1. Blog
  2. Yoksunluk Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Yoksunluk Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

  • Yoksunluk Sendromu Nedir?
  • Yoksunluk Sendromu Belirtileri Nelerdir?
  • Yoksunluk Sendromu Neden Olur?
  • Yoksunluk Sendromu Nasıl İlerler?
  • Yoksunluk Sendromu Kaç Gün Sürer?
  • Yoksunluk Sendromu Tedavisi Nasıl Olur?

Yoksunluk Sendromu Nedir?

Yoksunluk sendromu, kişide yoksunluk durumunun su yüzüne çıkan ve kendisini çeşitli belirtilerle gösteren bir rahatsızlıktır. Vücut gün boyunca beslenme, egzersiz, iş, düşünme, okuma gibi düşünsel ya da fiziksel aktivitelere maruz kalır. Dolayısıyla insan vücudu her gün farklı faktörlerin etkisinde kalır ve buna bağlı kendini adapte eder. Bu durum, ilaç kullanımı, bağımlılık ya da kimyasal kullanımı gibi eylemlerde de söz konusudur. Vücuda düzenli bir şekilde alındığında bağımlılığa yol açabilecek çeşitli ilaçların ya da kimyasal maddelerin kullanımı sonucunda vücut sürekli bu maddelere gereksinim duyabilir.


Ancak söz konusu maddelerin (ilaç, kimyasal, alkol, antidepresan vb.) tüketilmemesi ve kullanımlarının aniden kesilmesi sonucunda vücutta yoksunluk belirtileri görünebilir. Bu çerçeveden bakıldığında yoksunluk; kişiye haz veren çeşitli maddelerin, aktivitelerin ya da alışkanlıkların aniden kesilmesi sonucunda ortaya çıkan bir durum olarak tanımlanır. Yoksunluk sendromu yaşayan kişiler çeşitli fiziksel ya da psikolojik bağımlılığa sebep olabilecek maddelere belirli bir süre zarfı boyunca maruz kalırlar.


Eğer kişi bir süre sonra dışarıdan aldığı bu maddelere ciddi bir sınırlama getirirse ya da tüketimi tamamen keserse kişide bazı ciddi yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir. Ortaya çıkabilecek olan belirtilerin şiddeti ise kişinin hangi maddeleri tükettiğine ve bunu ne sıklıkla yaptığına göre değişiklik gösterebilir. Yoksunluk sendromu günümüzde sıklıkla gençler arasında artan madde bağımlılığı sebebiyle de ortaya çıkabilmektedir.


Bazı kötü çevrelerce bir şekilde uyarıcı madde kullanımına alıştırılan gençler maddeyi kullanmalarının üzerinden bir süre geçtikten sonra yoksunluk hissi yaşarlar ve böylelikle aynı maddeyi tekrar tüketmek için hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, yalan söylemek ve benzeri birçok kötü yola başvurabilirler. Dolayısıyla yoksunluk sendromunun ortaya çıkardığı etkilerin kullanılan maddeye göre değişiklik gösterebileceği ve aynı zamanda kimi zaman suç boyutuna varan ciddi durumlara sebep olabileceği unutulmamalıdır.


Yoksunluk Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Yoksunluk sendromu yaşayan kişilerde ortaya çıkabilecek olan belirtiler kullanılan maddenin türüne, niteliğine ve dozajına bağlı olarak değişiklik gösterir. Kimi maddelere özel yaşanan yoksunluk hissi oldukça hafif ve kişiyi sadece basit bir şekilde rahatsız edecek seviyede olsa da, kimi durumlarda ise ortaya çıkabilecek belirtiler kişinin suç işlemesine ve hatta intihar etmesine bile sebep olabilir.


Yoksunluk belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

●     Yoksunluk sendromunun en genel belirtileri arasında halsizlik, yorgunluk ve bunları takip eden sinirlilik hissi yer alır. Vücut bağımlılık hissettiği bir maddeden uzak kaldığı için kişiye sürekli çeşitli sinyaller yollar ve kişi de bu sebeple kendisini huzursuz hisseder. Bunlara ek olarak kişinin kendisini iştahsız hissetmesi de oldukça muhtemeldir.

●     Yoksunluk hissinin süresi arttıkça özellikle kişideki sinirlilik hissi de artış gösterir. Zira kişinin vücudunda kalıntı şeklinde bulunan maddenin miktarı zamanla gittikçe azalır ve bunun sonucu olarak kişi semptomları daha ağır şekilde yaşamaya başlar.

●     Birey etrafındaki kişilere karşı sinirli bir hale gelir ve bu da kişinin sosyal hayatında çeşitli problemler yaşamasına sebep olur.

●     Sinirlilik ve halsizlik semptomları takiben birçok kişide "titreme" semptomu görülür. Titreme durumu vücudun genelinden ziyade ellerde ortaya çıkar. Eller ilk olarak hareket halindeyken titremeye başlar.

●     Yoksunluk sendromunun zirve noktaya ulaştığı dönemde ise eller sabit tutulduğunda dahi titreme eğilimindedir. Bununla birlikte, kişide bulunan yoksunluk hissi azaldıkça ellerde görülen titremenin de azaldığı bilinmektedir.

●     Uyarıcı madde kullanımını kestiği için yoksunluk sendromu yaşayan kişilerde sıklıkla ishal belirtisi görülür.

●     Bağırsakların çalışma biçimini etkileyen bir diğer spesifik durum ise eroin bağımlılığıdır. Eroin bağımlılığı sebebiyle yoksunluk sendromu yaşayan kişilerde ise uyarıcı maddelerin aksine kabızlık görülmektedir.

●     Genellikle zararlı madde kullanımından dolayı yoksunluk yaşayan kişilerde bir süre sonra vücudunun tamamında ağrı görülmesi olağan bir durumdur. Vücuttaki ağrı reseptörleri sürekli aktiftir ve kişi her yerinin ağrıdığını hissedip büyük rahatsızlık duyar.

●     Kişinin stres seviyesinin artış göstermesiyle vücutta çeşitli hormonlar salgılanır. Bu da kimi vakalarda kan basıncının yükselmesine (hipertansiyon) sebep olabilir.

●     Fiziksel belirtilere ek olarak yoksunluk sendromu yaşayan kişilerde ciddi psikolojik semptomlar da görülebilir. Hiperaktivite, anksiyete ya da depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar, en sık rastlananlar arasında yer alır. Kişi genel olarak karamsar, kasvetli ve kaygılı bir ruh haline bürünebilir.

●     Aynı zamanda uyku bozukluklarına da oldukça sık rastlanır. Gece uyumaya çalışırken kişinin aklına sürekli yoksunluğunu çektiği madde gelir. Bu da hem kişinin geceleri rahat bir şekilde uyuyamamasına hem de gece düzgün uyuyamadığı için gün içerisinde veriminin son derece düşmesine sebep olur.


Yoksunluk Sendromu Neden Olur?

Yoksunluk sendromu genel olarak madde kullanımı sonucu ortaya çıkar. Son yapılan çalışmalar 'kumar oynamak' gibi çeşitli bağımlılık yapıcı aktivitelerin de bırakıldıkları durumlarda yoksunluk sendromuna sebep olabileceğini ortaya koymuştur. Genel olarak yoksunluk sendromu nedenleri ise şu şekilde sıralanabilir:

●     Alkol yoksunluk sendromu konusunda en yaygın maddelerden birisidir. Uzun süreli alkol kullanımı, kişinin alkol tüketmediği vakitlerde yoksunluk belirtileri göstermesine sebep olur. Alkol ile birlikte en sık kullanılan bir diğer bağımlılık yapıcı madde ise sigara olarak göze çarpar. Sigara kullanımı oldukça küçük yaşlarda başlayabilir ve kısa süreli bir kullanımdan sonra kişide bağımlılık yaratır.

●     Alkol ve sigara gibi maddelerin bağımlılık yaratma süreleri daha uzunken eroin gibi uyuşturucu maddelerde bu durum farklıdır. Öyle ki sadece bir kez kullanıldığında dahi kişide güçlü bir bağımlılık hissi oluşturur ve kullanıma ara verildiği takdirde kişi yoksunluk sendromuna girip saldırgan bir tutum alabilir.

●     Eroinden bir kademe daha düşük olsa da yine de çok ciddi bağımlılık yapan ve büyük olumsuz etkilere sahip olan bir diğer madde grubu ise amfetaminlerdir. Bu madde grubu toplumda yaygın bir şekilde "ekstazi hapı" olarak bilinmektedir.

●     Kişide bağımlılığa ve bunun sonucu olarak yoksunluk sendromuna yol açan bir diğer madde ise esrar ürünleridir. Kısa süreli kullanımdan sonra kişide bağımlılık duygusu oluşur. Kişiye sürekli zevk verip rahatlattığı için ürünün kullanılmadığı durumlarda kişi sinir nöbetleri geçirebilir ve kendisini huzursuz hisseder. Bununla birlikte sıklıkla gözlerin kanlanması durumuna rastlanır.

●     Benzodiazepin yoksunluk sendromu ise sakinleştirici ilaç kullanımı sonucu ortaya çıkar. Bu içerikteki maddeler kişinin rahat uyumasını sağlar. Ancak tekrar tekrar kullanıldıkça kişi bu maddeyi tüketmeden uykuya dalmakta büyük güç çeker. Yoksunluk sendromunun bir belirtisi olarak uyku bozuklukları baş gösterir ve kişinin günlük yaşamı büyük bir darbe alır.

●     Antidepresan yoksunluk sendromu da oldukça sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Psikiyatr tarafından reçete edilen ya da kişinin reçetesiz olarak aldığı çeşitli ilaçlar kişinin vücudunda bağımlılık yapıcı bir etkiye sahip olabilir. Bu durumun önlenmesi için ilaçların bırakılması ya da kullanılması gibi durumlar doktor kontrolünde yapılmalıdır ve kişi kendi kafasına göre kullandığı ilacı aniden bırakmamalıdır. Aksi halde ciddi olumsuz semptomlarla karşılaşılabilmesi mümkündür.


Yoksunluk Sendromu Nasıl İlerler?

Yoksunluk sendromunun ilk aşaması vücudun belirli bir maddeye karşı bağımlılık gelişmesiyle başlar. Bağımlılık yapma özelliğine sahip olan ve vücutta çeşitli reaksiyonlara yol açan maddeler beynin ödül sistemini harekete geçirir. Dolayısıyla bu maddeleri tekrar tekrar kullanmak kişiye bir tatmin ve rahatlama hissi yaşatır. Kişi kendisini mutlu ve sağlıklı hissetmek için sürekli bu maddeye ihtiyaç duyar ve dolayısıyla bağımlılık durumu oluşur. Bununla birlikte, iki farklı bağımlılık türü vardır. Bunlar fiziksel bağımlılık ve psikolojik bağımlılık olarak ayrılabilir.


Psikolojik bağımlılık yaşayan kişiler çeşitli maddeleri vücutlarına aldıkları esnada ya da bu maddeleri kullandıktan sonra zihinsel olarak büyük bir rahatlama ve zevk hissederler. Bununla birlikte beynin ödül merkezi aktif hale gelir ve bunun sonucu olarak kişi kendisini mutlu ve tatmin olmuş gibi hisseder. Bağımlılığın seviyesi arttıkça kişi bu rahatlama ve mutluluk hissini tekrar hissetmek amacıyla aynı maddeyi tekrar tekrar kullanmaya devam eder. Bununla birlikte, ilk başta 1 doz olarak başlayan madde kullanımı muhtemelen kişinin tatmin olmuş hissetmesi için yeterli gelmeyecek ve kişi kullanım dozunu arttıracaktır.


Uyarıcı ya da uyuşturucu etkiye sahip maddelerin kullanımı vücut üzerinde bazı ciddi etkilere sahip olabilir. Bu etkilerin sonucunda kalp ritminde ve solunum hızında artış görülür. Bununla birlikte kişi eskiye oranla çok daha fazla terler, göz bebeklerinin boyutu büyür ve bunlara ek olarak kullanılan maddenin ortaya çıkaracağı semptomları tecrübe eder. Madde kullanımının belirli bir süreyi aştığı durumlarda ise vücut bu tür semptomları içselleştirir ve vücudun fizyolojik yapısı değişir. Uyuşturucu maddenin, uyarıcının ya da bağımlılığa sebep olan ilacın bırakılması durumunda ise vücut bu sefer söz konusu maddeye karşı fiziksel bir bağımlılık duyabilir.


Yoksunluk Sendromu Kaç Gün Sürer?

Yoksunluk sendromu sonucu ortaya çıkan etkilerin ne kadar süreceğine dair kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değildir. Zira ortaya çıkacak etkiler kullanılan maddenin içeriğine ve dozajına göre değişiklik göstereceğinden, bu durum kişiden kişiye değişecektir. Bununla birlikte, genellikle fiziksel bağımlılık yaşayan kişilerin tedavi süreçleri psikolojik bağımlılık yaşayan kişilere kıyasla daha kısa sürecektir.


Antidepresan Yoksunluk Sendromu Ne Kadar Sürer?

En yaygın ortaya çıkan yoksunluk sendromu sebeplerinden birisi ise antidepresan yoksunluğudur. Bu durum antidepresan kullanımının azaltıldığı ya da tamamen bırakıldığı zamanlarda ortaya çıkar. Semptomların görülme süresi ilacın kullanım süresine ve dozuna bağlı olarak değişir. Ortalama olarak 2 hafta ile 3 ay arasında semptomlarla karşılaşılabilmektedir. İlacın doktor kontrolü eşliğinde kademeli bir şekilde doz düşürerek bırakıldığı durumlarda ise semptomların görülme süresi oldukça azalacaktır.


Yoksunluk Sendromu Tedavisi Nasıl Olur?

Yoksunluk sendromu tedavisinde kişinin durumuna, yaşına, bağımlılığın fiziksel mi psikolojik mi olduğuna ve bağımlılığa sebep olan maddenin türüne göre farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Dolayısıyla öncelikle kişinin bir psikiyatr tarafından detaylı bir şekilde muayene edilmesi gerekir. Doktor kişinin sahip olduğu tüm belirtiler uyarınca bir tedavi planı hazırlar. Yoksunluk sendromunun tedavisinde genellikle psikoterapi teknikleri ve ilaçlı tedavi yöntemleri bir arada kullanılır.


Tedavide kullanılan ilaçlar arasında ise kişinin durumuna göre birçok farklı ilaç yer alabilir. Kullanılacak ilacın türü genellikle kişinin semptomlarıyla alakalıdır. Örneğin yoksunluk belirtisi olarak depresyon ve kaygı bozukluğu yaşayan kişilere antidepresan ya da anksiyolitik içerikli ilaçlar reçete edilir. Aksine aşırı sinirli ve agresif bir ruh haline bürünen kişilere ise benzodiazepin türündeki sakinleştirici ilaçlar verilir.


Psikoterapi yöntemi olarak ise en sık olarak bilişsel davranışçı terapi kullanılır. Terapi esnasında hasta ile derin bir diyalog kurulur ve güven ortamı sağlanmaya çalışılır. Hastanın içerisindeki her şeyi dışarı dökmesi sağlanır ve bu doğrultuda terapist tarafından çeşitli tavsiyeler verilir. İlk başta hastanın kendi durumunu fark etmesi amaçlanır. Bununla birlikte, hekim ve hasta arasındaki güven ortamı oluşturularak hastanın kendisinde gördüğü en ufak bir belirtiyi rahatlıkla hekimle paylaşması sağlanmaya çalışılır.




 

 Desteğe ihtiyaç duyduğunuz her an uzmanlarımızla ücretsiz soru sorarak iletişime geçebilir ya da online terapi ile destek alabilirsiniz.

 

Uzman PsikologNurdan YAZICI UNAL-01.06.2022
Psikolog Merkezi