1. Blog
  2. Sosyal İkilem ve Günümüz Psikolojisi

Sosyal İkilem ve Günümüz Psikolojisi

Netflix’te son dönemde yayınlanan Sosyal İkilem belgeseli, mini dizi içeriği ile de ilgi çekici hale getirilmiş bir bilinçlendirme programıdır. Aslında günümüzde etiğin, psikolojinin ve insan ilişkilerinin hangi noktaya evirildiğini en iyi şekilde gösteren bu belgeselde sosyal ağların ve teknolojinin insanları ne derece etkisi altına aldığını görmekteyiz. Peki, siz gerçekten de psikolojinizin ya da davranışlarınızın sosyal ağlara göre şekillenmediğini mi düşünüyorsunuz?


Madalyonun İki Farklı Yüzü

Sosyal ağlar ve teknoloji pek çok iyi işte oldukça yararlı şekilde görev aldı ve hala da alıyor ancak ne yazık ki olumsuz etkileri de gün geçtikçe artıyor. Özellikle de genç yaştaki bireylere yüksek ölçüde etki eden sosyal medya; bağışların toplanması, yardımların yapılması, kayıpların bulunması gibi pek çok olumsuz durumda etkili şekilde iş görüyor olsa da ne yazık ki çeşitli şekillerde özellikle de gençlerin olumsuz şekilde etkilenmesine neden olabiliyor.


Gençlerin Üzerinde Sosyal Medya Etkisi

Sosyal medya platformları, özellikle de ergenlik dönemindeki çocukların kolaylıkla etkilenir hale gelmesine neden oluyor ve depresyon, anksiyete bozuklukları gibi pek çok farklı problemin de genç yaşta görülmesine neden oluyor. Sosyal medyanın asıl amacı bu olmasa da ne yazık ki özellikle de ergenlik çağındaki gençlerde intihara kadar gidebilen büyük rahatsızlıkların asıl kaynağı sosyal ağlar olabiliyor ve bunu aileler de gençler de fark etmiyor.


Sosyal Medyadaki Güzellik Algısının Gençlerdeki Etkisi

Sosyal medya, efektler ve sahte görünüşler ile bireylerin güzellik algıları üzerinde ciddi anlamda oynama yapmaktadır. Sırf sürekli olarak kullanılan fotoğraf efektlerine benzemek için gençlerin yaptırdığı estetik ameliyat sayıları dahi gün geçtikçe artmaktadır ve bunu yaptıramayan ya da yaptırmak istemeyen gençler de kendilerini çirkin hissederek intihara dahi yol açabilecek şekilde depresyona girebilmektedirler. Ayrıca gençler arasında sürekli olarak yaptırılan belli bir estetik ameliyata da sosyal medyadan esinlenilerek isim konulmuştur ve bu ameliyat adeta bir psikolojik rahatsızlık olarak görülmüştür çünkü gençler arasında yaygınlaşan bir psikolojik duruma bağlı olarak gelişmektedir.


Gençler yalnızca belli kalıplara uymaya çalıştığı için sosyal ağlardan etkilenmez. Fotoğraflarına gelen yorumlar, aldıkları beğeniler, paylaştıkları içerikler ve bunlar ile aldıkları etkileşimler de gençlerin kendilerine bakış açılarını değiştirebilir. Kendisini daha önce hiç şişman olarak düşünmemiş biri tek bir kötü kilo yorumu ile kendini şişman hissetmeye başlayabilir. Kimse bunun kendisine yapılmasını istemez ama kimliği gizli sosyal ağlar sayesinde herkes bir başkasına bunu kolaylıkla yapabilmektedir.


Sosyal Medyadaki Yanlış Bilgilerin Gençlere Etkisi

Gençler sosyal medyada paylaşılan yalan ve içi boş haberlere, bilgi aktarımlarına ya da paylaşımlara inanmaya oldukça meyillidir ve araştırmalara göre de dünya çapında yayınlanan gerçek haberler, yalan haberlerden daha az ilgi çekmektedir ve daha az tıklanma almaktadır. Bu nedenle de gençlere yönelik yapılan paylaşımların yalan haberler ile dolu olması da gençlerin yanlış yönlendirilmesine neden olmaktadır. Örneğin bireyler mesleklere, geleceğe, bilime, akademik hayata, cinsel yaşama, sağlık ve daha pek çok farklı konuya dair yanlış bilgi alabilir. Bu konularda alınan yanlış bilgiler de gençlerin tüm hayatlarını etkileyecek derecede önemli olabilir. Tıpkı belgeselde de söylendiği gibi; bilgi çağından yanlış bilgi çağına geçtik ve bu yanlış bilgi çağı bütün hayatımızı yönlendirmeye başladı. Peki neden? Çünkü gerçek hayat bizlere sıkıcı geliyor, yalan haberler ise ilgi çekici ve daha heyecanlı. Bu nedenle de yalan haberlere ve içi boş bilgilere inanmak artık bir ihtiyaç haline geldi.


Kişisel Bilgiler ve Bireyler

Panoptik sistemde de görüleceği üzere bireyler devamlı olarak izlenir haldeler. Bu da pek çok bireyde aktif sosyal ağları kullanmasa dahi anksiyete bozukluklarına neden olabiliyor. Örneğin sosyal medya hesaplarına kayıt olurken mail adreslerinin, telefon numaralarının, kişisel pek verinin paylaşılması, internet alışverişleri sırasında kredi kartı bilgilerinin ya da kimlik bilgilerinin paylaşılması da bireylerin bu konularda çeşitli şekillerde anksiyete bozuklukları geliştirmesinde etkili olabiliyor. Bu durum da panoptik sistemin hatırlanmasına neden oluyor. Bireyler kendilerinin izlendiğinin farkında olsalar dahi buna uygun hareket etmiyorlar ve bir fotoğrafa kaç saniye bakıldığına kadar bilinen bu sistem içinde bireyler temkinli olmak yerine kendilerini çeşitli anksiyete problemleri ile karşılaştıracak sistem açıklarını kullanmaya yönelik halde buluyorlar. Bu da aslında istenilse de istenilmese de teknoloji çağının getirilerinden biri olduğu için ne yazık ki pek çok bireyde görülebiliyor.


Panoptik sistemde kişi kendi denetleyicisi konumuna geliyor ve aslında her birey teknoloji çağının bir getirisi olarak kendini denetlemek zorunda kalıyor. Ne yazık ki buna uyan kişi sayısı ise yok denecek kadar az çünkü bu dönemde hemen hemen her iş kolay halledilmesi açısından internet ve teknolojiye yöneliyor. Ne yazık ki bireylerin kendilerini bu sistem içinde denetler hale gelmesi imkansız bir hal alıyor.


Etkileme Sistemi İle Ürün Haline Gelen Bireyler

Sizce gerçekten satın aldığımız, kullandığımız, sevdiğimiz ve seçtiğimiz her şey kendi tercihimiz mi? İnternette gördüğümüz reklamları beğenme sebebimiz bizim beğenimize uygun ürünlerin üretilmesi mi? Cevap çok net şekilde, hayır. Bizim beğendiğimiz içeriklere, sevdiğimiz şeylere, dinlediğimiz müziklere, satın aldığımız ürünlere göre belirlenen algoritmalar ile sistemler bize uygun ürünleri karşımıza çıkarıyor. Doğa sporları seven biriyseniz, sürekli olarak bu ürünler ile karşılaşmanızı sağlayan; yemek yapmayı seviyorsanız bu tür içerikleri görmenizi sağlayan bu sistem aslında tüm bilgilerimizin sistemler içinde mevcut olduğunu gösteren en önemli olaylardan biridir.


Bu ürünleri özellikle aramıyorsak, kullandığımız sosyal ağlara da para ödemiyorsak reklam verenler nereden para kazanıyor? Bizim üzerimizden tabi ki. Yaptığımız her yeni paylaşım ve satın alma ile aslında ürün haline geliyoruz ve bu da insanların psikolojisini anlamaktan geçiyor. Sistemler ve programlar adeta psikolojimizi anlayarak hangi ürünlere yöneleceğimizi biliyor, hangi hesapları görmek istediğimizi tahmin eder hale geliyor ve izleyeceğimiz videolara kadar pek çok farklı konuda bizi bizden daha iyi tanır hale geliyorlar.


Sosyal Bir Varlık Olarak İnsan

İnsan, temel bir ihtiyaç olarak sosyalleşme içindedir. Sosyalleşmenin temelinde ise aslında yüz yüze iletişim yatar ancak sosyal ağların şu anki durumuna baktığımızda bize her ne kadar yüz yüze iletişime en yakın iletişim şeklini sunduğunu iddia etse de ne yazık ki bu iletişim biçimi gerçekçi bir iletişim değildir. Zaman geçtikçe insanların birbirini tanıma isteğinin azaldığı, romantik aktivitelerin gün geçtikçe daha az yaşanıldığı ve çiftlerin sosyal medya üzerinden tanışıp romantik bir ilişki içinde olduklarını düşündükleri durumu da yaygınlaşmıştır. Ne yazık ki bu doğru bir düşünce şekli değildir çünkü romantik ilişkilerin temelinde aslında duygular yatar, yazılan mesajlar değil. Sosyal ağlar ise insanların iletişim biçimini ve ikili romantik ilişki biçimlerini dahi değiştirmektedir. Sosyal ağlar nedeniyle insanlar da tıpkı birer internet sitesi halini almıştır. Kısa süreli etkileşimler ile birbirine bağlanan internet sitelerine benzetilebilecek olan romantik ilişkiler ve arkadaşlık ilişkileri günümüzde eski etkileşimini kaybetmiştir.


Ayrıca bu dönemde herkes ile “arkadaş” olunduğunu da söylemek mümkündür. Sosyal medyadan arkadaş olarak eklenen ve birkaç fotoğrafı beğenilen kişiler günümüzde “arkadaş” olarak adlandırılmaktadır. Peki, bu arkadaşlar gerçek hayatta nerededir?


Kademeli Değişim

Kademeli değişim, insan psikolojisinin makineler ve teknoloji tarafından ne kadar iyi anlaşıldığının göstergesidir. İnsanlar farkında bile olmadan değiştirilir, etki altına alınabilir. Hiç sevilmeyen bir düşünce, farklı mesaj yolları ile iletildiği zaman bireylere mantıklı gelebilir. Hiç istenilmeyen ürünler zamanla farklı kanallar ile iletildiği zaman bireylere cezbedici gelebilir. Bu gibi pek çok durum da bireylerin kademeli şekilde değişimini gösterir. Bireyler ise bunun farkına bile varmazlar ve kendi gerçeklikleri olarak bu durumu görmeye devam ederler.


İkna ve Sosyal Ağlar

İkna sistemi gerçek hayatta pek çok farklı yöntem ile işleyen karmaşık bir yöntemdir ancak sosyal ağlar hiçbir efor sarf etmeden insan psikolojisinde yer alan ikna kavramını en iyi şekilde farkında varmamıza imkan tanımadan bizlere sunar. Bireylerin yalnızca aldıkları ya da düşündükleri değil hayatlarının tamamı ikna yöntemi ile değiştirilebilmektedir ve sosyal ağlar günümüzün çoğunda bizimle birlikte olduğu için belki de bunu en kolay şekilde yapabilecek kaynak kendisidir. İnsan davranışları, duygu ve düşünceleri en basit şekilde sosyal ağlar ile kolaylıkla değiştirilebilir.


Aralıklı Olumlu Pekiştirme ve Sosyal Ağlar

Psikolojide aralıklı olumlu pekiştirme olarak bilinen durum, sosyal ağlar tarafından farkında bile olmadığımız bir şekilde uygulanmaktadır. Sayfayı her yenilediğimiz zaman yeni bir içerik ile karşılaşmamız ve farklı bir içerik göreceğimizi her seferinde bilmemiz aralıklı olumlu pekiştirmenin en güzel örneğidir. Telefonu ne zaman elinize alsanız ve sayfayı yenileseniz hangi sosyal medya uygulamasında olursanız olun size olumlu bir pekiştirme sunacaktır. İnsan işte buna ihtiyaç duyar ve sosyal ağlar da en basit şekilde bunu bize sağlar.


Gerçek Nedir?

İnsanlar gerçek hayat ile teknoloji içinde gelişen hayatı birbirine karıştırabilmektedir. Bu da kişilik bozukluklarına, anksiyete bozukluklarına, paranoya durumuna ve hatta çeşitli depresif bozukluklara da neden olabilmektedir. Bireylerin gerçek hayatın hangisi olduğu algısını yitirmesi, yalnızca psikolojik değil sosyal anlamda da ciddi etkiler yaşanmasına neden olur.