1. Uzman
  2. Hidayet ÇALIŞKAN
  3. Blog Yazıları
  4. KENDİMİ BOŞLUKTA HİSSEDİYORUM.BU DUYGUNUN ÜSTESİNDEN GELMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİM?

KENDİMİ BOŞLUKTA HİSSEDİYORUM.BU DUYGUNUN ÜSTESİNDEN GELMEK İÇİN NELER YAPABİLİRİM?


Boşluk hissini tüm hücrelerinizle hissediyorsunuz ama nasıl oluştuğundan emin değilsiniz. Hüzün mü? Melankoli mi? Yoksa sadece can sıkıntısı mı? Bu şekilde hissetmek aslında çok yaygın görülen bir durumdur. Siz bu duruma “boşlukta hissetmek” derken bir başkası farklı bir şekilde ifade edebilir. En önemlisi bu duygunun gerçek olmasıdır. Yıkıcı ve yıpratıcı etkileri olmasına rağmen baş etme yöntemlerini öğrenerek duygularınızı yönetebilirsiniz.

Bu duygunun altında yatan şeyi ortaya çıkarmak kolay bir süreç olmayabilir ancak bu, imkansız olduğu anlamınada gelmez. Bununla ilgili düşünmeniz ve bu yazıyı okuyor olmanız da çözüme yönelik bir adım attığınızı gösteriyor. Boşluk hissi birkaç gün sürebilir ve ardından kendi kendine düzelebilir. Kimi zaman iki hafta veya daha uzun süre yaşanabilir. Böyle durumlarda bir ruh sağlığı uzmanının desteğini almalısınız.

Neden Boşlukta Hissederiz?

Bazen yalnızlık hissi, hayatınız ve hedefleriniz hakkında yaşadığınız kafa karışıklıkları veya hayatta herhangi bir amacın peşinden gitmek için motivasyon eksikliği yaşamak gibi durumlar boşlukta hissetmenize neden olabilir. Kendiniz ve hayatınız hakkında düşünmenizi gerektirebilecek herhangi bir yaşam evresi de geçici bir boşluk hissine yol açabilir.

Her zaman olmasa da boşluk hissi; depresyon, bipolar bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu gibi bazı zihinsel sağlık problemlerine de işaret edebilir. Böyle durumlarda yalnızca bir profesyonel sizin durumunuz hakkında doğru değerlendirmede bulunabilir.

Peki,her zaman boşlukta hissedersek neler olur?

Kişinin Kendisi İle Teması Kaybetmesi

Kişinin kendisiyle temasını kaybetmesi zaman zaman yaşayabileceği olağan bir durumdur; fakat kendinizle ilgili yaşadığınız bu içgörü eksikliği boşluk hissinin kalıcı olmasına neden olabilir. Kimileri buna “amaçsız yaşamak” diyor. Bu durum, olduğunuz veya olmak istediğiniz kişi hakkında netliğe sahip olmadığınız anlamına gelir. Ulaşılmak istenen belirli hedeflere veya hayallere sahip olmamak da boşluk hissine neden olabilir. Kendinizle teması kaybetmeniz birçok durumdan kaynaklanabilir. Örneğin, yıpratıcı bir romantik ilişki veya sizi zorlayan bir iş…

Çözülmemiş Geçmiş Deneyimler/Travmalar

Bazen boşlukta hissetmek, henüz keşfetmediğiniz fakat içinde bulunduğunuz uzun bir yas süreciyle ilgili olabilir. Buna, çocukluğunuzda çözülmemiş acı verici bir deneyim yaşamış olmanız veya bir aile üyesinin aileyi terk etmesi durumu örnek verilebilir. Uzun süredir bizimle olan duyguları açıkça konuşmadığımızda ya da keşfedemediğimizde bu duygular başka şekillerde tezahür edebilir. Boşluk hissi de bunlardan biridir.

Kişinin Kendisine Bakmaması

Bazı insanlar için başkalarıyla ilgilenmek kendileriyle ilgilenmekten daha önce gelebilir. Bu durum onların kendi ihtiyaçlarını uzun süre bir kenara bırakmalarına neden olabilir. Başkalarını mutlu etmenin sizi de mutlu hissettirdiğini düşünebilirsiniz. Durum böyle olsa bile çevrenizdeki insanlardan önce kendi iyiliğinizi de düşünmelisiniz. Uzmanlara göre kendi ihtiyaçlarınızı ve arzularınızı dinlememek boşluk duygusuna kapılmanıza neden olabilir.

Anlamlı İlişkilere Sahip Olmamak

Yetişkin yaşamıyla ilgili en uzun araştırmalardan biri olan Harvard Yetişkin Gelişimi Araştırması sonuçlarına göre, yakın ve iyi ilişkiler sürdürmek insan hayatının en önemli durumlarından birisidir. Bu, kaç kişiyle ilişkiniz olduğuyla ilgili değildir, yaşadığınız ilişkilerin kalitesiyle ilgilidir. Duygusal yakınlık, aktif dinleme, destekleyici olma gibi davranışlar arkadaşlık ilişkilerinin kalitesini arttırır. Bunlar hayatınızda eksik olduğunda boşluk duygusuna ve yalnızlık hissine kapılabilirsiniz.

Tüm bunların dışında sosyal medyada ne kadar zaman harcadığınız da gün içinde nasıl hissettiğinizi etkileyebilir. Sosyal medyada takip ettiğiniz kişilerin gerçekçi olmayan bir yaşam tarzı sergileyebileceğini unutmamalısınız. Orada mükemmel bir yaşam ya da görünüm sergileyen kişiler sizin kendinizi o kişilerle karşılaştırmanıza sebep olabilir ve boşluk duygusunu tetikleyebilir.

Boşlukta Hissetmek ve Depresyonda Olmak Aynı Şey Mi?

Depresyon aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok belirtiyi kapsayan bir zihinsel sağlık durumudur.

Enerji ve motivasyon eksikliği

Sürekli üzgün ve umutsuz hissetmek

Çok fazla veya çok az uyumak

Odaklanamamak, aktivitelerden veya ilişkilerden zevk alamamak

Suçlu veya değersiz hissetmek

Bazı uzman görüşlerine göre, boşluk hissi depresyonun bir başka belirtisi olabilir. Yine de boşlukta hissetmek her zaman bir depresyon belirtisi değildir. Durumunuzu doğru bir şekilde değerlendirebilecek tek kişi bir ruh sağlığı uzmanıdır. Duygularınızın doğasını anlamanızda ve daha iyi hissetmek için izleyebileceğiniz farklı yolları keşfetmenizde size yardımcı olabilirler.

Boşluk Hissinden Nasıl Kurtulabilirsiniz?

Kendinizde böyle bir duyguyu fark ediyorsanız endişe etmeniz çok normaldir. Bu duyguyu tanımak ve nereden kaynaklandığını anlamaya çalışmak daha iyi hissetmek için atabileceğiniz ilk adımdır. Böyle durumlarda daha önce de belirttiğimiz gibi bir uzmandan yardım alabilirsiniz. Bir terapist duygularınız üzerinde çalışmanıza, boşluk hissinin nedenini ortaya çıkarmanıza ve sizin için en uygun çözüm yollarını bulmanıza yardımcı olabilir.

Yaşadığınız Boşluk Duygusunu Kabul Edin

Kendinize karşı şefkatli olmayı ihmal etmeden yaşadığınız duyguların neler olduğunu ve sizi nasıl etkilediğini kabul etmelisiniz. Bu süreçte ne olursa olsun elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olun. Başarısız hissettiğinizde suçluluk duyabilirsiniz ve bu sizin yardım arayışınıza engel olabilir, bu tür durumlara izin vermemelisiniz.

Kendi duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı tanıyarak başlayın. Zorlayıcı olsa bile kendinizi ve hissettiklerinizi reddetmekten kaçının. Örneğin duygularınızın yaşadığınız bir kayıpla bağlantılı olduğunu kabul ediyorsanız, kendinize açıkça yas tutmak için zaman ve alan tanımayı düşünün. Keder herkese farklı hissettirir ve bunu yapmanın doğru ya da yanlış bir yolu yoktur, sadece duygularınızı yaşamak için kendinize izin vermelisiniz.

Her Gün Kendinize Zaman Ayırın

Nasıl hissettiğinizi düşünmekten kaçınmak için başka aktivitelerle oyalanmaya meyilli olabilirsiniz. Bu dürtüyle savaşmak, kendinizle vakit geçirmek ve iç dünyanızı anlamaya çalışmak için zaman ayırmalısınız. Bu zaman aralığında kendi arzularınızı, korkularınızı, umutlarınızı ve hayallerinizi keşfetme fırsatı bulabilirsiniz. Yazı yazarak, meditasyon yaparak veya size iyi geldiğini düşündüğünüz başka herhangi bir aktiviteyi yaparak kendinizle baş başa vakit geçirebilirsiniz. Duygularla yüzleşmek ilk başta rahatsız edici gelebilir ancak kendinize zaman ve enerji ayırmaya başladıkça bu boşluk hissinden kurtulmayı da başarabilirsiniz.

Tüm bunlarla birlikte boşluk hissinizin nereden kaynaklandığını keşfetmek için kendinize sorular sorun.

Kendimi yargılıyor muyum yoksa sadece kendimi başkalarıyla mı kıyaslıyorum?

Kendime olumlu şeyler söylüyor muyum yoksa başarısızlıklarım hakkında kendime acımasız mı davranıyorum?

İlişkilerimde duygularım dikkate alınıyor mu yoksa sadece hissettiklerimi mi küçümsüyorum?

Fiziksel ve ruhsal sağlık ihtiyaçlarımı karşılayabiliyor muyum?

Duygulardan kaçınmak için başka davranışlara ya da bağımlılıklara yöneldim mi?

Yalnızca başka insanların ihtiyaçlarına ve duygularına mı odaklanıyorum?

Neyi kanıtlamaya veya kazanmaya çalışıyorum?

Yakın bir arkadaşıma veya bir sevdiğime gösterdiğim şefkati kendime gösterebiliyor muyum?

Bu süreçte günlük tutmak sizin için faydalı olabilir. Çıkacağınız bu keşifte her gün küçük notlar tutarak hislerinizi anlamaya çalışabilir ve geriye dönüp yeniden kendinize bakma fırsatı yakalayabilirsiniz. Ayrıca çevrenizdekilerle iletişim kurmayı da ihmal etmemelisiniz ve başkalarının desteğine ihtiyaç duyduğunuz için kendinizi suçlamamalısınız.

 

KAYNAK

Johnson, J. (2021). Feeling Empty? What It Means and What to Do.PsychCentral.https://psychcentral.com/blog/stop-feeling-empty

https://www.dbe.com.tr

Yayınlanma: 27.02.2024 11:33

Son Güncelleme: 27.02.2024 11:33

Hidayet ÇALIŞKAN
Hidayet ÇALIŞKAN
Psikolog(*)(*)(*)(*)(*)
Uzmanlıklar: İlişki / Evlilik Problemleri, Çocuk ve Ergenlik Dönemi Ruhsal Sorunları, Depresyon ve Mutsuzluk
Merhabalar, Ben Psikolog & Psikoter Devamını oku
Online Terapi
süre 45 dk
ücret 1499
Yüz Yüze Terapi
Hizmet vermiyor
Bunları da sevebilirsiniz...
panik-bozukluk-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi

Panik bozukluk, beklenmedik ve tekrarlayıcı panik ataklarla karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. Bu ataklar, ani ve yoğun korku hissi, nefes alma güçlüğü, kalp çarpıntısı, titreme ve terleme gibi belirtilerle kendini gösterir. Panik bozukluğu olan bireyler, ataklarından sonra gelebilecek tekrarlayan ataklar korkusuyla yaşayabilirler, bu da günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyebilir.Panik Atağın BelirtileriPanik ataklar genellikle ani ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar. Belirtiler şiddetli olabilir ve kişi tarafından kontrol edilemez. Tipik belirtiler arasında şunlar bulunabilir:Nefes Alma Zorluğu: Kişi nefes almakta güçlük çekebilir, hatta nefes alamayacağını hissedebilir.Kalp Çarpıntısı veya Hızlı Nabız: Kalp atışlarının hızlanması veya düzensizleşmesi, kişiyi daha da endişelendirebilir.Terleme: Eller, koltuk altları veya alın gibi bölgelerde aşırı terleme olabilir.Titreme veya Sarsıntı: Kaslarda titreme veya vücutta sarsıntı hissedilebilir.Baş Dönmesi veya Sersemlik: Kişi başının döndüğünü, sersemlediğini veya bayılacak gibi hissettiğini söyleyebilir.Mide Rahatsızlığı: Bulantı, karın ağrısı veya sindirim sorunları gibi mide rahatsızlıkları görülebilir.Gerçeklikten Kopma Duygusu: Kişi olayların gerçek dışı olduğunu veya kendisinin gerçeklikten kopmuş gibi hissettiğini belirtebilir.Ölüm veya Delirme Korkusu: Kişi, öleceklerini veya akıl sağlıklarını yitireceklerini düşünebilir.Panik Atak ve Panik Bozukluk Arasındaki FarkBirçok kişi zaman zaman panik ataklar yaşayabilir, ancak panik bozukluk tanısı, bu atakların sıklığı ve etkisiyle belirlenir. Panik bozukluk, tekrarlayan panik ataklarla birlikte, bu ataklardan sonra kişinin normal yaşamını etkileyecek derecede belirgin endişe, korku veya davranış değişikliklerini içerir.Panik Bozukluğunun NedenleriPanik bozukluğu karmaşık bir durumdur ve genellikle birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Potansiyel nedenler arasında genetik yatkınlık, biyolojik faktörler, kimyasal dengesizlikler, travmatik olaylar, stresli yaşam olayları ve beyin kimyası bulunabilir.Panik Bozukluğunun TedavisiPanik bozukluğunun tedavisi, birçok farklı yaklaşımı içerebilir ve genellikle kişinin bireysel ihtiyaçlarına ve semptomlarına göre belirlenir. Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:İlaç Tedavisi: Antidepresanlar, anksiyolitikler veya beta blokerler gibi ilaçlar panik atak semptomlarını hafifletebilir.Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi (BDT) panik atakları yönetmek için etkili bir yaklaşım olabilir. Bu terapi, kişinin düşünce ve davranışlarını değiştirerek anksiyeteyi azaltmaya odaklanır.Nefes ve Rahatlama Teknikleri: Derin nefes alma, kas gevşeme egzersizleri, meditasyon ve yoga gibi teknikler, panik atak sırasında kişinin rahatlamasına yardımcı olabilir.Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve stresten kaçınma, panik atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.SonuçPanik bozukluk, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen ciddi bir anksiyete bozukluğudur. Ancak uygun tedavi ve destekle, birçok insan panik ataklarını yönetmeyi ve günlük yaşamlarını daha iyi bir şekilde yaşamayı öğrenebilir. Panik bozuklukla mücadele eden kişilere destek ve anlayış göstermek, tedavi sürecinde önemli bir rol oynayabilir.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Yazıyı Oku

Uzman: Eray ARSLAN

Yayınlanma: 19.04.2024

ask-acisi-nedir

Aşk acısı, bir ilişkinin sona ermesi, terk edilme, reddedilme veya kaybı sonucu ortaya çıkan duygusal bir acı ve stres durumudur. Bu durum, kişinin yoğun üzüntü, çaresizlik, keder, özlem ve hatta fiziksel rahatsızlık hissetmesine neden olabilir. Aşk acısıyla başa çıkmak ve iyileşmek için bazı adımlar şunlardır:Duyguları Kabul Etme: Aşk acısını deneyimlemek doğaldır ve duygularınızı inkar etmek yerine kabul etmeye odaklanın. Üzüntü, öfke, kırgınlık gibi duygular normaldir ve geçici bir süreçtir.Desteğe Açılma: Aşk acısıyla başa çıkmak için duygularınızı paylaşabileceğiniz bir destek sistemi oluşturun. Aileniz, arkadaşlarınız veya bir terapist, duygusal destek sağlayabilir ve duygusal yükü hafifletebilir.Zaman Verme: Aşk acısı zamanla iyileşir, ancak süreç kişiden kişiye değişir. Kendinize iyileşme için zaman tanıyın ve sabırlı olun. Zamanla, acının yoğunluğu azalacak ve iyileşeceksiniz.Kendinize İyi Bakma: Kendinize iyi bakmak, duygusal iyileşme sürecini hızlandırabilir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, yeterli uyku almak ve stresten uzaklaşmak duygusal sağlığınızı destekleyebilir.Olumlu Aktivitelerde Bulunma: Kendinizi olumlu ve keyifli aktivitelere yönlendirin. Hobiler, spor, sanat, müzik gibi aktiviteler ruh halinizi yükseltebilir ve duygusal iyileşme sürecini hızlandırabilir.Geleceğe Odaklanma: Geçmişi geride bırakın ve geleceğe odaklanın. Kendinize yeni hedefler belirleyin, yeni ilgi alanları keşfedin ve hayatınıza yeni deneyimler ekleyin. Gelecek planları yapmak, umut ve motivasyon sağlayabilir.Öz Bakımı İhmal Etme: Aşk acısı sırasında kendinize özen göstermek önemlidir. Kendinizi şımartın, dinlenin, kendinizi sevdiğiniz aktivitelere zaman ayırın ve kendinizi olumlu şekilde motive edin.Başka İlişkilere Hazır Olana Kadar Bekleme: Aşk acısıyla başa çıkmak için zamana ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Başka bir ilişkiye hazır olana kadar bekleyin ve kendinize zaman tanıyın. İyileşme süreciniz tamamlandığında, yeni ilişkilere açık olabilirsiniz.Aşk acısı, zorlayıcı bir duygusal deneyim olabilir, ancak zamanla iyileşir ve kişi daha güçlü hale gelir. Kendinizi iyileştirme sürecinde sabırlı olun ve duygusal destek almak için çekinmeyin. Unutmayın ki, aşk acısı geçicidir ve yaşamınızda daha fazla mutluluk ve tatmin sağlayacak yeni deneyimler sizi bekliyor olabilir.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Yazıyı Oku

Uzman: Eray ARSLAN

Yayınlanma: 18.04.2024

surekli-aglama-istegi-nedir-ve-nasil-gecer

Sürekli ağlama isteği, duygusal bir tepki olarak ortaya çıkan ve kişinin yoğun bir üzüntü, çaresizlik veya acı hissettiği durumlarda ortaya çıkabilir. Bu duygusal tepki, stresli olaylar, kayıplar, travmatik deneyimler, ilişki sorunları, depresyon, anksiyete gibi birçok faktörden kaynaklanabilir. Sürekli ağlama isteğinin altında yatan nedenler ve nasıl geçebileceği konusunda bazı öneriler:Nedenleri Anlama: Sürekli ağlama isteğinin altında yatan nedenleri anlamak önemlidir. Stresli bir olay, kayıp, travmatik deneyim veya duygusal zorluklar, ağlama isteğinin tetikleyicileri olabilir.Duyguları İfade Etme: Ağlama, duyguları ifade etmenin doğal bir yolu olabilir. Bununla birlikte, sürekli ağlama isteği, duyguları işlemekte veya ifade etmekte zorlanmanın bir işareti olabilir. Duygularınızı ifade etmek için yazma, çizme, konuşma terapisi veya sanat terapisi gibi yöntemler kullanılabilir.Destek Almak: Sürekli ağlama isteği, depresyon, anksiyete veya diğer ruh sağlığı sorunlarının belirtisi olabilir. Bu nedenle, bir sağlık uzmanından yardım almak önemlidir. Bir terapist veya danışman, duygusal zorluklarla başa çıkma becerilerini geliştirmenize ve duygusal iyilik halinizi yeniden kazanmanıza yardımcı olabilir.Stres Yönetimi Teknikleri: Stres yönetimi teknikleri, duygusal dengeyi yeniden sağlamak için faydalı olabilir. Derin nefes egzersizleri, meditasyon, yoga veya gevşeme teknikleri gibi uygulamalar, stres seviyelerini azaltabilir ve duygusal dengenizi korumanıza yardımcı olabilir.Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Sağlıklı bir yaşam tarzı, duygusal iyilik halinizi destekleyebilir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, yeterli uyku almak ve sosyal destek ağınızı güçlendirmek, duygusal dayanıklılığınızı artırabilir.Olumlu Aktiviteler: Olumlu aktiviteler ve hobiler, duygusal iyilik halinizi artırabilir. Sevdiğiniz aktivitelere zaman ayırmak, keyif aldığınız şeylere odaklanmak ve duygusal olarak besleyici deneyimlere katılmak, sürekli ağlama isteğini azaltabilir.Kendine İyi Bakım: Kendinize iyi bakmak, duygusal sağlığınızı desteklemenin önemli bir parçasıdır. Kendinizi şımartmak, dinlenmek, kendinize nazik davranmak ve kendi ihtiyaçlarınıza öncelik vermek, duygusal iyilik halinizi artırabilir.Sürekli ağlama isteği, altta yatan nedenlerin anlaşılması ve uygun tedavi veya destek alınması ile genellikle azaltılabilir. Ancak, ciddi veya kronik ağlama isteği durumunda bir sağlık uzmanından yardım almak önemlidir.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Yazıyı Oku

Uzman: Eray ARSLAN

Yayınlanma: 18.04.2024