1. Blog
  2. Tat Kaçınma Koşullaması ve Günlük Hayata Etkileri

Tat Kaçınma Koşullaması ve Günlük Hayata Etkileri

Tat kaçınma koşullaması, bir klasik koşullamadır. Klasik koşullamalarda bir koşulsuz uyaran sonucu koşulsuz tepki ve bir koşullu uyaran sonucu koşullu tepki ortaya çıkar. Klasik koşullamanın en bilindik örneği Pavlov’un köpeğidir. Bu deneyde Pavlov köpeğe et verdiği zaman köpek salya tepkisi gösteriyordu. Sonrasında zil çalıp ardından et vermeye başladı. Köpek bir süre sonra zil çaldığı zaman eti görmese bile salya tepkisi göstermeye başladı. Bu en temel klasik koşullama örneği olarak bilinir.


Klasik koşullama için farklı düzenekler mevcuttur. Bunlar şu şekildedir:

• Göz kırpma koşullaması

• Tepki baskılama koşullaması

• İz sürme koşullaması

• Tat kaçınma koşullaması

Konumuz gereği tat kaçınma koşullamasından bahsedeceğiz ve bu koşullamanın günlük hayatta ne gibi etkilere yol açtığını örnekler ile açıklayacağız.


Tat Kaçınma Koşullaması Nasıl Uygulanır?


Tat kaçınma koşullaması, farkında olmadan günlük hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Bu durum için yapılan deney ile de bu durumu anlamak mümkündür. Bu deneye göre günlük hayatta yediğimiz yiyeceklere karşı tat kaçınma durumu geliştirmemiz mümkündür. Bu yiyecekler her tarzda yiyecekler olabilir ve genellikle de kötü bir şekilde yenen yiyecekler bu tat kaçınma koşullamasının gerçekleşmesinde etkilidir.


Tat kaçınma koşullamasında bir fare ya da sıçan kullanılır. Bu deney sırasında fare ya da sıçana öncelikle mide rahatsızlığı yapan bir madde ya da yiyecek verilir. Hayvanda mide bulantısı görülür ve bu mide bulantısının ardından belirgin tadı olan bir yiyecek yani koşullu uyaran verilir. Önceden yaşanan belirgin lezzetteki yiyecekten dolayı ya da mide bulandırıcı maddeden dolayı hayvan yiyeceği yemekten kaçınır.


Günlük hayatta pek çok yiyecek için bu durumu bilinçli ya da bilinçsiz şekilde yaşarız ve bu yüzden de pek çok yiyeceği yemek istemeyebiliriz. Peki, günlük hayatta tat kaçınma koşullaması nasıl yaşanır?


Günlük Hayatta Tat Kaçınma Koşullaması


Günlük hayatımızda pek çok zaman bir yiyeceği önceki deneyimlerimize dayanarak yemek istemeyebiliriz. Bu durumun altında yatan temel neden, tat kaçınmadır. Tat kaçınma koşullamasına göre örneğin öğlen yemeğinde balık yediyseniz ve akşam mideniz bulandıysa bunu balığa bağlayabilirsiniz. Bu olayın üzerinden bir hafta geçse de kişi balık yemek istemiyor olabilir. Bu da aslında tat kaçınma koşullamasının diğer klasik koşullamalara göre ne kadar daha büyük etkiye sahip olduğunun göstergesidir.


Bu koşullamanın gerçekleşmesi için tek bir eşleşme yeterlidir. Yani kişi bir kez bu şekilde bir dneyim yaşadıysa bir daha tüm hayatı boyunca o yiyeceği yemek istemeyebilir. Örneğin yumurta ağır kokan ve baskın tada sahip olan bir yiyecektir. Sabah kahvaltıda yumurta yemiş bir kişi aynı gün hasta olursa ve midesi bulanırsa kişi bunun yumurtadan kaynaklandığını düşünebilir. Bu sebeple de çok uzun bir süre boyunca yumurta yemek istemeyebilir.


Kişiler genellikle bu tür olayları yaşadıkları hastalıklar ile yedikleri yiyeceklere bağlar. Bu da kişilerin kafasında otomatik olarak oluşan bir düşüncedir çünkü ağır tadı ya da ağır kokusu olan yiyeceklerin bireyler üzerindeki etkisi yadsınamayacak derece büyüktür.


Bir restoranda çalışan ve sürekli olarak aynı ağır kokulu yiyecekleri pişiren kişiler daha sonrasında bu pişirdikleri yiyeceklerden hiçbir zaman yemek istemeyebilir. Bu da tat kaçınmasına bir örnektir çünkü kişiler aldıkları kokudan dolayı ya da yiyeceği tattığı zaman aldıkları tattan dolayı sürekli bir kokuyu ve tadı da almaktan, o yiyecekten tiksinebilirler.


Günlük hayatta tat kaçınması o yiyecek yenmese bile mide bulantısına, baş dönmesine, bayılmaya, hastalanmaya dahi sebep olabilir. Günümüzde en sık karşılaşılan tat kaçınmaları genellikle yumurta, balık gibi yiyeceklerdir. Tatları daha baskın ve kokuları daha ağır olduğu için genellikle hafızada çok daha kalıcı yere sahiptirler ve bu şekilde de tat kaçınma durumunda en etkili olan yiyecekler arasında yer alırlar.


Tat Kaçınma Koşullamasına Benzer Örnekler


Tıpkı tat kaçınma durumuna benzeyen çeşitli durumlar da mevcuttur. Bunlar yenen yemekler ile ilgili değil yapılan eylemler ve karşılaşılan durumlar ile alakalıdır. Genellikle tat kaçınma koşullamasında olduğu gibi birbiriyle alakası olmayan iki durum otomatik olarak bağdaştırılır ve bu şekilde de tat kaçınmasına benzer bir durum ile karşılaşılır.


Örneğin eski sevgiliniz ile en sevdiğiniz şarkıyı ondan ayrıldıktan sonra duyduğunuz zaman şarkı fiziksel olarak dahi midenizi bulandırabilir. Bu durum size yaşadığınız neşeli günleri hatırlatarak üzüntü verebilir ve ayrıca o şarkıyı bir daha duymak istemeyebilirsiniz. Oysaki bir zamanlar bu şarkı en sevdiğiniz şarkılardan biriydi. Şimdi ise eski sevgiliniz ile bağdaştırdığınız için bu şarkıdan adeta tiksiniyorsunuz.


Bu kaçınma davranışını göstermek için illa ki yiyeceği yemenize de gerek yok. Örneğin siz hastayken ağır kokulu bir yemek pişiyorsa, hastalığınız sırasında bu kokudan etkilenirsiniz ve o yemekten yemeseniz bile hastalığınız geçtikten sonra o yemeği yemekten kaçınırsınız. Bunun sebebi tıpkı tat kaçınmada olduğu gibi iki alakasız olayın bağdaştırılmasıdır. İki olayın birbiri ile bağlantısı olmasa da ister istemez bir araya getirilir ve bu şekilde bir kaçınma meydana gelir. Meydana gelen kaçınma ömür boyu dahi sürebilir. En uzun süre tepki gösterilen kaçınma budur.


Tat Kaçınmaya Dair


Tat kaçınma durumu için tek bir eşleşme yeterlidir. Diğer klasik koşullamalarda genellikle birkaç kez iki uyaranın da aynı ortamda bulunması ve bir şekilde uzun sürede bağdaştırılması gerekir. Örneğin zil ve et bir süre boyunca birlikte verilerek köpeğin bunları bir arada düşünmesi sağlanmıştı. Tat kaçınma koşullamasında ise bir kez hasta olmak ve hastayken o yemeğin kokusunu almak ya da bir yemek yiyince üzerine hasta olunduğu zaman bir daha o yemeği yemekten çekinmek yeterlidir. Bu şekilde bir eşleşme sonucu kişiler tat kaçınma davranışı gerçekleştirir ve bu yalnızca bir kez meydana gelmez. Kişiler ömürleri boyunca bu bir kez eşleşmeye dayalı olan tat kaçınma davranışını gerçekleştirebilirler.


Kişiler çok sevdikleri yiyeceklerden dahi bu şekilde tiksinebilir. Ayrıca bunu farklı olaylara uyarladığımız zaman da gördüğümüz üzere yalnızca yiyeceklerde değil farklı olaylarda da kaçınma davranışı gösterilebilir. Örneğin havuza gidip geldikten sonra hasta olan biri hastalığını havuz ile bağdaştırabilir. Hiç alakası olmayabilecek olan havuza gitme durumu, kişinin hastalığına sebep olmuş olmasa da kişi bunu bu şekilde yorumlayabilir. Bu olaydan sonra kişi bir daha havuza gitmek istemeyebilir ya da havuza gidip döndüğü zaman hasta olacağı hissine kapılabilir.


Bu tür durumlar günlük hayatta her yaştan bireyin başına gelebilmektedir. Pek çok şekilde pek çok farklı yiyecekte kendini gösterebilen tat kaçınması durumu ne yazık ki engel olunabilecek bilinçli bir durum değildir. Kişiler bilinçli şekilde yiyecek ile durumu bağdaştırdıklarını düşünse de aslında gerçekten de durum bu şekilde değildir.


Bu durum kişilerde eğer ciddi bir probleme dönüşmeye başladıysa bir psikoloğa görünmekte fayda vardır. Kişi pek çok etkinliği bu sebeple yapamıyorsa, pek çok yiyeceği benzer sebepten yiyemiyorsa ya da tat kaçınması yaşadığı yiyeceği gördüğü zaman ciddi sorunlar ile karşılaşıyorsa mutlaka destek alması gerekir.