1. Blog
  2. En Yaygın Uyku Bozuklukları

En Yaygın Uyku Bozuklukları

Uyku

Sağlıklı bir insan ömrünün üçte birini uyuyarak geçirir. Uyku insan vücudunun pasif bir yavaşlama ve sessizliğe geçiş durumu değildir. Uyku süreci oldukça aktif ve etkin bir süreçtir. Uyku iki evreden oluşan döngüsel bir yapıya sahiptir. Bu evreleri REM ve REM-dışı uyku şeklinde adlandırıyoruz.


REM Evresi:

Bu uyku evresinin en belirgin özelliği uyuyan kişinin göz bebeklerin hızlıca hareket etmesidir. Kişinin EEG ritmi uyanıklık durumundakine benzer şekildedir. Fakat kas tonusu en düşük seviyeye iner, solunum, kan basıncı ve nabızda düzensizlik, peniste sertleşme görülür. Beyinin enerji tüketimi uyanık halle aynı hatta daha fazla olabilmektedir. Bu evre rüyalar gördüğümüz evredir.


REM-Dışı Evresi:

Uykunun geri kalan kısmına, senkronize bir hareket izleyen REM-dışı uyku denir. Kalp hızı, solunum, kan basıncı bu evrede düşer. Beynin enerji tüketimi en az seviyeye iner ve vücut kendini onarmaya çalışır. REM-dışı uyku dört farklı evreden oluşmaktadır.


I. Evre: Uyanıklıktan uykuya geçişin başlangıcını oluşturmaktadır.

II. Evre: Uykunun derinleşmeye başladığı evredir. Uykuya daldıktan birkaç dakika sonra gerçekleşir.

III. Evre: Solunum hızı, nabız ve kan basıncı yavaş yavaş artmaya başlar.

IV. Nabız, solunum ve kan basıncı neredeyse düzensizdir. Vücut kendini REM uykusuna hazırlar.  


Uykunun İşlevi

Uykunun onarım, uyanıkken öğrenilenlerin hafızada ayıklama ve depolama, uyanıklık için hazırlanma gibi birçok işlevi vardır. Beynin işlevini yerine getirebilmesi için uyku zorunludur. Yetişkin bir birey ortalama günde 7-8 saat uyumalıdır. Çocukluk ve bebeklikte uykunun süresi oldukça uzundur. Yeni doğanlarda 16-18 saati bulabilir.


Uykunun enerji kontrolü ve hormon salınımı üzerinde önemli işlevleri vardır. Büyüme hormonu, prolaktin salınımı uyku sırasında uyarılır. Doygunluk hissimizi kontrol eden leptin hormonu da uykuya bağlıdır. Sağlıksız uyku beraberinde sağlıksız beslenme ve sağlıksız bir vücut getirecektir.


Uyku Bozuklukları

Uyku bozuklukları başka bir hastalığın belirtisi olarak sıkça görülür. Fakat başka bir ruhsal ya da bedensel hastalığa bağlı olmayan ve kendi başına bir hastalık sayılabilecek uyku bozukluğu türleri vardır. Uyku insan sağlığının önemli bir parçasıdır.


Bedensel ve ruhsal hastalıkların uyku problemine sebep olduğu gibi, birincil uyku bozuklukları da ruhsal sorunlara yol açabilir. Uyku bozuklukları ileri seviyeye geldikleri zaman ciddi derecede kişinin yaşamını olumsuz etkiler. Ani öfke patlamaları, ağır hissetme, trafik kazaları gibi birçok felakete zemin hazırlar.


Aşırı Uyku (Hypersomnolance)

Kişinin en az 7 saat uyuduğu halde, aşırı uykulu olma; ani uyandırılmalarda tam uyanmamanın sağlanamamasına aşırı uyku denir. Kişi uyandıktan sonra uykulu olma halini üstünden atamaz. Buna uyku sarhoşluğu denir. Kişi sürekli uykulu olduğu için araç ve makine kullanırken kazalara sebebiyet verebilir. Hasta derste ya da bir iş toplantısında uyuyakalabilir. Bu hastalığın tanılanabilmesi için haftada en az üç defa olmak üzere en az üç ay boyunca devam ediyor olması gerekir.


Uyku Apnesi

Hastanın soluğunun uyku süresi boyunca yineleyen nöbetler halinde durmasıdır. Hasta uyurken uzun (apne) ve kısa (hipoapne) süreli soluk kesilmeleri döngüsü yaşar. Bu kişilerde aşırı horlama, gündüz uykululuk hali ve uykuya aşırı eğilim vardır. Uyku apnesi tedavisinde soluk yolunun tıkanmasını önleyecek pozitif basınç uygulanır ve hastanın kilo vermesi önerilir. Bunun yanında psikoterapi uygulanır.


Narkolepsi

Narkolepsde gündüzleri aşırı uyuklama ve uyku nöbetleri, uykuya dalarken ya da uyanırken kıpırdayamama, konuşamamaya sebep olan uyku felci görülür. Hasta uyku felci halinde varsanılar görebilir. Halk arasında uyku felci durumuna ‘karabasan’ denilir. Bu hastaların çok büyük bir kısmında beyin omurilik sıvısı kimyasının değişik olduğu görülür. Narkolepsi hastalarında majör depresyon, bunaltı bozukluğu gibi bozuklukların görülme olasılığı 2,5 kat daha yüksektir. Bu hastalığın tedavisinde uykululuk hali için modafinil, katalepsi için ise venlafaksin ilk önerilen ilaçlardır. Fakat bu ilaçlar sadece doktor kontrolü ile alınmalıdır. İlaç tedavisi yanında psikoterapi yinelenmelerin önüne geçmek ve kalıcı çözüm bulmak için önemlidir.


Uyku-Uyanıklık Düzeni Bozukluğu

Her insanın uyku-uyanıklık düzeni, biyolojik bir ritme bağlıdır ve bu yaşam boyu tutarlı bir yapıda ilerler. Gündüz gece düzenini bozan uçak yolculukları geçici bir bozulmaya sebep olabilir. Bu tarz bir durumda kişinin biyolojik saatinin kısa zamanda normal ritmine gelmesi sağlanır. Fakat bazı hastaların biyolojik saati uzun süreli olarak bozulmuştur. Buna alışan kişinin düzenini değiştirmesi daha güç olacaktır. Ergenlik çağı, kişilik bozuklukları, şizofrenide ve vardiyalı çalışanlarda görülebilir.


Kâbus Görme

Daha sık çocukluk döneminde görülür. REM uykusunun aktif olduğu evrede gerçekleşir. Gece boyunca birkaç kez yineleyebilir. Uyanınca düş hatırlanabilir, kişi tekrar aynı rüyayı görme korkusundan uymaktan kaçınabilir. Her insan kâbus görebilir fakat her hafta birkaç kez bu durumu yaşamak bir bozukluk olarak tanımlanır. Çocukluk çağında çoğunlukla geçici olan durum yetişkinlerde süreğen olabilir. Travma sonrası stres bozukluğu ile birlikte sıkça görülür. Tedavisinde bilinç dışına ulaşmak için psikanalitik terapi kullanılmaktadır.


Uykuda Korku Nöbeti

Uykunun genellikle ilk birkaç saatinde bir düş olmaksızın bireyin birden büyük bir korkuyla haykırarak uyanma durumudur. Panik, korku gibi belirtileri vardır. Genelde 4-12 yaş çocuklarda görülür ve zamanla kaybolur. Yetişkinlerde bunaltı bozukluğu yaşayan bireylerde görülebilir. Bunaltı bozukluğunun tedavisi ile kaybolur.


Tedavi

Bedensel ya da ruhsal eşlik eden başka bir hastalık varsa tedaviye birlikte başlanır. Uyku bozukluklarında ilaç hemen verilmemeli. İlaç öncesi problem ‘uyku hijyen ilkeleri’ ile çözülmeye çalışılır.


Uyku Hijyen İlkeleri

  • Tam anlamıyla uyku gelmeden yatağa girmemek.
  • Evcil hayvanları yatak odasına almamak.
  • Yatak odasında saat bulundurmamak.
  • Geceleri herhangi bir nedenle geç uyulsa da sabah erken kalkmak ve gündüz uyumamak.
  • Saat 16.00’dan sonra kafein almamak.
  • Geceleri sigara içmemek.
  • Uyku vaktinden önce çok yorucu olmayan egzersizler yapılmalı.
  • Yatak odasını uyku ve cinsel ilişki dışı eylemler harici (tv izlemek, yemek yemek, kitap okumak vb.) kullanmamak.
  • Akşam yağlı, ağır yemekler yememek.
  • Yatakta uyumdan önce geçirilen süre kısaltılmalı. Yatağa girdikten sonra yarım saat içinde uykuya dalınmaz ise rahatlatıcı, efor gerektirmeyen bir uğraşla uğraşılmalı. Heyecan verici kitap okunmamalı, televizyon programı izlenmemeli.


Eğer uyku hijyen ilkelerine uyulduğu taktirde problem çözülmez ise terapi ve ilaç sağlatımına başlanır. Bilişsel davranışçı terapiler ilaçlar ile birlikte oldukça etkilidir.


Ayrıca kâbus, korku nöbet gibi bilinç dışına bağlı bozukluklarda psikanalitik terapi kullanılır. Eğer uyku problemi yaşadığınızı düşünüyorsanız psikologmerkezi.com adresinden online olarak sorular sorabilir destek alabilirsiniz.