1. Blog
  2. Kendini Değersiz Hissetmek ve Değersizlik Duygusu

Kendini Değersiz Hissetmek ve Değersizlik Duygusu

  • Kendini Değersiz Hissetmek
  • Değersizlik Duygusu Kendisini Nasıl Belli Eder?
  • Değersizlik Duygusu Neden Olur?
  • Kendini Değersiz Hissetmekten Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?
  • Değersizlik Duygusu Nasıl Aşılır?

Kendini Değersiz Hissetmek

Zaman zaman her insan kendisini değersiz hissettiği bir döneme girebilir. Kendisini değersiz hisseden kişi; hayatta herhangi bir amacının olmadığını, hiçbir işe yaramadığını ve hiçbir şeyin iyiye gitmeyeceğini düşünme eğilimindedir. Kendini değersiz hissetmek bir psikolojik hastalık olarak sınıflandırılamayacak olsa da, özellikle günümüzde artış gösteren sosyal medya kullanımı ve toplumdan uzak yaşam sürme alışkanlığı sayesinde sıklıkla rastlanan bir durum haline gelmiştir. Keza değersizlik duygusu da bu durumla beraber baş göstermiştir.


Evde kalarak kendisini ister istemez diğer insanlardan izole eden ya da çeşitli sosyal medya sitelerinde uzun süre vakit geçirip sürekli diğer insanların imrendirici yaşamlarını takip eden kişide değersizlik duygusunun oluşması oldukça muhtemeldir. Bazı kişiler bunu kendini değersiz hissetme hastalığı olarak da tanımlayabilir. Ancak söz konusu durum, kişinin öz saygısıyla da ilgilidir. Bununla birlikte, değersizlik hissi sadece sosyal sebeplerden dolayı değil aynı zamanda maddi ya da tıbbi sebeplerden dolayı da ortaya çıkabilir.


Kişinin ekonomik durumunda ciddi bir kötüleşme olması, alışık olduğu bir yerden başka bir yere taşınmak zorunda kalmak, dış görünüşünü ya da vücut kabiliyetlerini etkileyecek çeşitli hastalıklar geçirmek gibi sebeplerin hepsi kişinin kendisini değersiz hissetmesine katkıda bulunabilir. Aynı zamanda eğer kişide anksiyete, depresyon, bipolar bozukluk gibi psikolojik rahatsızlıklar varsa, kederli ve kolay şekilde stres olabilen bir kişilik yapısına sahipse yahut hayatını önemli ölçüde etkileyecek bir yakınını kaybettiyse bu durumların sonucunda kişinin sahip olduğu değersizlik hissinin perçinlenmesi muhtemeldir.


Değersizlik hissi, kişinin o an ya da gelecekte alacağı kararları olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Kişi sürekli olumsuz bir ruh halinde ve bunalımda olacağı için kendisini sosyal hayattan izole edebilir ve iş hayatında ya da akademik hayatında yeterli performansı gösteremeyebilir. Tüm bu olumsuz duygu ve düşüncelerden kişinin tek başına kurtulması mümkündür. Çeşitli zararlı alışkanlıkları bırakmak, hayatına olumlu etki yapacak insanlarla tanışmak ya da yeni uğraşlar bulmak gibi genel geçer öneriler aslında klişeymiş gibi görünseler de oldukça işe yaramaktadırlar.


Nitekim, kendisini değersiz hisseden birçok kişi bu tür pozitif eylemleri yapmak için kendisinde yeterli motivasyonu bulmakta çoğu zaman zorlanır. Buradan hareketle; kendini değersiz hissetmek psikoloji açısından kişinin durumunu oldukça kötü etkileyebilir. Dolayısıyla kişinin içinde bulunduğu olumsuz ruh halinden çıkabilmesi için bir uzman yardımına başvurması oldukça önemlidir.


Değersizlik Duygusu Kendisini Nasıl Belli Eder?

Değersizlik duygusu kendisini birçok farklı şekilde gösterebilir. Kişinin yaşayabileceği psikolojik belirtilere ek olarak fiziksel belirtilerin görülmesi de muhtemeldir. Aynı zamanda kişi içerisinde bulunduğu olumsuz ruh hali yüzünden yakın çevresinde bulunan insanlarla sorunlar yaşayabilir. Aşağıda bahsedilen durumların kişide birkaç haftayı aşan bir süre boyunca devam etmesi, kişinin ciddi bir bunalımda olduğunu ve dışarıdan yardım alması gerektiğini işaret edebilir. Değersizlik hissi belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

●     Sık sık ağlama krizlerine girmek.

●     Yaşam gayesini kaybetmek ve bundan kaynaklı olarak oluşabilecek “ben neden yaşıyorum?” gibi soru işaretleri karşısında umut verici bir cevap bulamamak.

●     Kendini sürekli çaresiz, umutsuz ve bitkin hissetmek.

●     Vücudun genelinde ya da eklem bölgelerinde donuk bir ağrı hissetmek.

●     Kişinin kendisini toplumun genelinden ve hatta arkadaş ortamı gibi yakın çevresindeki kişilerden izole etmesi.

●     Boş vaktinin çoğunu evde yatağa kapanık bir şekilde geçirmek.

●     Yeni bir romantik ilişki ya da arkadaşlık ilişkisi başlatmaktan imtina etmek ve halihazırda tanışık olunan kişilerle iletişimi büyük ölçüde azaltmak.

●     Kişinin kendisini sürekli uykulu, yorgun ve halsiz hissetmesi. Bu durumun sonucu olarak kişinin tıraş olmak, duş almak, düzgün yemekler yapmak ya da temizlik yapmak gibi birincil seviyedeki ihtiyaçlarını dahi zorunda kalmadıkça ihmal etmesi

●     Kişinin içerisinde bulunduğu durumdan bir çıkış yolu olarak sigara, uyuşturucu madde ya da alkol gibi bağımlılık yapan zararlı alışkanlıklara yönelmesi. Aynı zamanda kişinin kendisini sürekli zinde tutmaya çalışmak amacıyla sık sık kafein içeren ürünler tüketmesi.

●     Değersizlik hissinin uzun süre devam ettiği ya da ağır şekilde yaşandığı vakalarda ise intihar düşüncelerinin gündeme gelmesi söz konusu olabilmektedir.


Değersizlik Duygusu Neden Olur?

Değersizlik hissi nedenleri olarak birçok neden sayılabilir. Zira kendini yalnız ve değersiz hissetmek birçok farklı sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Örneğin, kendini değersiz hissetmenin nedenleri arasında kimi zaman fiziksel nedenler de öne sürülebilmektedir. Çeşitli fizyolojik hastalıklara sahip olmak, dış görünüşünden dolayı ciddi bir hoşnutsuzluk duymak, aşırı kilolu olmak, bir engele sahip olmak ya da günlük yaşamı kısıtlayıcı bir hastalığa sahip olmak kişideki değersizlik duygusunu tetikleyen etmenler arasında sayılabilir.


Bununla birlikte, kişi sorumluluk hissettiği ya da kendisine görev olarak verilen bir işi yerine getiremiyorsa da kendisini değersiz hissedebilir. Zira "başarısızlık" hissi kişinin kendisini değersiz hissetmesinin en önemli sebeplerinden birisi olarak göze çarpmaktadır. Bu durum fizyolojik rahatsızlıklarla da birleştiği zaman kişi tüm motivasyonunu kaybedebilir ve kendisini tamamen salabilir. Bu da kişinin en temel ihtiyaçlarını dahi ihmal etmesine ve tamamen içine kapanık bir hale gelmesine sebep olabilir.


Başarısızlık duygusunu tetikleyen en önemli etmenlerden bir diğeri ise kişinin çocukluk ya da yetişkinlik döneminde karşı karşıya kalabileceği ithamlardır. Örneğin kişinin çocukluğunda yaptığı her iş ya da okulda aldığı her not diğer insanlarla karşılaştırılıyorsa ve çocuğa sürekli sahip olduğu olumsuz özellikler belirtiliyorsa, bu durum çocuğun büyüdüğünde de başarıya takıntılı olmasına sebep olabilecektir.


Bu da kişinin ileride karşılaşacağı en ufak bir başarısızlıkta ya da hayal kırıklığında kendisini oldukça değersiz hissetmesine sebep olacaktır. Benzer bir durum evlilikte kendini değersiz hissetmek konusunda da geçerlidir. Örneğin kişinin dış görünüşü, kariyeri, maddi durumu ya da benzeri sebeplerden dolayı eşi tarafından eleştirilmesi kişinin kendisini değersiz hissetmesine ve depresif bir ruh haline girmesine sebep olabilir.


Değersizlik hissine yol açabilecek bir diğer durum ise kişinin kendisine atfettiği bir toplumsal rolü ya da kişilik özelliğini kaybetmesidir. Bu durumu açıklamak için birkaç örnek verilebilir. Örneğin kendisini ticaret alanında başarılı hisseden ve tüm kimliğini bunun üzerine kuran bir kişi çeşitli sebeplerden dolayı düzenli bir şekilde başarısız olup para kaybetmeye başlayabilir. Bunun sonucu olarak kişi kendisini tanımladığı özelliklerden birini yitirmiş olur ve bunalıma girebilir.


Bu duruma verilebilecek bir diğer örnek ise boşanmaktır. Evli iken kendisine bir baba, anne ya da karı-koca rolü yükleyip yaşamını bunun üzerine kurarken, boşanmanın gerçekleşmesiyle sahip olduğu rolü kaybeder. Bu durum da söz konusu bireyin sürekli olarak kendisini sorgulamasına ve "neden terk edildim?", "hiçbir konuda yeterli seviyede değilim", "elimden hiçbir şey gelmiyor", "bunu da kaybettiğime göre artık ben kim olacağım?" gibi soru işaretlerine kapılmasına sebebiyet verebilir.


Ancak her ne kadar yıkıcı da olsa, atfedilen bu rollerin kişinin tüm benliğini tanımlamadığı unutulmamalıdır. Zira hiçbir insan sadece bir eş, sadece bir iş adamı ya da sadece anne – baba olmak için dünyaya gelmemiştir. Dolayısıyla bu tür rollerin kaybedilmesi kişiye büyük bir üzüntü verse de, bu durumun dünyanın sonu olmadığının farkına da varmak gerekir.


Kendini Değersiz Hissetmekten Kurtulmak İçin Ne Yapmak Gerekir?

Kendini yetersiz ve değersiz hissetmek birçok insanın yaşamı boyunca karşılaşabileceği bir durumdur. Değersizlik hissini yenmek için birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Kişinin kendi başına uygulayabileceği yöntemler olduğu gibi, aynı zamanda bir terapiste başvurarak dış yardım alabilir ve tedavi sürecini hızlandırabilir. Değersizlik hissinin mümkün olabildiğince azalması için en önemli yollardan birisi: kişinin öz saygısını ve öz değerini kazanmasıdır.


Bununla birlikte yaşanılan başarısızlıkların dünyanın sonu olmadığı ve yapılan işlerde illa ki %100 başarıya sahip olmak gerekmediği bilincine varılmalıdır. Kişinin etrafında olan biten her şeyi kontrol edemeyeceğini kavraması da tedavi sürecinde oldukça önemli bir yer tutar. Zira kimi zaman kişi her ne kadar bir şeyin olması ya da olmaması için çaba sarf etse de, işler istediği gibi gitmeyebilir.


Ortaya çıkan bu durum sonucunda kişi tamamen kendisini suçlamak ve sürekli "neyi yanlış yaptım?" diye düşünmekten vazgeçmelidir. Yaşanılan başarısızlıklardan ya da istenmeyen olaylardan sonra suçu başkalarına atmayıp öz eleştiri yapmak elbette faydalı bir alışkanlıktır. Ancak yapılan öz eleştirinin boyutu fazlaysa ve kişinin sürekli kendisini suçlamasına sebep oluyorsa bu durum zararlı bir hal alır ve yetersizlik hissine sebep olur.


Değersizlik Duygusu Nasıl Aşılır?

Değersizlik duygusu ile baş etmek, bu durumdan muzdarip kişiler için son derece önemlidir. Kişi eğer kendisini sürekli değersiz, yetersiz ve umutsuz hissediyorsa hayatında bazı değişikliklere gitmelidir. Kişinin kendi başına aldığı kararlar ya da uygulamaya çalıştığı yöntemler bu hissin azalmasını sağlamıyorsa, mutlaka bir uzman yardımına başvurulmalıdır. Değersizlik hissini azaltmak için yapılabilecek şeyler aşağıda sıralanmıştır:

●     İhtiyacı olan insanlara yardımda bulunmak.

●     Öz eleştiriyi dozunda yapmak, başına gelen kötü olayların tüm sorumlusu olarak kendini görmekten vazgeçmek.

●     Yürüyüş, doğa gezisi, bisiklet ya da fitness gibi spor aktivitelerini düzenli bir şekilde yapmak.

●     Strese sebep olan aktivitelerden mümkün olduğunca uzak durup sevilen hobilere yoğunlaşmak.

●     Kendini olduğu gibi kabullenmek.


Bunların haricinde, değiştirilemeyecek fiziksel özelliklerin üzerine kafa yormamak da değersizlik hissini gidermek için önemlidir. Örneğin, bir kişi kilosundan dolayı kendisini kötü hissediyorsa ve bu durumu takıntı haline getirmişse, kendisine engel olan bir fiziksel hastalık olmadığı takdirde düzenli egzersiz ve spor yaparak kendisini rahatlatabilir. Fakat eğer kişi bir hastalığı sebebiyle kiloluysa, kısa bir boya sahipse ya da genel olarak televizyon kanallarında ve sosyal medyada gördüğü insanlara benzer bir görünüme sahip değilse bu durumun üzerine düşünmesinin herhangi bir yararı olmayacaktır. Kişi hiç kimsenin mükemmel olmadığı bilincine varmalı ve dolayısıyla kendisinde gördüğü kusurlar sebebiyle kötü hissetmemelidir.


Hayatta sahip olunan fazla beklentileri törpülemek de değersizlik hissinin azaltılması yönünde olumlu bir adım olacaktır. Kişinin yüksek hedeflere sahip olması iyi bir durumdur, ancak her zaman her şeyin en iyisini istemek kişinin küçük başarılarda mutlu olmasını engeller ve en ufak başarısızlıkta ise hevesinin kırılmasına yol açar. Bunun aksine, kişi kendisine koyduğu hedefleri aşama aşama ilerletmeli ve her bir seviyeyi kat ettiğinde kendisini kutlamalıdır.


Kişi içerisinde bulunduğu buhrandan çıkmak için yalnız olmadığının bilincine varmalıdır. Etrafında kendisine yardımcı olacak herhangi bir insan yoksa bile, bir terapiste başvurarak bakış açısını değiştirebilir ve her zaman yeni başlangıçlar yapabilir. Terapi süreci aşama aşama devam eder. Kişinin sahip olduğu sorunlar hakkında tartışılır, sorunlara çeşitli çözümler getirilmeye çalışılır ve kişiye günlük hayatta yararlı olabilecek tavsiyeler verilir. Ayrıca terapi sayesinde eğer varsa altta yatan diğer psikolojik rahatsızlıklar tespit edilebilir ve kişinin yaşadığı olumsuz hislerin daha da kötüleşmesinin önüne geçilir.


Desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an uzmanlarımızla ücretsiz soru sorarak iletişime geçebilir ya da online terapi ile destek alabilirsiniz.

Uzman PsikologMelike Şura ENTEZ-25.04.2022
Uzman Psikolog