1. Blog
  2. Derealizasyon Nedir? Derealizasyon Belirtileri ve Tedavisi

Derealizasyon Nedir? Derealizasyon Belirtileri ve Tedavisi

  • Derealizasyon Ne Demek?
  • Derealizasyon Nedir?
  • Derealizasyon Neden Olur?
  • Derealizasyon Belirtileri Nelerdir?
  • Derealizasyon Nasıl Anlaşılır?
  • Derealizasyon Tanısı Nasıl Konur?
  • Derealizasyon Tanı Kriterleri Nelerdir?
  • Derealizasyon Tedavisi Nasıl Yapılır?
  • Derealizasyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Derealizasyon Ne Demek?

Derealizasyon ya da yabancılaşma, kişinin kendisini uzaktan izlemesi, kendisiyle ilgili düşünüyorken sanki başka birinin penceresinden bakıyormuş gibi hissetmesidir.

Derealizasyon Nedir?

Derealizasyon, özellikle yetişkin bireylerde ortaya çıkan ve kişinin günlük hayatta oldukça ciddi sorunlar yaşamasına sebep olan bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık yabancılaşma olarak da bilinir. Derealizasyon bozukluğu bir algı bozukluğu olarak da sınıflandırılabilir. Genellikle ilk olarak kişi yavaş yavaş benliğinden uzaklaşmaya başladığını hisseder. Bunun akabinde, ağır anksiyete belirtileri görülür. İlerleyen vakalarda ise kişinin gerçeklik algısında ciddi bir bozulma görülebilir. 

Bu da kişinin gerçeklik algısının bozulmasına ve gerçek olmayan şeyleri gerçek sanmasına (ya da tam tersine) sebep olur. Psikolojik yabancılaşma olarak da tanımlanan derealizasyon, kimi zaman anksiyete bozukluğu ya da depersonalizasyon bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklarla birlikte ortaya çıkabilir. Dolayısıyla bu tür durumlarda kişinin tecrübe edeceği olumsuz semptomlar çok daha şiddetli olacaktır.

Söz konusu psikolojik rahatsızlığın belirtilerinden muzdarip olan kişiler etrafında yaşanan olaylara karşı net bir tepki vermekte zorluk yaşarlar. Bunun asıl sebebi ise kişinin kendisini gerçeklikten ve kendisinden uzaklaşmış hissetmesidir. Yaşanan olayın ya da durumun kişinin kendisiyle, sevdikleriyle ya da sevmedikleriyle alakalı olması genellikle pek bir şey ifade etmez ve kişinin tepkisizliği, ya da minimal tepki gösterme tavrı, devam eder. 

Zira kişinin gerçeklik algısında ciddi bir bozulma olmuştur ve sıradan insanlara normal veya tuhaf gelen şeyler derealizasyon bozukluğuna sahip olan kişilere farklı, anlamsız ya da sıradan gelebilir. Kişi kendisini bir hayal evreninde ya da rüyada gibi hissedebilir. Örneğin herhangi bir kişiye ciddi acı verecek bir eylem yapıldığında (yaraya kolonya dökmek, yanan ateşe yaklaşmak, vücuda iğne batırmak vb.) kişinin herhangi bir tepki vermemesi, gülmeleri ya da herhangi bir acı hissetmemeleri mümkündür.

Derealizasyon Neden Olur?

Günümüzde hala çalışmalar sürse de, derealizasyon bozukluğuna yol açan faktörler tam olarak aydınlatılabilmiş değillerdir. Söz konusu rahatsızlığın ortaya çıkmasını tetikleyebilen faktörler birçok farklı kulvara ayrılabilir. Ancak hangi faktörün önde geldiğini hesap etmek pek mümkün değildir. Zira bu durum kişinin fizyolojik yapısından başlayarak çevresel, genetik, ruhsal, ailesel ve benzeri birçok farklı faktörden kaynaklanarak ortaya çıkabilmektedir. Bir diğer durum ise kişinin halihazırda sahip olduğu psikolojik rahatsızlıklardır. 

Yani eğer kişide panik atak, majör depresyon ya da anksiyete bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklar varsa ve kişi kendisini yoğun bir stres altında hissediyorsa bu durumda derealizasyon gibi psikolojik rahatsızlıklar tetiklenebilir. Bunun asıl sebebi ise vücudun kendini savunma mekanizmasıdır. Bu durum her depresyon, anksiyete ya da panik atak hastasında geçerli olmasa da, kimi zaman vücudun verdiği tepkiye bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Yukarıda bahsedilen tetikleyici faktörler arasından en öne çıkanlar ise kişinin ağır stresli bir hayat yaşaması ya da dönem geçirmesidir. Bununla birlikte, bu durum tek başına derealizasyona sebep olmaz ve asıl olarak diğer faktörlerle birleşince bu rahatsızlığı tetikleyebilir. Bununla birlikte bu rahatsızlığa sahip olan bireylerin kayda değer bir kısmında genellikle temeli çocukluk çağı olan çözülememiş ciddi travmalar mevcuttur. 

Bu durumlara örnek olarak kişinin çocukluk döneminde ciddi bir zorbalığa maruz kalması, tacize ve istismara uğraması, çocuğun ihmal edilmesi, fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalması, bir ölüme ya da sevdiği birisinin kaybına şahitlik etmesi örnek olarak verilebilir. Bu tür durumları özellikle çocukluk çağlarında tecrübe etmek, kişinin yaşamının ileri dönemlerinde çeşitli psikolojik sorunlar yaşama olasılığını arttırabilir.

Derealizasyon Belirtileri Nelerdir?

Derealizasyon bozukluğunun kendine has bazı ayırt edici belirtileri bulunmaktadır. Bu belirtiler aşağıda sıralanmıştır:

• Kişinin kendine karşı yabancılaşması, kendisini sanki dışarıdan bakan başka birisinin gözünden izliyormuş gibi hissetmesi.

• Kişinin çevresinde olan olaylara herhangi bir tepki vermemesi ya da oldukça minimal, kayıtsız tepkiler vermesi.

• Çevresinde olup bitenlere tepki vermeme durumuna ek olarak, kişinin bizzat kendisinin maruz kaldığı olaylara karşı tepki vermemesi. Bu duruma örnek olarak normalde birçok kişinin acı ya da üzüntü hissedeceği olaylara kişinin kayıtsız kalması.

• Zaman algısının bozulması.

• Kişinin kendinden ve gerçek dünyadaki gerçek olaylardan giderek uzaklaşması ve dolayısıyla ciddi bir “yabancılaşma” durumunun görülmesi.

• Kişinin geçmişte yaşadığı olayları ya da hissettiği duyguları sanki kendisine değil de başka bir kişiye aitmiş gibi görmesi. 

Derealizasyon Nasıl Anlaşılır?

Hastalığın anlaşılması aşamasında, derealizasyon yaşayanların anlattıkları önemli yer tutar. Bir kişide derealizasyon olup olmadığını anlamak için en tutarlı yol, kişinin kendisini farklı bir yere nakledilmiş gibi hissetmesidir. Bu nakledilme durumundan kasıt ise; kişinin gerçek benliğinden uzaklaşıp bilmediği farklı bir mekândan kendisini izliyormuş gibi hissedebilir. Bu durum; derealizasyonun bir başka benzer psikolojik rahatsızlık olan depersonalizasyon ile birleştiği durumu işaret eder. 

Bir diğer durum ise kişinin kendinden ve gerçeklikten uzaklaşması sonucunda gerçeklik algısının bozulmasıdır. Kişi etrafında olup biten olayları anlamlandıramaz. Bu da neyin gerçek, neyin hayal olduğunu ayırt edememesi anlamına gelir. Etrafında bulunan insanlar, mekanlar, gerçekleşen olaylar ya da hissedilen duygular kişiye tamamen yabancı gelir.

Bu rahatsızlığa sahip olan kişilerde yukarıda belirtildiği gibi depersonalizasyon bozukluğu belirtileri de görülebilmektedir. Zira iki rahatsızlığın da belirtileri olarak kişinin gerçeklik algısını kaybetmesi örnek gösterilebilir. Bu durumlara ek olarak, derealizasyondan muzdarip olan birçok hastada şiddetli anksiyete belirtileri görülmektedir. 

Dolayısıyla iki rahatsızlık birleştiğinde kişinin yaşam kalitesi son derece düşmektedir. Bu durum ise kişinin gerçek dünyayla olan bağlarının son derece zedelenmesine yol açar. Kimi vakalarda ise kişinin görüş mekanizması etkilenir. Söz konusu durumda kişinin göz bebekleri doğal olmayan bir şekilde genişler ve bu da kişinin görüşünün farklılaşmasına sebep olarak gerçeklikten uzaklaşma hissinin daha da belirgin hissedilmesine yol açar.

Derealizasyon Tanısı Nasıl Konur?

Kişiye derealizasyon bozukluğu tanısının konması için öncelikle bir psikiyatri doktoruyla ya da psikologla iletişime geçilmesi gerekir. Muayene sırasında öncelikli olarak kişinin sahip olduğu psikolojik belirtiler incelenir. Bununla birlikte bu tür rahatsızlıkların temeli genellikle çocuklukta yaşanılan olaylarla sıkı bir şekilde bağlı olduğundan, kişinin geçmişte yaşadığı olayları not edip doktoruyla paylaşması kişiye doğru tanı konulmasında oldukça faydalıdır. 

Ayrıca kişi kendisinin ya da yakın kan bağı bulunan aile üyelerinin sahip olduğu önemli hastalıkları, düzenli olarak kullandığı ilaçları ya da varsa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi durumları doktoruyla paylaşmalıdır. Tüm bunlara ek olarak kişide mevcut olan sorunların başka bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını doğrulamak amacıyla kişiye fiziksel bir muayene de yapılır. Bu aşamada gerek görüldüğü takdirde kişiden kan testi, MR, tomografi ve benzeri çeşitli laboratuvar testleri istenebilir. Tüm bu süreç sonucunda kişiye derealizasyon tanısı konur.

Derealizasyon Tanı Kriterleri Nelerdir?

Hastalığın teşhis edilme sürecinde yardım alınabilecek herhangi bir derealizasyon testi tanımlanmamıştır. Kişiye çeşitli sorular yöneltilerek gerçekleştirilebilecek bazı testler bulunsa da, bunlar genellikle asıl olarak kişinin sahip olduğu belirtileri öğrenmek amacıyla yapılır. Bununla birlikte, ülkemizde ve dünya çapında derealizasyonun tanısını koymak amacıyla en sık kullanılan yöntem ise DSM-5 tanı kılavuzudur. Bu kılavuza göre derealizasyon bozukluğunun tanı kriterleri aşağıda sıralanmıştır:

• Kişinin bulunduğu ortam, çevre ya da mekânın içerisinde yabancı hissetmesi ve bu ortamın kişiye alışılmadık derecede uzak gelmesi. Yani bir nevi kişinin kendisini bir rüyada ya da bir kurgusal bir filmin içindeymiş gibi hissetmesi.

• Kişinin en yakın olduğu insanlardan bile (yakın arkadaş, eş, akraba, anne – baba vb.) tamamen uzaklaşması, bu insanları sanki tanımıyormuş gibi hissetmesi. Sonuç olarak bu yakın olunan kişilerin başına gelen olaylara karşı son derece kayıtsız kalması ve bu kişileri sıradan bir insan gibi görmesi.

• Kişinin bulunduğu ortamda yer alan objeleri, renkleri ya da desenleri normale kıyasla çok daha bulanık, renksiz veya çift görmesi. Bununla birlikte nesnelerin sahip olduğu uzunlukların, genişliklerin, şekillerin ya da kişiye olan uzaklıklarının normalden çok daha farklı algılanması.

• Sahip olunan zaman algısının bozulmaya uğraması. Bunun sonucu olarak kişinin tecrübe ettiği olayları ne kadar zaman önce yaşadığını karıştırması. Örneğin kişinin yakın bir zamanda hissettiği bir şeyi sanki çok eskiden hissettiğini sanması, ya da tam tersi oldukça eski bir zamanda yaşanılan bir olayın sanki bugün yaşanmış gibi hissedilmesi.

• Yukarıda bahsi geçen belirtilerin kişinin günlük hayatına, iş hayatına, akademik kariyerine ya da sosyal hayatına ciddi bir etki etmesi. Kişinin kendisini ciddi bir stres ve anksiyete içerisinde bulması.

• Belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olan herhangi bir fizyolojik hastalık, ilaç kullanımı, madde kullanımı ya da benzeri bir dış faktörün bulunmaması.

• Kişinin sahip olduğu belirtilerin şizofreni, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, majör depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ya da benzeri başka bir psikolojik rahatsızlıkla daha iyi açıklanamıyor olması. 

Derealizasyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Günümüzde derealizasyonu yenmek amacıyla tasarlanmış olan herhangi bir spesifik tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla derealizasyon tedavisi için özel olarak geliştirilen bir ilaç tedavisi ya da terapi tekniğinin bulunmadığı söylenebilir. Bu tür durumlarda, kişinin tedavi edilmesi ve yaşam kalitesinin olabildiğince yükseltilmesi için kişinin ihtiyaçlarına, gösterdiği semptomlara ve genel durumuna bakılarak bir psikoterapi programı hazırlanır. Ancak derealizasyon kurtuldum deyip bir an önce sağlığına kavuşmak isteyenlere bu noktada bazı problemler çıkarabilir. Bunu önlemek, kişinin tedavi sürecini hızlandırmak ve çeşitli semptomların şiddetini azaltıp kişinin hayat kalitesini yükseltmek amacıyla psikoterapiye ek olarak ilaç tedavisine de başlanabilir.

Psikoterapi yöntemleri arasında genellikle en öne çıkan yöntem bilişsel davranışçı terapi (BDT) tekniğidir. Bununla birlikte, kişinin durumuna göre birçok farklı psikoterapi seçeneği uygulanabilir. Söz konusu terapi planı kişiyle özel olarak ilgilenen psikiyatrist ya da klinik psikolog tarafından hazırlanır. Bu çerçevede öncelikle hastayla bir güven ilişkisi kurulmaya çalışılır. Terapi süreci aşama aşama ilerler. Ve kişinin sahip olduğu travmaların, problemlerin ve psikolojik rahatsızlıkların kökenine inilmeye çalışılır. 

Terapi sürecindeki asıl amaç; kişinin önceden sahip olduğu olumsuz davranış ve duygu kalıplarını değiştirmek ve bunları sağlıklı bir çizgiye getirmektir. Aynı zamanda terapist tarafından kişiye günlük hayatta uygulaması için çeşitli tavsiyeler ya da ödevler verilebilir. Psikoterapi sayesinde birçok psikolojik rahatsızlığı ortadan kaldırmak ya da en azından belirtilerini mümkün olan en düşük seviyeye indirgemek son derece mümkündür. Buradaki en önemli husus, hastanın da tedavi olmak için bir istek duyması ve terapistiyle iş birliği içerisinde olmasıdır.


Derealizasyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular


Derealizasyon Geçer Mi?

Derealizasyon kimi durumlarda anksiyete bozukluğu sebebiyle ortaya çıkan ek bir semptom olabilir. Bu tür durumlarda derealizasyon belirtileri çok vahim değildir, zira zamanla belirtiler kendiliğinden ortadan kalkabilir. 

Fakat kimi durumlarda ise kişi bu rahatsızlıktan uzun süre boyunca kurtulamaz ve böylelikle kişinin gerçeklik algısında bir bozulma meydana gelir. Bu şekilde ilerleyen vakalarda hastalığı tek başına yenmek genellikle mümkün değildir ve kişinin bir sağlık kuruluşuna başvurması tavsiye edilir.

Derealizasyon Ne Kadar Sürer?

Derealizasyonun ne kadar sürdüğü kişiden kişiye değişmektedir. Zira kimi durumlarda anksiyete belirtisi olarak ortaya çıkabilen ve birkaç saat içerisinde ortadan kaybolabilen bu durum, kimi zaman ise yıllar boyunca devam edebilmektedir.

Derealizasyon Neyin Belirtisi?

Derealizasyon bozukluğu karşımıza sık sık anksiyete belirtisi olarak çıkmaktadır. Bununla birlikte, kimi durumlarda ise derealizasyon ve depersonalizasyon belirtilerine aynı anda rastlanabilmektedir.

Uzman PsikologNurdan YAZICI UNAL-07.09.2022
Psikolog Merkezi