1. Blog
  2. Sertleşme Bozukluğu Nedir?

Sertleşme Bozukluğu Nedir?

Günümüzde en sık görülen cinsel işlev bozukluklarından biri olan sertleşme bozukluğu, erkek cinsel organının birleşme sağlayacak kadar sert hale gelememesi veya sertlik halini koruyamamasıdır.


Cinsel İşlev Bozukluğu

Cinsellik, insan yaşamının en kişisel alanlarından biridir ve genellikle yakın bir ilişki ile gerçekleştirilir, yakınlık ve bağ sağlar. Cinsellik, kendilik kavramımızı belirli bir ölçüde daha iyiye ya da daha kötüye doğru şekillendirir. Cinsel problemler ortaya çıktığında bu durum ilişkimize ve özgüvenimize zarar verebilir. Cinsel sorunlar bireylerin ya da çiftlerin sağlıklı bir cinsel ilişki kurmalarını, sürdürmelerini engelleyen tıbbi, psikolojik, sosyal ve kültürel tüm sorunları içerir.


Cinsel işlev bozuklukları klinik tanımlamaya göre 3 kategoriden oluşmaktadır. Bunlar cinsel istek ve uyarılma bozuklukları, orgazm bozuklukları ve cinsel acı içeren bozukluklar. DSM-5 tanı kriterine göre sertleşme bozukluğu cinsel istek ve uyarılma bozuklukları altındadır. Eğer problem tamamen tıbbi bir hastalıktan örneğin erkekte sertleşme problemine neden olan ileri şeker hastalığı gibi bir tıbbi problem ya da başka bir psikolojik hastalıktan kaynaklı olduğu düşünülüyorsa cinsel işlev bozukluğu tanısı konulmamaktadır.


Sertleşme Bozukluğu Nedir?

Sertleşme bozukluğu diğer adıyla erektil disfonksiyon, günümüzde en çok görülen cinsel işlev bozukluklarından biridir. Halk arasında iktidarsızlık olarak da bilinir. Erkek cinsel organının birleşme sağlayacak kadar sert hale gelememesi veya sert halinin istenilen süre kadar devamlılık gösterememesidir. Ancak sertleşme problemi var denilebilmesi için bu sorunun belli bir süre devamlılık göstermesi gerekir.

           

Sertleşme bozukluğunun fiziksel ve psikolojik sebepleri söz konusudur, fiziksel sebeplerin incelenmesi için ürolojik bir muayene önemlidir. Fiziksel muayene sonucunda herhangi bir sorun yoksa psikolojik yönden ele alınır.


Sertleşme Bozukluğu DSM-5 Tanı Kriterleri:

A. Her cinsel etkinlikte ya da neredeyse her cinsel etkinlikte 3 belirtiden biri yaşanıyor olmalıdır:

-Cinsel etkinlik sırasında sertleşme sağlamada belirgin güçlük çekme

-Cinsel etkinliği bitirene dek sertleşmeyi sürdürmede belirgin güçlük çekme

-İçe girme ve tatmin olmayı engelleyen sertlik düzeyinde belirgin azalma


B. A tanı ölçütündeki belirtiler en az 6 ay sürmektedir.

C. A tanı ölçütündeki belirtiler kişide klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya neden olur.

D. Bu cinsel işlev bozukluğu, cinsel kökenli olmayan bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz ya da ağır bir ilişki bozukluğundan ya da gerginlik yaratıcı önemli başka etkenlerden kaynaklanmamaktadır ve bir maddeye ya da başka bir sağlık durumuna bağlanamaz.


Sertleşme Bozukluğunun Görülme Sıklığı Nedir?

Erkeklerde en sık rastlanılan cinsel işlev bozukluğu ereksiyon (sertleşme) ile alakalıdır. Dünya genelinde yapılan çalışmalar sonucunda 40-70 yaş aralığındaki erkeklerin %55’inde hafif, orta ve ağır derecelerde olmak üzere sertleşme bozukluğu bulunmaktadır. Daha önce tanınmayan bir partnerle cinsel ilişki, alkol ya da uyuşturucu madde eşlik etmesi, cinsel ilişki istememe ve eşin baskısıyla ilişkiye girmek sertleşememeye neden olabilmektedir. Biyolojik faktörler de bu durumu desteklemektedir. Depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tanısı konulan bireylerde sık görülür.


Erken boşalma ve düşük cinsel istek bozukluğu, prostat bezinin büyümesine bağlı alt üriner sistem semptomlarına bağlı erektil bozukluklarla beraber yaygın olarak görülebilmektedir. Ayrıca yaş, sigara, fiziksel egzersiz eksikliği ve diyabetle ilişkili olarak ortaya çıkma sıklığı değişmektedir.


Sertleşme Bozukluğunun Nedenleri

Sertleşme probleminin nedenleri birden fazla olabilir bunlar biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerden kaynaklı olabilir; bireyin cinsel işlevini etkileyen ya da etkilemiş olan fiziksel bir hastalık öyküsünün olması, yetiştiği ailenin inançları ve tutumları, ilişkide olduğu partneriyle ilişkisi, partnerin çekiciliğini kaybetmesi ve cinsellik için uygun yer, zaman ve ortamın bulunmaması gibi belirleyici nedenleri bulunabilir.


Peki bu cinsel sorun nasıl gelişmektedir? Gelişim dönemindeki sorunlar hazırlayıcı etkenler olabilir, sonrasında başlatıcı etkenlerle birlikte şimdiki sorunun işlevselliğini belirler. Bilinçdışı arzular ve çatışmalara bağlı cinsel ketlenme, karşı cinse yaklaşmakta hafif bir çekingenlikten tam isteksizliğe kadar varabilir. Anneye yönelik bilinçdışı arzuların yaratacağı misilleme korkusu, cinsel hazdan vazgeçmeyi gerektirebilir. Ayrıca erkeğin toplumsal hayatta cinsel kimliğine yüklenen anlamlar kişiler üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturabilmektedir.


Yukarıda anlatılan işlev bozukluğunun ilerleyişini etkileyen hazırlayıcı, başlatıcı ve sürdürücü etkenler aşağıda belirtilmiştir.

Hazırlayıcı Etkenler:  Erkek cinselliğe her zaman hazırdır, iyi bir cinsellik erkeğin orgazmıyla biter gibi cinsel mitler, tutucu bir ortamda büyüme, bireyin cinsel eğitiminin yetersizliği, yaşam biçimi ve travmatik cinsel deneyimler.


Başlatıcı Etkenler: Abartılı performans beklentileri, bedensel hastalıklar, psikiyatrik bozukluklar, alkol ve madde kullanımı, ilaçlar.


Sürdürücü Etkenler: Performans anksiyetesi, cinsel mitler, bedensel hastalıklar, alkol ve madde kullanımı, bireyin partneriyle yaşadığı sorunlar, psikiyatrik bozukluklar ve ilaçlar.


Tedavi Yöntemleri

Cinsellik sadece cinsel organlarla sınırlı değildir. Cinsellikle ilgili düşünce, duygu ve hatalı yerleşmiş inançlar bulunabilir. Cinsel sorunların ve bozuklukların ortaya çıkışında bireyin bedensel ve psikolojik özellikleri ya da ikili ilişkilerin dinamikleri etkili olabilir. Bu etkilere bağlı olarak gelişen cinsel sorunların tedavisi de değişmektedir. Cinsel sorun, tıbbi veya biyolojik bir nedene bağlı ise tedavi ilaç veya diğer tıbbi yöntemler olacaktır. Böyle bir tedaviyi ürologlar ya da psikiyatrlar yapar. Cinsel sorun, psikolojik faktörlere bağlı gelişmişse veya tıbbi ve biyolojik nedene bağlı olarak gelişen sorun psikolojik etkenlerle ağırlaşmışsa cinsel terapi uygulanmalıdır.

           

Sertleşme bozukluğunun tedavisinde ilaç tedavisine başlamadan soruna neden olabilecek diğer faktörlerin ele alınması gerekir. Birey sigara ve alkol kullanıyorsa bırakması, düzenli egzersize başlaması, kilo vermesi ve eğer ruh sağlığından kaynaklı bir sorun varsa psikoterapiye başlaması gerekir. Bu tedaviler sonucunda sertleşme bozukluğu olan bireylerin %70’inde azalma olduğu bulunmuştur. Cinsel terapi uygulanan bir bireyde sertleşme bozukluğu devam ediyorsa ilaç tedavisine başlanmaktadır. İlaç tedavisinden sonuç alınmaz ise penise enjeksiyon yapılmaktadır.


Sertleşme bozukluğu, doyum sağlayıcı bir cinsel ilişkiyi sürdürebilmek için yeterli sertleşmenin olmamasıdır. Sertleşme bozukluğunun, erken boşalmadan sonra, erkeklerde en sık görülen cinsel sorun olduğu bilinmektedir. Kişinin benlik değeri ve güven duygusu üzerindeki olumsuz etkileri, kişiler arası ilişkilerde ortaya çıkarabileceği sorunlar, yol açabileceği öfke, depresyon ve bunaltı ile bağlantısı gibi nedenlerden dolayı kişinin hayatının cinsellik dışındaki alanlarını da etkileyebilen bir sorun olarak görülmektedir.


Sertleşme bozukluğu fiziksel ya da psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Fiziksel bozukluk genellikle uygun eş, uygun ortam, uygun zaman, uygun yer olduğu halde ortaya çıkan bir işlev bozukluğudur. Bunlarda ya bir uyarılış eksikliği ya da yeterli uyarılış olduğu halde cinsel organın işlevsel bir bozukluğu olması söz konusudur. Sıklığı yaşla birlikte artar. 40-49 yaşları arasındaki erkeklerin %3’ünde görülürken 70-79 yaş arasındaki erkeklerin %64’ünde görülmektedir.


Genç erkeklerde genellikle ruhsal nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Yanlış bilgilere ve inanışlara yol açan yanlış cinsel eğitimleri, cinselliği saplantı durumuna getiren aşılamalar cinsel güçsüzlüğe yol açabilir. Bilişsel kuramı değerlendiren araştırmalarda cinsel işlev sorunu olmayan erkeklerle, sertleşme güçlüğü olan erkeklerin bilişsel olarak birbirlerinden farklılaştığı gösterilmiştir. Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin cinsellikle ilgili tutumlarında ‘macho latino’ şeklinde adlandırılan maddelerle (erkeğin göstermesi gereken cinsel gücün vurgulanması, yoğun cinsel etkinlik, hızlı ve etkin sertleşme, duyguların açığa vurulmaması), kadının doyuma ulaştırılması ve bunda başarısız olduğu durumda sonucun felaket olarak yorumlanması ile ilgili maddelerde normalden çok daha yüksek puan aldıkları görülmüştür. Gene sertleşme güçlüğü yaşayan erkeklerin cinsellikle ilgili otomatik düşüncelerinin içeriğini cinsel başarı arzusu ve başarısızlık beklentisi ile ilgili düşünceler oluşturmaktadır.


Orta ve ileri yaştaki erkeklerde hormonal yetersizlikten çok penisteki kavernöz cisimlere yeterli kan akımının olmamasından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu yaşlarda yaşanan cinsel güçsüzlük, beyin ya da kalpteki damar hastalıklarının erken bir belirtisi olarak kabul edilir. Diyabet, nörolojik hastalıklar, kullanılan ilaçların yan etkileri ve madde bağımlılığı da güçlüğüne yola açabilmektedir. Eğer uykuda, erotik uyaranlarla, mastürbasyon sırasında hiç sertleşme olmadığı bildiriliyorsa hastada organik bir bozukluk olması yüksek ihtimaller arasındadır.


Porno İzlemek ve Sertleşme Bozukluğu

Günümüzde birçok genç cinselliği ilk porno videolar izleyerek deneyimlemektedir. Gerçekçi olmayan cinsel aktiviteler ve kusursuza yakın vücutlar kişinin kendini yetersiz hissetmesini sağlamaktadır. Ayrıca cinsel içerikli videolara görüş açısı ve gerçek cinsel ilişkideki olan görüş açısı farklıdır. Cinsel içerikli videolara üçüncü kişi bakış açısıyla bakan birey gerçek ilişkide partnerini farklı açılardan gördüğü için sertleşme problemi yaşayabilmektedir. Porno alışkanlığı cinsel hayata birçok farklı yönden zarar vermektedir.


Bende Sertleşme Bozukluğu Var mı?

Aynı partner ile üç ya da daha fazla süren, sertleşmenin hiç olmaması ya da sertleşmenin devam etmemesidir. Uykuda yaşanan sertleşmenin olup olmaması, mastürbasyon sırasında sertliğin sağlanamaması ya da sertliğin korunamaması varsa tanı konulurken değerlendirilir. Partnerinizin aynı kişi olması ve düzenli aralıklarla ilişkiye girilmesi önemlidir. Farklı partnerlerle uzun aralıklarda ilişkiye girildiğinde sertleşme bozukluğu, erken boşalma gibi problemlerin yaşanması normaldir. Her erkek on ilişkide bir sertleşme sorunu yaşayabilir bu normaldir, her ilişkide yaşanıyorsa o zaman bu bir bozukluk olarak kabul edilir. Böyle bir durum yaşıyorsanız bir üroloji uzmanına danışmanız gerekmektedir.

Gerekli muayeneler yapıldıktan sonra fizyolojik bir probleminizin olup olmadığı anlaşılacaktır. Fizyolojik bir probleminiz var ise ilaç tedavisi ya da ameliyat ile probleminiz ortadan kalkacaktır. Eğer probleminiz fizyolojik değil psikolojik ise cinsel bozukluklar üzerine çalışan bir psikolog, psikiyatrist ya da psikolojik danışmana başvurmalısınız. Online başvuru yapak için hemen psikologmerkezi.com adresinden uzmanlara danışabilirsiniz.



Tedavi Süreci

Yukarıda bahsettiğimiz gibi önce üroloji uzmanına danışmanız gerekmektedir. Fizyolojik bir probleminiz var ise tedavi üroloji uzmanı ile sürdürülecektir. İdrar yolu iltihaplanmasından kaynaklanan sertleşme bozukluğu antibiyotik ile tedavi edilebilmektedir. Hormonal bir bozukluğunuz var yine üroloji uzmanı ile sürdüreceğiniz ilaç tedavisi yardımcı olacaktır. Sertleşme bozukluğu tedavi edilemeyecek bir durumda ise ameliyat yardımı ile mutluluk çubuğu ve penis pompasıyla tedavi uygulanmaktadır.


Sertleşme bozukluğu yaşayan hastaların büyük bir çoğunluğunun problemi psikolojik nedenlidir. Probleminiz psikolojik ise cinsel terapi alanında çalışan bir uzmana danışmalısınız. Terapi süreci ortalama 8-12 hafta sürmektedir. Hastaya cinsel eğitim verilir ve yanlış inanışları ortadan kaldırılır. Sertleşme probleminin altında yatan psikodinamik nedenler bulunur ve üzerinde çalışılır. Tedavi sürecinde ilaç kullanılabilir. Kaygının yarattığı fiziksel etkileri (kalp çarpıntısı, titreme, terleme) azaltacak ilaçlar ve sertleşme sağlayan ilaçlar kullanılmaktadır. İlaçlar ile birlikte sertleşme bozukluğu yaşayan bireylerin cinsellik konusunda kendilerine olan güvenleri artacaktır. Fakat ilaç tedavisi tek başına sonuç vermemektedir. İlaç kullanılmadığında problemler tekrar ortaya çıkmaktadır. İlaç tedavisinin yanında terapi kalıcı çözüm için oldukça önemlidir. Psikologmerkezi.com adresinden uzmanlara sorular sorabilir ve yardım alabilirsiniz.