1. Blog
  2. Monofobi Nedir? Monofobi Belirtileri ve Tedavisi

Monofobi Nedir? Monofobi Belirtileri ve Tedavisi

  • Monofobi Nedir?
  • Monofobi Nedenleri Nelerdir?
  • Monofobi Belirtileri Nelerdir?
  • Monofobi Teşhisi Nasıl Konur?
  • Monofobi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Monofobi Nedir?

Yalnız kalmaktan aşırı derecede korkmak ve bu durumun takıntılı bir hal alması monofobi olarak tanımlanmaktadır. Bu durum, en kısa tabirle psikolojik bir rahatsızlıktır. Ergenlik çağındaki çocuklarda monofobi görülme olasılığı yetişkinlere oranla çok daha fazladır. Monofobi hastalığı; ayrıca otofobi, izofobi, erofobi ve yalnız kalma korkusu olarak da bilinmektedir. Monofobi sadece insanlar arasında görülen psikolojik bir rahatsızlık değildir. Hayvanlarda da monofobik vakalarla sık sık karşılaşılmaktadır. Monofobisi olan bir kişi, eğer yanında hiç kimse yoksa kendini ve fiziksel olarak ne de ruhsal olarak rahat ve iyi hissedebilir.

Bu süreçte, söz konusu bireylerde yoğun korku, endişe, panik ve mutsuzluk görülür. Bu yüzden monofobiden kurtulmak biraz zaman alabilir. Yalnız oldukları her an monofobisi olan kişiler için korkunçtur ve kaygı vericidir. Buna uyumak, yemek yemek, dışarıda zaman geçirmek ve hatta tuvalete gitmek bile dahildir. Bu yüzden monofobi, tedavi edilmediği sürece hem kişi hem de çevresi için oldukça zor ve yorucu sonuçlar doğuracaktır. Ancak kişinin her yalnız kalmaktan çekinmesi ya da korkması durumu monofobi olduğu anlamına gelmez.

İnsan sosyal bir varlık olduğundan ötürü hayatının belli dönemlerinde yanında başka birisine ihtiyaç duyabilir. Bu tamamen normal ve olağan bir durumdur. Sıkıntıya neden olan durum, bu yalnız kalamama durumunun normal sınırı aşması ve takıntı boyutuna ulaşacak kadar ilerlemesidir. Monofobisi olan bir kişi, içinde tanıdığı biri olmayan çok kalabalık ortamlardan ve toplu taşıma araçlarında bulunmaktan korkabilir. Bu gibi yerler onlar için güvenli değildir ve buralarda bulunmak onlar için oldukça zordur. Bu durum devam ettiği takdirde kişide başka psikolojik rahatsızlıklar da baş gösterebilir. Bunlar arasında depresyon, anksiyete ve aşırı sinirlilik sayılabilir.

Monofobik bir kişinin yakın çevresinde olan kişilerin unutmaması gereken bazı noktalar vardır. Monofobisi olan bir kişi, sürekli olarak bir diğer kişinin yoldaşlığına ve yakınlığına ihtiyaç duyar. Eğer bekledikleri bu yakınlığı bulamazlarsa agresif bir tutum takınabilirler. Bu, onların yanında olmayan kişiye karşı verdikleri bir tepkidir. Kişi, karşı taraf tarafından yeterince sevilmediğini düşünüp ondan uzaklaşma kararı alabilir. Ancak yalnız kalmak o kişiden uzaklaşmaktan daha büyük bir problem yaratacağı için bunu genellikle yapmaya cesaret edemezler. Çünkü yalnız kalmak, başlarına gelebilecek en kötü şeydir.

Bu yüzden monofobisi olan bir kişinin aslında sadece çevresiyle değil kendiyle de mücadele ettiği unutulmamalıdır ve kişiye karşı olumsuz eleştiriler yapmaktan kaçınılmalıdır. Ancak her ne kadar dikkat edilirse edilsin monofobisi olan bir kişi ile baş etmek oldukça zor olacaktır. Monofobi, kişinin kendisi kadar çevresine de rahatsızlık verir. Örneğin monofobisi olan bir kişi bir arkadaşını her ne kadar sevmese de yalnız kalmamak için onunla olan iletişimini devam ettirmeyi seçebilir. Bu durum bir süre sonra kişinin kendisine de büyük rahatsızlık vermeye başlar.

Karşıdaki kişi de onun kadar durumun farkında olacağından ilerleyen süreçte işler içinden çıkılamayacak bir hal alabilir. Bu yüzden bu kişilere yönelik eleştiri yapılacakken bunların yapıcı ve kırıcı olmamasına büyük önem vermek gerekir. Böylece kişi, yalnız kalmanın başına gelip gelebilecek en kötü şey olmadığını daha iyi anlayacaktır. Bunu kişinin yakınlarının tek başına başarması pek kolay olmayacağından, bu süreçte bir psikoloğa danışmak en sağlıklı çözüm yolu olacaktır.

Monofobi Nedenleri Nelerdir?

Monofobiye neden olan tek bir durum yoktur. Ancak, genetik faktörler monofobinin meydana gelmesine etkili olabilmektedir. Kişinin ailesinde monofobi ya da benzeri bir fobiye sahip birisinin bulunması, o kişide de monofobinin görülme olasılığını arttıracaktır. Genetik faktörlerin yanı sıra bazı çevresel etkenler de hastalığın gelişmesinde etkili olabilmektedir. Bunlar genellikle kişinin başına gelen zor yaşanmışlıklar ve travmalardır.

Örneğin birisinin çok yakın olduğu biri tarafından travmatik bir şekilde terk edilmesi onda monofobi gelişimini tetikleyebilir. Çok sevilen bir yakınının kaybedilmesi de kişide yalnız kalma korkusunun gelişmesine yol açacaktır. Bunların yanı sıra kişinin yalnız başınayken oldukça kötü bir durum yaşaması da monofobi oluşumunu tetkileyebilmektedir.

Bu gibi etkenler genellikle kişinin çocukluk zamanlarında etkili olur. Bazı çocuklar benzeri yaşanmışlıklardan daha az etkilenirken bazı çocuklarda ise hastalığın gelişimi görülebilmektedir. Ancak çocukluk çağını aşmış kişilerde de monofobi gelişimine rastlanılabilmektedir. Örneğin, yetişkin bir kişinin ekonomik olarak büyük bir kayıp yaşaması ya da iş hayatında büyük yüklerin altında kalması gibi unsurlar da yetişkinlerde hastalığın gelişimini tetikleyebilmektedir.

Bunların yanı sıra çocuğun içinde büyüdüğü ailenin tutumu da monofobi gelişimine neden olabilmektedir. Çocuklar büyüdükleri süreçte ebeveynlerinin hareketlerini taklit edip hayatı onlardan öğrendiğinden, onların vereceği tepkiler çocuk için örnek niteliğinde olacaktır. Eğer aile genel olarak kaygılı ve endişeli bir ruh halindeyse bu, çocuğa da yansıyacaktır. İlerleyen süreçte çocuğun da kaygılı bir kişilik yapısı geliştirme ihtimali böylece yükselmektedir. Bu durum da fobilerin, anksiyetenin, depresyonun ve daha diğer birçok psikolojik rahatsızlıkların gelişimine zemin hazırlar.

Monofobi Belirtileri Nelerdir?

Monofobinin belirtileri kişideki durumun ciddiyetine göre farklılık gösterebilmektedir. Ancak en bilinen monofobi belirtileri aşağıdaki gibidir:

●       Kişi, normalde içinde bulunmak istemediği ortamlarda bile yalnızca yalnız kalmak istemediği için kalmaya kendini zorlayabilir. Yine buna benzer olarak katılmak istemeyeceği etkinliklere bile katılabilir.

●       Monofobisi olan bir kişi gece uyurken tek başına sessizlik içinde oturmaktan büyük kaygı duyar. Eğer yanında olacak birisi yokken bilgisayardan ya da televizyondan müzik sesi açmak isteyebilirler. Ses yoksa bile odada en azından ışık olması bazı kişiler için önemli olabilir.

●       Kişinin vücudu yalnız kaldığında panik atak benzeri belirtiler verebilir. (Kalp atışlarının hızlanması, çeşitli uzuvlarda uyuşma ve karıncalanma, nefes almada güçlük vb.)

●       Ölüm korkusu yaşamak monofobisi olan kişilerde sıkça görülen bir endişedir. Bu gibi durumlarda monofobiye agorafobi gibi fobiler de eşlik edebilmektedir.

●       Kişi, yalnız kaldığı süreçte içinde bulunduğu kaygıdan ötürü bayılacağından korkabilir. Bu yüzden yakınlarında sürekli birisinin olması ihtiyacını duyar.

●       Monofobisi olan kişiler ayrıca hayatlarındaki insanların üzerinde güç sahibi olmak isterler. Aksi takdirde kendilerinin terk edileceği düşüncesi içinde kendi kendilerini yıpratırlar. Bu durum da onları çevrelerine karşı daha agresif ve kırılgan bir yapıya sokar.

●       Monofobi, kişinin gerçeklik algısında da birtakım değişimlere yol açabilmektedir. Korku ve panik hissi yüzünden kişiler, gerçekte var olmayan şeylerin korkusunda kapılabilirler.

Monofobinin Fiziksel Belirtileri

●       Mide bulantısı

●       Terleme

●       Kalp atışının hızlanması

●       Sıcak basması hissi

●       Nefes darlığı ve boğulma hissi

●       Kulaklarda çınlama

●       Baş ağrısı

●       Baş dönmesi

Monofobinin Psikolojik Belirtileri

●       Bayılma korkusu

●       Ölecekmiş gibi hissetme

●       Kontrolünü kaybetme korkusu

●       Gerçeklik algısını kaybetme

Monofobi Teşhisi Nasıl Konur?

Günümüzde henüz monofobinin kesin tanısını koyabilen tıbbi bir test mevcut değildir. Bu yüzden kendinde monofobi olduğundan şüphelenen kişiler öncelikle bir uzmana danışmalıdır. İnternette yer alan birtakım testlere başvurmak doğru olmayacaktır. Çünkü monofobi, herkeste farklı semptomlarla kendini gösterebilen bir durumdur.

Kişi eğer monofobisi olmadığı fikrine kapılır ve muayene olmaya gitmezse durum ciddiyetini giderek arttıracaktır. Bu da kişinin hayatında büyük sorunlara yol açabilir. Bu yüzden monofobisi olduğundan şüphelenen bir kişi ilk olarak bir uzmandan yardım almalıdır. Doktor, kişide monofobi olup olmadığını anlamak için gerekli testleri yapacaktır.

Monofobi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kişinin monofobi tedavisi almadan önce çevresinin desteğini alması büyük önem taşımaktadır. Kişi, büyük ihtimalle bu süreci yalnız başına aşamayacağı için güvendiği birinin ona süreç boyunca destek olması en iyisi olacaktır. Ancak bundan önce kişinin kendinde bir sorun olduğunu kabul etmesi gerekmektedir. Bunu kişiye anlatmak için eleştiriden kesinlikle kaçınmak gerekmektedir. Bu durumun aşılabilecek bir sorun olduğunu ve tedavi süresince yanında olduğunu kişiye belirtmek, onun tedaviye olan direncini kıracaktır.

Monofobi, tedavisi mümkün olan bir psikolojik rahatsızlıktır. Günümüzde monofobi tedavisi için çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, duyarsızlaştırma terapisi, grup terapisi ve maruz bırakma terapisi en çok tercih edilen tedavi seçenekleridir. İlgili tedavilerin yanı sıra kişinin de evde monofobi semptomlarını azaltmak için yapabileceği birtakım yöntemler vardır. Yalnız zamanlarda müzik dinlemek, televizyon izlemek ya da evcil hayvanla ilgilenmek bunların bir kısmıdır. Ayrıca yapılacak olan nefes egzersizleri de monofobinin neden olduğu gerginliğin azalmasına yardımcı olacaktır.

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bu terapide her şeyden önce hastanın terapistine güven duyması gerekmektedir. Bilişsel davranışçı terapide, kişinin düşündükleri ve duyguları ile sergilediği tutumlar arasındaki bağ anlaşılmaya çalışılır ve buna bağlı olarak da kişinin durumla başa çıkabilmesi için çeşitli çözümler üretilir. Hasta bu şekilde bir süre sonra kendi başına problemi çözme becerisi kazanabilmektedir. Hasta eğer terapistine güveniyorsa terapinin başarı oranı çok daha fazla olacaktır. Bilişsel davranışçı terapi monofobi tedavisinde en çok uygulanan terapidir.

Duyarsızlaştırma Terapisi

EMDR terapisi olarak da bilinen duyarsızlaşma terapisinde, kişinin geçmişte yaşadığı olumsuz deneyimleri yeniden yaşaması sağlanır. Kişi bir süre sonra aynı deneyimlere karşı duyarsızlaşmaya başlar. Böylece eskiden sorun olan deneyimler tekrarlandığında aynı etkilere neden olmayacaktır.

Maruz Bırakma Terapisi

Bu terapi türünde ise kişinin yalnızlık hissini yeniden yaşaması sağlanır. Kişi, bu yolla korkularıyla yüzleşmek durumunda kalır. Ancak bunun sağlanması için belli bir zaman geçmesi gerekmektedir. Kişinin yalnızlıktan korkmasına neden olan sebep bulunduktan sonra kişi aşama aşama bu duruma maruz bırakılır. Bunun sonucunda ise kişi korkularıyla yüzleşmeyi öğrenecek duruma gelir.

Bunlara ek olarak nefes teknikleri ve kas gevşetme yöntemleri öğrenmek de kişinin durumla başa çıkmasına büyük taktı sağlayacaktır. Özellikle meditasyon sayesinde kişinin duyduğu korkuyla başa çıkması sağlanabilmektedir.

İlaç Tedavisi (Monofobi İlaçları)

İlaç tedavisi genellikle monofobi tedavisinde tek başına uygulanan bir yöntem değildir. İlaçların tercih edilmesi için öncelikle psikoterapi yöntemlerinin tek başına yeterli olmaması gerekmektedir. Yalnızca monofobi ilaçları kullanmak, sadece hastalığın neden olduğu birtakım semptomları yatıştıracaktır. Ancak ilaç kullanımı bırakıldıktan sonra aynı semptomlar ve aynı sorunlar tekrarda gün yüzüne çıkar. Bu yüzden ilaçlar tedavide destekleyici bir takviye olarak kullanılmaktadır.

Psikoterapiler, monofobinin çözülmesi için gerekli olan asıl tedavi yöntemidir. Ayrıca bilinçsizce kullanılan ilaçlar durumu daha da kötüleştirebilmektedir. Sakinleştirici etkisi dolayısıyla tercih edilen bir ilaç yan etki olarak kişide panik atağı tetikleyici yan etkilere neden olabilmektedir. Bunun yanı sıra bazı ilaçların da bağımlılık yapıcı etkisi olduğu unutulmamalıdır. Bu yüzden ilaçların doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmaması gerekmektedir. Uzman, kişideki semptomlara ve hastalığın seyrine göre beta bloker ya da sakinleştirici ilaçlardan gerekeni verecektir.

Bu tedavi yöntemlerinin yanı sıra, kişinin yaşam tarzını değiştirmesi de tedaviyi olumlu yönde etkileyecektir. Yine de tedavi için uzman bir psikolog yardımı almak esastır.



Uzman PsikologNurdan YAZICI UNAL-26.10.2022
Psikolog Merkezi