi kullanılması da oldukça yaygındır. Kişiye serotonin ve diğer kimyasalların dengelenmesini sağlayan çeşitli antidepresan ilaçlar reçete edilir. Bu durumda kişiye verilen ilaçlar genel olarak Serotonin Geri Alım Engelleyiciler adlı ilaç grubunda bulunur. Psikolojik terapi ile ilaç tedavisi birlikte kullanıldığında ve hastanın doktoruyla iş birliği yaptığı durumlarda hastalığın tedavi edilmesi oldukça kolaylaşmaktadır.


Bununla birlikte, kişiye reçete edilen ilaçların ilk günden etki göstermesi beklenmez. İlaçların etkileri yaklaşık 2 haftada görülürken etkili olup olmadığını anlamak için ise en az 2 aylık bir süre gerekmektedir. Aksi bir durumda ilacın dozu arttırılır ya da ilaç tamamen değiştirilir, ancak olağan durumda kişinin ilacını en az 2 yıl boyunca doktor kontrolünde kullanması önerilir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk İlerlerse Ne Olur?

Obsesif kompulsif bozukluk kendi başına tedavi olabilen bir hastalık değildir. Bu yüzden kişilerin mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurup hastalıkları ilerlemeden tedaviye başlamaları gerekmektedir. Zira tedaviye ne kadar erken başlanırsa, kişi o kadar kısa sürede takıntılarını yenecek ve yaşam kalitesini normale döndürecektir. Kişinin tedaviyi reddettiği durumlarda ise hastalık kronik bir hale gelebilir. Bu durumda ise yine tedavi yöntemleriyle hastalığın ortaya çıkardığı olumsuz sonuçları azaltmak mümkün olur fakat normale kıyasla çok daha uzun bir zaman alır. Erken teşhis durumunda ise tedavi süresi oldukça kısalacaktır.


Obsesif Kompulsif Bozukluğa İyi Gelen Yiyecekler Nelerdir?

Kişinin yaşam tarzında yapacağı olumlu değişiklikler de ruhsal bozuklukların tedavi edilmesinde oldukça büyük bir öneme sahiptir. Tek başına sağlıklı beslenmek tabii ki hastalığı tedavi etmekte yeterli olmayacaktır, ancak kişi hem tedavi hem de düzgün beslenme ve egzersiz gibi faaliyetleri yapıyorsa iyileşme süreci hızlanacaktır.


OKB hastalarına önerilen yiyeceklerin arasında ilk başta kepekli tahıllar gelir. Zira kepekli tahıllar vücudun serotonin üretimini arttırırlar ve böylelikle hastalığa sebep olan önemli bir biyolojik faktörün yatıştırılmasına katkıda bulunurlar. Bu ürünler arasında yulaf, arpa, kahverengi pirinç ve benzeri tam tahıllı yiyecekler bulunur. Şeker ve beyaz ekmek gibi gıdalardan ise mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.


Bununla birlikte az yağlı süt ürünleri ve somon, uskumru ve alabalık gibi çeşitli balık türleri de beyin fonksiyonlarını güçlendirici etkiye sahiptirler. Bu tür yararlı yiyeceklerin aksine, kişi mümkün olduğunca kızartma şeklinde hazırlanmış olan yiyeceklerden kaçınmalıdır. Alkol tüketimine ise kesinlikle son verilmelidir. Zira alkol beyindeki serotonin seviyelerini daha da fazla düşürdüğünden, OKB'yi tetikleyen bir madde olma özelliğine sahiptir.

 

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

 

Obsesif Kompulsif Bozukluk İntihara Sürükler Mi?

Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu genellikle tek başına ilerlediğinde kişiyi intihar etmeye sürükleyecek bir hastalık değildir. Fakat OKB’den muzdarip kişilerin aynı zamanda depresyon yaşayabilme riskleri de artış gösterir. Dolayısıyla, kişi hem obsesif kompulsif bozukluk hem de depresyona sahip olduğunda kişinin intihar etmekle alakalı çeşitli düşüncelere sahip olması oldukça muhtemeldir. Bu yüzden OKB son derece ciddiyetli bir şekilde tedavi edilmesi gereken bir ruhsal bozukluktur.


OKB Hastaları Zeki Midir?

Obsesif kompulsif bozukluk toplumun kimi kesimleri arasında zekâ düşüklüğü olarak görülebilmektedir. Fakat bu düşünce son derece yanlıştır. OKB hastalığı aslında son derece mükemmeliyetçi, hassas ve zeki insanlarda görülen bir hastalıktır. Bununla beraber OKB hastaları öz bilince sahiptirler.


Yani yaptıkları davranışların ve sahip oldukları takıntıların gereksiz ve anlamsız olduklarının farkındadırlar. Fakat asıl problemleri, bu hal ve hareketlerini kontrol edememelerinden ileri gelir. Kişi kendi başına her ne kadar çabalasa da, bu durumu tek başına atlatması oldukça güçtür. Bu yüzden kişinin profesyonel bir yardım alması elzemdir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk Tamamen İyileşir Mi?

OKB psikoterapi ve ilaç tedavisinin birlikte kullanıldığı hastalarda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Kişi bir süre sonra kendiliğinden rahatladığını ve eski takıntılarına sahip olmadığını fark eder. Ancak tedavi edilmediğinde ise hastalık ömür boyu devam eder ve devam ettiği süreye bağlı olarak da tedavi edilmesi zorlaşır.


Desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an uzmanlarımızla ücretsiz soru sorarak iletişime geçebilir ya da online terapi ile destek alabilirsiniz.

Uzman PsikologNurdan YAZICI UNAL-25.04.2022
Psikolog Merkezi