1. Blog
  2. Önyargı Nedir? Önyargının Sebepleri Nelerdir?

Önyargı Nedir? Önyargının Sebepleri Nelerdir?

Önyargı genel anlamına bakıldığı zaman başka insanlara karşı yanlı ve haksız bir tutum sergileme anlamına gelir. Bunlar bir çeşit genellemedir ve önyargılar her zaman davranışlara yansımayabilir. Ayrımcılık da önyargılara çok benzer ancak ayrımcılık genellikle bir grubun diğerlerine karşı haksız davranışlarda bulunmasıdır ve önyargı ile davranışlara yansıma konusunda ayrılık gösterirler.


Kilolu insanlar daha az zekidir gibi bir düşünce tam anlamıyla bir önyargıdır. Bu gibi örnekler özellikle de sözle ifade edilen tutumlardır ve davranışlara her zaman yansımadığı için tehlikeli olmadığını söylemek yanlış olacaktır. Önyargılar zamanla yenilerine yol açabilir ve ayrımcılık gibi davranış boyutuna gelebilir. Bu durumda da ne yazık ki tehlikeli olabilmektedir.


Önyargının Sebepleri Nelerdir?

Önyargıların pek çok farklı sebebi vardır ve bunlar genellikle farkına varmadan kişide önyargıların oluşmasına sebep olur. Çeşitli durumlarda ve bazı koşullar altında ortaya çıkabilecek olan önyargılar kişiden kişiye farklılık gösterebilir çünkü koşullar önyargıların oluşumu için önemli belirleyicilerdir.


Engellenme

Psikanalistlere göre özellikle de çocuk yaşlardaki engellenmeler çeşitli duygusal gerilimler ortaya çıkarır ve bunlara bağlı olarak ilerleyen zamanlarda karşılaşılan durumlarda bu duygusal gerilimler kendini önyargı olarak ortaya çıkarabilir. Bu da çevreye ve yaşantıya bağlı olarak gelişen engellemelerin bir sonucu olarak görülebilir.


Yahudilerin ve Afrika kökenli Amerikalıların ekonomik olarak zor geçen dönemlerde günah keçisi haline gelmesi de engellenme durumunda önyargıların nasıl baş gösterdiğinin oldukça somut bir kanıtıdır. Bu durumdaki ekonomik engellenme hali suçlu bulmak ve önyargıları yöneltmek üzerine çalışır. Engellenme durumları pek çok farklı soruna sebep olabilirken önyargıların oluşumunda da etkili olması oldukça normaldir ancak engellenme durumlarında önyargı ortaya çıkarmak normal midir?


Kusurlu Kişilik ve Zayıf Karakter

Normal olmadığını düşünenler önyargıların ancak kusurlu kişiliklerde ve zayıf karakterlerde ortaya çıkabileceğini ortaya atar. Herhangi bir geçerliliği olmayan bu yaklaşıma göre nevrotik insanların güvensizliği ve anksiyetenin bir sonucu olarak önyargılar oluşmaktadır.


Şiddetli anksiyete ve nevrotik bozuklukların önyargılara sebep olabilmesi durumu olası gibi görünebilir ve aslında önyargılar gerçekten de güvensizlik, huzursuzluk ve kaygı gibi durumlarda ortaya çıkmak için müsaittir.


Sosyokültürel Faktörler

Sosyokültürel faktörlerden de önyargıların oluşması üzerinde oldukça etkilidir çünkü yalnızca kişinin düşünce görüşleri ile önyargılar meydana gelmez. Toplum içinde yaşayan bireylerin yaşam alanlarındaki gruplar, etnik kökenler ve bunlara bakış açıları, farklı düşünce tarzları ve kişilerin yaşam şekilleri gibi pek çok çevresel faktör aslında önyargılar için çok belirleyicidir. Birey toplumdan ve yaşadığı coğrafyadan ayrı düşünülemeyeceği için sosyokültürel faktörlerin önyargılar üzerindeki etkisi da göz ardı edilemeyecek ölçüde fazladır.


Makineleşme, farklı grupların bir arada yaşaması, şehirlerde karmaşanın artması, çeşitli grupların ekonomik ve sosyal anlamda üst tabakaya yerleşme eğilimi, özellikle de iş ve eğitim alanındaki rekabetin artması ve bunlara yapılan vurgunun önem kazanması, konutların yetersizliği ya da konutlar arası sınıf farkları, geçim standartlarındaki yetersizlik gibi pek çok sosyokültürel fark ne yazık ki önyargıların oluşmasında oldukça büyük öneme sahiptir. Lise mezunu olanlar iş alanında yetersizdir, gecekonduda oturanlar bilgisizdir, işsizler zeki değildir, maddi durumu iyi olmayanlar görgüsüzdür gibi pek çok farklı önyargı ne yazık ki toplumlar içinde çok konuşulan tutumlardır. Bu tutumların önüne geçmek ise önyargıların yıkılması ve azaltılması ile sağlanabilecek bir durumdur.


Kalıpyargılar (Stereotipler)

Zihinsel standartlar ile farklı gruplar ya da insanları değerlendirmek için kalıpyargılar işlev görür. Zihnimizde kodladığımız kişiler otomatik olarak bir stereotip ile eşleştirilir ve bu stereotip altındaki standart bilgiler kişiler ile eşleşir.


Kalıpyargılar ne yazık ki önyargılara zemin hazırlar ve otomatik olarak ortaya çıktığı için değiştirmesi oldukça zordur. Stereotipe uymayan bilgileri genellikle görmezden gelme eğilimi vardır. Örneğin köyde yaşayanlar zeki değildir kalıpyargısına sahip olan bir birey, üniversite okuyan ve köyde yaşayan birini duyduğu zaman bunu bir istisna olarak görür ve stereotipi ön planda tutar.

Kalıpyargılar ne yazık ki çok zor değiştirileceği için davranışa dönüşebilecek kalıpyargılar oldukça tehlikeli olabilmektedir ve toplumsal yaşantıda büyük problemlere sebep olabilir. Bunların değiştirilmesi ile önyargılar da değişebilir ve ortadan kalkabilir.


Şemalar

Şemalar; insan, olay ve kavramlar hakkında bilgiler içeren, bilgisayar dosyalarına benzeyen zihinsel kategorilerdir. Düşünce, algı ve sosyal davranışlarımızı etkileyebilir, çarpıtabilir ve bozabilir. Bu şemalar kalıp yargılar ile sıklıkla karıştırılır ve çok benzerdir. Kendi içinde kişi şeması, rol şeması, olay şeması, kendilik şeması bölümlerine ayrılır.


• Kişi Şeması

Kendimizin ve başkalarının sahip olduğu ayırıcı özellikler kişi şemalarını meydana getirir.


• Rol Şeması

İnsanların yaptıkları işler ya da toplum içindeki sosyal konumları rol şemalarını oluşturur. Aslında rol şemaları insanların tanışırken “Ne iş yapıyorsunuz?” diye sormasının da başlıca sebebidir. Bu şema zihinsel kestirmeler sağlar ve rollere göre çeşitli tutumların oluşmasına etkilidir.


• Olay Şeması

Bilindik hareketler, olaylar ve prosedürlerle bağdaştırdığımız davranışlar olay şemalarını meydana getirir. Ders dinlemek, mezun olmak gibi örnekler verilebilir ve bu durumlara göre olay şemaları oluşur.


• Kendilik Şeması

Kendimizle ilgili bilgileri içerir. Bu bilgileri nasıl algıladığımız, hatırladığımız ve bunlara göre nasıl davrandığımızı etkiler, biçimlendirir ve bozar. İyiyi ön plana çıkarır. Sosyal durumları analiz edip kişilerin buna uygun davranmasını düzenler. Bunun yanında kısıtlayabilir, davranışları çarpıtabilir ve bozabilir. Bu şema da değişime oldukça dirençlidir ve önyargıların oluşumunda etkilidir.


Özetle Önyargılar ve Önyargıları Ortadan Kaldırma

Özetle önyargılar kişilerin psikolojik durumlarına, sahip oldukları kalıp yargılara, çevrelerine, yaşadıkları sosyal ortama, bulundukları sosyal statüye ve daha pek çok etkiye bağlı olarak ortaya çıkar. Sosyal ve psikolojik olan önyargıları yalnızca psikolojiye bağlı olarak değerlendirmek bu sebeple oldukça yanlış olacaktır. Hem sosyal hem de toplumsal anlamda önyargılar oluşum ve gerçekleştirilme aşamalarındayken desteklenebilir de yok edilebilir de. Bunun için yapılması gereken ise farklılıkların ön plana çıkarılıp kınanacak şekilde yargılanması değil, herkesin pek çok açıdan farklı olabileceğinin görülmesidir. Konuşma, davranışlar, etnik grup, din gibi pek çok farklı konuda farklılık olabileceği görülürse önyargılar ortadan kolayca kaldırılabilir ve toplumsal düzen içinde sağlıklı ilişkiler kurmak mümkün olabilir.


Önyargıların ortadan kalkması için özellikle de eşit statünün sağlanması, grupların devamlı olarak birebir temas içinde olması, yarış değil işbirliği içinde olunması ve sosyal normların temas kurmaya özendirmesi gerekir. Bu koşullar hem toplum hem de devlet tarafından sağlandığı zaman önyargıların tamamen ortadan kalkamaması için hiçbir sebep kalmaz.


Günümüzde ne yazık ki statü farkları gün geçtikçe artış göstermektedir ve bununla beraber de toplum içindeki en sık kullanılan önyargı daha da artmaktadır: statü önyargıları. Bunun önüne geçmek için ise hem devlet hem de toplumun iş birliği içinde çalışması önemlidir. Rekabet ortamı düzeyli şekilde ilerlemeli ya da tamamen ortadan kalkmalıdır ve bu şekilde statü önyargılarının da önüne geçilebilir. Kişiler temas kurmalıdır ki kalıp yargıların ya da şemaların etkisi ile önyargılarının esiri olmasınlar. Yalnızca kişilerin düşünceleri ve anlık tutumları önyargıları oluşturmaz, içinde bulunulan toplum önyargıların merkezidir ve toplum insanların kişisel fikirlerini etkilemede önemli bir araçtır. Önyargıların azaltılması için toplum da bireyler de gereğini yapmalıdır ki en ufak bir yanlı ya da haksız tutum sergilenmesin.