Çocuklar İçin Regülasyon



Regülasyon diğer bir adıyla duygu düzenleme , kişide doğuştan gelen bir yetenek olmaktan ziyade doğum sonrası kazanılan ve bakım veren kişinin oldukça etkin rol aldığı bir beceridir. Duygu düzenleme becerisi, yoğun hisler içindeyken dengede kalabilmeyi , kendimize ve çevremize zarar vermeden duygularımızı sağlıklı bir şekilde ifade edebilmeyi kapsar. Aynı zamanda bireylerin hedeflerine ulaşabilmeleri ve sosyal hayata uyum sağlayabilmeleri için duygusal uyarılmanın başlaması, sürdürülmesi ve yönetilmesini içerir. Kişi tüm bunları yaparken, duygu düzenleme stratejilerini kullanır. Duygu düzenleme becerisi çocuklara , duygularını ve tepkilerini daha sağlıklı ifade edebilmelerini ve problemleriyle daha iyi baş edebilmelerini sağlar. Bebekler ilk doğduklarında duygu düzenleme becerisi tekniklerinden yoksun oldukları için ‘’ağlamak’’ kendilerini regüle edebilmeleri için ilk başvurdukları yöntem oluyor. Yaşamın diğer yıllarında ise ebeveyn regülatör görevinde karşımıza çıkıyor. Örnek verecek olursak , çocuk yere düşüp her ağladığında bakım veren kişi kısa zamanda yanına gelip onu teselli ettiği için , sevgisini ve güvenini hissettirdiği için bundan sonraki diğer benzer anlarında çocuk bekleme süresini artık tolere edebiliyor. Çünkü o zaman çocuk için dünya bilinir ve güvenilir bir hale geliyor ve bu durum çocuğun duygu düzenleme becerisi kazanmasında önemli bir adım olmuş oluyor.


Çocukların regülasyonları için yardımcı olabilecek bazı teknikler :


  • Fiziksel temasta bulunun

Sarılın.

Çocuğunuzu bir battaniye ile sarıp sarmalayabilirsiniz ve kucağınızda sallarken ona ninni söyleyebilirsiniz ya da dinlendirici bir müzik açabilirsiniz.

Gıdıklama ve boğuşmanın olduğu oyunlarda regülasyon için değerli yöntemlerden biri.



  • Fiziksel egzersiz yapmasını sağlayın

Çocuğunuzun fiziksek olarak egzersiz yapmasını, hareket etmesini sağlayın.

Doğada yapacağınız uzun yürüyüşler, beraber oynayacağınız zıplamalı oyunlar ve egzersizler çocuğunuzun duygu düzenlemesine yardımcı olacaktır.



  • Duygularını ifade etmesine olanak tanıyın ve rol model olun.

Çocuğunuzun o anda ne hissettiğini, hangi duygular içinde olduğunu ifade etmesine yardımcı olun. Bunun için onu cesaretlendirin. Arkadaşları oyununa katılmadığında ‘’ Seninle oynamamaları seni üzdü, bunu görebiliyorum.. Seninle oynamalarını isterdin. ‘’ gibi ifadelerle onu anladığınızı kelimelere dökün. Bu ona sonraki seferde duygularını daha rahat ifade edebilmesi için cesaret verecektir. Ayrıca sizin de günlük hayatta üzgün hissettiğiniz durumlarda bunu cümlelerle ifade edebilmeniz çocuğunuz

için rol model olacaktır.



  • Birlikte nefes egzersizi alıştırmaları yapın

Nefes , durup düşünmek , sakinleşmek ve regüle olabilmek için bize yardımcı olan en önemli

tekniklerden. Doğru nefes almak, kendimizi regüle edemediğimiz anlarda, öfkeli olduğumuzda duygularımızı düzenlememizde aktif rol oynar.

Çocuğunuz öfkelendiğinde veya yoğun duygular ile boğuştuğu sırada , durup nefesini dinlemesini sağlamak, nefese odaklanmasına yardımcı olmak, birlikte nefes alıştırmaları yapmak duygu regülasyonunda önemli bir nokta.



Yayınlanma: 11.01.2021 19:28

Son Güncelleme: 11.01.2021 19:28

#çocuk #regülasyon#çocuk psikolojisi#gelişim psikolojisi#psikoloji
Psikolog

Zümrüt Yaren

SERT

Uzman Klinik Psikolog

( )( )( )( )( )
0 Yorum
Travma ve İlişkili Bozukluklar
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Online TerapiOnline Ter...
süre 50 dk
ücret 700
Yüz Yüze TerapiY. Yüze Ter..
süre 50 dk
ücret 800
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir
Bunları da sevebilirsiniz...

İradeyi/Öz-Kontrolü Geliştirme Yolları

Araştırmalar öz kontrolün sınırlı bir kaynak olduğunu gösterse de, psikologlar bazı stratejilerle güçlendirilebileceğini de bulmuşlardır.Cazibeleri ÖnleyinMevcut öz kontrolünüzü en iyi şekilde kullanmanın etkili bir yolu, cazibelerden kaçınmaktır. Cazibelerden kaçınmak, gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda öz kontrolünüzü "tüketmemenizi" sağlar.Seçimlerimizi çoğunlukla içinde bulunduğumuz çevre etkiler. Sıradan bir marketi düşünelim. Sağlıklı yiyecekler daha aralara ve kenarlara gizlenmişken, indirimde olan, bizi cezbeden yiyecekler genellikle marketin en önüne konur. Bunu bilmeden değil, farkında olarak yaparlar ki kararlarımızı etkileyebilsinler (Bitner, 1992). Çevremizin, kararlarımızı etkilemesine de nudge (dürtme) deniyor (Thaler & Sunstein, 2009). O dürtmeler, kişilerin bir karar almasını kolaylaştırır. Maruz kaldığımız şeyler aynı olduğu için de çoğu kişinin benzer kararlar aldığını görürüz. Niyet uygulamasından farklı olarak, burada çevrenin etkisi vardır. Bu noktada da çevremizi düzenlememiz önemli. Bu aşamada da pasif kalmamlıyız, aktif bir şekilde çevremizi seçmeliyiz.Yemek, içmek, harcama yapmak veya başka bir istenmeyen davranışa kapılma arzusu gibi durumlar için sağlıklı dikkat dağıtıcılar bulmak iyi bir yöntemdir. Yürüyüşe çıkabilir, bir arkadaşınızı arayabilir, çamaşırları yıkayabilir veya sizi o anda cezbetmeye çalışan düşüncelerden uzaklaşmak için ne gerekiyorsa yapabilirsiniz. Başka örnekler ise: sigara bırakmak isteyenler akıllarına her sigara içmek geldiğinde tüketmemek için alternatif olarak sürekli yanlarında sakız taşıyabilir, borç ödemek isteyen ama bunda zorlanan bir kişi her maaşı yattığında hesabına otomatik aktarmak yaptırabilir, bir PT ile egzersiz yapmak isteyen kişi bunu yapabileceği alanlar oluşturabilir…Önceden Plan YapınKararlılığınızı bozabilecek olası durumları düşünün. Cazibelerle karşılaştığınızda, karşı koymak için hangi adımları atacağınızı belirleyin. Araştırmalar, önceden plan yapmanın, ego tükenmesinin etkilerini yaşamış olsa bile irade gücünü artırabileceğini göstermiştir.Örneğin, şeker alımınızı azaltmaya çalışıyorsanız ve akşamüstü açlık krizleriyle başa çıkmakta zorlanıyorsanız, sizi daha uzun süre tok tutacak bol lif, protein ve tam tahıllarla zengin bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.Ayrıca, kriter oluşturmak yerine kriter oluşturmaya kendimizi zorlamak bizi daha çok zorlar. Dolayısıyla bunu bizi zorlayacak şekilde değil de bizim için kolaylaştırıcı yönlerine odaklanabiliriz.İlk olarak gerçekçi hedefler koymalıyız. Örneğin haftada 10 kilo verme hedefi koymak gerçekçi olmaz. Başarısız olduğumuz takdirde bu kriteri sürdürmemiz zorlaşır.Kriterimiz spesifik ve bizim kontrolümüzde olmalı.İyi bir ölçütün üçüncü yönü, çok sık olmamasıdır. Sık sık yapılan ölçütlerle hedeflerimizin üstünde kaldığımızdan emin olmak önemli olsa da, hedeflerimizin sürekli değerlendirilmesi, gereksiz sayıda ayarlamaya zorlayarak bizi güçlü bir alışkanlık oluşturmaktan alıkoyabilir. Ölçeği her gün kontrol etmek, diyette uzun vadeli bir diyet planına bağlılığı baltalayabilecek ciddi değişikliklere yol açabilir. Benzer şekilde, yatırım hesaplarını çok yakından takip etmek bizi borsadaki kısa vadeli düşüşlere ve akışlara karşı aşırı duyarlı ve uzun vadeli ilerlemelere karşı daha az duyarlı hale getiriyor. Sabır genellikle hedef peşinde en iyi arkadaşımızdır.Öz Kontrol-Kullanma Alışkanlığı GeliştirinKısa vadede kontrolünüz azalabilir, ancak öz kontrol gerektiren davranışlarla düzenli olarak meşgul olmak zamanla irade gücünüzü artırır. Öz kontrolü bir kas gibi düşünün. Sert çalışma kısa vadede kasları yorsa da, bu kası çalıştırmaya devam ettikçe zamanla daha da güçlenecektir."İkaza geç" veya "donma dansı" gibi klasik oyunlar, çocukların erken yaşta öz kontrol pratiği yapmalarına yardımcı olabilir.Tek Bir Hedefe OdaklanınBirden fazla hedef belirlemek (örneğin, birkaç Yeni Yıl kararı listesi yapmak) genellikle etkili bir yaklaşım değildir. Bir alanda irade gücünüzü tüketmek, diğer alanlarda öz kontrolünüzü azaltabilir. En iyisi, bir belirli hedef seçip enerjinizi ona odaklamaktır.Bir hedefe ulaşmak için gereken davranışları alışkanlık haline getirdikten sonra, onları sürdürmek için çok fazla çaba harcamanız gerekmez. Böylece kaynaklarınızı diğer hedeflere yönlendirebilirsiniz.Meditasyon YapınMeditasyon, öz kontrol kasınızı güçlendirmenin harika bir yoludur. Meditasyona yeni başlıyorsanız, farkındalık meditasyonu, kendinizi daha iyi tanımanıza ve cazibelere karşı daha iyi direnmenize yardımcı olacak iyi bir başlangıçtır. Bu teknik ayrıca düşüncelerinizi yavaşlatmayı öğrenmenize yardımcı olabilir ve öz kontrolünüzü zorlayabilecek ani dürtüleri kontrol etmenizi sağlayabilir.Meditasyon veya öz-farkındalık aynı zamanda sizin için stres oluşturabilecek faktörleri fark etmenizi sağlar. "Ben neyi, nasıl deneyimliyorum?" sorusunun cevabını daha rahat bulmamızı sağlar. Peki stres düzeyimizi meditasyonla nasıl azaltabiliriz?Bizim sahip olduğumuz stressörleri tanımlayarak. Bunları tanımlamak zor olabilir çünkü hayatımızda birçok stres yapıcı faktör var (maaş, trafik, akran zorbalığı vs). Ancak bizim için stresli olan durumları daha sakin şekilde karşılayabiliriz. Örneğin trafikte müzik, podcast dinlemek, maaşımıza yönelik bütçeler koymak gibi. Ancak tüm bunların farkında olup engellemek bizim için oldukça zor olabilir ve yapabileceğimizden daha yüksek bir hedef koyarak sağlıksız bir beklenti içine girebiliriz.Stresle baş başa kalmak! Bu bizim stresle baş edebilmemiz için bizi cesaretlendirir. MBSR yöntemleri gibi. Peki siz hangi yöntemlerle rahatlıyorsunuz?Sonuçların Farkında OlunÖz kontrol, hedeflerinize ulaşmanıza ve fiziksel ve zihinsel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olurken, öz kontrol eksikliği, öz saygınızı, eğitiminizi, kariyerinizi, mali durumunuzu, ilişkilerinizi ve genel sağlığınızı olumsuz etkileyebilir. Bu sonuçların farkında olmak, öz kontrolünüzü artırmak için çalışırken motive olmanıza yardımcı olabilir.ÖzetÇaba ve pratikle öz kontrolünüzü geliştirebilirsiniz. Cazibelerden kaçınmak, plan yapmak, belirli hedeflere odaklanmak ve eylemlerinizin sonuçlarını hatırlamak, davranışınızı daha etkili bir şekilde düzenlemenize yardımcı olabilir.Son Sözİyi bir öz kontrol, daha iyi akademik başarılar, daha iyi sağlık ve yaşamda daha büyük başarılar gibi birçok fayda sağlayabilir. Öz kontrolle zorlanıyorsanız, dürtülerinizi yönetme, tatmini erteleme ve hedeflerinize ulaşmak için eylemlerinizi düzenleme konusunda daha iyi olmak için atabileceğiniz adımlar vardır.Kaynakça: How to Improve Your Self-Control, Kendra Cherry, 9 Kasım 2023/ VeryWellMind
Melike EREN 03.10.2024

Panik Bozukluk: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Panik bozukluk, beklenmedik ve tekrarlayıcı panik ataklarla karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. Bu ataklar, ani ve yoğun korku hissi, nefes alma güçlüğü, kalp çarpıntısı, titreme ve terleme gibi belirtilerle kendini gösterir. Panik bozukluğu olan bireyler, ataklarından sonra gelebilecek tekrarlayan ataklar korkusuyla yaşayabilirler, bu da günlük yaşam aktivitelerini olumsuz yönde etkileyebilir.Panik Atağın BelirtileriPanik ataklar genellikle ani ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar. Belirtiler şiddetli olabilir ve kişi tarafından kontrol edilemez. Tipik belirtiler arasında şunlar bulunabilir:Nefes Alma Zorluğu: Kişi nefes almakta güçlük çekebilir, hatta nefes alamayacağını hissedebilir.Kalp Çarpıntısı veya Hızlı Nabız: Kalp atışlarının hızlanması veya düzensizleşmesi, kişiyi daha da endişelendirebilir.Terleme: Eller, koltuk altları veya alın gibi bölgelerde aşırı terleme olabilir.Titreme veya Sarsıntı: Kaslarda titreme veya vücutta sarsıntı hissedilebilir.Baş Dönmesi veya Sersemlik: Kişi başının döndüğünü, sersemlediğini veya bayılacak gibi hissettiğini söyleyebilir.Mide Rahatsızlığı: Bulantı, karın ağrısı veya sindirim sorunları gibi mide rahatsızlıkları görülebilir.Gerçeklikten Kopma Duygusu: Kişi olayların gerçek dışı olduğunu veya kendisinin gerçeklikten kopmuş gibi hissettiğini belirtebilir.Ölüm veya Delirme Korkusu: Kişi, öleceklerini veya akıl sağlıklarını yitireceklerini düşünebilir.Panik Atak ve Panik Bozukluk Arasındaki FarkBirçok kişi zaman zaman panik ataklar yaşayabilir, ancak panik bozukluk tanısı, bu atakların sıklığı ve etkisiyle belirlenir. Panik bozukluk, tekrarlayan panik ataklarla birlikte, bu ataklardan sonra kişinin normal yaşamını etkileyecek derecede belirgin endişe, korku veya davranış değişikliklerini içerir.Panik Bozukluğunun NedenleriPanik bozukluğu karmaşık bir durumdur ve genellikle birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Potansiyel nedenler arasında genetik yatkınlık, biyolojik faktörler, kimyasal dengesizlikler, travmatik olaylar, stresli yaşam olayları ve beyin kimyası bulunabilir.Panik Bozukluğunun TedavisiPanik bozukluğunun tedavisi, birçok farklı yaklaşımı içerebilir ve genellikle kişinin bireysel ihtiyaçlarına ve semptomlarına göre belirlenir. Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:İlaç Tedavisi: Antidepresanlar, anksiyolitikler veya beta blokerler gibi ilaçlar panik atak semptomlarını hafifletebilir.Psikoterapi: Bilişsel davranışçı terapi (BDT) panik atakları yönetmek için etkili bir yaklaşım olabilir. Bu terapi, kişinin düşünce ve davranışlarını değiştirerek anksiyeteyi azaltmaya odaklanır.Nefes ve Rahatlama Teknikleri: Derin nefes alma, kas gevşeme egzersizleri, meditasyon ve yoga gibi teknikler, panik atak sırasında kişinin rahatlamasına yardımcı olabilir.Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve stresten kaçınma, panik atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.SonuçPanik bozukluk, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen ciddi bir anksiyete bozukluğudur. Ancak uygun tedavi ve destekle, birçok insan panik ataklarını yönetmeyi ve günlük yaşamlarını daha iyi bir şekilde yaşamayı öğrenebilir. Panik bozuklukla mücadele eden kişilere destek ve anlayış göstermek, tedavi sürecinde önemli bir rol oynayabilir.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Eray ARSLAN 19.04.2024

Psikoterapi Nedir?

Başa çıkılmaz bir stres, karmaşık ilişkiler veya kişisel gelişim zorlukları ile karşılaştığımızda, içsel dengeyi yeniden bulmak ve daha sağlıklı bir yaşam sürdürmek için psikoterapi sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Psikoterapi, duygusal sıkıntıları, zihinsel sağlık sorunlarını ve yaşamın zorluklarıyla başa çıkmak için kullanılan bir dizi terapötik teknikler ve stratejiler bütünüdür. Bu yazıda, psikoterapinin ne olduğunu, farklı türlerini, nasıl çalıştığını ve nasıl fayda sağlayabileceğini daha yakından inceleyeceğiz.Psikoterapi Nedir? 🧠Psikoterapi, bir terapist ya da danışman ile bire bir ya da grup terapisi şeklinde gerçekleştirilen bir tedavi sürecidir. Bu süreç, kişinin duygusal sıkıntılarını anlamasına, kişisel güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmesine, sağlıklı başa çıkma stratejileri geliştirmesine ve daha sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olmayı amaçlar. Psikoterapi, birçok farklı teorik yaklaşıma dayanabilir ve bireyin ihtiyaçlarına, terapistin uzmanlık alanına ve terapi sürecine özgü hedeflere göre şekillenir.Farklı Türleri Nelerdir? 🌟Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Bu terapi, düşüncelerin, duyguların ve davranışların birbiriyle nasıl ilişkilendiğini anlamaya odaklanır. BDT, sorunlu düşünce kalıplarını tanımlamayı, sorgulamayı ve değiştirmeyi hedefler.Psikanalitik Terapi: Sigmund Freud'un kuramına dayanan bu terapi, bilinçdışı süreçlere odaklanır. Terapist, bireyin bilinçaltındaki iç dinamikleri keşfetmeye çalışır ve bu sayede duygusal rahatlama ve anlayış sağlamayı amaçlar.İnsan Merkezli Terapi: Carl Rogers'ın teorisine dayanan bu terapi, bireyin kendini gerçekleştirme güdüsünü ve içsel iyileşme kapasitesini vurgular. Terapist, bireyi kabul edici ve destekleyici bir ortamda anlamaya ve güçlendirmeye odaklanır.Psikodinamik Terapi: Freud'un çalışmalarına dayanan ancak daha modern bir yaklaşımı benimseyen bu terapi, geçmişteki ilişkilerin bugünkü duygusal sorunları nasıl etkileyebileceğini incelemeyi amaçlar.Grup Terapisi: Bir grup içinde terapi yapma yöntemidir. Bu terapi, bireylerin birbirlerinden öğrenmesini, desteklemesini ve paylaşmasını sağlar.Nasıl Çalışır? 🔄Psikoterapi, bireyin ihtiyaçlarına ve terapistin uzmanlığına bağlı olarak değişen çeşitli teknikler kullanır. Bir terapist genellikle bireye sorular sorar, dinler, refakat eder, destekler ve yönlendirir. Terapi genellikle belirli bir hedefe ulaşma çabasında geçer. Bu hedefler, duygusal rahatlama, daha sağlıklı bir düşünce yapısı geliştirme, daha sağlıklı ilişkiler kurma veya belirli bir davranışı değiştirme olabilir.Faydaları Nelerdir? 🌈Psikoterapinin birçok faydası vardır. Bunlar arasında şunlar bulunur:Duygusal Rahatlama: Terapi, duygusal yükleri hafifletmeye ve zihinsel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olabilir.Davranış Değişikliği: Terapi, istenmeyen davranışları anlamaya ve değiştirmeye yardımcı olabilir.Öz Farkındalık: Terapi, bireyin kendi düşünceleri, duyguları ve davranışları hakkında daha derin bir anlayış geliştirmesine yardımcı olabilir.Daha Sağlıklı İlişkiler: Terapi, bireyin ilişkilerinde daha sağlıklı ve tatmin edici bağlar kurmasına yardımcı olabilir.Sonuç 🎉Psikoterapi, insanların zorluklarla başa çıkmalarına, içsel dengeyi yeniden bulmalarına ve daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine yardımcı olan etkili bir tedavi yöntemidir. Her bireyin ihtiyaçları farklı olduğu için, terapistin destekleyici, anlayışlı ve güvenilir bir ortam sağlaması önemlidir. Psikoterapi, birçok kişi için yaşam kalitesini artıran ve duygusal refahlarını geliştiren değerli bir kaynaktır.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Eray ARSLAN 20.04.2024