1. Blog
  2. Bipolar Bozukluğun Nedenleri ve Etkileri

Bipolar Bozukluğun Nedenleri ve Etkileri

Bipolar bozukluk durumunu iki uçlu duygudurum bozukluğu olarak ifade ederiz. Bipolar bozukluk depresif ve manik ya da hipomanik dönemlerle ortaya çıkar. Bazı zamanlarda ise kişi bu dönemler arasında tamamen normal duygular da gösterir.

Bipolar Nedir?

Duygulara yönelik yapılan gözlemler eski çağlardan beri devam eder. Melankoli tanımı melasl ve kole sözcüklerinden gelir. Melals ; siyah , kole ise safra anlamına gelir. Eski çağlarda vücuttaki sarı safranın artması sonucu kişilerin coşkulu davrandığı ortaya çıkmıştır.

Bu durum ise “mani” dönemi olarak ifade edilmiştir. Bipolar 1800’lü yıllardan 1900’lü yıllara kadar farklı farklı ele alınmıştır. Ancak 1976 yılında Dunner hastalığı Bipolar 1 ve Bipolar 2 olarak iki alt tipe ayırmıştır. Böylece Bipolar tanımı net olarak ele alınmaya başlanmıştır.

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk durumunu iki uçlu duygudurum bozukluğu olarak ifade ederiz. Bipolar bozukluk depresif ve manik ya da hipomanik dönemlerle ortaya çıkar. Bazı zamanlarda ise kişi bu dönemler arasında tamamen normal duygular da gösterir.

Ancak şunu unutmayalım ki kontrol altına alınmadığında bipolar bozukluk kişinin yaşamında işlev kaybına neden olur. Bu işlev bozuklukları önemli kayıplara neden olur. Kişinin bu tür duygu değişimleriyle nasıl baş ettiği tamamen bireysel bir durumdur. Bazı tanı almış kişilerde belirtiler çok yoğun ve ağır olarak ortaya çıkar.

Bazı durumlarda ise alınan psikolojik destek ve ilaçlı tedaviye bağlı olarak çok daha hafif şekilde ortaya çıkar. Özetleyecek olursak; bipolar bozukluk belli bir düzen olmaksızın kendini yenileyen ve kişini hayatında bozulmaya neden olan duygudurum bozukluğudur.

Bipolar Bozukluk ile Alakalı Destek Alabileceğiniz Bazı Uzmanlarımız
Esra KÜTLE
Psikolog
Esra KÜTLE
Online 45 dk 1000
Yaren BUDAK
Psikolog
Yaren BUDAK
Online 50 dk 800
Gence Derya BAYDEMIR
Psikolog
Gence Derya BAYDEMIR
Online 50 dk 800
Merve İNANIR
Psikolog
Merve İNANIR
Online 45 dk 1000

Bipolar Bozukluk Kimlerde Görülebilir?

Ülkemizdeki araştırmalarda bipolar bozukluğun başlangıç yaşı 23 ile 28 arasında değişmektedir. Avrupa’da yapılan çalışmalarda ise başlangıç yaşı %33 olarak 15 yaş altı,, %27 olarak 15-19 yaş arası, %39 olarak ise 20 yaş ve üstü olarak ifade edilmiştir. Bu noktadaki değişiklikler yapılan araştırmalar ve kullanılan örneklemlere göre değişim göstermektedir. Ancak bu konularda daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır. Yapılan son çalışmalar bipolar bozukluğun başlangıç yaşını 20 olarak kabul etmektedir. Bu konudaki en önemli bulgu ise ailede bipolar bozukluk tanısı olan kişilerin bipolar bozuklukla ilgili belirtiler gösterdiğinde tanı sürecinin 10 yıl daha erken olabilmesidir. Yani ailesinde bipolar kişilik bozukluğu olan biri varsa, başka birinde bu belirtilerin görülmesi daha kolay tespit edilmektedir. Çünkü aile hastalığa yönelik bir bakış açısı kazanmıştır.

Bipolar bozukluk tanısı almış kişilerin genelde daha önce farklı ve yanlış tanılar alarak tedavilerine başlandığı ifade edilmektedir. Bu kişiler genellikle depresyon, anksiyete bozukluğu, kişilik bozukluğu ya da alkol ve madde kullanım bozukluğuyla ilgili tedavi görmektedirler.

Bipolar bozukluğun cinsiyetler arasında dağılımında anlamlı bir fark mevcut değildir. Ancak tedavi sürecinde ortaya çıkan durumlar netleştirildiğinde bazı farklılıklar da ortaya çıkmaktadır. Erkeklerde manik kaymanın, ek tıbbi problemlerin, alkol ve madde kullanımının erkeklerde daha fazla olduğu , kadınlarda ise psikotik özelliklerin daha fazla ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Hatta kadınlarda yaş ilerledikçe depresif dönemlerin sıklığı da artmaktadır. Bazı çalışmalarda depresif dönem geçirmeden manik dönem geçiren erkeklerin oranı %39 olarak ifade edilirken bu oran kadınlar ise sadece %4 olarak ifade edilmiştir. Kadınlarda depresyonda geçirilen sürenin daha fazla olduğu ifade edilmektedir.

Erkeklerde kadınlara göre hastalığın 4-5 yaş daha erken başladığı ve tespit edildiği ifade edilmektedir. Yapılan çalışmalarda bipolar bozukluğun ırksal anlamda bir farklılık göstermediği de ifade edilmiştir. Hastalığın genetik tarafı burada en dikkat edilmesi gereken konu olarak dikkatimizi çekmektedir.

Hastalığın mevsimsel bir tarafı da mevcuttur. Manilerin genelde yaz aylarında, depresif belirtilerin ise genelde bahar aylarında ortaya çıktığı da ifade edilmektedir. Yapılan çalışmalarda bipolar kişilik bozukluğuna sahip bireylerin %25-50’sinin yaşamlarında en az bir kere özkıyım girişimi gösterdikleri ifade edilmiştir.

Bipolar Bozukluğun İki Ucu

Bipolar bozukluğun iki farklı ucundan söz etmek mümkündür. Bu iki uç birbirinden büyük ölçüde farklıdır ve genellikle birbirlerinin çıkmasında bile tetikleyici olduklarını söylemek mümkündür. Bu nedenle de aslında iki dönemin de gösterdiği belirtilerin bir diğer dönemin görülme durumu üzerinde önemli derecede etkili olduğu söylenebilir. Mani dönem ve depresif dönem temelde bipolar bozukluğun iki farklı ucudur ve biri diğerine göre daha neşeli ve hareketli şekilde gerçekleşirken diğerinin ciddi anlamda depresyona yakın bir dönem olduğunu söylemek mümkündür. Bu iki ucun hangi aralıklarda ve ne zaman görülebileceği bilinmediği için de bipolar bozukluk içinde olan kişinin herhangi bir duygu durumunu yaşaması mümkündür.

Bipolar Bozukluklarda Mani Dönem

Bipolar bozukluğun iki farklı dönemi vardır ve bunlar mani dönem ile depresif dönem olarak adlandırılır. Mani dönemin genel anlamda olumlu bir duruşu vardır. Birey çok enerjik, mutlu ve neşeli olabilir. Farklı konularda istekli ve enerji dolu görünmesi mümkündür. Bu dönemde kişi çok para harcama eğilimi gösterebilir. Genellikle umursamaz şekilde hareket etmesi gözlemlenir. Mani dönem kişinin çok konuşkan, hareketli olduğu bir dönemi ifade eder. Aynı zamanda çevresi ile olan ilişkilerinin de daha canlı olduğunu söylemek mümkündür. Bu dönemde kişilerin az uyku uyuması, çok enerjik olması, dikkatlerinde dağınıklık ve azalmanın ortaya çıkması, cinsel davranışlarda riskli davranılması, özgüvenlerinde artış gibi tipik belirtiler ortaya çıkmaktadır.

Mani dönemde kişilerin yalnızca çok para harcaması ya da çok enerjik olması söz konusu değildir. Bireyler bu dönemde ani kararlar alırlar ve uygulamak için de hızlı şekilde hareket ederler. Örneğin müzikle ilgisi olmayan biri bir anda gitar çalmayı öğrenmek için gidip pahalı bir gitar satın alabilir. Ya da gitar kursuna gitmek için kayıt yaptırabilir. Sonrasında ise depresif dönemde para harcadığı için ya da ani kararlar aldığı için kendini suçlaması olasıdır. Bu noktada mani dönemin sonraki dönemde depresyonun önünü açtığını söylemek mümkündür. Bu evrede bazen ticari girişimlere aşırı para harcamak gibi belirtiler de ortaya çıkmaktadır.

Öz güvende, cinsel istekte, hareketlilikte, iyimser düşünmede artış meydana gelir. Bireylerin mani dönem içinde çok fazla konuşması ve anlık olarak konu değiştirerek konuşma sırasında farklı konulara aynı anda değinmesi mümkündür. Bu durumda zorluk çekmezler ve farklı konularla ilgili aynı anda konuşabilirler. Bu kişiler iş başarılarında düşüş yaşarlar. Yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü ise sosyal ilişkilerinde de sık sık problemlerle karşılaşabilirler.

DSM Tanı El Kitabına göre: büyüklük hissi, kişinin kendine olan güveninde olağandışı artış, uygu gereksiniminde gözle görülür azalma, çok konuşma, fikirlerin kontrol edilememesi bir nevi düşüncelerin uçuşması, belli bir amaca yönelik etkinliklerdeki olağandışı artış, zevk eren uğraşların aşırı dikkat çekmesi tanı kriterleri arasında yer almaktadır.

Bipolar Bozukluklarda Depresif Dönem

Depresif dönem bireylerin mani dönemin tamamen zıttı şekilde hareket etmesine neden olur. Kişiler depresif dönemdeyken kimseyle konuşmak istemeyebilirler. Aynı zamanda sosyal faaliyetlere katılma isteklerinde de azalma gözlemlenir. Bunların etkisi ile bireyler işlerine ya da okula gitmekten de kaçınabilirler. Bu durumlar bireylerin mani dönemde yaşadıklarının tam tersi bir durumu ortaya koyar. Kişiler depresif dönemdeyken tıpkı depresyonda olduğu gibi belirti gösterirler. Bu nedenle de mani dönemden depresif döneme geçiş bireyleri büyük ölçüde zorlar.

Bireyler depresif dönemdeyken mutsuz, içe kapanık, durgun bir ruh hali içinde olurlar. Cinsel istekte azalma gözlemlenir ve odaklanmakta zorlanma meydana gelir. Mani dönemdeki çok konuşma hali, yerini durgunluğa bırakır. Bireyler sabit bir konu hakkında konuşurken dahi odaklanmakta zorlanırlar ve konuşma konusunda zorluk çekebilirler. Ayrıca kişilerin depresif dönemde daha bakımsız olmaları, kişisel temizlik ve bakımdan kaçınmaları mümkündür.

DSM Tanı El Kitabına Göre kişilerde depresif yönde meydana gelen artış, önceden ilgi duydukları ve ilgilenmek istedikleri konularda azalma- geri çekilme, iştah azalması, uykuda artış, ajitasyon ya da psikomotor retardasyon, yorgunluk, suçluluk, değersizlik hissi, odaklanmakta ve devam etmekte zorluk, intihar düşünceleri ya da girişimi tanı kriterleri arasında yer almaktadır.


Bipolar Bozukluk Nedenleri Nelerdir?

Bipolar rahatsızlık pek çok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir ya da tetiklenebilir. En önemli etken ise biyolojik etkenlerdir. Genetik faktörleri, çevresel faktörler de biyolojik faktörler bipolar bozukluğun gelişmesinde ve ilerlemesinde oldukça büyük öneme sahiptir. Bu nedenle de aslında genetik faktörlere bağlı şekilde gelişen bir bipolar bozukluktan söz edilmiyorsa biyolojik ve çevresel faktörlerin bipolar bozuklukta bir arada etken olabilmesi durumu da söz konusudur. Bireylerde kimi zaman genetik olarak mevcut olan bipolar bozukluk görülmese de çeşitli etkenler ile tetiklendiği zaman ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple de aslında çevresel faktörlerin de belli düzeyde etkisi olduğu ifade edilmektedir.

Bipolar Bozukluk Etkeni Olan Genetik Faktörler

Giriş kısmında da ifade edildiği gibi duygu durumuna yönelik değişimler çok eski çağlardan beri dikkat çekmektedir. Bipolar bozukluğun genetik faktörlerine yönelik ikiz, evlat edinme ve ailelere yönelik pek çok çalışma da mevcuttur. Genetik faktörlerin bipolar kişilik bozukluğunda %60-80 arasında bir etkisinin olduğu ifade edilmektedir. Eğer ki ailede bir üyede bipolar kişilik bozukluğu var ise diğer aile üyelerinde bipolar kişilik bozukluğunun ortaya çıkma ihtimali %3-8 arasında değişmektedir. Bu durum hastalık riskini tek başına 4-8 kat kadar arttırabilmektedir. Eğer ki ebeveynlerden her ikisi de bipolar kişilik bozukluğu tanısı aldıysa bu risk %75’ten daha fazla olarak değerlendirilmektedir.

Eğer birinci dereceden akrabalarda bipolar bozukluk rahatsızlığı var ise kişilerde de bipolar bozukluk olma olasılığı yüksektir çünkü bu, genler ile taşınabilen bir rahatsızlıktır. Ayrıca bu durum çeşitli etkenleriyle de tetiklenirse bipolar bozukluk durumunun çok daha etkili şekilde görülmesi mümkündür. Bu nedenle de genetik faktörlerin yanı sıra biyolojik ve çevresel faktörlerin etkisini de önemsemek gerekir.

Anne, baba ya da kardeşlerde görülen bipolar bozukluk durumunda bireylerde bipolar bozukluğun genetik şekilde meydana gelebileceği unutulmamalıdır. Bu durumda tek bir gen bipolar bozukluk için etken değildir. Bireylerde mevcut olan genetik bipolar faktörün biyolojik ve çevresel faktörler ile tetiklenmesi durumunda

Bipolar Bozukluğun Nedeni Olabilecek Biyokimyasal Faktörler

Yapılan araştırmalara rağmen biyokimyasal açıdan fazla bir bilgi söz konusu değildir. Serotonin, noradrenalin, dopamin gibi hormonal süreçlere odaklanılmıştır. Özellikle mani döneminde ortaya çıkan belirtilerin “Noradrenerjij-Kolinerjik” sistemler arasında meydana gelen uyumsuzluktan kaynaklandığı ifade edilmektedir. Serotonin hormonunun uyku-uykusuzluk, iştah, cinsellik isteği gibi konularda etkisi olduğu bilinmektedir. Diğer bir etken nörotransmitter olarak ise GABA ve glutamat ele alınmaktadır.

Nörotransmiterlerdeki dengesizliğe bağlı olarak bipolar bozukluk durumunun meydana gelmesi mümkündür. Beyinde oluşacak olan kimyasal dengesizlik sonucunda bipolar bozukluğun meydana gelmesi ve gelişim göstermesi mümkündür. Bu durum da kişinin kendi biyolojik durumu da bipolar bozuklukta oldukça etkili bir faktördür.

Biyolojik faktörlere bağlı şekilde gelişen bipolar bozukluk genellikle bir tetikleyiciye ihtiyaç duymaz. Ancak yine de farklı şekillerde tetiklenen biyolojik faktöre bağlı bipolar bozukluğun görülme olasılığı daha yüksek orandadır. Bireyde biyolojik faktöre bağlı bipolar bozukluk görülme olasılığı varsa özellikle de çevresel faktörlerin etkisi ile açığa çıkması daha yüksek ihtimale sahiptir.

Bipolar Bozukluk ve Çevresel Faktörler

Hastalığa eğilimi arttıran genetik etkenlerin olmadığı bir ortamda bile bazı yaşam standartları, madde kullanımı, kullanılan ilaçlar ve psikososyal çevre de bipolar bozukluğun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bipolar bozukluk, pek çok farklı çevresel faktöre bağlı şekilde tetiklenebilir ve ortaya da çıkabilir. Bu çevresel faktörler şunlar olabilir:

  • Fiziksel, cinsel ya da duygusal istismarlar
  • Sevilen birinin kaybı
  • Bir ilişinin bitmesi
  • Aile içi şiddet
  • Beyin travmaları
  • Okul ya da iş ortamında yaşanan şiddetli gerginlikler ya da olumsuz durumlar
  • Çeşitli yaşam değiştirici olaylar
  • Yoğun stres
  • Baskılanma

Bu faktörlerden tamamı bipolar bozukluğun gelişmesinde ve ortaya çıkmasında oldukça etkili şekilde rol alır. Özellikle de yaşanan travmatik olaylar bipolar bozuklukların ortaya çıkmasında büyük bir etkiye sahiptir. Aile içinde yaşanan olumsuz durumlar ve şiddet gibi durumlar bipolar bozukluk için küçük yaştan itibaren bir tetikleyici rolü alır. Ayrıca farklı çevresel faktörler de bipolar bozukluğun tetiklenmesine neden olmaktadır.

Bireylerde biyolojik faktörlere ya da genetik faktörlere bağlı bipolar bozukluk mevcut olabilir. Bunlar etkisini göstermeyebilir ve çevresel faktörler ile tetiklenebilir. Bu durumda çevresel faktörlerin ne kadar önemli olduğu gözlemlenmektedir. Çevresel faktörlerin bipolar bozukluk durumunda önemli risk faktörleri olduğunu söylemek mümkündür. Bu durumlar yalnızca bipolar bozukluk için değil farklı psikolojik rahatsızlıklar için de bir tetikleyici ve risk faktörü rolü üstlenir. Depresyonun, panik atak ve kaygı bozukluklarının ya da farklı psikolojik rahatsızlıkların meydana gelmesinde çevresel etkenlerin rolü yadsınamayacak kadar önemlidir.


Nurdan YAZICI UNAL
Uzman Psikolog
#bipolar bozukluk
Benzer Yazılar
#bipolar bozukluk
Bipolar bozukluk genellikle uçlarda yaşanan ani ruh hali değişimleri ile tanımlanır ve teşhis edilebilir. Gözlem yoluyla kişilerin ruh hallerinin ve duygu durumlarının nasıl olduğu ya da değiştiği izlenebilir.
Bipolar Bozukluk
#bipolar bozukluk #bipolar bozukluk tedavisi
Bipolar bozukluk hastaları, depresyon dönemi ve mani dönemi olmak üzere yılda iki farklı dönem yaşamaktadırlar. Bipolar bozukluk hastaları depresyon döneminde, genelde mutsuz-üzüntülü- isteksiz ve motivasyonsuz bir psikolojiye sahip olmaktadır. Bipolar bozukluk hastaları, manik dönem olarak adlan...
Bipolar Bozukluğun Belirtileri ve Yönetimi
#bipolar bozukluk
Bipolar bozukluk genellikle uçlarda yaşanan ani ruh hali değişimleri ile tanımlanır ve teşhis edilebilir. Gözlem yoluyla kişilerin ruh hallerinin ve duygu durumlarının nasıl olduğu ya da değiştiği izlenebilir.
Bipolar Bozukluk
#bipolar bozukluk #bipolar bozukluk tedavisi
Bipolar bozukluk hastaları, depresyon dönemi ve mani dönemi olmak üzere yılda iki farklı dönem yaşamaktadırlar. Bipolar bozukluk hastaları depresyon döneminde, genelde mutsuz-üzüntülü- isteksiz ve motivasyonsuz bir psikolojiye sahip olmaktadır. Bipolar bozukluk hastaları, manik dönem olarak adlan...