1. Uzman
  2. Pelin KABAR
Pelin KABAR

Pelin KABAR

Uzman Klinik Psikolog

(*)(*)(*)(*)(*)
Uzmanlıklar: Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları , Madde ile İlişkili Sorunlar ve Bağımlılık Problemleri , Kişilik Bozuklukları
Uzmanlıklar: Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları , Madde ile İlişkili Sorunlar ve Bağımlılık Problemleri , Kişilik Bozuklukları
Online Terapi
süre 45 dk
ücret 1350
Yüz Yüze Terapi
süre 50 dk
ücret 1750

Hakkında

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2019 yılında onur öğrencisi olarak, 2021 yılında ise İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Tezli Yüksek Lisans eğitiminden mezun olmuştur. İstanbul Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon sertifika programını tamamlamıştır. Lisans eğitiminde çeşitli gönüllülük projeleri ve stajlarında yer almış, Prof. Dr. Engin ARIK'ın araştırma asistanlığını üstlenmiştir. 2024 yılında Bağımlılık Dergisi'nde "Sanal Dünyada Maskelerimiz: Sanal Kimlik, Benlik Saygısı ve İnternet Bağımlılığının İlişkisi" adlı makaleyi yayınlamıştır. Çeşitli dergi ve gazetelerde alanına dair yazılar yazarak üretmeye ve bilgisini paylaşmaya devam etmektedir. 2.5 yıl Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nde bağımlılık alanında psikoterapi hizmeti vermiştir. Kurum ve kuruluşlara, bireylere yönelik çeşitli eğitim ve seminerler vermektedir. Şu an eğitimini almış olduğu bilişsel davranışçı, şema, emdr ve sanat terapisi ile yetişkin bireylerle seanslarını yürütmektedir.

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

Terapi tercihe göre online ya da yüz yüze olarak devam etmekle birlikte seanslar haftada bir gün gerçekleşmektedir. Seanslar 50 dkdır. Şema, emdr, bilişsel davranışçı terapi ve sanat terapisinden seanslarımda yararlanmakta olup danışanın ihtiyacına uygun teknik ve yöntemlerden seansta uygulamaktayım. Çalışmak istediğiniz sorun alanıyla ilgili almış olduğum eğitimler ve iş tecrübemle sizlere faydalı olabilmek için buradayım.


Online veya yüz yüze terapi randevusu almadan önce "soru sor" kısmından bana ulaşıp takvim musaitliği ile ilgili bilgi almanızı rica ederim.

Çalışma Grupları

Yetişkin (18-65) Yetişkin (65+)

Terapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) EMDR Sanat Terapisi Şema Terapi

Eğitimler

İstanbul Rumeli Üniversitesi - Yüksek Lisans - Klinik Psikoloji İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Emdr I. Düzey - Emdr Derneği - 7.3.2022 Emdr Iı. Düzey - Emdr Derneği - 3.4.2023 Sanat Terapisi Eğitimi - İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi - 25.3.2024 Nöropsikolojik Testler - İzusem - 22.6.2018 Psikolojik Testler - İzusem - 22.6.2018 Pedagojik Formasyon - İstanbul Üniversitesi - 25.6.2021 1. Düzey Emdr Çift Sertifikası - Klinik Psk. Ceren Kurtay - 13.11.2023 Mmpı Ve Yetişkin Testleri - Psikoloji Enstitüsü - 22.6.2018 Bilişsel Davranışçı Terapi (80 Saat) - Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği - 21.11.2022 Sosyal Bilimler Yaz Okulu - Bilim Akademisi - 10.5.2021 Obezite Tedavisinde Bdt - Prof. Dr. Aslıhan Dönmez - 16.10.2023

Blog Yazıları

Tükenmişlik Sendromu Nedir?Belirtileri, Aşamaları ve Tedavisi

Tükenmişlik çok uzun süre fiziksel, duygusal ve ruhsal bitkinlik halini ifade etmektedir. Daha çok işle ilgili olsa da farklı konularda da kendisini gösterebilir ve sağlığı olumsuz etkileyebilir. Uzun süreli stres hissettiğinizde tükenmişlik ortaya çıkabilmekle birlikte, bu durum herkesin başına hayatının bir dönemde gelebilmektedir.Stresten kaynaklı olsa da tükenmişlik stres ile aynı anlamı taşımamaktadır. Tükenmişlik daha çok bir süre birikmiş olan stresin bir sonucu olarak deneyimlenir. Tükenmişliği bu nedenle stresin daha büyüğü ve var olmak için strese ihtiyaç duyan bir durum olarak düşünebilirsiniz. Stres geçicidir, stres faktörü ortadan kalktığında veya durumla baş edildiğinde problem ortadan kalkar. Tükenmişlik ise daha uzun süreli olabilir, stres sona erse de devam edebilir. Tükenmişlik üretkenliğinizi engeller, umutsuzluğa neden olur. Duygusal olarak daha tükenmiş olup neşe veya tatmin duygusunu deneyimleyemezsiniz. Ancak stres daha çok kaygı ve sinirlilik duyguları ile deneyimlenmektedir. Fiziksel olarak da etkileri farklı olabilmektedir. Stres daha çok kas ağrısı, baş ağrısı ve sindirim sorunlarına neden olabilirken tükenmişlik kronik yorgunluk, bağışıklık sisteminde zayıflama veya kardiyovasküler hastalık gibi problemlerle karşılaşmaya neden olmaktadır.Tükenmişlik Sendromunun Belirtileri Nelerdir?Tükenmişlik sendromu zamanla ve aşama aşama ilerleyen bir süreçtir. Tükenmişlik sendromunun belirtileri stres, depresyon veya kaygı ile karıştırılabileceğinden fark edilmeyebilir ve ele alınamayabilir. Belirtileri tanımak için aşağıdaki kriterler size yardımcı olabilir:Fiziksel Belirtiler:Çoğu zaman yorgun veya bitkin hissetmekTekrarlayan uykusuzluk ve uyku bozukluklarıSık sık baş ağrısıKas veya eklem ağrısıMide bulantısı veya iştahsızlık gibi sorunlarBağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle sık sık hastalanmaYüksek tansiyonNefes alma sorunlarıDuygusal Belirtiler:Çaresiz, sıkışmış hissetmekKendinden şüphe duyma, başarısız veya değersiz hissetmeDünyada kopuk ve yalnız hissetmekBunalmış hissetmekMotivasyon eksikliği hissetmek, alaycı/olumsuz bir bakış açısına sahip olmakTatmin ve başarı duygusunun eksikliğiİlgi ve zevk kaybıSürekli korku, endişe ve kaygı duygularıDavranışsal Belirtileri:Erteleme ve bir şeyleri tamamlamanın daha uzun sürmesiKonsantrasyon zorluğuİnsanlardan, sorumluluklardan vb. uzaklaşmak ve izole olmakBaşa çıkmak için yiyeceğe, maddeye veya alkole bağımlı olmakSinirli ve çabuk sinirlenen, patlamaya meyilli ve hayal kırıklıklarını başkalarından çıkaranArtan geç kalma, işe geç kalma ve/veya daha yüksek devamsızlıkTükenmişlik Sendromunun Aşamaları:Tükenmişlik sendromu birden ortaya çıkmamakta, yavaş yavaş ilerlemektedir. İki psikolog Freudenberger ve Gail North başlangıçta tükenmişliğin gelişimini 12 aşamalı bir modelde özetlemiş olsalar da basitleştirilmiş 5 aşamalı bir model artık günümüzde araştırmalarda yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır:Balayı Evresi: Yeni bir işe, göreve veya role başlarken yüksek enerji ve coşku hissedebilirsiniz. Bu aşamada iyimser olmak daha kolaydır. İşe olan bağlılık, heyecan ve kendinizi kanıtlama isteği bazen daha fazla sorumluluk üstlenmeye ve daha fazla çalışmaya yol açabilir. Uykusuzluk, stres önemsiz görünebilir.Stresin Başlangıcı: Balayı aşaması azaldıkça bazı günler daha zorlu gelmeye başlar. İş hala ödüllendirici gelir ancak stres kendini göstermeye başlar. İyimserliğinizin üretkenliğinizin azaldığını fark edebilirsiniz. Bununla birlikte yorgunluk, sinirlilik, kaygı , odaklanmayı daha kolay kaybetme, iştahta değişiklikler, uyku sorunları ve baş ağrısı gibi hoş olmayan stres semptomlarını da fark edebilirsiniz . Bazı stresler sizi motive etmek ve harekete geçirmek için iyi olsa da, yönetmek için negatif başa çıkma stratejilerine başvuruyorsanız ve kendi ihtiyaçlarınızı ihmal etmeye başlarsanız, bu aşama bir sonrakine yol açabilir.Kronik Stres: Stres kalıcı hale gelir. Küçük şeylere öfkelenebilir, sürekli yorgun hissedebilir ve daha sık hastalanabilirsiniz. Kronik stres, ilgisizlik, kızgınlık, alaycılık ve güçsüzlük duygularına yol açabilir. Sosyal ilişkilerden uzaklaşabilirsiniz. Sorunu inkar edebilir ve tükenmişliğe doğru ilerleme görülebilir.Tükenmişlik: Tükenmişlik belirtileri kritik hale geldiğinde bu gerçekleşir. İş ve yaşam sorumlulukları ile başa çıkmak ve içinde bulunduğunuz koşullardan bir çıkış yolu bulmak daha zordur. Fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak bitkinlik hissedebilirsiniz. Hayata veya işe karşı giderek daha fazla karamsar olabilirsiniz. Boşluk hissi, kendinden şüphe etme ve başkalarından izole olma isteği artabilir. Fiziksel belirtileriniz de yoğunlaşabilir veya artabilir. Çevrenizdeki insanlar davranışlarınızda değişiklikler fark edebilir. Bu aşamada gerekli değişiklikleri yapmazsanız, belirtiler devam ettikçe iyileşmeniz daha da zor olabilir.Alışkanlık Halindeki Tükenmişlik: Tedavi edilmezse tükenmişlik belirtileri hayatınıza yerleşebilir. Kronik üzüntü veya depresyon gibi önemli ve devam eden zihinsel, fiziksel ve duygusal sorunlar yaşarsınız. Yaşadığınız kronik zihinsel ve fiziksel yorgunluk, çalışmayı ve kendinizi toparlamayı bırakmanıza neden olabilir. Bir uzmandan destek alma ihtiyacı meydana gelebilir.Tükenmişliğin Nedenleri Nelerdir?Olumsuz duygu, düşünceler ve davranışlar stresin şiddetlenmesine neden olabilir ve bu da tükenmişliğe yol açabilir. Olumsuz içsel konuşma, gerçek dışı beklentiler ve mükemmeliyetçilik, sürekli bir baskı hissi yaratarak ve öz saygıyı zayıflatarak tükenmişliğe katkıda bulunabilir.Yalnızlık ve sosyal bağlantı eksikliği umutsuzluğa ve yorgunluğa neden olabilir. Duygusal destek sunabilen aile üyelerinden, arkadaşlardan uzak kalmak tükenmişliğin tetiklenmesine ve sürmesine neden olabilir. Güçlü bir destek sistemi ise tükenmişliğe karşı koruyucu bir rol oynamada önemlidir. Yanı sıra gergin ilişkiler de tükenmişliğe katkıda bulunabilir.Diğerlerinin ihtiyaçlarını düşünürken kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmek bir süre sonra yorgunluğa ve zamanla tükenmişliğe yol açabilir.İş yerinde mutsuz hissetmek kronik strese yol açabilmektedir. Aynı zamanda amaç eksikliği yaşamak, desteklenmediği ve değer görmediği düşüncesine sahip olmak tükenmişliğe neden olabilir.Sevdiğiniz birinin ardından üzüntü yaşamanız normaldir. Yas sürecinin depresyon, kendini suçlama veya kronik strese dönüşmesi duygusal ve fiziksel olarak yorucu olabilir ve tükenmişliğe katkıda bulunabilir.Kronik bir hastalıkla mücadele etmek umutsuz ve stresli hissetmeye yol açabilir. Bu sebeple kişinin tükenmişlik sendromuna yakalanma ihtimali vardır.Tükenmişlik Sendromu İle Mücadele EtmekTükenmişlikle mücadele etmek için şu yöntemleri deneyebilirsiniz:Kendinize zaman ayırın, egzersiz, meditasyon, doğada yürüyüşe çıkmak gibi aktivitelere yönelebilirsiniz.Sınırlarınızı belirleyerek üstesinden gelemeyeceğiniz görevleri başkasına devredin veya hayır diyebilin. Gerçekçi hedefler belirlemek ve iş yükünüzü önceliklendirmek önemlidir.Biri ile nasıl hissettiğinizi konuşmak bazen iyi gelebilir. Bu nedenle sevdiklerinizle iletişim halinde olun.Yeterince uyumak, dengeli beslenmek, alkol ve kafeini sınırlamak gibi sağlıklı alışkanlıklar kazanmak ktükenmişliği önlemenize yardımcı olabilir.Tükenmişlik sendromu ile baş etmek için terapi desteği almak yardımcı olabilir. Psikolog ile sorunlarınızı konuşabilir ve üzerinde çalışabilirsiniz.

Devamını Oku

Toksik İlişki Ne Demektir? Toksik İlişkide Olduğunuzu Nasıl Anlayabilirsiniz?

Sıkça partneriniz tarafından aşağılandığınızı hissediyor musunuz? Peki ya desteklenmediğinizi, değersizleştirildiğinizi hissediyor musunuz? Uyarı işaretlerini fark edip toksik ilişki içinde olup olmadığınızı anlamaya ne dersiniz? Duygusal, zihinsel ya da fiziksel olarak kendinizi koruyabilmek, toksik ilişkiyi fark edebilmek için gelin önce “toksik ilişki”nin ne olduğuna bakalım.Toksik ilişki, güven hissedemediğiniz, sıkışmışlık, ilişkinin istikrarsızlığı sebebi ile bunalmışlık hissettiğiniz bir ilişki türüdür. İlk kez 1996 yılında Lillian Glass tarafından “Toxic People” kitabında kullanılan bu kelime günümüzde de karşımıza çıkmaya devam etmektedir. Sağlıklı bir ilişki yaşayabilmek için bu kavramı anlayabilmek önem taşımaktadır. Toksik ilişkinin özellikleri içerisinde genellikle şunlar yer alır:Sıklıkla değersizlik hissine rastlanabilir. İlişkide aldığınızdan daha fazla veren kişi olmak değersiz hissetmenize yol açabilir.Sıkça eleştirildiğinizi ve suçlandığınızı fark edebilirsiniz. Karşı tarafın hatası olduğunu düşünürken okların tarafınıza çevrildiğini ve suçlandığınızı görebilirsiniz.Güvensizlik hissi yaşayabilirsiniz.Karşı tarafı mutlu etmek için çabalasanız da mutlu edemediğinizi görebilirsiniz.İletişim sorunları sıklıkla yaşanabilir ve çiftler birbirini sıkça yanlış anlayabilir. Sürekli kavga çıkacağı ile ilgili tetikte hissedebilirsiniz ve kaçmak için çaba gösterirsiniz.Saygısızlık görebilir ve ihtiyaçlarınızın karşılanmadığını fark edebilirsiniz.Özgüveninizin zamanla zedelendiğini hissedebilirsiniz.Toksik İlişkiler Sadece Romantik İlişki ile Mi Sınırlıdır?Toksik ilişkiden bahsedildiğinde aklınıza öncelikle romantik ilişkiler gelebilir. Ancak toksik ilişki arkadaşlıklar, aile ilişkileri ya da iş ilişkileri gibi pek çok ilişkide kendisini gösterebilir. Örneğin toksik bir arkadaş sürekli sizi aşağılayabilir, sizi kendi çıkarları için kullanabilir. Aile üyelerinden birisi sizi manipüle edebilir. İster partnerinizle, ister aile üyenizle, ister arkadaşınızla ya da meslektaşınızla olsun, toksik bir ilişkiyi tespit etmek olumsuz etkileri ile baş edebilmek için oldukça önemlidir.Toksik Bir İlişki İçinde Olabilir Misiniz?Toksik bir ilişkide olup olmadığınızı anlamak için öz değerlendirme yapmanız ve duygularınızı fark etmeniz gerekmektedir. Örneğin iletişim sonrası bitkin, aşağılanmış hissedip hissetmediğinizi takip edebilirsiniz. Gerçek kendinizi ortaya ne kadar koyabildiğinizi düşünebilirsiniz. Bir şeylerin ters gittiğini düşünüyorsanız “Bu ilişkide saygı görüyor muyum, duygularımı ne kadar ifade ediyorum ve duygularımı ve düşüncelerimi ilişkimde bastırmalıymışım gibi düşünüyor muyum?” sorularına cevap aramak da size yardımcı olabilir.Zehirli ve Sağlıklı Bir İlişkiyi Birbirinden Nasıl Ayırt Edebiliriz?Bir ilişkinin toksik mi sağlıklı mı olup olmadığını ayırt ederken ilişkide hangi davranışların sık sergilendiğini inceleyebilirsiniz. Sağlıklı bir ilişkide özgürlük, aidiyet hissetme, özerklik, sınırlara saygı, birbirinin ve kendinin ihtiyacını gözetme gibi konularda özen gösterilmesi gerekir. Ancak toksik bir ilişkide bunlar eksiktir. Bu konuların yanı sıra toksik bir ilişki ile sağlıklı bir ilişkiyi ayırt etmenize yardımcı olan diğer ipuçları şunlar olabilir:Toksik bir ilişkide güvensiz hissederken sağlıklı bir ilişkide güven hissedersiniz.Toksik bir ilişkide kıskançlık sıklıkla görülürken sağlıklı bir ilişkide sevgi dolu hissedersiniz.Toksik bir ilişkide bencillikle sıklıkla karşılaşırken sağlıklı bir ilişkide ihtiyaçların karşılandığını hissedersiniz.Toksik bir ilişkide saygısızlık sıklıkla görülürken sağlıklı bir ilişkide saygı vardır.Toksik bir ilişki taciz edici iken sağlıklı bir ilişki şefkat doludur.Toksik Bir İlişkinin Olumsuz Etkileri Nelerdir?Toksik ilişkiler hem fiziksel hem ruhsal sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. İlişki içinde genellikle mutsuz hissetmeye yol açar. Toksik bir ilişki diğerleriyle ilişkinizi de olumsuz etkleyerek sevdiklerimizden bizi uzaklaştırabilir ve yalnız hissetmenize yol açabilir. Hem yalnızlaşmak hem de toksik bir ilişki yeme sorunlarına, bağışıklık sistemi sorunlarına, iştah problemlerine ve depresif hissetmeye yol açabilir. Daha öfkeli ve mutsuz birine dönüştüğünüzü fark edebilirsiniz. Toksik ilişkinin getirdiği kaygı ve stres ile baş etmek için sağlıksız baş etme yollarının denendiği de gözlemlenmektedir. Zamanla kendinize bakış açınızda negatif değişimler görülebilir ve özgüveniniz ile öz saygınız olumsuz etkilenebilir. Duygusal yeme ile alkol ve madde kullanım bozuklukları bu sağlıksız baş etme yollar arasındadır.Toksik İlişkiler Neden Sürdürülür?Kendinizle olan ilişkiniz sizi toksik ilişkide kalmaya mecbur bırakıyor olabilir. Düşük öz saygı ve öz sevgi toksik ilişkiye bağlılığınızı korumaya neden olabilir. “Ya benim hakkımda dedikleri doğruysa?” ya da “Beni başka kimse sevmez ki!” gibi zihninizden geçen bu düşünceler toksik ilişkiyi sonlandırmaya engel olabilir. Bu kaygı ve korku hissettirici düşünceler ilişkinin devam etmesine neden olabilir. Ebeveynlerimizle olan ilişkimiz veya ebeveynlerimizin birbirleri ile olan ilişkilerinden öğrendiklerimiz de yanlış bir ilişki dinamiği öğrenmemize ve yetişkin bir birey olarak toksik bir ilişkide bulunmamızın sebebi olabilir. Eğer mağdur taraf partneri tarafından tehdide maruz kalıyorsa, ilişkiyi sonlandırdığında fiziksel, maddi gibi açılardan zarar göreceğinden endişe duyuyorsa ilişkiyi sonlandırmaktan kaygı duyabilir.Toksik Bir İlişkideyseniz Ne Yapabilirsiniz?Toksik bir ilişki içinde olduğunuzu düşünüyorsanız öncelikle değişimin mümkün olduğunu unutmayın. Bu konu ile ilgili güvendiğiniz bir kişi ile konuşabilirsiniz. Partnerinizle bu konuyu değerlendirebilir, birlikte değişim için çaba göstermeye karar verdiğinizde çift terapisine başvurabilirsiniz. Yıkıcı tartışmalar yerine yapıcı tartışmalar yapabilir ve duygu ve düşüncelerinizi ifade ederken “ben dili”nden yararlanabilirsiniz. Maalesef her birey değişime açık olmayabilir ve sorunları kabul etmeyebilir. Zihinsel ve bedensel sağlığınıza öncelik vererek kendinizi korumaya hakkınız var ve bunu mümkün olduğunda çatışmaya girmeden sağlıklı sınırlar koyarak ve kendinize güvenerek yapabilirsiniz.Toksik ilişkileri zamanında fark etmek ve ele almak kendinizi koruyabilmeniz için önem taşır. İlişkinizin toksik bir ilişki olup olmadığından emin değilseniz veya baş etmek için desteğe ihtiyacınız varsa bireysel terapi desteği alabilirsiniz. Terapi desteği sayesinde kendinizi daha iyi tanımayabilir, özgüveninizi kazanabilir, sınır koymayı öğrenebilir ve toksik ilişkinin olumsuz etkilerinden kendinizi korumayı başarabilirsiniz.Klinik Psikolog Pelin KABAR

Devamını Oku

Adresi

Bakırköy, Zeytinlik, Gençler Cd, 34140 Bakırköy/İstanbul, Türkiye

Uzmanin Adresi

Danışan Yorumları

PELİN KABAR

(*)(*)(*)(*)(*)
Y... Ö... - 7 ay önce
Pelin hocam ile keyifl alarak geçirdiğim her hafta 50 dakikam var:).Nokta atışı soruları gerçekten bana çok iyi geliyor kendimi anlamama yardımcı oluyor.Ben kaçmak istesemde bazı sorulardan başka bir soruyla bana hissettirmeden neyi neden yaptığımı fark etmeme vesile olduğu için teşekkür ederim .İyi ki yollarımız kesişti Pelin Hocam :)
Toplam 1 yorum.
Soru - Cevap

Sorunu ne ?

İrem - 33 gün önce
17 yaşında ve 12. Sınıf öğrencisiyim. Durduk yere bazen bana geliyorlar gibi kendimi çok bunalmış ve kalbim sıkışıyormuş gibi hissediyorum ve kendimi durduramadan ölmek istiyorum.ama canım da çok tatlı acıya gmda gelemiyorum. Normalde hiç ağlamam duygusuz gibiydin ama son 3 4 aydır çok alıngan ve duygusal bir insan oldum herşeye durduk yere ağlıyorum. Evden bulduğum ne olduğunu bile bilmediğim ilaçları 6 7 tanesi bi anda içiyorum ama bir şey de olmuyor. Veya iğneden korkmama rağmen saģlık da okumayı ďüşünmüyor iğneyle kan almaya çalışıyorum kendimden. Sürekli telefon oynuyorum ne kadar ders çalışmak istesemde gelecek kaygım olsa da çalışamıyorum canım da istemiyor zaten. Dışarıya hiç çıkmıyorum sadece ev ve okul . 1 2 yıl ilaç kullandım ama sonra bıraktım kendi isteğimle. Durumum şuan nasıl neyim var ne yapacağım hiç birşey bilmiyorum. Mesajlarla direk hastalık ismi koyabilir misiniz onu da bilmiyorum. Sadece artık iyice bunaldım bu durumdan . Ailem bi yandan kendi iç sıkıntılarım bir yandan artık kendimi gerçekten iyi hissetmiyorum
Yanıtları Göster (1)

Kaybetme Korkusu

V... ... - 5 ay önce
Merhabalar benim 4 aylık bir ilişkim var ilişkinin ilk başlarından itibaren ufak tefek tartışmalar oldu bunların da normal olduğunu biliyorum ama her tartışmada ben sürekli bitirmeyi ayrılmayı istedim ve bunu da karşı tarafa ağır ve yaralayıcı sözlerle ifade ettim ve sevgilimde bu yüzden sürekli benim ayrılmak istememden korktuğu vereceğim ağır ve kırıcı tepkilerden korktuğu için kendini ifade edemediğini bu yüzden de bazı şeyleri söyleyemediğini ve gizlediğini söylüyor en sonki olayımızda da telefonuna baktim whatsapp ve instagramda herhangi bir şey görmedim ama messenger uygulamasına girdiğimde girmemi istemedi telefonu elimden aldı ve fake hesabı olduğunu kendi hesabı olmadığını söyleyerek 4 tane sohbeti gözümün önünde sildi sorduğumda da eski sevgilileri ile konuşmaları olduğunu ve bazi özele kaçan konuşmalar olduğunu bu yüzden de okumamı istemediğini okursam ayrılıp ağır sözler söyleyecegimi düşündüğünü için yaptığını söyledi buna inanamiyorum belki de benimleyken de konuştu düşüncesi oluşuyor göremediğim için bu konuyu ve bir şeyleri gizlemeye çalışmasını hazmedemiyorum bu konuda ne yapmam gerekir ?
Yanıtları Göster (1)

Sevgilimle anlaşamıyorum

Z... ... - 5 ay önce
Merhaba, 19 yaşındayım ve sevgilimle aynı yaştayız. Nerden başlayacığımı bilmiyorum ama umarım beni anlarsınız. Sevgilimi 3 yıldır tanıyorum, uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz. Onunla 3 yıldır sürekli ayrılıp barışıyorduk, ilk 1 ay çıktıktan sonra ayrıldık, 2 ay sonra tekrar barıştık, 3 ay çıktık, 2 ay sonra tekrardan barıştık ve aynı şekilde 3 ay çıkıp bu sefer 1 yıl boyunca barışmadık. Her neyse, yaklaşık 10 aydır birlikteyiz artık ve sürekli tartışıyoruz, sürekli beni kırıyor (kırılgan bir insanımdır genel olarak) ardından kırmak istemediğini ve bilerek yapmadığını hatta kontrol edemediğini söylüyor. Ben küfürlü, hakaretli ilişkilerden hoşlanmıyorum, onun için bir sorun değil ama son 2 3 aydır çok parlayan biri olmaya başladı, en ufak şeye sinirleniyor bana olmasa bile başka bir şeye gerilip bana patlayabiliyor sırf o sırada ona soru soruyorum diye yada neden böyle davrandığını ona sorduğumda mesela. En ufak bir bağırışında kırılabiliyorum, oyun oynarken onunla konuşmaya çalıştığımda da dediğim gibi ters konuşuyor yada ben öyle konuştuğunu düşünerek onu uyarıyorum çünkü hoşlanmıyorum, böyle olunca genellikle sus sus, atarlanarak konuyu kapat, uzatma diyor ve ben benimle bu şekilde konuşulmasından hoşlanmıyorum çünkü bana ters davrandığını düşünüyorum tonlamasından dolayıdır belki. Bazen benim alıngan olduğumu söylüyor aslında bana demediğini ve benim üstüme alındığımı söylüyor, ama neden oyun oynarken benle ters konuşsun ki? Oyuna geriliyor bana değil, benimle düzgün konuşması gerekmiyor mu? Bu tarz ufak olaylar bazen büyüyebiliyor, birbirimizin gününü bazen mahvedebiliyoruz ama işin sonunda o gelip bilerek yapmadığını söylüyor hatta söz veriyor düzelicem diye ama tekrardan yapmaya başlıyor, belki 1 gün belki 1 hafta belki 1 ay sonra ama kesinlikle tekrardan başlıyor. Bazen onu darladığımı söylüyor onda gördüğüm bir şeyin yanlış olduğunu düşünüp onu uyardığımda. Sizce sorun bende mi onda mı yoksa ikimizde mi? Ne yapmalıyım hiç bilmiyorum. Çok mu alınganım yoksa o mu düşünmeden konuşuyor bilemiyorum.
Yanıtları Göster (1)
Toplam 5 soru. Tümünü Gör