Çocuklar İçin Regülasyon



Regülasyon diğer bir adıyla duygu düzenleme , kişide doğuştan gelen bir yetenek olmaktan ziyade doğum sonrası kazanılan ve bakım veren kişinin oldukça etkin rol aldığı bir beceridir. Duygu düzenleme becerisi, yoğun hisler içindeyken dengede kalabilmeyi , kendimize ve çevremize zarar vermeden duygularımızı sağlıklı bir şekilde ifade edebilmeyi kapsar. Aynı zamanda bireylerin hedeflerine ulaşabilmeleri ve sosyal hayata uyum sağlayabilmeleri için duygusal uyarılmanın başlaması, sürdürülmesi ve yönetilmesini içerir. Kişi tüm bunları yaparken, duygu düzenleme stratejilerini kullanır. Duygu düzenleme becerisi çocuklara , duygularını ve tepkilerini daha sağlıklı ifade edebilmelerini ve problemleriyle daha iyi baş edebilmelerini sağlar. Bebekler ilk doğduklarında duygu düzenleme becerisi tekniklerinden yoksun oldukları için ‘’ağlamak’’ kendilerini regüle edebilmeleri için ilk başvurdukları yöntem oluyor. Yaşamın diğer yıllarında ise ebeveyn regülatör görevinde karşımıza çıkıyor. Örnek verecek olursak , çocuk yere düşüp her ağladığında bakım veren kişi kısa zamanda yanına gelip onu teselli ettiği için , sevgisini ve güvenini hissettirdiği için bundan sonraki diğer benzer anlarında çocuk bekleme süresini artık tolere edebiliyor. Çünkü o zaman çocuk için dünya bilinir ve güvenilir bir hale geliyor ve bu durum çocuğun duygu düzenleme becerisi kazanmasında önemli bir adım olmuş oluyor.


Çocukların regülasyonları için yardımcı olabilecek bazı teknikler :


  • Fiziksel temasta bulunun

Sarılın.

Çocuğunuzu bir battaniye ile sarıp sarmalayabilirsiniz ve kucağınızda sallarken ona ninni söyleyebilirsiniz ya da dinlendirici bir müzik açabilirsiniz.

Gıdıklama ve boğuşmanın olduğu oyunlarda regülasyon için değerli yöntemlerden biri.



  • Fiziksel egzersiz yapmasını sağlayın

Çocuğunuzun fiziksek olarak egzersiz yapmasını, hareket etmesini sağlayın.

Doğada yapacağınız uzun yürüyüşler, beraber oynayacağınız zıplamalı oyunlar ve egzersizler çocuğunuzun duygu düzenlemesine yardımcı olacaktır.



  • Duygularını ifade etmesine olanak tanıyın ve rol model olun.

Çocuğunuzun o anda ne hissettiğini, hangi duygular içinde olduğunu ifade etmesine yardımcı olun. Bunun için onu cesaretlendirin. Arkadaşları oyununa katılmadığında ‘’ Seninle oynamamaları seni üzdü, bunu görebiliyorum.. Seninle oynamalarını isterdin. ‘’ gibi ifadelerle onu anladığınızı kelimelere dökün. Bu ona sonraki seferde duygularını daha rahat ifade edebilmesi için cesaret verecektir. Ayrıca sizin de günlük hayatta üzgün hissettiğiniz durumlarda bunu cümlelerle ifade edebilmeniz çocuğunuz

için rol model olacaktır.



  • Birlikte nefes egzersizi alıştırmaları yapın

Nefes , durup düşünmek , sakinleşmek ve regüle olabilmek için bize yardımcı olan en önemli

tekniklerden. Doğru nefes almak, kendimizi regüle edemediğimiz anlarda, öfkeli olduğumuzda duygularımızı düzenlememizde aktif rol oynar.

Çocuğunuz öfkelendiğinde veya yoğun duygular ile boğuştuğu sırada , durup nefesini dinlemesini sağlamak, nefese odaklanmasına yardımcı olmak, birlikte nefes alıştırmaları yapmak duygu regülasyonunda önemli bir nokta.



Yayınlanma: 11.01.2021 19:28

Son Güncelleme: 11.01.2021 19:28

Zümrüt Yaren SERT
Zümrüt Yaren SERT
Uzman Klinik Psikolog
Uzmanlıklar: Travma ve İlişkili Bozukluklar, Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları, Depresyon ve Mutsuzluk
Uzman Klinik Psikolog ve Aile Danış Devamını oku
Online Terapi
süre 50 dk
ücret 700
Yüz Yüze Terapi
süre 50 dk
ücret 800
Bunları da sevebilirsiniz...
romantik-iliskilerdeki-temel-gereksinimler

Romantik ilişkilerde birtakım ortak temel gereksinimlerden söz edebiliriz. Bu gereksinimlerin karşılandığı ilişkiler, daha sağlıklı ilişkileri temsil eder. İlişkilerde partnerin duygusal gereksinimlerinin karşılanması ve duygunun ifadesi en önemli temel noktadır. Partnerler bu gereksinimlerin karşılanması için çaba harcamalı; ayrıca zorlandıkları durumlarda açık iletişim yolunu tercih etmelidir. Gereksinimlere şöyle bir bakalım:1) SevgiSevmek ve sevildiğini hissetmek, romantik bir ilişkinin sürdürülmesi için temel öğedir. Çorbadaki sudur, yani ilişkilerin olmazsa olmazıdır. Çünkü bireyler bu gereksinimleri nedeniyle romantik bir ilişki yaşarlar. Sevildiğinin partnere sık sık hatırlatılması, yani sözel olarak dile getirilmesi tutkunun korunması açısından önemlidir. Sevgiyi ifade etmek için, tanımlı bir zaman dilimi olmamalıdır. Hatta beklenmedik zamanlarda sevginin ifade edilmesi, ilişkilere heyecan katar, tutkunun korunmasına yardımcı olur. Öte yandan; sevmenin davranışa yansıtılması da oldukça önemlidir. Davranışla ifade çeliştiğinde, davranışa odaklanılır. Yani bir kişi "seviyorum" diye ifade ettiği bir kişiye sevmenin gerektirdiği bir biçimde davranmıyorsa yeterince ikna edici olmaz. Sevginin doya doya hissettirildiği ilişkilerde, tek başına yeterli olmasa bile tolerans gösterme, uyumlu davranma, anlayışlı olma gibi davranışların daha yüksek olması beklenebilir.2) SaygıPartnerler birbirlerinin değerlerine, tercihlerine ve isteklerine saygılı olmalıdır. Bir elmanın yarısı olmaya çabalamak yerine, iki ayrı elma olarak aynı sepette olmayı yeğlemelidir. Partnerler her konuda aynı fikirde olmak zorunda değildir, aynı tarafta olmak zorunda değildir. Bu noktada, birbirlerinin hobilerine yalnızca yanlarında kalarak bile eşlik edebilir, farklı görüşleri konusunda ikna etme çabasına girmemeyi tercih edebilirler. Aynı zamanda, partnerler ben olurken yani kendi prensipleri ölçüsünde bireysel ihtiyaçlarını karşılarken, partnerinin duygusal ihtiyaçlarını karşılamayı da ihmal etmemelidir. Çünkü diğerinin de prensipleri ve bu bağlamda farklı bir bakış açısı olabilir. Bu bağlamda, bireysel bakış açısından ziyade ilişkideki ortak payda üzerinde yoğunlaşılmalıdır; partnerler ilişkinin çıkarı doğrultusunda esnek olabilmelidir. Yani ben olmak, biz olmaya zarar vermemelidir. Bu noktada, ortak bir noktada uzlaşı sağlanabilir.3) SadakatGüven bir ilişkinin yapı taşıdır, kurulu bir evin kilididir, bir bankanın kasasıdır. Güvenin yitirildiği ilişkileri yeniden inşa etmek, kasası olmayan bir bankayı yeniden kurmak, hırsız girilip her şeyi yiten bir evi restore etmek gibidir. Emek ister, çaba ister. Kimi zaman geri dönülmez elvedalara sebep olur. O nedenle güveni ve sadakati korumak oldukça önemlidir.4)Değerli HissetmeRomantik ilişkilerimizi, hayatımızı zorlaştırsınlar ve bize kendimizi daha yetersiz hissettirsinler diye yaşamayız. Aksine; daha değerli hissetmek isteriz. Yıkıcı eleştiriler yapmak, değersiz hissettirebilir. Bu nedenle gerekli olmadıkça eleştirilerin olmaması, "Yapamazsın, başaramazsın." gibi özgüveni zedeleyici ifadelerde bulunulmaması, "Sen zaten ....... birisin." gibi etiketlemelerde bulunulmaması önerilebilir.Bu noktada kendinize sormanız gereken önemli sorular şunlar olabilir:-İlişkiye başlamadan önce kendime ne kadar değer veriyordum, şu anki ilişkim süresince kendime ne kadar değer veriyorum?-İlişkim sonrasında kendimi öncesinde tanımladığım özellikler daha negatif olmaya mı başladı?-İlişki sonrasında psikolojik sorunlarım olduğunu düşünmeye başladım mı?-İlişkiye başladıktan sonra kendimi daha güzel ya da daha çirkin, nasıl algılıyorum?-İlişkim kendimle ilgili yeterlilik düşüncemi etkiledi mi?-İlişkim sonrasında mantıksız duygulara sahip olduğumu fark etmeye başladım mı?-İlişkim sonrasında tek başıma yeterliliğimin olduğunu düşündüğüm işleri, ilişkim varken tek başıma yapmaya cesaret edebiliyor muyum?5)Doğru İletişim KurmakBireylerin kendilerini ifade ederken "ben dili" ni kullanmaları doğru iletişimde oldukça önemlidir. Romantik ilişkilerdeki en önemli odak duygudur. Bu nedenle, bireylerin nasıl hissettiklerini ifade etmeleri ve bunu durumlarla ilişkilendirmeleri önemlidir. Yanı sıra, etkin dinlemek de oldukça önemlidir. Bazen partnerler birbirlerini yeterince tanıdıklarını düşünerek, kısaca dinlemekte ve partnerinin aslında ne demek istediğini gözardı edebilmektedir. Partnerler arası açık iletişim oldukça önemlidir. Sizin ifade etmediğiniz bir şeyi partnerinizin tahmin etmesini beklemeniz oldukça işlevsizdir. Yalnızca soğuk davranmak, sessiz kalmak, öfkelenip kin beslemek ya da trip atmak; hem kendiniz hem partneriniz için hayatı daha zor hale getirir. Kolayca çözüme kavuşturabileceğiniz birçok konuyu, hiç açmayarak mutlu olamazsınız. İlişkisinde mutlu olmayı isteyen her birey, mutluluğun diğer ucunun kendine uzandığını unutmamalı.6) RomantizmTutkunun küçük heyecanlarla buluşturulduğu nokta, romantizmdir diyebiliriz. Romantik ilişkinizin devamı süresince gündelik rutininizin dışına çıkarak, partnerinize beklemeyeceği sevgi sunumları yapabilirsiniz. Bir gün hiç beklemediği bir yere, onu sevdiğinizi ifade eden bir not bırakabilir; beklemediği bir zaman diliminde sevginizi ifade eden bir mesaj atabilir, hediye alabilirsiniz. Burada önemli olan, beklenmedik olmasıdır. 7) Doğru CinsellikCinselliğin kadın ve erkeğin ideal cinselliğe yönelik düşünceleri çerçevesinde organize edilmesi önemlidir. Her cinsellik doğru değildir. Partnerinizin fantezilerine karşılık vermek önemlidir. Bu bağlamda, taleplerin dile getirilmesi ve açık iletişim de önemlidir. Kadınlar için cinsellik bir sabah erkenden başlar; sabahtan geceye kadar söylenilen güzel sözler, iltifatlar ve sevgi ifadeleri kadını uyarır. Kadınlar, partnerinin onu arzuladığını gözlerinden anlamak ister. Partnerinin onu arzuladığını ve sevildiğini hissetmesi uyarılması için önemlidir. Erkeklerse, görsellik odaklıdır. O nedenle partnerin görünümüne ve bakımına özen göstermesi önemlidir. Hoş kokulardan hoşlanırlar. Partnerlerin cinsellik konusundaki farklılıklarını bilmeleri, anlayış kazandırır. Örneğin; cinsellik sonrası kadınlar oksitosin hormonu salgılar ve daha çok temas kurmak, sarılmak ister. Erkekler ise östrojen hormonu salgıladığı ve testesteron düzeyleri düştüğü için temas kurmaktan kaçınır. Partnerlerin bunu bilerek ortak bir noktada anlaşabilmesi ve anlayış gösterebilmesi önemlidir.Sizin romantik ilişkiniz bu unsurlardan hangilerini, ne kadar kapsıyor? Hangi unsurlar üzerinde çalışmalı , geliştirmelisiniz? İlişkinizde yanlış giden şeyler nelerdir ve bunları düzeltmek adına neler yapabilirsiniz? Değerlendirmeli ve uygun noktalarda harekete geçilmeli diyebiliriz.Harekete geçmek doğrultusunda profesyonel destek almak isterseniz, iletişime geçerek randevu oluşturabiliriz.Mutlu ve sağlıklı günler dileğiyle,Uzm. Psk. Özge ENGİN Yazıyı Oku

Uzman: Özge ENGİN

Yayınlanma: 24.04.2021

pandemi-doneminde-stres-ve-okb-yonetimi

PANDEMİ VE STRESPandemi sürecinde kimimiz evde kalmaya özen gösteriyoruz, kimimiz iş gereği kimimiz ise canı istediği için dışarı çıkıyor. Fakat hepimizin tek endişesi sağlığımız ve yaşamımız oluyor. Buna ekonomik sorunlar, belirsiz gelecek ve sosyal izolasyon gibi faktörler eklendiğindeise stres düzeyimiz çok fazla yükseliyor.Yaşanan stresten etkilenme düzeyi herkes için aynı olmuyor örneğin risk grubunda bulunan yaşlılar ve kronik hastalar normal hücrelere sahip bireylere göre daha çok strese giriyor. Burada stresin işlevsel olup olmadığı önemlidir. Stresin belirli düzeyde olması bizim yaşamsal olarak kendimizi hayatta tutmamız için gereklidir. İnsan olarak belirli kaygılar neticesinde belirli davranışları yapıyoruz, bunu örnek üzerinden anlatmak gerekirse örneğin sınavı olan bir öğrenci başarılı olmak konusunda bir strese girmezse ya da bir başarı kaygısına sahip değilse bu durumda ders çalışmaz ancak belirli bir stres seviyesine sahip olan öğrenci eksiklerini tamamlama yoluna gider ve planlı programlı şekilde ders çalışır. Fakat bu stres düzeyi çok yüksek olursa konsantrasyonu bozulur, planlama kabiliyeti sekteye uğrar, derslerine çalışamaz hatta belki de çok yüksek stres seviyeleri yüzünden bayılmalar, terleme ve titreme gibi fiziksel belirtilere yol açan sorunlarla karşılaşabilir.Stresin hem fiziksel hem de zihinsel belirtileri vardır.ZihinselBelirtileriKonsantrasyon düzeyinde azalmaUnutkanlıkPlanlamada bozukluk yaşamaKarar verme güçlüğüAğlama ve içe kapanmaÇabuk öfkelenmek ve sinirlilik hali gibi belirtilerdir.Burada dikkat edilmesi gereken bunların bireyi anksiyete bozukluğu ve depresyon gibi patolojik durumlar ile karşı karşıya getirmesidir.Fiziksel BelirtilerUyku bozukluklarıYeme bozukluklarıAğrılar ve kas kasılmaları gibi durumlar ile karşımıza çıkmaktadırAncak hepimiz ekstrem bir durum içinde bulunmaktayız. Tüm bu belirtiler içinde olduğumuz bu dönem için normal kabul edilebilir. Çünkü ansızın tüm yaşam düzenimiz değişmiş bulunmakta ve bu değişen yaşam şekli bireyleri strese sürüklemektedir.Bu değişen yaşam tarzına uyum sağlamak stres düzeyinizi kontrol etmekte çok önemlidir.Çünkü uyum sağlamak stresi azaltacaktır.Peki Bizler Bu Yeni Hayata Uyum Sağlamak Adına Neler Yapabiliriz?Öncelikle yapmamız gereken en önemli şeylerden biri pandemi hakkındaki bilgi akışını sınırlandırmak olacaktır. Çünkü zihnimizi sürekli bu haberler ve bilgilerle meşgul etmek stres seviyemizi yükseltecektir.Ancak sadece bilgi alma seviyesini kısıtlamak yeterli olmamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken takip edeceğiniz haber kanallarını, bilgi kaynaklarını ve yeni gelişmeleri nereden alacağımızı belirlemektir. Çünkü bu dönemde en çok karşılaşılan durumlardan biri de yalan haberler ve komplo teorileridir. Bu yalan haberler, komplo teorileri ve asılsız gerçekler gibi faktörler maalesef bizim stres seviyemizi yükseltmektedir. Bu yüzden sadeceyaptığımız gözlem ve bilgi alma süresinikısıtlamak yetmeyecek aynı zamanda edindiğimiz bilgilerin doğru kaynaklardan geldiğini ve kanıtlı olduklarını bilmemiz gerekecektir. Böylece zihnimiz gereksiz korku faktörlerinden uzak kalacaktır.Başka bir stresle başa çıkma yöntemi ise strese girdiğimizi hissettiğimizde düşünce ve duygularımızı paylaşmaktır. Duygularımızı aile bireyleri ve arkadaşlarımızla paylaşmak yükümüzü hafifletecektir. Eğer çevrenizde bu şekilde güvendiğimiz kendinizi açabileceğiniz kimseniz yoksa bir kağıda veya bir deftere hislerinizi yazabilirsiniz. unutulmamalı ki yazmak yani duygu ve düşüncelerinizi yansıtmak sizin zihinsel olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.Mizah ve gülmek stres için iyi bir ilaçtır bazı mizah yayınlarına ilgi duymak, şakalaşmak, arkadaşlarımızla komik olan konulardan ve anılardan bahsetmek, komedi filmleri izlemek gibi sizi güldürebilecek konulara yönelmek stres ile başa çıkmada fayda sağlayacaktır.Stres seviyesini düşüren durumlardan biri ise fiziksel aktivitelerdir. Hazır şekilde youtube'da bulunabilecek ekipmansız antrenmanlar denenebilir.Yoga yapmak rahatlamak adına yapılan yaygın aktivitelerdendir ve iyi bir stres savaşçısıdır. Ancak hepimizin günlük rutinleri vardır. Örneğin çalışan birisi eve yorgun argın gelebilir ve spor yapmaya vakit veya enerji bulamayabilir ama en azından günün beş dakikasında bir müzik açarak dans etmek yapabileceğiniz en basit fiziksel aktivitelerden biri olacaktır.Son olarak size stresle başa çıkmada önerebileceğimyol isebir hobi edinmenizdir. Bu çok geniş bir yelpazedir. Mesela bir sanat alanına ilgi duymak, yarım bırakılmış bir hobiye devam etmek örneğin lisedeyken öğrenmek için hevesle alınıp bir kenara bırakılmış kemanınızı tekrar elinize almak, bitki bakımı yapmak, kişisel bakım ile uğraşmak evcil hayvan edinmek gibi aktiviteler hem zamanımızın dolu geçmesini hem de stresinizin sağlıklı bir düzeyde kalmasını sağlayacaktır.PANDEMİ VE OKBPandemi sürecine temizliğe önem veren kişilerin virüsten korunmak amacıyla davranışlarında abartmalar gözlenebilir. Korku ve endişe nedeniyle yapılanlar bir takıntı haline gelebilir kişiyi obsesif kompulsif bozukluğa itebilir.Virüs ortaya çıktığından beri temizlik en önde gelen ihtiyaçlarımızdan biri oldu hepimiz pandemi öncesinden çok daha fazla elimizi yıkıyoruztemizliğimize dikkat ediyoruz vehijyeni önemsiyoruz.obsesif kompulsif bozukluk sahibi birisinin elini uzun süreler boyunca birden fazla kez yıkama eğiliminde olduğunu gözlemlemişizdir ancak şu dönemde normal bir sağlık çalışanı ya da örneğin bir esnaf bile artık ellerini uzun süreli yıkama alışkanlığına sahip oldu bu yüzden okb ve normal günümüz davranışlarının birbirinden ayrılması gerekiyor.Peki okb'li bireyler nasıl davranır, onların tanısının konulmasındaönem verilen faktörler nelerdir bunlara bir bakalımEğer takıntı haline gelmiş davranışlar kişinin kendi yaşamsal işlevselliğine zarar veriyorsa. Örneğin işe geç kalmasına neden oluyorsa ve görevlerini yerine getirmesini engelliyorsa,Sağlıklı olmayan, sık sık tekrarlayan düşüncelere sahip ise örneğin acaba şu an üzerimde virüs var mı temiz miyim gibi düşünceler tekrarlı olarak yaşanıyorsaTakıntıya dönüştüğüne inanılan davranışlar bir ritüel halinde ise mesela ellerini 15 kere yıkama dezenfektanı 5 kere sıkmak veya duşta her zaman 40 dakika vakit geçirmek gibi değişmez kuralları varsaBu davranışlar günlük yaşamındaki zamanını ciddi anlamda çalıyorsabir okb durumundan şüphe edilebilir ve en kısa zamanda bir psikoterapi hizmeti alınmalıdır. Eğer okb tanısı konulursa da ilaçlı tedavi ve psikoterapi hizmeti birlikte yürütülebilir veya şiddetine göre sadece terapi hizmet verilebilir.Okb riski taşıyan davranışları gördük peki biz bunlara sahip değilsek ama kendimizi de bu bozukluktan korumak istiyorsak neler yapmalıyız?Hijyene gerekli kurumların önerdiği şekilde dikkat etmeliyiz bunun dışında yapılan örneğin ellerimizi fazla fazla uzun uzun yıkamak gibi davranışlardan kaçınmalıyız.Covid-19 temalı konuşmalardan uzak durmalıyız. Arkadaş ve aileler ile sohbet esnasında bu konulardan uzak durmak aklımıza bu düşüncelerin gelme sıklığını azaltacaktır.Yine stres yönetiminde de bahsettiğim gibi asılsız olabilecek kaynaklardan gelen haberleri dikkate almamak, kanıtlı doğru ve güvenilir haberlere itimat etmek tekrarlayan düşüncelerden bizi uzak tutacaktır.Aklımızı bu konulardan uzak tutabileceğimiz fiziksel antrenmanlar, sanatsal uğraşlar gibi yine stres yönetiminde bahsetmiş olduğum hobi etkinlikleri ile zamanımızı değerlendirmek bizi koruyacaktır.Daha fazla bilgi almak ve randevu oluşturmak adına profilimde bulunan seçeneklerden benimle iletişime geçebilirsiniz. Psikolog Ahmet Furkan Yürür. Yazıyı Oku

Uzman: Ahmet Furkan YÜRÜR

Yayınlanma: 01.02.2021

Psikolojik destek,yaşamın her evresinde her bireyin edinmesi gereken oldukça önemli bir hizmet. Nasıl ki barınma, beslenme, dinlenme gibi temel fizyolojik ihtiyaçlarımızı karşılıyorsak ruhsal ihtiyaçlarımızın da karşılanması gerekiyor. İnsanoğlu gündelik yaşam içerisinde pek çok psikolojik etkenle bir arada yaşıyor. Özellikle metropollerde maruz kalınan psikolojik uyaranlar çok daha fazla.Ekonomik güçlükler, trafik, işsizlik, şiddet, iletişim aksaklıkları, travmatik olaylar, kazalar, saldırılar, hastalıklar insanları olumsuz etkiliyor. Pek çok olumsuz etkene doğrudan veya dolaylı olarak maruz kalıyoruz. Sosyal medya, televizyon gibi kaynaklar da global düzeyde pek çok olumsuzluğa maruz kalmamıza neden oluyor. Bugün bulunduğumuz noktadan dünyanın bir başka ucunda gerçekleşmiş bir olaydan etkilenebiliyoruz. Dolayısıylapsikolojik destekihtiyaçlarımız da artıyor.Kişisel yaşam, akademik başarı ve kariyer gelişiminden başlayarak pek çok alan ve konuda insanlar psikolojik hizmetlere başvuruyor. Bu sayede sorunlar kronikleşmeden veya performansı ketlemeden ihtiyaç duyulan önlemler alınmış oluyor.Pek çok birey kendini ifade edebilmek ve dinlenebilmek için bir uzmanla konuşmak istiyor. Konuşmak, objektif ve yargısız bir yaklaşımla dinleniyor olmak kişiye kendini iyi ve güvende hissettiriyor.Artan önemine ve duyulan ihtiyaca rağmen psikolojik hizmetlerle ilgili önyargılar da hala devam ediyor.Psikolojik destekbaşvuruları çoğunlukla destek ihtiyacı kaçınılmaz hale geldiğinde yapılıyor. Psikolojik desteğe başvuran bireyler belki yıllardır baş etmeye çalıştıkları yaşantısal problemleri destek sayesinde kısa sürede atlatmak istiyor. Oysa yıllarca ötelenmiş bir ihtiyacın istenilen düzeyde karşılanabilmesi de zaman gerektiriyor.Zamanında destek alınması ise sorunlar oluşmadan önleyici müdahale sağlıyor. Bu açıdan psikolojik danışmanlık hem önleyici hem de iyileştirici rol oynuyor.Stres ve problemler de herkesin hayatında etkilidir. Ayırıcı kriter, kişinin stresin üstesinden gelip gelemediğidir. Halledemediğini bildiği halde, ‘kendim hallederim / kendim halletmeliyim’ düşüncesi genellikle kişiyi psikoterapiye başvurmaktan alıkoyar. Problem devam ettiğinde, ciddiyetini, etki alanlarını koruduğunda ve kişi sorunların üstesinden gelemediğinde beklenen sonuçlar ortaya çıkar: Hayat kalitesinde bozulmalar, aile ve sosyal ilişkilerde zedelenmeler, iş performansında kötü yönde etkilenmeler başlayabilir. Kişi yaşadığı problem ile başa çıkabilmek için madde ve / veya alkol kullanımına yönelebilir. Hatta uzun süren problemlerin içinde kişi kayıplarının farkında bile varmadan kötüleşen hayat tarzına alışabilir.Hastalığı olan ya da duygusal bazı zorluklar yaşayan kişiler etiketlenme korkusuyla da çoğu zaman profesyonel yardıma başvurmazlar. Hastalığı nedeniyle toplum tarafından küçümseneceğini, dışlanacağını düşünürler. Psikoterapi veya ilaç tedavisine başlasalar bile önerilen tedaviyi uygulamazlar. Bu da sorunların zamanla kronikleşip daha da ağır hale gelmesine sebep olur.Genellikle kronik problemler duygusal rahatsızlıklara yol açmaktadır. Böyle durumlarda kişi hem devam eden problemlerde hem de rahatsızlığın getirdiği sıkıntılarla ve yol açtığı kısıtlılıklarla uğraşmak zorunda kalır. Hiçbir çıkış yolu olmadığının düşünüldüğü ve psikiyatrik rahatsızlıkların eşlik ettiği durumlarda ise ciddi kayıplar yaşanabilmektedir. Dolayısıyla kişinin kendinin tanıması ve ne zaman kendini aşan bir problemle karşılaştığını ve yardım alması gerektiğini bilmesi gerekir.SeanslarTerapinin hedeflerini ve ne sıklıkta ne kadar görüşüleceğini danışan ve psikolojik danışman birlikte planlar. Çoğu seans haftada 1 kez yapılır ve yaklaşık 1 saat sürer. Psikoterapi acil durumlara yönelik kısa dönemli olabileceği gibi daha karmaşık, çoktandır devam eden sorunlara dönük uzun dönemli de planlanabilir. Bireysel, aile, çift ve grup terapileri şeklinde gerçekleştirilebilir. Psikoterapi hayatın her dönemi için yetişkinler, çocuklar ve ergenler için profesyonel bir destek ve tedavi yoludur.Gizlilik İlkesiHastanın izni olmadan danışanın durumunu, anlattıklarını başka şahıslarla paylaşmamak psikoterapinin en temel ilkesidir. Normal şartlarda terapi ilişkisi özgün, içten ve profesyonel bir ilişki olarak planlanır. Terapi ilişkisinin bu niteliklerini bozacak sosyalleşmeler, samimi ve fiziksel yakınlıklar, çıkar ilişkileri psikoterapinin temel değerleriyle uyuşmaz.İlaç mı Psikoterapi mi?İnsanların zihninde ilaçla mı terapiyle mi iyileşecekleri konusunda bir karmaşa olabilir. Birçok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapinin birleşimi tek başına kullanılmalarından çok daha iyi sonuç verir. Bu, hastanın terapistine danışarak alacağı ortak bir karardır.Şu durumlarda psikolojik destekalmalıyız;15 gün ve dahauzun süren depresyon, çöküntü, moral bozukluğu gibi hallerden çıkmak istediğinizde,Yaşama enerjinizin tükendiğini hissettiğinizde,Bütün temelvaroluşsal sorunlarınız da, kimlik ile ilgili kafa karışıklıklarında kendinizi yeniden gözden geçirmek için,Takıntılı düşünce ve davranışlardan kurtulmak için,Yaşamınızı zehirleyen, engelleyen, bloke eden her türlü korkuve endişeylebaş etmek için,Yaşamkalitenizi yükseltmek,üretken ve verimli bir yaşama geçmek için,Dikkat ve konsantrasyon ile ilgili problemlerlebaşa çıkmakistediğinizde,Kendinizi daha iyi ve daha yakından tanımak ve potansiyellerinizi keşfetmek istediğinizde,Evlilik hayatınızla ilgili sorunların çözümü için,Öz güveninizi arttırmak, kendinizi gerçekleştirmek ve yaşamda başarıyı yakalamak istediğinizde,Çocuklar ve ergenlerle ilgili sorunların çözümü için,İlişkilerle ilgili yaşadığınız her tür sorunu çözümlemek için,Karşı cinsle ilişkilerde, kaliteyi arttırmak için,Boşanma öncesi ve sonrası danışmanlık almak için,Cinsellikle ilgili her türlü soru ve sorunun çözümü için ve daha birçok problemin çözümü için psikolojik destek alınabilir.Psikolojik hizmetlere başvurmak için spesifik bir problem yaşıyor olmaya gerek yok. Duygu, düşünce ve bunların etki ettiği davranışlar üzerine konuşmak için de destek alınabilir. Ancak çoğunlukla destek talebi psikolojik sorunlar kaçınılmaz bir hal aldığında yapılır. Kimi zaman bu belirtiler kişinin kendisini rahatsız eder. Kimi zamansa belirtiler çevre tarafından fark edilir ve kişi bir uzmana yönlendirilir.Bazen hem kişi hem de çevre durumun farkındadır. Kimi bireyler psikolojik hizmetlerden destek almakta son derece gönüllüdür, kimi bireylerse bu ihtiyacı göz ardı etmektedir. Durum hangisi olursa olsun destek alacak kişininpsikolojik destekalmaya gönüllü olması tedaviyi olumlu etkilemektedir.Depresyon, anksiyete, fobi, mani, dikkat eksikliği, travma, yas, boşanma gibi psikolojik problemlerde profesyonel destek alınmaktadır. Ancak psikolojik desteğe ihtiyaç duyulan çoğu problem erken müdahale ile önlenebilmektedir. Eğitimde, öğretimde, kariyer gelişiminde, iletişim ve sosyal becerilerde de psikolojik hizmetlerden faydalanılabilmektedir. Yazıyı Oku

Uzman: Merve ÜNAL

Yayınlanma: 31.01.2022