1. Uzmanlar
  2. Özge ÖZ BATIR
Psikolog Özge ÖZ BATIR Profil Fotoğrafı

Özge ÖZ BATIR

Psikolog

Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Kişilerarası İletişim Problemleri
Motivasyon Problemleri
Depresyon ve Mutsuzluk
Sınav Kaygısı
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Yalnızlık
Sosyal Fobi
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Panik Atak
Öfke Kontrolü

Hakkında

Lisans eğitimimi Gedik Üniversitesi Psikoloji bölümünde 3.5 yılda tamamladım. Ergen ve yetişkin bireylerle çalışmakta, terapi sürecinde özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımını kullanmaktayım. Devlet Hastanesi ve Rehberlik ve Araştırma Merkezinde edindiğim deneyimlerle danışanlarıma bütüncül bir bakış açısıyla destek oluyorum.
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

Çocuk, Ergen ve Yetişkin için terapi hizmeti vermekteyim.Terapi  olarak Bilişsel Davranışçı Terapi  yöntemini kullanmaktayım. Yetişkilerde aile ve ilişki problemleri ,kaygı bozuklukları, depresif durumlar üzerine çalışmaktayım.Çocuk ve ergenlerde Dikkati Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Kaygı bozuklukları ve Sınav Kaygısına yönelik Çocuklarda Bilişsel Davranışçı Terapi ,Moxo dikkat testi ve Attentioner Dikkat Terapisi programı ile çalışmaktayım. 3-8 yaş grubu ile Çocuk Merkezli Oyun Terapisi çalışmaktayım.


Çalışma Grupları

Ergen (12-18) Çocuk (6-12) Yetişkin (18-65)

Terapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Şema Terapi Filial Oyun Terapisi (PCIT) Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi (SFBT) EMDR Bilişsel Davranışçı Aile Terapisi

Eğitimler

İstanbul Gedik Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Attentioner - Gülsüm Tangız Eğitim Akademisi - 23.11.2024

Şema Terapi - İstanbul Arel Üniversitesi - 30.7.2024

Çocuk Ergen Bilişsel Davranışçı Terapi - İstanbul Psikoterapi Akademisi - 23.12.2023

Çocuk Değerlendirme Testleri - İstanbul Psikoterapi Akademisi - 17.12.2023

Moxo Adhd Test - Moxo Türkiye - 31.10.2024

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi - Gülsüm Tangız Eğitim Akademisi - 24.11.2024

Bilişsel Davranışçı Terapi - Datem - 28.2.2025

Bilişsel Davranışçı Terapi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Online Terapi Eğitimi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Kum Terapisi Eğitimi - Biruni Üniversitesi - 18.11.2024

Sınav Kaygısında Kullanılan Bdt Teknikleri Eğitimi - B&s Psikoloji Psikolojik Danışmanlık Merkezi - 3.11.2024

Aile Danışmanlığı Eğitimi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Emdr Uygulama Terapisi Eğitimi - İstanbul Gedik Üniversitesi - 21.4.2022

Son Blog Yazıları

Önce Kendini Bağışla

Kendine hoşgörüsü yoktu ve başkalarını affedişleri defalarcaydı, normal olarak kabullenmişti hayatında aslında olmayan ama içindeki büyük bir stresörü.Çünkü bu algı kafasında yoktu ya da farkında değildi onun bir stresör olduğundan. Küçük görünmez alerjen gibi ara ara gelen tetikleyiciydi hayatında ve bunu onun artık anlamsız alışkanlığıydı. Ve içinde bitmeyen kızgınlık onu bu alerjene iteklemişti çünkü kendisini affedemiyordu başkalarını affetmiş, kendisini üzüyor başkalarını fazlasıyla düşünüyordu ki bu alışkanlık bu durumu görmezden geldirmişti ve hayatında gördüğü ve hayalindeki güzel tasarısının yansımasıydı; zihnindeki empatileri. Önce kendini bağışlaması gerekiyordu ve sıkışan ruhunu hiçbir yere sığdıramıyordu.12 yıl önce öğretmeninden öğrendiği sözler boğazında dizelenmiş, içinden seslendiriyordu:Ruhunu sıkıştırmışsan bir yere çıkamazsın hiçbir yere. Her şey senin kapasiten kadardır. Seçimlerin seni yansıtır. İçin sevgiden yoksun ve hoyratsa eğer sana gelen kişiler de hep sevgisiz olur. Bir yere kadar seversin. Bir yerden sonra kopuverir ilişkin küçük bir kızgınlıkla ve nefretler başlar her iki tarafı da suçlarsın karşındakini acımasızca. Oysa sendedir, içindedir asıl mesele. Verdiğin değerin azlığıdır kendine.Mütemadiyen düşünüyordu bu sözleri ve soruyordu kendim mi kendim mi ben değerli miyim n’aptım ki değer olsun!Ben, dedi. Durdu. Yalnızca geçmişte ne olduğuyla tanımlamam şimdi, ne olduğum ve geleceğe doğru hangi yöne hareketimle anlamkazanıyorsam bu sorunun cevabı bayağı uzun olmalıdır. Normal olan ne? Freud kısaca sevebilen ve çalışabilen insan normaldir demiş. Normal olarak ben sevebiliyorum ve çalışıyorum da zaten. Tek sorun kendimi affedemediğim için sevemedim çoğu kez. Bütün davranışlar zincir silsilesi gibi ardı sıra etki bırakıyor devamında yol kendini tanımayaçıkıyordu.Peki, kendini her zaman tanıması mümkün müydü?Belirli bir denge var. Yine de o dengenin bozulması halinde tekrar sorgulamamız gerek. Bu sirkülasyon devam ettiği sürece affetmekya da affetmemek de değişiyor ve kalmıyor eski halinde. Affet ya da sev. Zaten bu duygu da değişiyorsa diğer duyguların yolunu kapayarak neden o duygunun içinde kalıyoruz ve diğer duyguları kısıtlıyoruz?Duygularını tanıyamıyorsa ne yapmalıydı?Kendinden emin olmayışımız o duyguya da karar veremiyoruz hissini ortaya koyuyor bu yüzdendir ki başkalarına soruyoruz: Onaylanma gereksinimi. Onaylanma gereksinimini yıkması gerekti, kendinden emin olmaya hazır hissediyor muydu ve düşünceler kafasında yığındı.Bu kadar soru bile eminsizliğe itiyordu ve hepsini bir sıraya koymalı bir anlayış geliştirmeliydi.Değerli olmak nedir?Değerli olmak için bir şeye gerek yok kendi varlığının anlamını hissedebilme ve aynaya gülümseyebilme ile orda bir değer vardır.Şimdiye kadar ne istemişti?Etrafımdaki insanların karşılıklı saygı ve sevgi içerisinde olması yorulmadan anlaşılmak. Kendi geçmişinin sorgusundan kurtarmak.Bedeninde bu duygular olunca ne hissediyordu?Bir süre ağlamaklı durumlarının olması.Duygunun verdiği fiziksel etkilerle nasıl baş etti?Sadece düşündü, aynı duruma katlanarak alışkanlığın verdiği durumun aynı şekilde değişmeyeceğine inanarak.Karşılıklı saygı ve sevgi her zaman olamayabiliyor ki çoğu iletişimsizliğin nedeni beklentilerimizi bir usule dayandırıyor, belirli kalıp olsun ve sorgulamadan yorulmayışlarımız mevcut, yoksa ne önemi var diyoruz. Ağlayarak olumsuzluğu kabullenmeye gerek var mı bilmiyorum ama bütün dolu hüznü derinlemesine boşaltan ya da o soğuk suyun gidişinde ferahlatması bu duygu boşaltımı ile huzurun başlangıcı hissindeyim. Devamlı ağlayışlarla, vazgeçme alışkanlıkları ile duyguları görmezden gel dedirtmesiyle çoğu kez yanlış anladığımız algılar devam etti.Değişmeyeceğine inanmak görmezden gelmek o duygunun hep aynı duygunun köşede yeşillensin demek değil ben görmesem de o içimde var, değişmese de.Buna rağmen özür dilerim kendim diyebilmeyi devamında şefkatimi kendimden esirgemeyişimle sakin bir uyku dalışına varmadır önce kendimizi sonra başka affedemeyişlerimizi affedebilmenin huzurunda..Psikolog Özge Öz BatırÇare de Zaman Çaresizlik teHer şey zamanla olsun deriz daha güzel şeyler için ya da daha kötü bir durumdan çıkmak için ilerleyen zamanlarda bekleyiş içinde oluruz. Hızla geçsin dediğimiz zamanları sonra geriye çekmeye çalışıyoruz. Bugünün anlamını düşünürsek hep geriye çekmeye çalıştığımız anda kıymetini anlıyoruz. Bu kadar hızla ilerleyen durumları ya da zamanımızı tutamamanın kıymetini çaresiz hissettiğimiz şeylerde buluyoruz. Kırılan kalbimizin hüznü, ölümcül hastalık mevcudiyeti durumlarında vs. çaresizliğimiz iyileşen durumlara hemen ve hızla dönüşmüş olsaydı geriye dönmek istemezdik ve zamanı geriye götürmek düşüncesi hatta zaman kavramını bile dile getirmek azlaşırdı, vakit nakittir sözünün anlamına varamayabilirdik. Gelecek zamanın olumsuzluklarını hesaplayabilseydik belki şuanın kıymetini daha iyi anlayabilirdik desem de her an biz aynı değiliz ki aynı düşünen beyne sahip değiliz; gelişim içinde o aşamada bir sonraki anları yaşantılarımızla birikimimizle görebiliyoruz önce kapıyı açıyoruz odaya giriyoruz basamakları bir bir çıkıp eve varmak istediğimiz yollardan geçiyoruz bir yol diğerini daha iyi keşfetmemizi yorumlayabilmemizi sağlıyorsa hiçbir yolu atlamadan geçmek daha iyi değil mi, o yollar her birinin mihenk taşı görevini görmüyor mu ? Yaşamımızın her anı birbirinin mihenk taşı olması bir bütünlük hissiyle tamamlanması her an bir fırsat demenin güzelliğini hissettiriyor. Oyun değil hayatımız yapboz parçası gibi eksiksiz olamaz da değil ve devamlı düzenleme fırsatımız var. Elimizde olamayan durumlarda çaresiz dediğimiz hastalıklarda bile çabalarımızla durumumuzu değiştirmeye çalışıyoruz ve yineen son çare zaman bekleyişidir. Bütün yapboz biziz, değiştirebileceğimiz ya da değiştiremeyeceğimiz kendimizde mevcuttur. Zaman yegane sevgilimiz ve her an onuyeni tanıyor gibibugünümüz ve her günümüz başlangıcımızsa:Bugün Güzel MeselaBiliyoruz zaman hızlı ve yeni tanışıyoruz. Kısa sürede mutlu oluyoruz ve daha hızla uzun süre tanışıklığımız olsun istiyoruz fakat sonra düşünüyoruz daha uzun yıllar geçireceksek eğer bu anlar da kıymetli, geri getirmek istediğimiz zamanı özlersek geri getiremeyeceğimiz için şu anlar da kıymetli ve yavaş geçsin..Her an kıymetli,Bugün güzel mesela…

Adresi

Kızılpınar Gültepe, İstiklal Cd. No:78, 59500 Çerkezköy/Tekirdağ, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Henüz yorum bildirilmemiş.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

Yaşanan olay sonrası stres

Kullanıcımila - 25 gün önce
Merhabalar, ben lise 2'ye gidiyorum ve okulda 1 aydır 2 nisan'dan beri sürekli bir kavga ve kaos ortasındayım olaylar ilk şöyle başladı benim normalde konuştuğum anlaştığım sınıf arkadaşım bana beni rahatsız edecek şekilde ve haberim yokken arkadan boynuma bir fiziksel şaka yaptı bende onun boynuna yaptım o da bana tekrar benim boynuma yaptı ve tartıştık sonra o özür diledi ve bu olay tamamlandı geçen hafta cuma günü biz beden dersindeydik ve bu kız top oynarken topu kaçırdı ve herkes güldü o da dedi ki benim adımı söyleyerek "mila'ya özendim" dedi bende onu kantinde yakaladım "sen neden benim adımı ağzına alıyorsun bizim aramız bozuk ya" dedim o da "tamam özür dilerim ağzımdan kaçtı" dedi bende tamam dedim ama kafama çok takıyorum hani ve beni çok kötü hissettirdi sonra son ders geldi bana "bak sen yanlış anladın benim arkadaşımın(bizim sınıftaki bir kız) kardeşinin adıda mila ben ona gönderme yaptım sen kendi üstüne alındın" dedi bende tamam dedim ben bunu 11. sınıf arkadaşıma anlattım o da geleyim konuşayım dedi bende olur dedim çünkü bende gelip konuşmasını istedim arkamda biri var hissettim sonra bu hafta pazartesi günü geldi sınıfa konuştu ve tartışma olmadı gayet olayı çözme yaklaşımıyla geldi konuştu ve gitti salı günü bu kızın arkadaşı gitmiş sınıf hocasına şikayet etmiş "mila 11. sınıf birini çağırdı" diye sınıf hocasıda çarşamba günü beni çağırdı ve konuştu olay hakkında ve bana ben suçluymuşum yaklaşımı yaptı kime anlatsa bu suçmuş zorbalıkmış o kız olayı nasıl anlattı artık bilmiyorum ama olay tamamen benim şuan yazdığım gibi neyse öğle arası sınıfın hepsi toplandı hocayla baya konuştuk bu konu hakkında gene beni suçluyor neyse sonra beni şuan çok kötü hissettiren özgüvenimi zedeleyen olay yaşanıyor bizim diğer ders bedenimiz vardı ben arkadaşıma soyunma odasına gidip üstümüzü değiştirelim dedim ama o zaten zil çaldı tuvalette degiştiriverelim dedi bende tamam dedim neyse tuvalete girdik ilk arkadaşım üstünü değiştiriyor bende onu bekliyorum bu kız sınıftaki arkadaşları 11. sınıf kız girdiler tuvalete yadan bizden önce varlardı bilmiyorum ben arka taraftayım onlar ön tarafta bu 11. sınıf kız dediki "mila kim ya bende milayla konuşuyum 11. sınıf kız olarak" dedi bende "mila benim burdayım ne konuşacaksan konuş" dedim ve bu 11. sınıf ve diğer bizim sınıftaki 4 kişi afedersiniz ama anırarak bağıra çağıra güldüler sonra arkadaşım üstünü değiştirip çıktı o da "mila burda ne söyleyeceksen söyle" dedi ama bunlar hâlâ bağıra çağıra gülmeye devam ediyorlar "bende sizi hocaya şikayet ediyim o zaman" dedim o kavga ettiğimiz kız "of olay büyüyecek ya" dedi sonra arkadaşım bu 11. sınıf kızın ağzından bir şey duymuş gerizekalı ve bir tane küfür duymuş ama kendiside emin değil ve arkadaşım "sen az önce ne dedin" diye sordu o da "sen bana gerizekalı mı dedin" dedi bende "yolunu niyetini belli et ona göre davranayım" demiştim gittim "asıl sen mi bana öyle söyledin" dedim ve tekrar "yolunu niyetini belli et ona göre davranayım" dedim ve bunlar 5 kişi bağırıp çağırıp güldüler ben gülünecek bir durumda olmadığımı biliyorum ama bilmem yetmiyor kendimi çok kötü hissediyorum değersiz aşağılık gibi neyse ben bunları perşembe günü hocaya şikayet ettim ama hoca "inanın çok yoruldum büyütülmeyecek bir şeyi uzatıyorsunuz" falan givi şeyler dedi bende "o kız şikayet ettiğinde de ki böyle yaptınız hocam" falan dedim "bana yaptığınız gibi onlara öyle davranmıyorsunuz" gibi şeyler dedim çünkü ben zor bir durumdayım ve böyle davranıyor bende sinirlendim neyse onları öğle arası çağırdı bahçede konuşuyoruz bu 11. sınıf kız ve arkadaşı hâlâ daha laf sokma derdindeler bu kızın arkadaşı bana ve arkadaşıma "siz geçen sene benim arkadaşımla(sınıftan bir kız) dalga geçtiniz onu dediniz bunu yaptınız" diyor bende "iftira atma suç atma" falan dedim arkadaşımda bir şeyler dedi neyse bu 11. sınıf olayı anlatırken "kendini savunamayıp 11. sınıf birini çağırması komik bir durum biz kendi aramızda şakalaşıyorduk onun orda olduğunu bilmiyorduk" falan diyor hocada "hadi orda olmasaydı ne olacaktı yaptığınız şey komik değil" dedi bende "sizin 2 kişiye 10 kişi gelmeniz ve kendini ifade edemeyip gülmen çok komikti ama ben gülmedim" dedim sonra böyle konuşmalar oldu hoca olay "bir daha açılmasın açılırsa artık idareye söyleyin" falan dedi bu kavga ettiğimiz kız "biz milayla olayı bitirdik ama çevremizdekiler dahil oldu" dedi bende "aynen" falan dedim konu orda kapandı ama ben hâlâ çok kötü hissediyorum kendimi değersiz aşağılık rezil ve hatta ezik hissediyorum ne yapıcam bilmiyorum bir video izlerken uyumaya çalışırken uyanınca yemek yerken kısacası çoğu aktivitemde aklıma gelip beni alt üst ediyor bir daha mutlu olamayacakmışım gibi sanki bir şey yaptığımda gülünecekmiş gibi hissediyorum gülerken aklıma bu olay geliyor ya 4 ve 5 sayısını gördüğümde bile aklıma bu olay geliyor bende aynısını onlara yapmak istiyorum onları gördüğümde tetikleniyorum bu kişilerle yarın aynı sınıfa gidicem bu da çok strese sokuyor beni bilmiyorum aramız onlarla o kadar bozuk değildi hatta hiç değildi neden güldüler hatta tekrardan afedersiniz anırdılar bilmiyorum kendimi berbat hissettiriyor ne yapıcam bilmiyorum çaresiz hissediyorum kafama çok takan bir yapım var ve bu durum beni ciddi anlamda alt üst etti özgüvenimi fena şekilde zedeledi nasıl bu durumdan kurtulucam bilmiyorum

Neyi işaret ediyor ne yapmalym

KullanıcıNisa - 8 ay önce
Normalde günlük hayatım normal ama tetiklenince çok değişiyorum. • Kendimi hissetmiyorum gibi oluyorum. • Bazen çok yiyorum hızlı kilo alıyorum, bazen hiç yemiyorum. • “Nasılsın?” sorusunu anlamakta zorlandığım oluyor. • Stresliyken kendi kendime mimik yapıp güldüğüm anlar oluyor, hayal kurarken oluyor. Bunun hayal olduğunu biliyorum. • İnsanlarla kavga edince herkes benden nefret ediyor gibi geliyor. • Bazen izleniyormuşum gibi hissediyorum. • Stres anında duygularım çok hızlı değişiyor • İlişkilerimde aşırı bağlanıyorum, sürekli ilgi ve kontrol istiyorum. Çok alttan alıyorum ama sonra aniden kopuyorum. • Tetiklenince dürtülerim artıyor (para harcama vs. Rahatlamis hissediyorum ). • Uzun saatler hayal kuruyorum, şarkı açıp odada dönerek hayal kuruyorum. Hayalde biriyle konuşuyormuşum gibi mimik yapıyorum ama bunun hayal olduğunu biliyorum. Ama durduramıyorum da Takıntılar: • Sayı sayma, yazıları tekrar tekrar okuma, dolabı defalarca kontrol etme ama yine emin olamama • Telefon sesini önce kısıp sonra açmazsam kötü bir şey olacak gibi hissediyorum. • Yazıları İngilizce’ye çevirip tekrar okuyorum. • 7 ve 8 sayısına takıyorum • Kirpik koparma davranışım var Aynı seyler tekrar tekrar söylüyorum farkında olmadan Yeme-Kilo: • Yemekleri gram gram tartıyorum, kalorisini hesaplıyorum. • 1000 kalori aldıysam mutlaka 1100 yakmam gerektiğini düşünüyorum. • Aç kalma, kusma girişimi, demir ilacı kullanmama (kilo alırım diye). • Reglim kesildi, saçlarım döküldü. • Kilo alınca kirlenmiş gibi hissediyorum. • Aşırı spor yapıp sakatlandım. Panik Atak: • Çarpıntı, baş dönmesi, terleme, göz kararması. Nabzım 181’e çıktı. • Yemek yerken bile kalbim hızlanıyor, uykuda çarpıntıyla uyanıyorum. • Melatonin işe yaramadı, aylarca 3-4 saat uyudum. Disardan izleme • Ortamdan kopmuş gibi hissediyorum, vücudum bana ait değil gibi. • Çocukluğumun çoğunu hatırlamıyorum, bazı anıları 3. kişi gözünden hatırlıyorum. • Yazıları okurken boş okuyormuşum gibi hissediyorum. Ani Duygu Değişimleri: • Bir anda özgüvenli hissedip sonra çıldırıyorum • Gün içinde defalarca kendimden nefret edip sonra aşırı seviyorum. İlişki/İlgi: • Birine bağlanınca semptomlar azalıyor ama ilgi azalırsa panik atak geçiriyorum. • İlgi çekmek için garip şeyler yaptım. Bazen böyle anlık olarak tuhaf düşüncecelerm oluyor Böyle kişilik değiştiriyorum ben kimim diye sorguluyorum böyle her ortama uyum sağlayabiliyorum Kontrolsüz Davranışlar: • Ani para harcama, saç bakımı için para harcama, yüksek ağırlık denemek. İnsanların ilgilendiği şeylere göre hareket etmek Fiziksel Belirtiler: • Kaslarım kasıldı, 1 ay yürüyemedim, tekerlekli sandalye kullandım. • 4 kutu kas gevşetici işe yaramadı. • Bağırsaklarım tamamen durduğu oldu. • Bacak kasılmalarından günlerce okula gidemedim. Düşünce: • Bazen deliriyormuşum gibi hissediyorum. • Mantıklı düşünme kapanıyor, okuduğumu anlayamıyorum. • Düşüncelerim içinde saatlerce kayboluyorum. ⚪️Ailemden uzaklaştığımda ya da birine sarılınca böyle beni koruyabilecek anlayabilecek terk etmeyecek sevecek biri olunca veya hastane gibi güvende hissettiğimde semptomlar azalıyor okbden kurtuluyor gibi oluyorum .⚪️ 🔴Travmatik bir olay sonrası beden birini seçiyor ve ona aşırı bir şekilde konuşmaya başlıyorum rahatsız edicek kadar sürekli sonra çok konuştuğum için vicdan azabi çekiyorum mahvediyorum kendimi o kisiyide kendimden uzaklastiriyorum aynı zamanda mantıklı düşünme algım kapanıyor kendimi hissetmiyorum ve çok hızlı kilo almaya başlıyorum çok hızlı ruh hali değişimlerim oluyor 🔴 • Evde ve okulda kaygım çok artıyor, panik atak geçiriyorum. • Ani duygu değişimleri ve kişilik dışı davranmalarım OKB tetiklendiğinde oluyor, o zaman kilo alıyorum. Trk Hocam merhabalar ever bu gerçekten problem çıkardı bana bağlandığım kişiyi çok boğdum aylardır 700-800 mesaj birden sürekli kendi içimi döktüm ama ona sürekli bak abartırsam lütfen söyle diyordum bak yanbana asla söylemedi sonra bir anda kırıcı bir şekilde konuşmaya başladı ve sürekli aynı seyleri söyledğümi söyledi evet bu doğru okbden dolayı güven arıyorum ama yeni farkettim ne yapacağım bilmiyorum Ama öncesinde de o beni abartı paylasim yaptıgım icin instagramdan çıkarmıştı bende dedim ki keşke bana söyleseydin sonra işte diyordum hep hatta hergün bak abartı konuşursam söyle o da söylerim zaten diyordu sonra bir anda böylr patladı onu suçlamaya başladığımda Gerçekten çok suçlu ve kötü hissediyorum ne yapacağım bilmiyorum

Kendimi iyi hissetmek

KullanıcıLUNA - 10 ay önce
Merhaba doktor, iyi ve itaatkar olmaktan çok yoruldum. O zamanlar panik atak geçiriyordum. Bunun sadece nefes alamadığımdan kaynaklandığını düşünüyordum. Son zamanlarda başka bir panik atak geçirdim ve neden bu semptomları yaşadığımı bilmek istedim. Ne zaman başladığını bilmiyorum, muhtemelen çocukluğumdan kalma. O zamanlar anlamadım ve kendime zarar verdim. Neden yaptığımı bilmiyorum ama yaptığımda duygularımla kendime geliyorum. Ailemle de iyi bir ilişkim yok ama artık küçük bir kız değilim. Güçlü olmalıyım sanırım onu kendime söylüyorum.

Toplam 5 soru.