1. Blog
  2. Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Yetişkinlerde ve çocuklarda zaman zaman günlük yaşam içerisinde bir duruma ya da olaya karşı ilgisizlik, konsantrasyon kaybı, dikkat eksikliği ya da unutma gibi davranışsal tepkiler gözlenebilir. Bu tepkiler genellikle kişinin yaşamından kaynaklanan psikolojik ya da biyolojik etkilere dayanmaktadır.


Kişi genellikle buna sebep olan durumlar ortadan kalkınca eski haline dönmektedir. Lakin bu tepkiler yaşandıkça, çocuk yaşlardan erişkinliğe kadar devam edebilen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile sıkça karıştırılmaktadır. Kişi dikkati dağıldığına ya da stresli olduğunda ve o dönem aktif hareket gösterdiğinde, kendinde bu durum olmasından şüphelenir. Fakat dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bir anda ortaya çıkmaz ve bir anda da kaybolmaz.


Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? Ne Kadar Sıklıkta Görülür?

Nöropsikiyatrik bir rahatsızlık olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kişinin çocukluğundan başlayıp yetişkinliğinde de devam eden, etkisini tüm yaşam boyunca gösteren bir durumdur. Tanısı için bilimsel araştırmalar ve çeşitli tahlil yöntemlerinin oldukça gelişmiş olmasına karşın kişinin kendi sosyal durumu, aile yapısı, genetik özellikleri, ekonomik durumu tanı koyma aşamasında uzman kişileri zorlayabilmektedir.


Dikkat eksikliği ve hiperakivite bozukluğu tıp ve psikoloji alanlarında “aşırı ve dürtüsel hareketlilik, algı bozulması ve odaklanamama, aktivite bozukluğu” tanımlanmaktadır. Yetişkinlik döneminde devam eden bu rahatsızlık, çocuk bireylere göre yetişkinleri biraz daha fazla zorlamaktadır.


Çünkü yetişkin bireyin daha çok ciddi, yerinde karar veren ve konsantrasyonunun gelişmiş olması beklenmektedir ve kişi bu kriterler çerçevesinde itibar kazanır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan erişkin bireylerde ise bu koşulları sağlamak daha zordur. Yetişkinlik dönemi en yaygın belirtileri ise şöyledir;

  • İş, aile, akademik ve sosyal ortamlarda kendini verememe, zihnen uzaklaşma ve dikkatini bir noktaya odaklayamama durumları gözlemlenmektedir.
  • Aynı şekilde iş, aile, akademik ve sosyal ortamlarda yeterli olamama, verim kaybı, kötü zaman planlaması, öfke ve stres atakları görülebilmektedir.
  • Kişi genellikle düşünmeden konuşur ve aklına ilk geleni söyler. Bu da kendi düşüncesine odaklanamama sorunundan gelmektedir.
  • Toplantılarda, evde, toplu taşımada ve bu gibi çevrelerde yerinde oturamama, sürekli hareket etme isteği, hareketsiz kaldığı için atak geçirme gibi durumlarda görülmektedir.
  • Sorumluluk bilinci tam oturmaz. Bu yüzden kişi kötü evlilikler yapabilir, çocuğu varsa yeteri kadar ilgilenemeyebilir, işe başlayamayabilir, sosyal çevresinden uzaklaşabilir.
  • Kişi bu durumu çocukluktan getirdiği için hiperaktivite bozukluğu baskınsa (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu genellikle aynı anda görülse de bazen dikkat eksikliği olan birinde hiperaktivite bulgusuna rastlanmaz) dürtüsel olarak aktivite bozukluğu yaşadığı için kedine bir tik oluşturabilir ve bu tik yetişkinlikte de devam edebilir.
  • Özellikle ergenlik çağına girerken dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna bağlı belirtiler oldukça artmaktadır. Çünkü ergen bireyin içinde bulunduğu ruhsal bunalım bu rahatsızlıkla beraber daha da körüklenmekte ve kişiye yetişkinlik dönemine de taşıyacağı kötü davranışlar getirebilmektedir.
  • Ergenlik dönemi öfke kontrolünün en azda olması dikkat eksikliğive hiperaktivite bozukluğu olan bir kişi için kalıcı olabilmektedir.


Toplumun %4 ila %8’lik bir kısmını kapsan bu rahatsızlığın genellikle erkekler görüldüğüne dair bir inanış mevcuttur. Bu kesinlikle çok yanlış ve değişmesi gereken bir inanıştır. Yetiştirilme tarzı olarak toplumlarda kızlar genellikle daha baskıcı ortamda yetişirken erkeklere daha geniş alan imkanı verilmektedir.


Aynı zamanda toplum içinde erkek çocuğun daha hareketli kız çocuğun daha oturaklı olduğu söylenmektedir. Kız çocuğuna yapılan bu baskılar ve toplumdan gelen eşitsizlikler yüzünden kız çocuklarına dikkat eksikliği ve hiperktivite bozukluğu teşhisinin konma oranı erkek çocuklarına göre oldukça azdır.


Psikolojik rahatsızlıkların anlaşılmaması ve üzerine baskılanması bireyin gelecekte yaşayacağı hayatı oldukça olumsuz etkilemektedir. Hatta teşhis konmadan herhangi bir tedaviye başlanmadığı için artı olarak başka ruhsal bozukluklarda görülmektedir.


Yetişkinlik döneminde dikkat eksikliği ve hiperaktivite teşhisi konan kadınların büyük çoğunluğunda majör depresyon, kaygı bozukluğu, pasif agresif kişilik bozukluğu, nadiren de olsa bipolar bozukluk gibi ciddi rahatsızlıkların da olduğu saptanmıştır.


Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile Çıkabilecek Diğer Ruhsal Bozukluklar

Psikolojik rahatsızlık genellikle tek başlarına görülmezler. Çünkü bir kişi de baskın olan rahatsızlık, başka ruhsal durumları da etkileyerek diğer psikolojik rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir. Özellikle çocukluk döneminde fark edilmemiş, tedavisi yapılmamış dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yetişkinlik döneminde yaşamın getirdiği koşullar ile birleşince de ortaya diğer ruhsal bozukluklar çıkabilmektedir.


Bu ruhsal bozukluklara ve dikkat eksikliği – hiperaktive bozukluğu ilişkilerine bakacak olursak;


Obsesif Kompalsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı)

Kişi dürtüsel olarak davranış sergilediği için bazı davranışları takıntı haline getirebilir ve yapmadan duramaz. Eğer yapmazsa başına kötü bir şey geleceğini düşünür.


Majör Depresyon

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile en çok görülen rahatsızlıklar arasında majör depresyon vardır. Kişi bu bozukluktan ötürü kendini yetersiz ve stresli hisseder. Genellikle dışlandığını ve hor görüleceğini düşünebilir. Bu yüzden yaşama olan ilgisini kaybedebilir, umutsuzluğa düşebilir, sosyal ortamdan kaçınabilir ve kendini kapatabilir. Bunlara ek olarak sosyal fobi gelişimi de gözlenebilir.


Kaygı Bozukluğu ve Panik Atak

Kişinin hareket ve algı sorunu olduğu için bu durumlarda kaygı bozukluğu ve üzüntü, stres, öfke patlamaları, ağlama krizlerine bağlı olarak panik atak da görülebilmektedir.


Öğrenme Bozukluğu

Kişi de dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu görüldüğü zaman öğrenme, anlama, akılda tutma, hatırlama gibi durumlarında eksikliği yaşanabilmektedir. Çünkü birey kendi algısını, ilgisini ve konsantrasyonunu tek bir noktada toplayamaz. Böylelikle öğrenmede güçlük yaşayabilir.


Tik Bozuklukları

Belirtiler arasında da bahsettiğimiz tik durumu, dikkat eksiliği ve hiperaktivite bozukluğu çıktından sonra da bozukluk olarak ortaya çıkabilir. Genellikle tutarsız, anlamsız, aşırı hareket ve davranışlardan sonra birey kendine tik geliştirebilir.


Madde Kullanımı – Bağımlılık Sorunu

Özellikle yetişkinlik döneminde kişi yetersizlik duygusu ve dışlanma korkusu ile kendini sakinleştirmek için madde, alkol, sigara, uyuşturucu kullanımına başlayabilir. Bu maddelerin vücuda verdiği uyaran etkilerle kişinin durumu daha da kötüye gidebilir. Bu yüzden madde kullanımının kesinlikle engellenmesi gerekmektedir.


Tedavi Yöntemleri

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sahip kişilerin uzman bir psikologtan yardım alması gerekmektedir. Yetişkinlik döneminde rezil olma, deli sanılma korkuları ile yetişkin birey psikiyatriste başvurmaz ve kendi sorununu halletmeye çalışır. Bu bozukluk ciddi bir psikiyatrik sorundur ve doktor tarafından tanısı konabilir.


İlaç ve terapi yöntemleri ile belirtiler en aza indirgenebilir. Yaş arttıkça belirtilerde azalmalar olsa da tamamen geçmez. Toplumun yarattığı baskılar insanların üzerinde ciddi psikolojik etkilere sebep olabilmektedir.


Bu baskıları aldırmadan tedavi olmak son derece önemlidir. çünkü toplumun baskısı ile kişi kendinde olan bu hastalığı inkar eder ve kabul etmez. Lakin tedavinin en önemli adımı tanısı konan bu durumu kabul etmektir. Yapılan tutarsız davranışların, dikkat eksikliğinin, aktivite bozukluğunu sebebini ya da sebepleri anlaşıldığı zaman tedaviler kişinin hayatına daha hızlı ve olumlu bir şekilde etki etmektedir. Unutmayın ki yalnız değilsiniz.