1. Uzmanlar
  2. Fatma İzel ŞAHİN KAYA
  3. Blog Yazıları
  4. Yakın İlişkilerde İşlevsiz Olan Nedir? - Gottman Mahşerin Dört Atlısı

Yakın İlişkilerde İşlevsiz Olan Nedir? - Gottman Mahşerin Dört Atlısı

İlişkilerdeki her davranış sağlıklı ya da işlevli değildir. Bazıları vardır ki ilişkiyi yıpratmakta, zorlamakta ve sonunda da hem kişiyi hem de yaşanılan ilişkiyi tüketmeye kadar götürmektedir. Peki, bu davranışlar ya da söylemler nelerdir? Bu yazımda da işlevsiz olan şeylerin neler olduğuna ve daha da önemlisi ÇÖZÜMLERİNİN nasıl olduğuna bakıyor olacağız. 


Gottman Mahşerin Dört Atlısı

İlişki araştırmalarına öncelik eden, evlilik ve ilişki uyumları üzerine yıllardır çalışmalar yürüten ünlü Amerikalı psikolog John Gottman’a göre ilişkileri işlevsiz kılan dört önemli iletişim sorunu vardır. Bunlar psikoloji alanında çokça kullanılan, aile danışmanlığı ve aile terapileri alanında sıklıkla değinilen ‘’Mahşerin Dört Atlısı’’ olarak bilinmektedir. Bu ilişki sorunları terapilerde ele alınmakta ve iletişim eğitimi verilmektedir. Çiftlerin ilişkilerindeki işlevsizliklerden kurtulabilmesi ve sağlıklı ilişki kurmayı öğrenerek kendilerini doğru ifade edebiliyor olması hedeflenmekte ve teknikler ile bu kazanımlar sağlanmaya çalışılmaktadır. Şimdi sırası ile bu dört iletişim sorununun neler olduğuna detaylı olarak bakıyor olalım.


1.    AŞAĞILAMA

Aşağılama, kişinin partnerine yönelik, iğneleme ve küçümseme davranışlarını ya da söylemlerini içermektedir. Aşağılama, bir tür duygusal istismar olarak kabul edilmektedir ve ilişkilerde bulunmaması gereken en olumsuz davranış ve iletişim sorunu olarak ele alınmaktadır. Partnerler arasında aşağılama var ise çalışması gereken ilk iletişim sorunu bu olmalıdır. Aşağılamaya maruz kalan partner zaman içerisin de duvar örme ya da saldırma davranışına geçebilir. Bu durumda ilişkiye kalıcı olarak büyük zararlar verecektir.

Aşağılama İçin Örnek Cümleler :

-Seni beceriksiz, bırak şunu, sen zaten hiçbir şey yapamazsın ki…

-Bir şeyi de yap be…

-Sen ne işe yaramaz bir insansın!

-Sen ben olmasam bir hiçsin aslında…

-Sana acıyorum… Sen zavallı bir insansın.

-Senden utanıyorum, sen ne işe yaramaz, bakımsız, beceriksiz, güçsüz vb. birisin böyle….

Çözüm Önerileri : Partnere karşı saygılı olmak ve partneri gerekli durumlarda takdir edebilmek, onu desteklemek ve onu aşağı çekici söylemler yerine motive edici söylemleri günlük yaşamın içerisine dahil etmektir. Unutmayın ki, partnerinizi aşağılama davranışı ve söylemleri sizi yüceltmez ancak sizi partnerinizi gördüğünüz noktadan daha da aşağı çeker!

‘’Beceriksizsin’’ cümlesi yerine ‘’Tekrar denemelisin bence o zaman çok daha iyi yapacaksın’’ cümlesi arasındaki fark net şekilde görülmektedir. 


2.    ELEŞTİRİ

Eleştiri, yaşanılan problemi bir kişilik problemi haline getirme sürecini kapsamaktadır. Bir problem sonrası partnerin davranışına yönelik eleştiri de bulunmak yerine onun kişiliğine yönelik eleştirilerde bulunma durumdur.

Eleştiri İçin Örnek Cümleler:

 -İşte bak gördün mü bunu da unuttun çünkü sen çok bencil bir insansın…

-Sen ne kadar da düşüncesiz ya..

-Çok duyarsızsın..

-Çok nankör birisin sen…

Çözüm Önerileri:  Sen dili yerine ben dilini kullanmak. Yani suçlayıcı ve duyguları saklayan ancak yaralayıcı olan sen dilinden uzaklaşarak duygularınızı ifade edebileceğiniz, o an ki ihtiyacınızı dile getireceğiniz, suçlayıcı olmayan ben diline yönelmek olmalıdır.                   


3.    SAVUNMA

Savunma, kişinin partnerini anlamaya çalışmak yerine sürekli olarak kendisini savunması, sorumluluk almaması ve karşısındaki insanı dilemeyerek kendini kapatması durumudur. Sorun bende değil sende alt mesajını veren bu davranış biçimi zamanla bir kısır döngü oluşturmakta ve ilişkinin tıkanmasına sebep olmaktadır.

Savunma İçin Örnek Cümleler :

-Bu senin suçun, senin hatan…

-Senin yüzünden …. Böyle oldu.

-Benim ile ne alakası var şimdi.

-İlk sen başlattın.

-Ben böyleyim! Bu senin problemin...

Çözüm Önerileri: Var olan sorunu kabul etmek, sorumlulukları paylaşmak ve kendini kapatmak yerine konuşarak duygularını partnere aktarmak, konuyu geçiştirmeden ele almak ve değişime açık olabilmek önemli çözümler arasında yer almaktadır.


4. DUVAR ÖRME

Duvar örme, kişinin partneri ile gerçekleşen bir tartışma sırasında fiziksel ya da ruhsal anlamda orada olmama, iletişim kurmama ve başka şeyler ile uğraşma ya da düşünme durumudur. Küsmek ve suskun kalma davranışı en sık kullanılan duvar örme örneklerindendir.

Duvar Örme İçin Örnek Cümleler:

-Hala konuşuyor mu cidden... , ne anlatıyor acaba ?

-Sana soruyorum.. cevap versene… ( o sıra da partner cevap vermiyor)

-(Konuşurken odayı terk etmek ya da konuşma sırasında telefonu kapatmak vb. )

-(Konuşulan konu dışında başka şeylere yönelmek, dikkati konuya verememek, aslında o an için orada olamamak vb.)


Çözüm Önerileri: Tartışma sırasında ara vermek oldukça önemlidir. Tartışma sırasında kalp atışının yükselmesi ile birlikte ana odaklanmak, söylenenleri anlayabilmek, sağlıklı şekilde düşünebilmek ve eyleme geçebilmek zor hale gelir. Bu sebep ile sakinleşmek için öncelikle nefes ve kas egzersizleri yapmak önemlidir. Sakinleştikten sonra konunun üstünü örtmek ya da iletişimi koparmak yerine sakin şekilde sorunu konuşmak ve konuyu askıda bırakmak yerine bir çözüme ulaştırmak gerekmektedir.


!!! İlişkilerde suçlayıcı dil olan sen dili yerine duygularınızı anlatan ben dilini kullanmak, iletişime açık olmak, kişiyi değersiz hissettirmemek ve kişinin kişiliğine yönelik zedeleyici eleştiride bulunmamak ilişkilerin sağlıklı şekilde sürebilmesi için gerekli olan ön koşullarıdır.


Peki, sizce MAHŞERİN DÖRT ATLISI sizin hayatınızda ne kadar var?

Eğer, sizler de ilişkilerinizde bu ve benzeri sorunlar yaşıyorsanız ve bu sorunları tek başınıza çözmek konusunda yetersiz kaldığınızı hissediyorsanız daha fazla bilgi sahibi olmak, kendinizi keşfetmek ve farkına varabilmek için yardım almaktan çekinmeyin. Bir uzmana danışmak ve aklınızdaki soruları sormak isterseniz bana buradan ulaşabilir, istediğiniz zaman randevu oluşturabilirsiniz. Sevgi ve Sağlıcakla...


FATMA İZEL ŞAHİN

PSİKOLOG & AİLE DANIŞMANI


Kaynakça:


Gottman, J. ve Siver, N. (2017). Evliliği sürdürmenin yedi ilkesi.( çev. Ezgi Deniz). ( Orijinal basım: 1999). Varlık Yayınları.


Nichols,M. P. (2013). Aile Terapisi Kavramlar ve Yöntemler. (çev. Okhan Gündüz). (Orijinal basım: ). Kaknüs Yayınları.

Yayınlanma: 12.03.2022 12:04

Son Güncelleme: 12.03.2022 12:11

#ilişki#gottman#mahşerindörtatlısı#çiftterapisi#aileterapisi#ailedanışmanlığı#eleştiri#aşağılama#duvarörme#suçlama#savunma#sağlıklıiletişim#sendili#bendili#ilişkisoruları#çatışma
Psikolog

Fatma İzel

ŞAHİN KAYA

Uzman Psikolog

(*)(*)(*)(*)(*)
9 Yorum
Depresyon ve Mutsuzluk
Stres / Kriz Yönetimi
Öfke Kontrolü
Kişilerarası İletişim Problemleri
+7
Online TerapiOnline Ter...
süre 45 dk
ücret 1500
Yüz Yüze TerapiY. Yüze Ter..
süre 45 dk
ücret 2500
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir
Bunları da sevebilirsiniz...

Flört Etmek İçin Kullanabileceğiniz Bazı Etkili Sorular ve Hap Bilgiler (Ekstra Tarihçesi)

Flört etmek insan ilişkilerinde önemli bir beceri ve deneyimdir. İnsanların birbirleriyle iletişim kurmasına, etkileşime girmesine ve bir bağ kurmasına yardımcı olabilir. İşte flört etmek için kullanabileceğiniz bazı etkili sorular:1. 🎨 Kişisel İlgilere Dayalı Sorular:🌟 Hobilerin nelerdir? Boş zamanlarında en çok ne yapmayı seversin?🌍 En sevdiğin seyahat deneyimi nedir?🎵 Hangi tür müzik dinlemeyi tercih edersin? Favori şarkın nedir?2. 🌈 Anıları Tetikleyen Sorular:👶 Çocukluğunda en sevdiğin anı hangisiydi?🏫 İlkokulda en çok neyle meşguldün?🦸‍♂️ Bir çocukluk kahramanın veya idolün var mıydı? Kimdi ve neden?3. 🔮 Gelecek Hakkında Sorular:🏡 İleride nerede yaşamak istersin? Neden?💼 Kariyer hedeflerin nelerdir? Hayalindeki iş nedir?🌟 Bir yıl içinde yapmak istediğin bir şey nedir?4. 🌌 Derin Düşüncelere Yol Açan Sorular:🌎 İçinde bulunduğumuz dünyada en çok neyi değiştirmek istersin?😱 En büyük korkun nedir?🙏 Hayatında en çok neye minnettar hissedersin?5. 🎉 Eğlenceli ve Hafif Sorular:💥 Bir süper gücün olsaydı ne olmasını isterdin?💃 En son ne zaman bir şeylerin tadını çıkararak dans ettin?🎬 Favori film karakterin kimdir ve neden?6. 💖 Kişilik ve Tutumla İlgili Sorular:🌸 Kendini bir mevsime benzetecek olsaydın, hangi mevsim olurdun?😊 Hayatında en çok neyden keyif alıyorsun?🤔 Birisi senin hakkında sadece bir şey öğrenebilecek olsa, ne olmasını isterdin?Flört etme konusunda ek bilgiler içeren birkaç öneri;1. Beden Dili: Flört etmenin önemli bir yönü, beden dilini doğru kullanmaktır. 🕺 Karşınızdaki kişinin beden dilini okumak ve kendi beden dilinizi de uygun şekilde kullanmak, iletişiminizi güçlendirebilir. 😊 Gülümseme, göz teması kurma, nazik dokunuşlar ve vücut pozisyonu, karşınızdaki kişiye ilginizi göstermenin ve onunla bağ kurmanın bir yoludur.2. Empati ve Dinleme: İyi bir flört etme becerisi, karşınızdaki kişinin duygularını anlamaya ve onları dinlemeye dayanır. ❤️ Empati kurmak ve karşınızdakini gerçekten dinlemek, ilişkinizin derinleşmesine ve daha anlamlı hale gelmesine yardımcı olabilir. 🎧 İlginç olanı, flört etmenin sadece konuşmaktan ziyade, dinlemeye de dayandığıdır.3. Mizah ve Espri: Mizah, flört etmenin hafif ve eğlenceli bir yanıdır. 😄 Uygun bir şekilde yapılan espri ve neşeli bir tavır, karşınızdaki kişiyle aranızda bir bağ kurmanıza ve samimiyetinizi artırmanıza yardımcı olabilir. 🃏 Ancak, her zaman uygun olmayan espri yapmaktan kaçının ve karşınızdaki kişinin sınırlarını aşmamaya özen gösterin.4. Samimiyet ve İçtenlik: Flört etmek, samimi ve içten olmayı gerektirir. 💖 Kendiniz olun, sahte bir persona yaratmaktan kaçının ve karşınızdaki kişiye gerçek duygularınızı ifade etmekten çekinmeyin. 🌟 İçtenlik, ilişkinizin derinleşmesine ve güvenin oluşmasına katkıda bulunabilir.5. Dikkat ve Özveri: Flört etmek, karşınızdaki kişiye dikkatinizi göstermenin ve ona değer verdiğinizi hissettirmenin bir yoludur. 🎁 Küçük jestler yapmak, özel günleri hatırlamak ve karşınızdaki kişinin ilgi alanlarına gerçek bir ilgi göstermek, ilişkinizi olumlu yönde etkileyebilir. 🌷Flört etme süreci, her iki tarafın da rahat hissetmesini sağlamak için nazik, anlayışlı ve saygılı olmayı gerektirir. 🤝 Karşılıklı iletişim kurmak, duyguları ifade etmek ve birbirinizi daha iyi tanımak için zaman ayırın. Unutmayın, her ilişki benzersizdir ve flört etme tarzınızı karşınızdaki kişiye göre ayarlamak önemlidir. 🌈Flört etmek aslında karşınızdaki kişiyi daha iyi tanımak ve onunla derin bir bağ kurmakla ilgilidir. Bu sorular, samimi bir iletişim kurmanıza ve birbirinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Ancak, her zaman karşı tarafın rahat olduğundan emin olun ve sormadan önce onay alın. İyi flörtler ve keyifli sohbetler dilerim! 🌟TARİHÇEFlört etmenin tarihçesi, insan ilişkilerinin ve romantik bağların geçmişiyle yakından ilişkilidir. Flört etme kavramı, insanların birbirleriyle romantik veya cinsel ilişki kurma amacıyla samimi bir şekilde etkileşime girmelerini ifade eder. Bu, tarihin derinliklerine kadar uzanan bir olgu olsa da, modern anlamıyla flört etme kavramı daha yeni bir olgudur.Antik dönemlerden itibaren insanlar, potansiyel eşlerini seçerken çeşitli yöntemler kullanmışlardır. Ancak, tarih boyunca flört etmek gibi açık ve samimi bir sürecin belirgin bir şekilde tanımlandığı dönemler sınırlıdır. Ortaçağ Avrupa'sında, aristokratlar arasında kibarlık, nazik jestler ve aşk mektupları aracılığıyla romantik ilgi gösterme geleneği başladı. Ancak, bu tür eylemler genellikle ailelerin ve toplumun onayına bağlıydı ve genellikle evlilik amaçlıydı.ve 19. yüzyıllarda, flört etme kavramı daha belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Bu dönemde, Batı toplumlarında romantizm ve aşk idealize edilmeye başlandı. Romantik şiirler, edebi eserler ve şarkılar aracılığıyla duygusal bağlar kurma ve ifade etme yaygınlaştı. Ancak, bu dönemde flört etmek hala genellikle evlilik amacıyla yapılıyordu ve evlenme amaçlı bir birlikteliğin ön koşulu olarak görülüyordu.yüzyılın ortalarından itibaren, flört etme kavramı daha serbest ve açık bir şekilde yaşanmaya başladı. Toplumda kadınların ve erkeklerin sosyal rollerinin değişmeye başlamasıyla birlikte, flört etme süreci de daha esnek hale geldi. 20. yüzyılın ikinci yarısında, gençler arasında flört etme kültürü yaygınlaştı ve gençlerin romantik ilişkileri keşfetme ve deneyimleme süreçleri daha belirgin hale geldi.Bugün, flört etme kavramı daha çeşitli ve dinamik hale geldi. İnternet ve sosyal medyanın yükselişiyle birlikte, insanlar potansiyel partnerleriyle çevrimiçi platformlar aracılığıyla tanışma ve iletişim kurma imkanına sahip oldular. Ayrıca, toplumda cinsiyet rollerinin ve ilişki normlarının değişmesiyle birlikte, flört etme süreci daha çeşitli ve bireyselleşmiş hale geldi.Sonuç olarak, flört etmenin tarihçesi, insan ilişkilerinin ve romantik bağların karmaşık ve sürekli değişen doğasını yansıtır. Flört etme süreci, zamanla evrilen toplumsal normlara ve kültürel değerlere bağlı olarak değişiklik göstermiş ve günümüzde hala aktif bir şekilde yaşanan bir olgu olarak varlığını sürdürmektedir.
Eray ARSLAN 18.04.2024

Dijital Çağda Bağımlı Birey Olmamak

Merhabalar, bu yazımda kullanım ve ulaşım kolaylıkları, sundukları çeşitli imkânlar sayesinde hayatımızda her geçen gün yer eden ve hayatımızı ele geçirme noktasına gelen ekranlı cihazların sebep olduğu teknoloji bağımlılığı üzerinde duruyor olacağım. İyi okumalar dilerim. Öncelik ile aşağıda yer alan soruları cevaplandırma ile başlıyor olalım.Birileri ile konuşurken ya da dinlerken ekran( telefon, tablet, tv, bilgisayar vb.)ile ilgilenir misiniz? Telefonunuzun şarjı bittiği zaman kendinizi huzursuz hisseder misiniz?Yemek yerken de ekran ile ilgilenmeye devam eder misiniz?Uyandığınız zaman ilk işiniz telefonunuzu kontrol etmek mi olur?Tuvalete ya da yatmaya giderken telefon ya da tabletinizi yanınızda götürür müsünüz?Gün içerisinde ekransız vakit geçirmek sizi zorlar mı? Eğer, bu soruların çoğunluğuna verdiğiniz cevap EVET ise sizler de Teknoloji Bağımlıları arasına hoş geldiniz demektir!Peki,Teknoloji Bağımlılığı Nedir? Teknoloji bağımlılığını kısaca tanımlamak gerekir ise, teknoloji ve internetin kontrolsüz, aşırı ve bilinçsiz şekilde kullanılması durumu ve bu kullanıma bağlı olarak bireyin günlük yaşam faaliyetlerini bozucu etki oluşturan bağımlılık türü olarak ifade edebiliriz.Yani teknolojiyi her kullanan, işlerini ekran ve internet aracılığı ile yürüten kişiler için bağımlı demek doğru değildir. Günlük rutin işlerini aksatacak kadar aşırı ve kontrolsüz kullanım söz konusu ise artık alarmlar çalıyor demektir. Peki, o halde dijital çağda teknolojinin hâkimiyet sürdüğü hele de yaşanılan COVID-19 küresel salgını sebebi ile nerede ise her işimizi ekran ve internet aracılığı ile gerçekleştirdiğimiz bir dünya da teknoloji bağımlısı değil teknolojinin sağlıklı kullanıcısı olmak için neler yapmamız gerektiğine hep beraber bakıyor olalım.Aslında işin özü olarak yapılması gereken ilk iş, ‘’gerçek dünyanı ne kadar güzelleştirir isen sanal dünyana o kadar az ihtiyacın olur’’cümlesi temel almak olacaktır. Çünkü sanal dünyamız aslında bir nevi bizim gerçek dünyadan kaçış alanımızdır. Araştırmalar, insanların kendilerini sıkkın, üzgün, kızgın ya da yalnız hissettiklerinde daha çok ekranlara yönelme eğiliminde olduğunu göstermektedir.Peki, siz hiç fark ettiniz mi? Ekran ile geçirdiğiniz süre de siz hangi duygunuzu yiyerek yok etmeye ve yerine hangi duyguyu koymaya çalışıyorsunuz? İşte bu soruya verdiğiniz cevap her ne ise işe de onun ile başlamak gerekiyor demektir. Yani, cevap aslında var olan sorunun içinde gizlidir.Örneğin, cevabı ‘’sıkıldığım zamanlarda daha çok telefonum ya da tabletim ile vakit geçiriyorum çünkü o zaman kendimi daha iyi hissediyorum, eğleniyorum’’ diyen biri için yapılması gereken şey:Beni sıkkın hissettiren şeyler nelerdir?Sıkıldığım zamanlarda bedenim ve zihnim bana ne diyor?Ekran ile elde etmeye çalıştığım ya da kaçtığım şey nedir?Sıkıntımı gidermenin başka yolları neler?Gerçekten geçirdiğim onca zamanı ne ile geçiriyor olmak isterdim? Sorularını kendi içinde cevaplandırmasını istemektir. Çünkü vereceği cevaplar kendi sorununu fark etmesine öncelik edecektir.Hem Yetişkin Hem De Çocuklar İçin Telefonu Daha Az Kullanmayı Sağlayacak Pratik ÖnerilerGünlük hayatınızda kol saati kullanın.Yürüyüş yapın.Kitabı gerçek kitaptan okuyun.Odanıza yatma saatlerinde ekran (tv, tablet ve telefon vb. ) sokmayın var ise çıkarın.Yemek masasına telefon ya da tablet ile oturmayın.Telefonunuzun dijital sağlık ve dijital ebeveyn bölümünden zaman sınırlayıcıları oluşturun. Bunu kendiniz için de çocuğunu için de uygulayabilirsiniz.Telefonunuzdan ayrı kaldığınızda önemli bir bildirimi kaçırma korkusu yaşıyor iseniz mesaj sesini farklı yaparak onu diğerlerinden ayırır hale getirin.Aile ya da partneriniz ile birlikte ekran (tablet, tv, telefon vb.) olmadan eğlence saatleri oluşturun.YASAK YOK KURAL VAR !Ne kendiniz ne de çocuğunuz için teknoloji çağında yaşar iken teknolojik cihazların kullanımını yasaklamak olası değildir ve verimli olmayacaktır. Ancak yasağın olmaması kullanım süresinin, kullanılan uygulamaların ve içeriklerin sınırlandırılamayacağı ya da hiçbir kuralın olmayacağı anlamına gelmez.ØHem kendiniz hem de çocuğunuz için öncelik ile işe bir hafta gözlem yapmak ve ekran ile ne kadar süre geçirdiğinizi fark etmek ile başlayın.ØArdından hem kendiniz hem çocuğunuz için en çok kullanılan uygulamaların neler olduğunu listeleyin.ØBu uygulamaları ya da oyunları tercih etme sebebinizi düşünün.ØDüşündükten sonra, hayatınıza ekran ve teknoloji dışında size iyi gelecek elde etmek istediğiniz duyguları size yaşatacak aktiviteler, hobiler bulun ve uygulamaya geçin.ØHemen sonra ise isteğiniz doğrultusunda bir hedef belirleyin. Belki, bu hedef kullanım saatini azaltmak, belki bazı uygulamaları hayatınızdan çıkarmak olabilir.ØYavaş yavaş ekranı azaltırken ondan doğan boşluğa yeni aktivitelerinizi koymaya balayın.ØTüm bu öneriler içerisinde en önemli olanı kendinize ve çocuğunuza karşı bu süreçte sabırlı ve istikrarlı olmanız gerektiğidir. Eğer sık sık aldığınız kararları uygulamaktan vazgeçer ve biran önce sonuç görmeyi bekleyip sabırsızlanırsanız süreç sağlıklı ilerlemeyecektir.Eğer sizlerde kendiniz ya da çocuğunuz için teknoloji bağımlılığı sorunu yaşadığınızı düşünüyorsanız ve bunu tek başınıza aşmak konusunda zorlanıyor iseniz bir uzman yardımı alabilirsiniz. Teknolojinin sağlıklı kullanımı ve bağımlılık riskini azaltmaya yönelik olarak bir uzmandan alacağınız psiko-eğitim size yardımcı olabilir. Bu konu ve diğer danışmak istediğiniz tüm konular için, randevu almak ve aklınızdaki soruları sormak için bana buradan ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla… FATMA İZEL ŞAHİNPsikolog & Aile DanışmanıKaynakça: Dinç, M. (2015). Teknoloji bağımlılığı ve gençlik. Gençlik Araştırmaları Dergisi, 3(3) ,31-54.Tohumcu, M. U. , Karslı, T. A. , Bahadır, E. ve Kalender, B. (2019). İnternet ve akıllı telefon bağımlılığı ile benlik saygısı ve yalnızlık arasındaki ilişkinin incelenmesi . Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi , 21 (2) , 773-787 . https://doi.org/10.26468/trakyasobed.545391https://www.yesilay.org.tr

Sürekli Ağlama İsteği Nedir ve Nasıl Geçer?

Sürekli ağlama isteği, duygusal bir tepki olarak ortaya çıkan ve kişinin yoğun bir üzüntü, çaresizlik veya acı hissettiği durumlarda ortaya çıkabilir. Bu duygusal tepki, stresli olaylar, kayıplar, travmatik deneyimler, ilişki sorunları, depresyon, anksiyete gibi birçok faktörden kaynaklanabilir. Sürekli ağlama isteğinin altında yatan nedenler ve nasıl geçebileceği konusunda bazı öneriler:Nedenleri Anlama: Sürekli ağlama isteğinin altında yatan nedenleri anlamak önemlidir. Stresli bir olay, kayıp, travmatik deneyim veya duygusal zorluklar, ağlama isteğinin tetikleyicileri olabilir.Duyguları İfade Etme: Ağlama, duyguları ifade etmenin doğal bir yolu olabilir. Bununla birlikte, sürekli ağlama isteği, duyguları işlemekte veya ifade etmekte zorlanmanın bir işareti olabilir. Duygularınızı ifade etmek için yazma, çizme, konuşma terapisi veya sanat terapisi gibi yöntemler kullanılabilir.Destek Almak: Sürekli ağlama isteği, depresyon, anksiyete veya diğer ruh sağlığı sorunlarının belirtisi olabilir. Bu nedenle, bir sağlık uzmanından yardım almak önemlidir. Bir terapist veya danışman, duygusal zorluklarla başa çıkma becerilerini geliştirmenize ve duygusal iyilik halinizi yeniden kazanmanıza yardımcı olabilir.Stres Yönetimi Teknikleri: Stres yönetimi teknikleri, duygusal dengeyi yeniden sağlamak için faydalı olabilir. Derin nefes egzersizleri, meditasyon, yoga veya gevşeme teknikleri gibi uygulamalar, stres seviyelerini azaltabilir ve duygusal dengenizi korumanıza yardımcı olabilir.Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Sağlıklı bir yaşam tarzı, duygusal iyilik halinizi destekleyebilir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, yeterli uyku almak ve sosyal destek ağınızı güçlendirmek, duygusal dayanıklılığınızı artırabilir.Olumlu Aktiviteler: Olumlu aktiviteler ve hobiler, duygusal iyilik halinizi artırabilir. Sevdiğiniz aktivitelere zaman ayırmak, keyif aldığınız şeylere odaklanmak ve duygusal olarak besleyici deneyimlere katılmak, sürekli ağlama isteğini azaltabilir.Kendine İyi Bakım: Kendinize iyi bakmak, duygusal sağlığınızı desteklemenin önemli bir parçasıdır. Kendinizi şımartmak, dinlenmek, kendinize nazik davranmak ve kendi ihtiyaçlarınıza öncelik vermek, duygusal iyilik halinizi artırabilir.Sürekli ağlama isteği, altta yatan nedenlerin anlaşılması ve uygun tedavi veya destek alınması ile genellikle azaltılabilir. Ancak, ciddi veya kronik ağlama isteği durumunda bir sağlık uzmanından yardım almak önemlidir.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Eray ARSLAN 18.04.2024