Çocuklar İçin Regülasyon



Regülasyon diğer bir adıyla duygu düzenleme , kişide doğuştan gelen bir yetenek olmaktan ziyade doğum sonrası kazanılan ve bakım veren kişinin oldukça etkin rol aldığı bir beceridir. Duygu düzenleme becerisi, yoğun hisler içindeyken dengede kalabilmeyi , kendimize ve çevremize zarar vermeden duygularımızı sağlıklı bir şekilde ifade edebilmeyi kapsar. Aynı zamanda bireylerin hedeflerine ulaşabilmeleri ve sosyal hayata uyum sağlayabilmeleri için duygusal uyarılmanın başlaması, sürdürülmesi ve yönetilmesini içerir. Kişi tüm bunları yaparken, duygu düzenleme stratejilerini kullanır. Duygu düzenleme becerisi çocuklara , duygularını ve tepkilerini daha sağlıklı ifade edebilmelerini ve problemleriyle daha iyi baş edebilmelerini sağlar. Bebekler ilk doğduklarında duygu düzenleme becerisi tekniklerinden yoksun oldukları için ‘’ağlamak’’ kendilerini regüle edebilmeleri için ilk başvurdukları yöntem oluyor. Yaşamın diğer yıllarında ise ebeveyn regülatör görevinde karşımıza çıkıyor. Örnek verecek olursak , çocuk yere düşüp her ağladığında bakım veren kişi kısa zamanda yanına gelip onu teselli ettiği için , sevgisini ve güvenini hissettirdiği için bundan sonraki diğer benzer anlarında çocuk bekleme süresini artık tolere edebiliyor. Çünkü o zaman çocuk için dünya bilinir ve güvenilir bir hale geliyor ve bu durum çocuğun duygu düzenleme becerisi kazanmasında önemli bir adım olmuş oluyor.


Çocukların regülasyonları için yardımcı olabilecek bazı teknikler :


  • Fiziksel temasta bulunun

Sarılın.

Çocuğunuzu bir battaniye ile sarıp sarmalayabilirsiniz ve kucağınızda sallarken ona ninni söyleyebilirsiniz ya da dinlendirici bir müzik açabilirsiniz.

Gıdıklama ve boğuşmanın olduğu oyunlarda regülasyon için değerli yöntemlerden biri.



  • Fiziksel egzersiz yapmasını sağlayın

Çocuğunuzun fiziksek olarak egzersiz yapmasını, hareket etmesini sağlayın.

Doğada yapacağınız uzun yürüyüşler, beraber oynayacağınız zıplamalı oyunlar ve egzersizler çocuğunuzun duygu düzenlemesine yardımcı olacaktır.



  • Duygularını ifade etmesine olanak tanıyın ve rol model olun.

Çocuğunuzun o anda ne hissettiğini, hangi duygular içinde olduğunu ifade etmesine yardımcı olun. Bunun için onu cesaretlendirin. Arkadaşları oyununa katılmadığında ‘’ Seninle oynamamaları seni üzdü, bunu görebiliyorum.. Seninle oynamalarını isterdin. ‘’ gibi ifadelerle onu anladığınızı kelimelere dökün. Bu ona sonraki seferde duygularını daha rahat ifade edebilmesi için cesaret verecektir. Ayrıca sizin de günlük hayatta üzgün hissettiğiniz durumlarda bunu cümlelerle ifade edebilmeniz çocuğunuz

için rol model olacaktır.



  • Birlikte nefes egzersizi alıştırmaları yapın

Nefes , durup düşünmek , sakinleşmek ve regüle olabilmek için bize yardımcı olan en önemli

tekniklerden. Doğru nefes almak, kendimizi regüle edemediğimiz anlarda, öfkeli olduğumuzda duygularımızı düzenlememizde aktif rol oynar.

Çocuğunuz öfkelendiğinde veya yoğun duygular ile boğuştuğu sırada , durup nefesini dinlemesini sağlamak, nefese odaklanmasına yardımcı olmak, birlikte nefes alıştırmaları yapmak duygu regülasyonunda önemli bir nokta.



Yayınlanma: 11.01.2021 19:28

Son Güncelleme: 11.01.2021 19:28

#çocuk #regülasyon#çocuk psikolojisi#gelişim psikolojisi#psikoloji
Psikolog

Zümrüt Yaren

SERT

Uzman Klinik Psikolog

( )( )( )( )( )
0 Yorum
Travma ve İlişkili Bozukluklar
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Online TerapiOnline Ter...
süre 50 dk
ücret 700
Yüz Yüze TerapiY. Yüze Ter..
süre 50 dk
ücret 800
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir
Bunları da sevebilirsiniz...

Benjamin Franklin Etkisi: İyilik Yap İyilik Bul

BENJAMİN FRANKLİN ETKİSİBenjamin Franklin fakir bir ailenin 8. Çocuğuydu. Babası şamdan üretici olmasına rağmen kendisi ABD bilim insanı, yazar, mucit ve diplomat olmayı başardı. Ve sosyal ilişkilerinin de çok güçlü olduğunu söyleyebiliriz böylece insanları derinden gözlemlediği ve analiz edebildiği için bir fenomen ortaya attı. Fenomenin adı ‘’Benjamin Franklin Etkisi’’dir.Fenomeni özet bir şekilde ‘’karşındakine iyilik yaparsan o da sana iyilikle yanıt verir’’ diyebiliriz. Bir insanla iyi geçinmek istiyorsanız ama o kişi size kötü davranıyorsa ona iyilik yapın. Her ne kadar kulağa garip gelse de olumlu anlamda etkisini göreceksiniz. Örneğin iş arkadaşınızla ortak bir proje yapmanız bekleniyor. Ama bu kişiyle yıldızlarınız bir türlü barışmıyor. Yaptığınız davranışları yanlış yorumluyor veya size karşı fazla önyargılı. İşte bu durumda Benjamin Franklin etkisine göre eğer bu kişiye bir adım atarak ona iyilik yaparsanız o da size iyilik yapmaya başlayıp size daha olumlu yaklaşacaktır ve sizinle olan önyargılarını yıkmaya başlayacaktır. Benjamin Franklin Etkisi şöyle der:”Size iyilik yapmış biri, sizin ona yapma zorunluluğunuzu yerine getirmenize kıyasla, yeniden iyilik yapmaya daha çok hazır olacaktır.”Yani bir kişi başka bir kişiye yardım ettiğinde, iyiliği yapan kişi yardım alan kişiye bağlanır ve tekrar yardım etme ihtimali artar. Her ne kadar biz sevdiğimiz insanlara yardım ettiğimizi düşünsek de, bu etki sevmediğimiz kişilere yardım ettiğimizde de o kişilere yakınlaşacağımızı söylüyor. Fakat sevmediğimiz kişilerden istenen yardım boyutunun, küçük ölçekli olması gerektiğini belirtmekte fayda var. Aksi durumda yardım eden kişi, sevmediği kişiye yardım etmekten uzaklaşabilir… Birazdan Benjamin Franklin’in yaşadığı örneği okuduğunuzda, fenomen daha anlaşılır hale gelecek.Peki Franklin Etkisi ilk nasıl ortaya çıktı?Franklin’in başarılı bir diplomat olduğundan bahsetmiştik, Franklin siyasete ilk atıldığı zamanlarda bir siyasetçi Franklin’in fikirlerine saygı duymuyordu ve Franklin’i sürekli olumsuz yönde eleştiriyordu. Ama Franklin bu siyasetçiyi düşman edinmek yerine onunla dost olmanın düşüncelerini değiştirmede daha önemli olduğunu düşünüyordu. Ve sonuca baktığımızda Benjamin Franklin’in haklı olduğunu söyleyebiliriz. Bu siyasetçinin büyük bir kütüphanesi vardı, ve Franklin bu kütüphanedeki en nadir bulunan bir kitabı ödünç almak istedi. Ve kitabı geri verirken içine bir not iliştirdi. Bu notun içinde o kişiye duyduğu minnet duygusundan bahsediyordu, ve en sona da bir teşekkür mektubu koydu. Franklin böylece düşmanlık yerine ömür boyu sürecek bir dostluk yaratmıştı. Devamında Franklin, kitap ödünç alma tekniğinin başarısını basit bir kurala dayandırdı.“Size bir kez iyilik yapan, onu bir daha hiç zorlamanıza gerek kalmadan bir kez daha yapmaya hazır olacaktır.”Başka bir deyişle, bir kişinin sizi sevme olasılığını artırmak için size bir iyilik yapmasını sağlayın. Yüz yıl sonra, Rus roman yazarı Leo Tolstoy da aynı fikri şu cümlelerle dile getirdi:“İnsanları bize yaptıkları iyiliklerden dolayı değil, biz onlara iyilik yaptığımızda daha çok severiz.”Genel olarak sevdiğimiz insanlara yardım ederiz, iyilik yaparız. İyilik yapmak o kişiye değer verdiğimizi, saygı gösterdiğimizi ifade eder. Ama sanılanın aksine bu fenomen yalnızca sezgisel, duygusal bir durum değildir. Uyumsuzluk teorisi, iyilik yaptıktan sonra kişiyi daha çok seveceğinizi öngörür. İyilik yaptığımız kişilere daha çok bağlanıyoruz. Buna, bu fenomeni keşfeden ilk kişi Benjamin Franklin olduğu içinBenjamin Franklin Etkisidenir. Bu etkisi 1969’da bilimsel çalışmalar tarafından da kanıtlanmış ve onaylanmıştır. Bilişsel uyumsuzluk teorisi, insanların neden bu şekilde davrandıkları hakkında bazı açıklamalar ortaya koyar. Bilişsel Uyumsuzluk deneyine göre, bir kişinin inançları eylemleriyle çeliştiği zaman, zihinsel bir rahatsızlık tetiklenir. Bu da bireyi, çelişkiyi ortadan kaldırmak bir yol bulmaya zorlar. Örneğin inandığınız bir şeyi savunamadığınız zaman rahatsızlık duyarsınız, ve sesiniz yükselmeye, sinirlenmeye başlarsınız.Sinirbilimve psikolojidebilişsel uyumsuzlukadı verilen bu fenomene göre, insanlar arasındaki gerilimi çözmek için yaklaşım, davranış ve düşünceler değiştirilebiliyor.İnsanlar arasının bozuk olduğu insanlara hediyeler alarak veya onlara iyilikler yaparak, aslında onların mutlu olmasını sağlamaktan veya iyiliğin karşılığını ummaktan daha çok, kendilerini o kişileri daha fazla sevmeye alıştırmakta ve sorunları çözmektedir.1960’lı yıllarda, psikologlar Jon Jecker ve David Landy, bu 200 yıllık tekniğin yirminci yüzyılda hâlâ işe yarayıp yaramadığınıkeşfetmeye karar verdiler.Deneylerinde bir grup öğrenci arasında bir bilgi yarışması düzenlediler. Sonuçta da önemli bir miktar para ödülü vardı. Daha sonra deneyci öğrencilerin 1/3’üne deney için kendi parasını kullandığını ve parasının yetersiz kaldığını açıkladı. “Bana özel bir iyilik olarak, kazandığın parayı iade edebilir misin?” diye sordu.Aynı talep, deneyci tarafından değil, bölüm sekreteri tarafından farklı bir gruba daha yapıldı ancak bu sefer onlara parayı özel bir iyilik olarak değil, bir fona bağış yapmak biçiminde iade edip etmeyecekleri soruldu. Kalan katılımcılardan kazançlarını iade etmeleri hiç istenmedi. Son olarak, tüm katılımcılardan deneyciyi değerlendirme fırsatı içeren bir anket doldurmaları istendi. Ona özel bir iyilik yapmaya inandırılan katılımcılar onu en çekici buldular; kendilerini onun harika ve hak eden bir adam olduğuna ikna ettiler. Diğerlerinde ise tam olarak bu biçimde bir düşünce oluşmamıştı.İlk adımı atarak onlar için küçük bir iyiliği siz de yapabilirsiniz. İnsanlara yapılan iyilikler, arkadaş canlısı olduğunuzu gösterir ve onlara karşı herhangi bir kötü niyet beslemediğinize dair işaret verir. Başkaları için iyilik yapmak, insanların zihninde daha sempatik olmanızı sağlar. En azından, sizin için sahip oldukları ilk düşmanlıkları etkisiz hale getirir. Ve Benjamin Franklin etkisinin tanımladığı gibi ona iyilik yaparsanız, siz de o kişi hakkında daha olumlu hissetmeye başlarsınız. İyilik dürtünüzü, kendi çıkarları için kullanmak isteyen insanlara karşı bilinçli olmanız dileğiyle…Kaynakça: http://www.olaganustukanitlar.com/benjamin-franklin-etkisi-nedir-birinin-sizden-daha-fazla-hoslanmasini-nasil-saglarsiniz/https://dusge.com/benjamin-franklin-etkisi-iyilik-istemenin-onemi/https://www.matematiksel.org/benjamin-franklin-etkisi-iyilik-yap-denize-atma/https://tr.wikipedia.org/wiki/Benjamin_Franklin_etkisihttps://evrimagaci.org/benjamin-franklin-etkisi-bir-kisiye-bir-kere-iyilik-yaptiginizda-ayni-kisiye-tekrar-iyilik-yapma-ihtimaliniz-neden-artiyor-2247https://sakaryagazetesi.com.tr/yazarlar/ebru-emre/benjamin-frankling-etkisi/9054/

Sürekli Ağlama İsteği Nedir ve Nasıl Geçer?

Sürekli ağlama isteği, duygusal bir tepki olarak ortaya çıkan ve kişinin yoğun bir üzüntü, çaresizlik veya acı hissettiği durumlarda ortaya çıkabilir. Bu duygusal tepki, stresli olaylar, kayıplar, travmatik deneyimler, ilişki sorunları, depresyon, anksiyete gibi birçok faktörden kaynaklanabilir. Sürekli ağlama isteğinin altında yatan nedenler ve nasıl geçebileceği konusunda bazı öneriler:Nedenleri Anlama: Sürekli ağlama isteğinin altında yatan nedenleri anlamak önemlidir. Stresli bir olay, kayıp, travmatik deneyim veya duygusal zorluklar, ağlama isteğinin tetikleyicileri olabilir.Duyguları İfade Etme: Ağlama, duyguları ifade etmenin doğal bir yolu olabilir. Bununla birlikte, sürekli ağlama isteği, duyguları işlemekte veya ifade etmekte zorlanmanın bir işareti olabilir. Duygularınızı ifade etmek için yazma, çizme, konuşma terapisi veya sanat terapisi gibi yöntemler kullanılabilir.Destek Almak: Sürekli ağlama isteği, depresyon, anksiyete veya diğer ruh sağlığı sorunlarının belirtisi olabilir. Bu nedenle, bir sağlık uzmanından yardım almak önemlidir. Bir terapist veya danışman, duygusal zorluklarla başa çıkma becerilerini geliştirmenize ve duygusal iyilik halinizi yeniden kazanmanıza yardımcı olabilir.Stres Yönetimi Teknikleri: Stres yönetimi teknikleri, duygusal dengeyi yeniden sağlamak için faydalı olabilir. Derin nefes egzersizleri, meditasyon, yoga veya gevşeme teknikleri gibi uygulamalar, stres seviyelerini azaltabilir ve duygusal dengenizi korumanıza yardımcı olabilir.Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Sağlıklı bir yaşam tarzı, duygusal iyilik halinizi destekleyebilir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, yeterli uyku almak ve sosyal destek ağınızı güçlendirmek, duygusal dayanıklılığınızı artırabilir.Olumlu Aktiviteler: Olumlu aktiviteler ve hobiler, duygusal iyilik halinizi artırabilir. Sevdiğiniz aktivitelere zaman ayırmak, keyif aldığınız şeylere odaklanmak ve duygusal olarak besleyici deneyimlere katılmak, sürekli ağlama isteğini azaltabilir.Kendine İyi Bakım: Kendinize iyi bakmak, duygusal sağlığınızı desteklemenin önemli bir parçasıdır. Kendinizi şımartmak, dinlenmek, kendinize nazik davranmak ve kendi ihtiyaçlarınıza öncelik vermek, duygusal iyilik halinizi artırabilir.Sürekli ağlama isteği, altta yatan nedenlerin anlaşılması ve uygun tedavi veya destek alınması ile genellikle azaltılabilir. Ancak, ciddi veya kronik ağlama isteği durumunda bir sağlık uzmanından yardım almak önemlidir.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Eray ARSLAN 18.04.2024

İradeyi/Öz-Kontrolü Geliştirme Yolları

Araştırmalar öz kontrolün sınırlı bir kaynak olduğunu gösterse de, psikologlar bazı stratejilerle güçlendirilebileceğini de bulmuşlardır.Cazibeleri ÖnleyinMevcut öz kontrolünüzü en iyi şekilde kullanmanın etkili bir yolu, cazibelerden kaçınmaktır. Cazibelerden kaçınmak, gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda öz kontrolünüzü "tüketmemenizi" sağlar.Seçimlerimizi çoğunlukla içinde bulunduğumuz çevre etkiler. Sıradan bir marketi düşünelim. Sağlıklı yiyecekler daha aralara ve kenarlara gizlenmişken, indirimde olan, bizi cezbeden yiyecekler genellikle marketin en önüne konur. Bunu bilmeden değil, farkında olarak yaparlar ki kararlarımızı etkileyebilsinler (Bitner, 1992). Çevremizin, kararlarımızı etkilemesine de nudge (dürtme) deniyor (Thaler & Sunstein, 2009). O dürtmeler, kişilerin bir karar almasını kolaylaştırır. Maruz kaldığımız şeyler aynı olduğu için de çoğu kişinin benzer kararlar aldığını görürüz. Niyet uygulamasından farklı olarak, burada çevrenin etkisi vardır. Bu noktada da çevremizi düzenlememiz önemli. Bu aşamada da pasif kalmamlıyız, aktif bir şekilde çevremizi seçmeliyiz.Yemek, içmek, harcama yapmak veya başka bir istenmeyen davranışa kapılma arzusu gibi durumlar için sağlıklı dikkat dağıtıcılar bulmak iyi bir yöntemdir. Yürüyüşe çıkabilir, bir arkadaşınızı arayabilir, çamaşırları yıkayabilir veya sizi o anda cezbetmeye çalışan düşüncelerden uzaklaşmak için ne gerekiyorsa yapabilirsiniz. Başka örnekler ise: sigara bırakmak isteyenler akıllarına her sigara içmek geldiğinde tüketmemek için alternatif olarak sürekli yanlarında sakız taşıyabilir, borç ödemek isteyen ama bunda zorlanan bir kişi her maaşı yattığında hesabına otomatik aktarmak yaptırabilir, bir PT ile egzersiz yapmak isteyen kişi bunu yapabileceği alanlar oluşturabilir…Önceden Plan YapınKararlılığınızı bozabilecek olası durumları düşünün. Cazibelerle karşılaştığınızda, karşı koymak için hangi adımları atacağınızı belirleyin. Araştırmalar, önceden plan yapmanın, ego tükenmesinin etkilerini yaşamış olsa bile irade gücünü artırabileceğini göstermiştir.Örneğin, şeker alımınızı azaltmaya çalışıyorsanız ve akşamüstü açlık krizleriyle başa çıkmakta zorlanıyorsanız, sizi daha uzun süre tok tutacak bol lif, protein ve tam tahıllarla zengin bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.Ayrıca, kriter oluşturmak yerine kriter oluşturmaya kendimizi zorlamak bizi daha çok zorlar. Dolayısıyla bunu bizi zorlayacak şekilde değil de bizim için kolaylaştırıcı yönlerine odaklanabiliriz.İlk olarak gerçekçi hedefler koymalıyız. Örneğin haftada 10 kilo verme hedefi koymak gerçekçi olmaz. Başarısız olduğumuz takdirde bu kriteri sürdürmemiz zorlaşır.Kriterimiz spesifik ve bizim kontrolümüzde olmalı.İyi bir ölçütün üçüncü yönü, çok sık olmamasıdır. Sık sık yapılan ölçütlerle hedeflerimizin üstünde kaldığımızdan emin olmak önemli olsa da, hedeflerimizin sürekli değerlendirilmesi, gereksiz sayıda ayarlamaya zorlayarak bizi güçlü bir alışkanlık oluşturmaktan alıkoyabilir. Ölçeği her gün kontrol etmek, diyette uzun vadeli bir diyet planına bağlılığı baltalayabilecek ciddi değişikliklere yol açabilir. Benzer şekilde, yatırım hesaplarını çok yakından takip etmek bizi borsadaki kısa vadeli düşüşlere ve akışlara karşı aşırı duyarlı ve uzun vadeli ilerlemelere karşı daha az duyarlı hale getiriyor. Sabır genellikle hedef peşinde en iyi arkadaşımızdır.Öz Kontrol-Kullanma Alışkanlığı GeliştirinKısa vadede kontrolünüz azalabilir, ancak öz kontrol gerektiren davranışlarla düzenli olarak meşgul olmak zamanla irade gücünüzü artırır. Öz kontrolü bir kas gibi düşünün. Sert çalışma kısa vadede kasları yorsa da, bu kası çalıştırmaya devam ettikçe zamanla daha da güçlenecektir."İkaza geç" veya "donma dansı" gibi klasik oyunlar, çocukların erken yaşta öz kontrol pratiği yapmalarına yardımcı olabilir.Tek Bir Hedefe OdaklanınBirden fazla hedef belirlemek (örneğin, birkaç Yeni Yıl kararı listesi yapmak) genellikle etkili bir yaklaşım değildir. Bir alanda irade gücünüzü tüketmek, diğer alanlarda öz kontrolünüzü azaltabilir. En iyisi, bir belirli hedef seçip enerjinizi ona odaklamaktır.Bir hedefe ulaşmak için gereken davranışları alışkanlık haline getirdikten sonra, onları sürdürmek için çok fazla çaba harcamanız gerekmez. Böylece kaynaklarınızı diğer hedeflere yönlendirebilirsiniz.Meditasyon YapınMeditasyon, öz kontrol kasınızı güçlendirmenin harika bir yoludur. Meditasyona yeni başlıyorsanız, farkındalık meditasyonu, kendinizi daha iyi tanımanıza ve cazibelere karşı daha iyi direnmenize yardımcı olacak iyi bir başlangıçtır. Bu teknik ayrıca düşüncelerinizi yavaşlatmayı öğrenmenize yardımcı olabilir ve öz kontrolünüzü zorlayabilecek ani dürtüleri kontrol etmenizi sağlayabilir.Meditasyon veya öz-farkındalık aynı zamanda sizin için stres oluşturabilecek faktörleri fark etmenizi sağlar. "Ben neyi, nasıl deneyimliyorum?" sorusunun cevabını daha rahat bulmamızı sağlar. Peki stres düzeyimizi meditasyonla nasıl azaltabiliriz?Bizim sahip olduğumuz stressörleri tanımlayarak. Bunları tanımlamak zor olabilir çünkü hayatımızda birçok stres yapıcı faktör var (maaş, trafik, akran zorbalığı vs). Ancak bizim için stresli olan durumları daha sakin şekilde karşılayabiliriz. Örneğin trafikte müzik, podcast dinlemek, maaşımıza yönelik bütçeler koymak gibi. Ancak tüm bunların farkında olup engellemek bizim için oldukça zor olabilir ve yapabileceğimizden daha yüksek bir hedef koyarak sağlıksız bir beklenti içine girebiliriz.Stresle baş başa kalmak! Bu bizim stresle baş edebilmemiz için bizi cesaretlendirir. MBSR yöntemleri gibi. Peki siz hangi yöntemlerle rahatlıyorsunuz?Sonuçların Farkında OlunÖz kontrol, hedeflerinize ulaşmanıza ve fiziksel ve zihinsel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olurken, öz kontrol eksikliği, öz saygınızı, eğitiminizi, kariyerinizi, mali durumunuzu, ilişkilerinizi ve genel sağlığınızı olumsuz etkileyebilir. Bu sonuçların farkında olmak, öz kontrolünüzü artırmak için çalışırken motive olmanıza yardımcı olabilir.ÖzetÇaba ve pratikle öz kontrolünüzü geliştirebilirsiniz. Cazibelerden kaçınmak, plan yapmak, belirli hedeflere odaklanmak ve eylemlerinizin sonuçlarını hatırlamak, davranışınızı daha etkili bir şekilde düzenlemenize yardımcı olabilir.Son Sözİyi bir öz kontrol, daha iyi akademik başarılar, daha iyi sağlık ve yaşamda daha büyük başarılar gibi birçok fayda sağlayabilir. Öz kontrolle zorlanıyorsanız, dürtülerinizi yönetme, tatmini erteleme ve hedeflerinize ulaşmak için eylemlerinizi düzenleme konusunda daha iyi olmak için atabileceğiniz adımlar vardır.Kaynakça: How to Improve Your Self-Control, Kendra Cherry, 9 Kasım 2023/ VeryWellMind
Melike EREN 03.10.2024