1. Blog
  2. Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

  • Öğrenilmiş Çaresizlik (Kazanılmış Başarısızlık Sendromu) Nedir?
  • Öğrenilmiş Çaresizlik Belirtileri Nelerdir?
  • Öğrenilmiş Çaresizlik Nedenleri Nelerdir?
  • Öğrenilmiş Çaresizlik Nasıl Anlaşılır?
  • Öğrenilmiş Çaresizlik Tedavisi Nasıl Olur?
  • Öğrenilmiş Çaresizlik Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Öğrenilmiş Çaresizlik (Kazanılmış Başarısızlık Sendromu) Nedir?

Öğrenilmiş çaresizlik sendromu ya da diğer adıyla kazanılmış başarısızlık sendromu, kişinin yapacağı eylemlerin sonucu değiştiremeyeceğine olan inancının süreklilik göstermesi durumudur. Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin devamlılık gösteren stresli durumlara maruz kalması sonucunda meydana gelir. Kişi, öğrenilmiş çaresizliği benimsemiş ve kabullenmiş durumdadır. Bu aşamadan sonra içinde bulundukları stres durumunu değiştirebileceklerini düşünmezler ve buna inanmazlar.


Bu kişiler, çaresizliği ve içinde bulundukları zor durumu pekiştirdiklerinden daimi olarak motivasyon kaybı yaşarlar. Bu yüzden hiçbir zaman harekete geçemezler. Öğrenilmiş çaresizlik ya da kazanılmış başarısızlık sendromunda kişi, ne kadar çabalarsa çabalasın sonuçta bir değişiklik yaratamayacağına inanır. Kişi, sürekli olarak bu ruh hali içerisindedir. Kişi, birçok başarısızlık deneyimlediyse, olayların kontrolünün kendinde olmadığını düşünerek başarıya ulaşabilecek adımları atmaktan büyük çekince duyar.


Günümüz dünyasında insanların hayatta bazı durumlara karşı çaresiz kalmaları olağandır. Bazı konularda çözüm üretmek zordur ve bu da kişiyi çaresiz bırakabilir. Ancak öğrenilmiş çaresizlikte durum farklıdır. Öğrenilmiş çaresizlikte söz konusu birey, aslında çaresiz olmadığı bir durumda dahi çaresiz olduğunu düşünür. Durumu çözmek ya da kontrol altında almak için hiçbir girişimde bulunmayarak başarısızlığı baştan kabullenir.


Yetişkinlerde Öğrenilmiş Çaresizlik

Yetişkinlerde öğretilmiş çaresizlikte kişi, zor durumlarda vermesi gereken tepkileri veremez. Bu kişiler, ne yaparlarsa yapsınlar kendilerini kötü bir durumun içinde bulacaklarından emindirler. Durumun bir çözüm yolu olsa bile, içinde bulundukları kötü ve stresli ruh hali yüzünden durumu yönetemezler. Örneğin, alkol bağımlısı bir kişi alkolü birkaç kez bırakmayı deneyip başarısız olursa alkolü hiçbir zaman bırakamayacağını düşünebilir. Bu, yetişkinlerdeki öğrenilmiş çaresizlik örneklerinden yalnızca birisidir.


Bir diğer örnek ise daha önce okulda spor faaliyetinde başarısız olmuş birinin hayatı boyunca bir daha spor yapmaması olarak verilebilir. Bir kişiye ‘’sen bir daha spor yapma’’ gibi sözler çok defa söylendiyse kişi yine aynı şekilde bir daha sporla ilgilenmeyebilir. Birkaç kez sigarayı bırakmayı deneyip sigara içmeye devam eden birisi, her zaman sigara içeceğine inanmaya başlayabilir. Farklı diyetler deneyip yaşam tarzını değiştirdiği halde kilo veremeyen birisi asla kilo veremeyeceğine inanıp bir daha bu konuda hiçbir çaba göstermeyebilir.


Son olarak, aile içi şiddete çokça maruz kalmış kadınlar birçok kere ayrılmayı denediği halde eşinden ayrılamıyorsa, yardım ve destek sağlansa bile bu durumdan kaçamayacaklarına inanabilir. Öğrenilmiş çaresizlik aynı kaygı, depresyon ve motivasyon eksikliğinde olduğu gibi kişinin davranışlarını ve tavrını kontrol altına alır. Kişiler, bu ruh halinden çıkamadıkları için kararları karşısında tamamen pasif konuma gelirler.


Bu sayede öğrenilmiş çaresizlik kişinin hareket kabiliyetini neredeyse ortadan kaldırır. Böylece kişi, alternatif yolları göremez ve sorunları çözmek için gerekli olan yaratıcılığı bulamaz. Bu sorunların çözümleri bazen kişinin çok yakınındadır. Buna rağmen kişi bunları göremez, duyamaz ve harekete geçemez. Bu durumdan kaçmak oldukça zordur. Düşünceler, davranışlar ve duygular neredeyse felç olmuş gibidir.


Çocuklarda Öğrenilmiş Çaresizlik

Yetişkinlikte meydana gelen öğrenilmiş çaresizliğin geneli çocukluk zamanından başlar. Bir çocuğun stresli durumlardan kurtulamayacağına dair inancı ilk defa ona bakım sağlayan kişi ile kurduğu ilişkiyle şekillenir. Çocuğun temel ihtiyaçlarını ona bakan kişi düzgün şekilde karşılayamıyorsa çocuk, ona stres veren durumları kontrol altına alamayacağını öğrenir. Bu durum birçok kere tekrarlanmaya devam ederse çocuktaki öğrenilmiş çaresizlik durumu çocuk büyüdüğünde de ilerlemeye devam eder.


Örneğin, bir çocuk ihmale ya da istismara uğradığı zaman ona stres veren durumları kontrol altına alamayacağını pekiştirirse, bu güçsüzlük ve çaresizlik durumunu yaşamaya devam eder. Çocuklardaki bu çaresizlik durumu içinde bulunma hali daha okul yıllarındayken başlar. Okul yıllarındaki çocuklarda en çok görülen çaresizlik durumu, çocuk çok çalışmasına rağmen okul notları kötü geldiğinde görülür. Çocuk böylece ne yaparsa yapsın kendini yetersiz bulur ve yüksek notlar alabileceğine dair inancını kaybeder.


Öğrenilmiş çaresizlik durumu içinde olan çocuklarda şu durumların görülmesi mümkündür:

●     Kendine güvensizlik hali

●     Düşük motivasyon

●     Düşük başarı beklentileri

●     Süreklilik konusunda azalma

●     Stresli durumlar karşısında kimseden yardım istememe

●     Başarıyı iç faktörlerden ziyade çevre gibi dış faktörlere bağlama durumu


Öğrenilmiş Çaresizlik Belirtileri Nelerdir?

Öğrenilmiş çaresizlik durumuna sahip kişide bazı belirtiler görülmeye başlanır. Bunların içinde kişinin yaşam hevesini kaybetmesi başta gelir. Kişi onu mutlu edebilecek aktiviteler yaratmak için çabalamaz ve sadece yapması zorunlu olan işleri yapar. Bu durumla birlikte bu kişilerde yavaş yavaş düşünmede ve algılamada zayıflamalar görülür. Kişilerin özgüvenleri önemli ölçüde düşer ve kişiler psikolojik ya da fizyolojik acıyı kabullenmeye başlar.


Öğrenilmiş Çaresizlik Nedenleri Nelerdir?

Öğrenilmiş çaresizlik geliştirme riskini artıran nedenlerin başında kişinin bireysel deneyimleri gelir. Bu deneyimler genellikle istismar ve şiddet gibi tekrarlanması muhtemel yoğun stres durumlarıdır. Eğer kişi bu gibi durumların içinde bulunmaya devam ederse karamsar bir yapıya bürünebilir. Ancak bu yine de herkes için geçerli değildir. İyimser bir bakış açısına sahip insanlar şiddete veya istismara uğrasa bile farklı tepkiler verebilirler.


Öğrenilmiş çaresizliğin belli bir nedeni olmasa da aşağıdaki gibi bazı durumlar sendromun oluşumunda etkili olabilmektedir:

●     Sürekli aşağılanmaya ve hakarete maruz kalmak

●     İnsanlara olan güveni kaybetmek

●     Olumsuz çevre koşulları içerisinde bulunmak (stresli ev ya da iş ortamı gibi)

●     Travma, depresyon gibi psikolojik sorunlara sahip olmak


Öğrenilmiş Çaresizlik Nasıl Anlaşılır?

Bu durumdan muzdarip bireylerde genellikle şu durumlar görülür:

●     Söz konusu birey özgüven eksikliği yaşar.

●     Hayata karşı hevesini kaybetmeye başlamakla birlikte yalnızca yapmak zorunda olduğu işleri yapar.

●     Psikolojik yahut fizyolojik açıdan acıyı kabullenmeye başlar.

●     Düşünme ve algıda gözle görülür bir azalma görülür.


Öğrenilmiş Çaresizlik Tedavisi Nasıl Olur?

Öğrenilmiş çaresizlik tedavisinde en çok uygulanan tedavi terapidir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi bunların başında gelir. Bu sayede insanlar düşünme ve davranış biçimlerini değiştirebilir ve sorunlarının üstesinden gelmeyi öğrenebilirler. Bu terapinin amaç, hastaları pekiştirdikleri stres ve çaresizlik durumlarından uzaklaştırmak ve onlara karşı iyimser bir bakış açısına sahip olmalarını sağlamaktadır. Bu süreç, kişilerin işlevsiz olan düşünce kalıplarından uzaklaştırılmaları içerir.


Bazı araştırmalara göre, egzersiz yardımıyla hayvanlar öğrenilmiş çaresizlikten kurtulabilmişlerdir. Ancak insanlar için henüz egzersizin, bu durumdan kurtulmayı sağlayıp sağlamadığına dair bir araştırma yoktur. Yine de bilindiği üzere egzersiz, zihinsel rahatlamaya yardımcı olup anksiyete, depresyon ve stres durumlarını azalttığı için oldukça faydalıdır.


Bunun yanında kişi kendi de bazı adımlar atabilir. Örneğin sağlıklı bir diyete geçebilir, meditasyon yapabilir, yaşam tarzını kendi lehine değiştirebilir. Bireyin yakın çevresinin de bu aşamada ona destek vermesi ve kişinin pozitif yaşam tarzını geliştirmesine destek olması önemlidir.


Uygulanacak olan tedavinin aşağıdaki tepkileri verdirmesi beklenir:

●     Destek ve cesaret almayı kabul etmek

●     Öğrenilmiş çaresizliğin nedenleri üstüne düşünmek

●     Çaresizlik duygularını azaltmak için çabalamak

●     Olumsuz düşünceleri belirlemek

●     İşlevsiz olan düşünceleri değiştirmek

●     Benlik saygısını yükseltmek

●     Zorlayıcı duygularla baş etmeyi öğrenmek

●     Hedef ve görevler belirlemek

 

Öğrenilmiş Çaresizlik Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

 

Öğrenilmiş Çaresizlik ile Başa Çıkmak İçin Neler Yapılabilir?

Öğrenilmiş çaresizliğin etkileri, kişinin sağlığını, iş hayatını ve çevresiyle olan ilişkilerini önemli ölçüde etkileyebilir. Ayrıca bu durum kişide stres ve depresyon riskini de arttırır. Kişiler, kötümser bir bakış açısına ya da istismar geçmişine sahipse öğrenilmiş çaresizliğe diğer insanlardan daha yatkındırlar. Ancak yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve terapilerle bu durumun üstesinden gelmek mümkündür.


Öğrenilmiş çaresizliği deneyimlediğini düşünen herkes öncelikle durum daha fazla ilerlemeden ve kontrolden çıkmadan önce mutlaka bir akıl sağlığı uzmanıyla görüşmelidirler. Görüşmedikleri durumda kişilerin günlük hayatlarında deneyimleyecekleri stresli olaylar her geçen gün artacağından durum ciddileşecektir.


Bu kişileri sosyal hayattan kaçmaya ve hatta sosyal fobi geliştirmelerine kadar gidebilir. Kişilerin çevrelerinin de bu aşamada onları yaklaşımları çok önemlidir. Zaten bu kişiler öğrenilmiş çaresizliği çevrelerinden gördükleri tutumunlar sonucunda geliştirirler.


Bu yüzden yakın çevrelerinde bulunan insanlar bazı cümleleri söylemekten kaçınmalıdırlar. Özellikle onları suçlayıcı eleştiriler yapmamalılar ve onlara baş edemeyeceği yükler vermemelidirler. Eğer kişi bu yüklerin altından kalkamazlarsa çaresizlik hisleri büyüyecek ve başarısız olduklarına dair inançları daha da pekişecektir. Bunun yerine onları motive etmek ve onların başarılı hissetmelerini sağlamak gereklidir.


Eğer bir başarı sağladılarsa bu göz ardı edilmemeli, bu başarı küçük bile olsa kişi mutlaka takdir edilmeli ve cesaretlendirilmelidir. Kişi yaptığı işte hata bile yapsa, ‘’Yine olmadı, yapamadın.’’ gibi cümlelerden kaçınılmalı onun yerine ‘’Çaban için teşekkür ederim, ancak bu şekilde yapsak daha iyi olabilirdi.’’ gibi destekleyici cümleler kullanılmalıdır. Bu sayede kişi motivasyonunu tamamen yitirmeyecek ve yaptığı iş için çabalamaya başlayacaktır.


Öğrenilmiş Çaresizlik Sendromu Kimlerde Görülür?

Öğrenilmiş çaresizliği yaşayabilecek belli bir grup bulunmamaktadır. Bu durumun gelişimi kişinin deneyimlerine bağlıdır. Çünkü kişiler yaşadıkları stres durumları neticesinde çaresizlik hissederler. Ancak yine de bazı kişiler öğrenilmiş çaresizlik sendromuna diğerlerinden daha yatkındır. Buna örnek olarak çocukken tacize ya da aile içi şiddete maruz kalmak verilebilir. Fakat buna rağmen her böyle durumlar içerisinde kalmış olan kişiler öğrenilmiş çaresizlik yaşayacaktır diye bir kesinlik yoktur. Bu kişilerin olumsuz olaylara ve stres durumlarına verecekleri tepkilere bağlıdır. Karamsar bakış açısına sahip kişiler öğrenilmiş çaresizliği deneyimlemeye daha yatkındır.


Seligman Öğrenilmiş Çaresizlik Deneyi Nedir?

Seligman ve Maier tarafından yapılan öğrenilmiş çaresizlik deneyi, iki aşamadan meydana gelmektedir. Bu deney köpekler aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Seçilen köpekler, aşağıda verilen üç koşulan birine atanmıştır.


1) Şoktan Kurtuluş Olmayan Koşul: Bu aşamada köpekler belli bir süre şoka maruz bırakılmıştır ve hiçbirinin şoktan kurtulmasına izin verilmemiştir.


2) Şoktan Kurtuluş Olan Koşul: Bu koşulda köpeklere şok verilmiştir, fakat köpekler bir düğmeye basarak kendilerine verilen bu şoktan kaçabilmişlerdir. Bunun yanı sıra, köpekler düğmeye bastıkları zaman şoktan kaçamayan köpeklerin de şoka maruz kalmasını kesebilmişlerdir.


Bu koşulda da köpekler şoka maruz bırakılmasına karşın bastıkları bir düğme yardımıyla şoktan kaçabilme şansına sahip olmuşlardır. Köpekler bu düğmeye bastıklarında kendilerinin yanı sıra, şoktan kurtuluşu olmayan köpeklerin de şoktan kaçabilmesini sağlamışlardır.


3) Şokun Bulunmadığı Koşul: Bu koşuldaki köpeklerin hiçbirine şok verilmemiştir.


İlk deney bittikten sonra yapılan ikinci deneyde bütün köpekler şoka maruz bırakılmıştır. Bu aşamada şoktan kurtulabilmenin yolu yanlarında bulunan bariyerden atlamaktadır. Bariyeri geçtikten sonra bulunan bölgede şok yoktur. Bu aşamada hangi köpeklerin şoktan kaçıp, hangilerinin kaçmadığına bakılmıştır. Daha önce şoka hiç maruz kalmamış köpekler bariyerden atlayarak şoktan kurtulmuşlardır. Şoktan kurtuluş olan koşulda bulunan köpeklerde bariyerden atlayarak şoktan kurtulabilmişlerdir.


Ancak ilk aşamada şoktan kaçışı bulunmayan köpeklerin davranışları diğer iki gruptaki köpeklerden oldukça farklı olmuştur. Bu köpeklerin büyük kısmı, şoka maruz kaldıkları zaman önce paniklemişler ancak daha sonra yere yatarak şoka maruz kalmaya razı olmuşlardır. İşte bu köpekler öğrenilmiş çaresizliği pekiştirmişlerdir. İnsanlarda olduğu gibi bu köpekler de onlara stres veren durumdan kaçabileceklerine dair inançlarını kaybetmişler ve çabalamayı bırakmışlardır.


Desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an uzmanlarımızla ücretsiz soru sorarak iletişime geçebilir ya da online terapi ile destek alabilirsiniz.

Uzman PsikologMelike Şura ENTEZ-25.04.2022
Uzman Psikolog