1. Blog
  2. Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu

Çocuk psikoloğu, çocuklarda görülen psikolojik rahatsızlıklar için destek alınan birimdir. Çocuk psikologları, çocuklar ile doğru iletişimi sağlayarak psikolojik rahatsızlıklarını ve nedenlerini ortaya koyar. Psikologlardan daha farklı çalışma ve terapi tekniklerine sahiplerdir. Bu sayede çocuklar ile doğru şekilde iletişim kurabilirler.


Önemli olan çocukları yalnızca anlamak değildir. Çocukların sorunlarını ve sahip oldukları rahatsızlıkları anlatmalarını sağlamak da oldukça önemlidir. Çocuk psikologları da bunu yapar. Çocukların anlatmak istediklerini özgürce ifade etmelerini sağlarlar. Bu sayede doğru ve nitelikli iletişimi gerçekleştirebilirler.


Çocuk Psikoloğu Nedir?

Çocuk psikoloğu, çocuk ve ergenlerin yaşadığı psikolojik problemlerin ve rahatsızlıkların ortadan kaldırılması ve tedavi edilmesi için çalışır. Çocuklarda ve ergenlerde psikolojik hastalıkların görülmesi oldukça önemlidir. Bu dönemde ortaya çıkan psikolojik rahatsızlıklar gelecekte de kişilerin büyük sorunlar yaşamasına neden olabilmektedir.


Çocuk psikologları uyguladıkları farklı teknikler sayesinde çocukların ebeveynlerine dahi anlatmakta zorluk yaşadığı konular hakkında bilgi sahibi olabilirler. Bu konular elbette ki yaşadıkları olası rahatsızlıklar ile ilgilidir. Çocuklar her zaman problemlerini konuşarak da dile getirmezler. Kimi zaman çocuk psikologları çocukların hareketlerinden, kullandıkları kelimelerden, konuşma tarzlarından ve oynadıkları oyunlardan dahi onların yaşadıkları problemlere dair daha detaylı bilgi edinebilirler.


Nasıl Çocuk Psikoloğu Olunur?

Bir çocuk psikoloğu olmak için öncelikli dört yıllık Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünü ya da Psikoloji bölümünü bitirmek gereklidir. Sonrasında ise Çocuk Psikolojisi ve Gelişimi alanında da yüksek lisans ve doktora yapmış olmak gereklidir. Özellikle de Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümün mezun olanlar “çocuk psikoloğu” ünvanına sahip olurlar. Bu bölümden mezun olan kişiler “pedagog” ünvanı kullanamazlar.


Hangi bölümden mezun olursanız olun, çocuk psikoloğu olarak görev yapıyorsanız güncel bilgileri takip etmeniz önemlidir. Çocuk psikologlarının psikolojik çalışmalara, yapılan yeni testlere ve uygulanan programlara dair güncel bilgilere sahip olması bu alanda büyük katkı sağlar. Bu nedenle de çıkan her kaynaktan, nitelikli bilgiden yararlanmak bu alanda daima güncel ve bilgi sahibi olmak için gereklidir.


Çocuk Psikoloğunun Özellikleri Nelerdir?

Çocuk psikologlarının öncelikli olarak çocuklar ile iletişim kurabilmesi şarttır. Çocuklar ile nitelikli ve doğru iletişim kurmak, psikolojik problemlerin tespitinde oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra çocuklar ile iyi anlaşabilmek, onların problemlerinin anlaşılabilmesine de katkı sağlar.


Çocuk psikologlarının çocuklar ile onların anlayacağı şekilde konuşabilmesi gerekir. Çocuklar ile onların anlayabileceği şekilde konuşmak için kimi zaman farklı tekniklere başvurulabilir. Bu teknikler kimi zaman oyunlar, canlandırmalar ve fazlası olabilir. Bu durumda çocuk psikologları bir çocuk gibi düşünerek onların anlayabileceği şekilde hareket eder, onların anlayabileceği şekilde konuşur.


Çocuklar anlaşıldıklarını bilmek isterler. Özellikle de ergenlik dönemindeki gençler için anlaşıldıklarını görmek oldukça önemlidir. Çevreleri tarafından problemlerinin anlaşıldığını ya da kendilerinin anlaşıldığını düşünmezler. Bu nedenle de çocuk psikologlarının onları dinlemesi, anlaması ve onların problemlerine ortak olduklarını göstermesi önemlidir. Anlaşıldığını ve dinlendiğini gören gençler ve çocuklar psikologları ile daha etkili şekilde iletişim kurabilirler.


Çocuk psikologlarının sahip olması gereken özelliklerden biri, onları anlamanın yanı sıra onların problemlerine yönelik hareket edebilmektir. Çocuklar her ne kadar anlaşılsa da psikologların buna yönelik şekilde aileyi bilgilendirmesi de gerekir. Çocuğun yaşadığı durumlardan, anlattıklarından bahsetme konusunda belli gizlilik hususları mevcuttur. Ancak elbette ki öncelikli olarak çocukların yaşadığı probleme yönelik şekilde ailesinden de destek alması gerekir. Bu destek konusunda yönlendirmeyi doğru şekilde sağlayacak olan kişi ise çocuk psikoloğudur. Mevcut travmatik durumların anlaşılmasında, çocuğun gelişimsel yetersizliğinin tespiti ve tedavisi konusunda ya da farklı durumlarda ailenin bilgilendirilmesi, doğru tedavinin uygulanması için gereklidir.


Çocuk Psikoloğu Ne İş Yapar?

Çocuk psikologları çocukların gelişimleri, yetersizlikleri, olası problemleri ve psikolojik rahatsızlıkları ile ilgili teşhis ve tedavi yürütür. Davranışsal sorunların tespit edilmesini, nedenlerinin açığa çıkarılmasını ve tedavisini sağlar.


Çocuklar üzerinde kimi zaman çeşitli psikolojik testler uygulama konusunda bilgi sahibi olan çocuk psikologları çeşitli rahatsızlıklara yönelik şekilde farklı testler yapabilirler. Örneğin depresyon, anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk ve benzeri farklı durumların tespit edilmesinde bu testler büyük katkı sağlar. Ancak çocuk psikologlarının bu testler hakkında yeterli bilgi sahibi olması, testlerin nitelikli şekilde sonuç vermesi için gereklidir.


Çocuk psikologların çocukların öğrenme ve gelişim gösterme becerileri ile ilgili terapiler yapar. Bu terapiler hem çocukların gelişimi hem de öğrenme yetileri üzerine gerçekleştirilir. Mevcut eksikleriler tespiti çocuk psikologları tarafından tespit edilebilmektedir.


Çocuk psikologları yalnızca çocukların psikolojik sorunlarına, eksiklerine ya da gelişimsel problemlerine odaklanmaz. Çocuk psikologları aynı zamanda çocukların yaşadıkları travmatik olayları atlatmasında da görev alır. Kayıplar, ölümler, yaşanabilecek olası travmatik durumlarda öncelikli olarak çocuk psikologlarından destek alınabilmektedir.


Çocuk Psikiyatrisi Nedir?

Farklı durumlarda çocuk psikiyatrisi desteği almak gerekebilir. Çocuk psikiyatrisi; çocuk ve ergenlerde görülebilecek olan ve görülen psikolojik rahatsızlıkların teşhis ve tedavisini sağlar. Bu açıdan bakıldığı zaman çocuk ve ergenlerin ruh sağlığının korunmasında çocuk psikiyatrisi büyük öneme sahiptir. Özellikle de travmatik olaylar nedeniyle yaşanabilecek olan psikolojik bozukluklar konusunda çocuk psikiyatrisinden destek alınması oldukça önemlidir.


Çocuk Psikiyatrisi Ne Yapar?

Çocuk psikiyatrisi, farklı teknikler ile çocuklarda ve ergenlerde görülen psikolojik bozukların tespitini sağlamakla görevlidir. Doğru tespit sonrasında ise tedavinin gerçekleştirilmesini sağlarlar. Gerçekleştirilen tedavi kimi zaman yalnızca terapiler kapsar. Kimi zaman da çocuklarda ve ergenlerde ilaçlı tedavinin uygulanması mümkündür. Bu sırada psikiyatrist ile iş birliği sağlanması ise oldukça önemlidir.


Ailenin çocuk psikiyatristi ile olan ilişkisi oldukça önemlidir. Çocuk psikiyatristi ile iş birliğinin sağlanması, büyük ölçüde ailenin görevidir. İlaçların doğru şekilde ve doğru zamanda alınması, seanslara katılımın eksiksiz şekilde sağlanması ailenin desteği ile mümkün olabilmektedir. Bahsedildiği üzere çocuk psikiyatrisi özellikle de uyguladığı farklı teknikler ile çocukların ve ergenlerin sahip olduğu psikolojik rahatsızlıkların ortadan kaldırılması için önemli bir yere sahiptir.


Bir Çocuk Psikoloğuna Ne Zaman Başvurulmalıdır?

Çocuk psikoloğu yalnızca çocuklardaki psikolojik bozukluklar ve rahatsızlıklar ile ilgilenmez. Çocuklardaki gelişimsel yetenekler konusunda da çocuk psikologları görev alır. Bu nedenle de çocukların tüm gelişim süreçleri boyunca çocuk psikologlarından destek almak gerekebilir.


6. aydan itibaren çocukların gelişimlerinin hangi düzeyde ilerlediğini görmek ve mevcut gerilikleri tespit etmek için çocuk psikoloğuna başvurulabilir. Bu dönemdeki görüşmeler genellikle iki ayda bir gerçekleştirilmektedir. Sonrasında ise seansların sıklığı arttırılabilmektedir.


Çocuk psikoloğuna başvurmak için travmatik bir olay olmasın ya da çocuğun psikolojik bir problemi olması gerekmez. Gelişimsel değişimleri takip etmek için de çocuk psikoloğuna başvurmak mümkündür. Ancak elbette ki gelişimin yanı sıra travmatik olaylardan sonra, hayatlarında yaşanan önemli değişim ve gelişimlerden sonra da çocuk psikoloğuna başvurmak oldukça önemlidir. Çocukların ve ergenlerin içinde bulundukları stresli durumdan kurtulması, kendilerini yeni bir düzene adapte etmesi için de çocuk psikologları seanslar ile destek sağlamaktadırlar. Özellikle de davranış bozukluğu görülen çocukların çocuk psikoloğuna en erken dönemde götürülmesi oldukça önemlidir.


Çocuk Psikoloğu Danışmanlığı Alınabilecek Durumlar Nelerdir?

Çocuk psikoloğu danışmanlığı alınabilecek farklı durumlar vardır. Örneğin gelişim dönemlerinin takip edilmesi, bilişsel gelişimin izlenmesi için 6. aydan itibaren iki aylık periyotlarla çocuk psikoloğuna başvurmak mümkündür. Bunun yanı sıra çocuk psikologları çocukların yaşadıkları problemlerde destek almak için de tercih edilebilmektedir. Örneğin yeni bir yere taşınmak, çocukları ve ergenleri büyük ölçüde sarsabilir. Bu durumda çocuk psikoloğundan destek alarak yeni ortama uyum sağlamalarına destek olmak önemlidir.


Çocuk ve ergenlerin yeni bir okula başlaması, notlarının düşük olması, arkadaşları ile arasının kötü olması, davranışlarında farklılık görülmesi gibi durumlarda çocuk psikoloğuna başvurulabilir. Öncesinde çocuk ve ergenlerin davranışları izlenerek davranış bozuklukları keşfedilirse çocuk psikoloğundan destek almak oldukça önemlidir.


Çocukların travmatik olaylar yaşaması da çocuk psikoloğu desteği almak için önemli bir durumdur. Bu durumlar taciz, tecavüz, ölümler, kayıplar, ciddi hastalıklar, yaşanan afetler ve daha pek çok olumsuz durum olabilir. Bu gibi durumlarda çocuk psikologları çocukların sorunlarının anlaşılmasına katkı sağlar. İlerleyen dönemde bu travmatik olaylara bağlı olarak psikolojik rahatsızlıkların görülmemesi için çocuk psikoloğu desteği almak gereklidir.


Çocuk Psikoloğu Hangi Hastalıklara Bakar?

Çocuk psikoloğunun ilgilendiği hastalıkları ve rahatsızlıkları şu şekilde sıralamak mümkündür:


• Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

• Otizm

• Depresyon

• Kaygı bozuklukları

• Travmalar ve travma sonrası stres bozukluğu

• Davranış bozuklukları

• Öğrenme bozuklukları

• Obsesif kompulsif bozukluk

• Tik bozukluğu

• Sınav kaygısı

• Kişilik sorunları

• Uyku sorunları

• Tuvalet alışkanlıkları

• Yeme bozuklukları

• Konuşma bozuklukları


Görüldüğü üzere çocuk psikoloğu, farklı pek çok rahatsızlıkta destek sağlamaktadır. Bu sayede çocukların ve gençlerin yaşadığı farklı sorunların çözüme kavuşması mümkün olabilmektedir.


Çocuklarda ve gençlerde farklı nedenlere bağlı olarak pek çok psikoloji temelli rahatsızlık meydana gelebilmektedir. Bu rahatsızlıkların tespiti ve tedavisi konusunda çocuk psikoloğu görev alır. Sonrasında gerekli görülürse çocuk psikiyatristi ile de etkili bir tedavi sağlanabilir. Kimi durumlarda yalnızca terapiler tedavinin sağlanması için yeterli olabilir. Bu durumda çocuk psikoloğu desteği almak yeterli olabilmektedir.


Çocuk Psikoloğu Kaç Yaş Aralığındaki Çocuklarla İlgilenir?

Çocuk psikoloğu 0 – 18 yaş arası çocuklar ve ergenler ile ilgilenir. Bu yaş aralığındaki çocukların anlaşılması, yetişkinlerin anlaşılmasından daha karmaşık ve kimi zaman daha farklı olabilir. Bu nedenle de onların dilinden konuşabilen kişiler yetişkinler ile ilgilenen psikologlar değildir. Çocukların ve ergenlerin psikolojik problemlerinin anlaşılması ve onların tedavisinin sağlanması konusunda destek sunan kişiler bunun eğitimini alan çocuk psikologlarıdır. Yetişkinler ile ilgilenen psikologlar ise bu alanda çocuk psikologlarının uyguladığı teknikleri uygulamazlar. Bu nedenle de terapilerin ilerleme şekli, tedavinin sağlanması şekli gibi pek çok konuda çocuk psikoloğu daha farklı çalışır.


Bu nedenlere bakıldığı zaman çocuk psikologlarının neden 0 – 18 yaş arasındaki kişiler ile ilgilendiğini anlamak daha kolaydır. Yani aslında çocukların farklı özel teknikler ile anlaşılması, seansların buna uygun şekilde devam ettirilmesi çocukların çocuk psikoloğuna ihtiyaç duymasından kaynaklanır.


Çocuklarda Dikkat Eksikliği Tedavisi Nedir? Nasıl Yapılır?

Çocuklarda görülen dikkat eksikliği, kimi zaman kendini hiperaktivite bozukluğu ile de gösterebilmektedir. Ancak her zaman dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun bir arada olması da gerekmez. Bu nedenle de yalnızca dikkat eksiliği görülen çocukların tedavisi farklı şekilde uygulanmaktadır. Çocuklarda görülen dikkat eksikliği genellikle ilaçlı ve ilaçsız tedavilerin bir arada uygulanması ile tedavi edilmektedir.


İlaçsız tedaviler terapileri, mental ve fiziksel egzersizleri içerir. Bu farklı teknikler çocukların dikkat eksikliği rahatsızlığından kurtulması için yardımcıdır. Uygulanan tedaviler çocukların dikkat eksikliğinin giderilmesini sağlar. Ayrıca uygulanan terapilere ek olarak çocukların yanı sıra ebeveynlerin de bilgilendirilmesi önemlidir. Bu konuda evde uygulanabilecek olan egzersizler gösterilir. Ebeveynlerin bu konuda dikkatli olması, tedavinin sağlanmasında büyük öneme sahiptir.


İlaçlı tedaviler sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ilaçların gerekli ve yeterli düzeyde alınmasıdır. Ebeveynlerin bu konuda dikkatli olması önemlidir. İlaç tedavileri aile tarafından desteklendiği zaman daha etkili sonuç elde etmek mümkün olabilmektedir. Bu tedavi sırasında da terapilere devam etmek gereklidir.


Çocuklardaki Psikolojik Rahatsızlıklar ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Çocuklarda farklı psikolojik rahatsızlıklar görülebilmektedir. Dikkat eksikliği, depresyon, sosyal kaygı bozukluğu ve benzeri pek çok psikolojik rahatsızlığa çocukluk ve ergenlik döneminde rastlanılabilmektedir. Bu rahatsızlıkların her biri için farklı tedaviler uygulanmaktadır.


Depresyon Durumunda Çocuk Psikoloğu Desteği Almak

Çocuklarda ve ergenlerde depresyon yaygın şekilde meydana gelmektedir. Özellikle de olumsuz durumlarda ya da yaşamlarındaki büyük değişimlerde depresyon ortaya çıkabilmektedir. Çocuğun hayatında meydana gelen taşınma, kayıplar ve benzeri pek çok önemli değişim depresyonu meydana getirebilir. Bu durumlar ilerleyen dönemlerde ciddi hayati problemlere neden olabileceği için erken dönemde çocuk psikoloğu desteği almak gereklidir.


Çocuk psikoloğu desteği sayesinde uygulanan terapiler depresyonun ortadan kaldırılmasını sağlar. Depresyon özellikle de ergenlerde görüldüğü zaman ciddi etkilere sahip olabilir. Ergenlik döneminde depresyon özellikle yaygındır. Bu dönemde görülen depresyon ise her nedene bağlı olabilir. Maddi durumlar, arkadaş çevresi, romantik ilişkiler, ders notları ve benzeri her durum depresyon etkeni olabilir. Bunların temelinde ise stres ve sinirin yattığını söylemek mümkündür. Ayrıca yaşanan her bir problem ergenlik döneminde depresyonun meydana gelmesini tetikleyebilecektir.


Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Çocuklarda sıklıkla görülen bu durum, belli bir konuya ve ana odaklanmayı zorlaştırır. Bu nedenle de çocukların derslerinde başarısız olması ve sosyal anlamda aktif olamaması durumları gözlemlenir. Özellikle de hiperaktivite bozukluğu olan çocukların ev içinde ve arkadaş çevresi ile olan ilişkilerinde ciddi problemler gözlemlenebilir. Bu durumda çocuk psikoloğu desteği alınarak tedavi süreci hızlandırılabilir.


Odaklanmayı ve nitelikli düşünmeyi zorlaştıran dikkat eksikliği, hiperaktivite ile ilişkilidir. Bu rahatsızlığa sahip olan çocukların okulda başarısız olarak görülmesi de mümkündür. Aileler bu durumdan dolayı çocuk psikoloğu desteği almayı tercih eder. Bu sayede etkili tedavinin uygulanan terapiler ile sağlanması mümkün olabilir.


Kaygı Bozukluklarında Çocuk Psikoloğu Desteği

Çocukların ve ergenlik dönemindeki gençlerin kaygı bozukluğu yaşaması normaldir. Çocukların kaygıları genellikle ayrılık, sosyal kaygı gibi konular üzerinedir. Yabancılar ile konuşmaktan çekinen, ailesi yanında değilken sosyal anlamda pasif rol alan çocukların kaygı bozukluğuna sahip olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca çocukların topluluk içinde yer alma, konuşma ve kendini ifade etme konusunda zorlanması da kaygı bozukluğuna işaret ediyor olabilir.


Özellikle de okul döneminde yeni başlayan çocukların ona birincil bakım veren kişiden ayrılmak istememesi söz konusudur. Bu kişi genellikle anne olur. Çocukların okula ilk başlayacağı dönemde annesinden ayrılıp sınıfa katılması genellikle sosyal kaygı bozukluğuna işaret eder. Annesinin onu terk edip gideceği korkusu mevcut olabilir. Birincil bakım veren ile güvenli bağlanma sağlayamamış olan çocuklar, ayrılma kaygısı bozukluğuna sahip olabilir. Bu durumda annesinden ayrılıp sınıf ortamına adapte olmak onlar için büyük bir problemdir. Çocuk psikoloğu tarafından sağlanacak olan destek sayesinde kaygı bozukluklarından uzak kalmak da mümkün olabilmektedir.


Ergenlik dönemindeki gençlerde özellikle de sosyal kaygılar gözlemlenir. Ne giydiklerine, nasıl göründüklerine, nasıl hareket ettiklerine bu nedenle çok özen gösterirler. Sosyal kaygı bozukluğuna sahip gençler dışarıda tek başına dolaşmaktan ya da bir şey yapmaktan çekinebilirler. Herkesin ona baktığını, hareketlerini izlediğini, onu yargıladığını düşünebilirler. Bu durumda yabancılar ile konuşmak, topluluk içinde önemli bir rol almak ve kendini ifade etmek de zorlu bir süreç haline gelebilir.


Konuşma Bozuklukları

Çocuklarda konuşma bozukluklarına rastlanabilmektedir. Bu konuşma bozuklukları ifade edici konuşma bozukluğu, kekemelik, fonolojik bozukluk gibi farklı rahatsızlıklar olabilir. Bu sorunların çocuk psikoloğu tarafından uygulanan terapiler sayesinde ortadan kaldırılması mümkün olabilmektedir.


Kekemeliğin Çocuk Psikoloğu İle Tedavi Edilmesi

Uygulanan konuşma terapisi ile çocuklarda görülen kekemeliğin ortadan kaldırılması mümkün olabilmektedir. Bu terapi sırasında konuşma hızı kontrole alınabilir. Ayrıca nefes egzersizleri, gırtlak gerginliği gibi farklı noktalar da kontrol edilmeye çalışılır. Bu terapiler sonrasında ebeveynlerin desteği de önemlidir. Yalnızca terapiler sırasında değil sonrasında da terapide uygulanan yöntemlerin desteklenmesi gerekir.


Ebeveynlerin destek olması gereken bir diğer önemli nokta da çocuğun konuşmasının desteklenmesidir. Kekeme çocukların konuşma sırasında dikkatle dinlenmesi önemlidir. Bu sayede çocuğun konuşma sırasında yaşadığı gerginlik ortadan kaldırılabilir. Daha rahat şekilde konuşma desteklenebilir. Çocuk psikoloğu da egzersizler sırasında bunu uygulamaktadır. Çocuğun dinlendiğini bilmesi ve konuşmasını rahatlatması için terapi sırasında farklı teknikler uygulanmaktadır.


Yeme Bozuklukları Durumunda Çocuk Psikoloğu Desteği Almak

Çocukların yeme bozuklukları geliştirdiği sıklıkla görülmektedir. Özellikle de katı gıdaya başlayan çocukların yemekler konusunda sıkı bir seçicilik göstermesi mümkündür. Bunun altında tiksintiler, yaşanan olumsuzluklar ve daha pek çok neden yatıyor olabilir. Çocuk psikoloğu desteği alarak bu problemlerin ortadan kaldırılması da mümkün olabilir.


Kimi zaman ergenlik dönemindeki gençlerde de yeme bozuklukları görülür. Ancak bu yeme bozuklukları çocuklardakinden daha farklı olabilir. Özellikle de nasıl göründüğü konusunda ciddi endişeleri olan gençlerde yeme bozukluklarına sıklıkla rastlanmaktadır. Anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi farklı yeme bozukları mevcuttur. Ergenlik dönemindeki gençlerde bu üç yeme bozukluğu sıklıkla görülebilmektedir.


Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya nervoza, kişilerin kilo alma korkusuna bağlı olarak çok sıkı diyetler uygulamasıdır. Ergenlerde de sıklıkla görülebilen bu durum, “yememe” programları geliştirilmesine neden olabilir. Anoreksiya nervoza rahatsızlığına sahip olanlar günlerce hiçbir şey yemeden durabilir. Ayrıca yalnızca bir öğün yiyerek her türlü günlük işlerini yapmaya çalışmaları da olasıdır. Bu durumda da ani nöbetler, bayılmalar, organlarda meydana gelebilecek hasarlar mevcuttur. Kişiler yalnızca aşırı yememe programlarını uygulamakla kalmazlar. 


Aynı zamanda da çok sıkı egzersiz programları uygulayabilirler. Buna bağlı olarak kısa zamanda çok ciddi kilolar kaybederek sağlıklarını tehlikeye atabilirler. Bu rahatsızlığa sahip kişiler kilo almaktan ciddi ölçüde korkarlar. Bu nedenle de herhangi bir aşırı yeme davranışı göstermezler ve bu nedenle de sürekli olarak kilo verirler. Ergenlik döneminde kilolu olduğunu düşünen ve kendini rahatsız hisseden gençler bunu uygularlar. Ancak bunun sağlıklarını ciddi ölçüde olumsuz etkilediğini fark etmezler.


Bulimiya Nervoza

Bulimiya nervoza, anlık gelen yeme atakları ile sonrasında kusma ve aşırı egzersiz yapma isteği ile birlikte görülen bir yeme bozukluğudur. Bu rahatsızlığa sahip olan kişiler uzun bir süre hiçbir şey yemeden durabilir. Sonrasında gelen ani yeme nöbetiyle çok kısa sürede adeta tıkınırcasına farklı şeyleri aynı anda yiyebilirler. Bu durumda aç olmasının ya da olmamasının hiçbir önemi yoktur. Kısa süre önce yemek yemiş olsa da yeme nöbeti esnasında tok olmasının bir önemi yoktur. Aynı zamanda kişinin yeme nöbeti sırasında neyi nasıl yediğinin de önemi yoktur. Tatlı, tuzlu, meyve, sebze ve benzeri pek çok şeyi aynı anda yiyebilirler. Bu konuda yeme esnasında herhangi bir rahatsızlık hissetmezler. Ancak yeme nöbeti bittiği zaman kişiler kendilerini suçlu hissederler. Bu nedenle kilo almamak için ya da suçluluk duygularından kurtulmak için kusma eylemi gösterirler.


Mide kasları ise zamanla bu eyleme alışır. Vücuda giren yiyecekler mide bulantısı yaratmaya başlar. Tüketilen her yiyecekten sonra kusma davranışı istemli ve bazen de istemsiz şekilde görülebilir. Bu rahatsızlık özellikle de fiziki anlamda çok yorucudur. Çünkü düzenli şekilde besleneme mümkün olmaz. Tüketilmesi gereken besinler de bir süre sonra kusma ile vücuttan atılır. Bu nedenle aslında hiçbir şey yemeden yaşamaya devam edilir. Hem fiziki hem de psikolojik anlamda destek almayı gerektiren bu durum bireyleri ciddi anlamda etkileyebilir.


Ergenlik dönemindeki kilo ve görünüm problemlerinden dolayı bu bozukluğa sıklıkla rastlanmaktadır. Bu rahatsızlık ergenlik dönemindeki gençlerin sağlığını da psikolojisini de ciddi ölçüde etkiler. Ölümcül sonuçları olabilecek bu rahatsızlık ebeveynlerin tarafından fark edilirse en kısa sürede çocuk psikoloğu desteği almak gerekir.


Obsesif Kompulsif Bozukluk

Çocuklarda ve gençlerde görülen obsesif kompulsif bozukluk farklı şekillerde olabilir. Bu durum kimi zaman çevrenin etkisi ile ortaya çıkar. Özellikle de çocukların çok temiz davranması, çok titiz hareket etmesi, gösterdikleri çekinceleri ve belli konulardaki obsesyonları çocuk psikoloğu desteği gerekitirir.


Görülen obsesif kompulsif bozukluk durumları ergenlik dönemindeki gençlerde de büyük ölçüde etkisini gösterir. Özellikle de obsesyonların temelleri çocukluk ve gençlik dönemlerinde atılır. Bu durumda da çocuk psikoloğundan alınan destek ile tedavi sağlanabilir.


Çocukların bazı konularda fazla obsesif hareket etmesi mümkündür. Bu durumlar temizlik, düzen, paylaşımdan kaçınma gibi durumlarda olabilir. Bunların terapiler ile çözüme kavuşturulması olasıdır. Müdahale edilmeyen obsesyonlar ise zaman içinde gelişim gösterebilir. Bu durumda da çocukların obsesyonlarından kurtulması pek mümkün olmaz. Yaş ilerledikçe görülen obsesyonların da derecesi ve ciddiyeti gelişim gösterebilir.


Çocuk Terapisi Nedir?

Çocuk terapisi, çocuklar ile birlikte yürütülen terapilerdir. Bu terapiler sırasında kimi zaman ebeveynlerden ya da birincil bakım verenden destek alınması mümkündür. Kimi psikolojik rahatsızlıkların tespiti ve tedavisi için çocuk terapileri gereklidir. Farklı tekniklerin çocuk terapisi sırasında kullanılması yaygındır. Çocuk psikoloğu, bu terapiler sırasında çocuk ile sürekli olarak diyalog yürütmez. Bazı durumlarda oyun terapileri ve canlandırmalar ile terapiler desteklenebilir. Çocuk psikoloğu bu durumda büyük bir role sahiptir.


Çocuk psikoloğu, yürütülen terapiler sırasında uygun teknikleri kullanmaya özen gösterir. Örneğin terapi 17 yaşında genç biri ile yürütülüyorsa oyun terapisinin kullanılması mümkün olmaz. Ancak çok daha küçük yaşlardaki çocuklarda oyun terapisi uygulanabilmektedir. Ergenlik dönemindeki gençleri de çocukları anlayabilen çocuk psikoloğu, bu terapiler sırasında başarılı olabilmektedir. Çocukların ve gençlerin anlaşılması oldukça önemlidir. Sorunlarının ne olduğunun, nasıl bir durum içinde olduklarının anlaşılması gerekir. Ancak bu şekilde olumlu sonuçların elde edilmesi mümkün olabilir.


Gelişim Psikoloğu Ne İş Yapar?

Gelişim psikoloğu, döllenmeden ölüme kadar olan tüm gelişim ve değişim süreçlerini inceler. Bu dönemler içinde özellikle de çocukluk ve bebeklik dönemlerine odaklanılır. Bunun temel sebepleri ise şunlardır:


• Değişim hızlıdır.

• Etkiler uzun sürelidir.

• Yetişkin davranışı için bir penceredir.

• Çocukluktaki gibi erken dönem deneyimleri, yetişkin davranışları için kritik önem taşır.

• Çocukluk, davranışların daha basit olduğu evrede çalışma fırsatı sunar.

• Çocuklar hakkındaki araştırmalar gerçek yaşamda yarar sağlar.


Bu maddeler incelendiği zaman gelişim psikologlarının neden özellikle çocukluk ve bebeklik dönemlerine odaklandığı rahatlıkla anlaşılabilmektedir. Bu değerlendirmeler sırasında kültür, toplumsal cinsiyet faktörleri, sosyo ekonomik koşullar ve daha pek çok durumda göz önünde bulundurulur. Bunların tamamı gelişim psikologlarının etkili sonuçlar elde etmek için göz önünde bulundurması gereken durumlardır.


Biyolojik, bilişsel ve sosyo duyusal süreçlerin nasıl işlediği, bu konulardaki gelişim ve değişimin nasıl ilerlediği gelişim psikologlarının inceleme alanına girer. Bu inceleme alanlarının her birine bakarak gelişim psikologlarının çocukların ve bebeklerin gelişime dair çıkarımlarda bulunması mümkündür. Konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği ve benzeri pek çok rahatsızlığın erken dönemde tespiti için gelişim psikologları büyük bir rol oynar. Ayrıca biyologlar, kimyagerler, sinir bilimciler ve daha pek çok branştaki görevli ile de iş birliği sağlanması, tespitlerin daha verimli olması için etkilidir. Gelişim psikologları çocukluk ve bebeklik dönemlerine odaklanarak bu dönemlerdeki gelişimin nasıl işlediği üzerine çalışır. Bu sayede çocukların sağlıklı gelişim gösterip göstermediği rahatlıkla görülebilmektedir.


Hangi Konularda Çocuk Terapisinden Faydalanabilirsiniz?

Özellikle de istismar, taciz, travma, depresyon ve benzeri durumlar esnasında çocuk psikoloğu desteği almak gereklidir. Çocuk psikologlarının sunduğu çocuk terapiler, çocukların sağlıklı bir psikoloji ortaya koyması için gerekli zemini sunar. Önemli ve olumsuz olaylar nedeniyle çocukların psikolojisinin olumsuz etkilenmesinin önüne geçmek ancak bu terapiler ile mümkün olabilmektedir.


Yalnızca önemli ve olumsuz olaylar sonrasında çocuk psikoloğu desteği almak gerekmez. Çocuğunuzun gelişiminin verimli şekilde ilerleyip ilerlemediğini görmeniz için de çocuk psikoloğu desteği almanız olasıdır. Bu sayede çocuğunuzun konuşma, davranış durumları gözlemlenebilir. Bu alanda uzmanlığa sahip olan psikologlar ve farklı branşlardaki alanında deneyimli doktorlar da gelişimin niteliği üzerine bir değerlendirme sağlayabilir.


Çocuğunuzun sosyal kaygıları olduğunu, etkileşiminin az olduğunu, depresyonda olduğunu, gelişimsel rahatsızlıkları olduğunu gördüğünüz durumlarda çocuk terapileri ile bunların tedavisinin sağlanmasına katkıda bulunabilirsiniz. Bu rahatsızlıkların meydana gelmemesi için ise bebeklik döneminde itibaren çocuk psikoloğu desteği alarak düzenli kontrol ve terapi sağlayabilirsiniz.


Oyun Terapisi Nedir?

Oyun terapisi çocuklara uygulanan bir terapi yöntemidir. Özellikle de canlandırma tekniği sayesinde çocukların sahip olduğu sıkıntıların gözlemlenmesi mümkün olabilir. Çocuklar yaşadıkları stres etmenlerini, sorunlarını ve çeşitli olumsuzlukları oyunlarına yansıtır. Bu terapi ise çocukların göstermek istediği bu olumsuzlukların anlaşılmasını sağlar. Konuşmak her zaman mümkün olmasa da oyun terapileri ile çocukların duygu ve düşüncelerini anlamak ve bunu doğru yorumlamak önemlidir.


Oyun terapileri özellikle de konuşmaktan çekinen, sosyal kaygıları olan çocuklarda etkili olabilir. Çocuklar bir yabancı olarak gördükleri psikolog ile konuşmak istemeyebilirler. Ancak birlikte oyun oynamaları ve psikoloğun oyun sırasında davranışları takip etmesi, çocukla iletişim kurmak için etkili bir yoldur.


Çocuklardaki psikolojik rahatsızlıkların yanı sıra zihinsel gelişim durumlarının takip edilmesi için de oyun terapileri uygulanabilir. Bu terapiler sırasında çocuğun yeterli gelişimi gösterip göstermediği anlaşılabilir. Belli gelişim dönemlerinin nasıl ilerlediği, çocuğun yaşına göre çeşitli gelişim süreçlerini gerçekleştirip gerçekleştirmediği oyun terapileri ile görülebilmektedir.


Çocuklara Yönelik Uygulanan Psikolojik Testler Nelerdir?

Çocukların gelişimine ve psikolojik durumlarına yönelik olarak uygulanan farklı testler mevcuttur. Bu testler sayesinde farklı gelişim dönemlerinin çocuklarda nasıl ilerlediği gözlemlenebilmektedir. Çocukların yaşlarına ve testlerde gösterdiği yetilere bakılarak gelişimlerinin ne durumda olduğuna dair nitelikli bir değerlendirme sağlanabilmektedir.


Çocuk Algı Testi (CAT)

Çocuk algı testi olarak bilinen CAT testi, 3 – 10 yaş arası çocuklara uygulanmaktadır. Üzerinde hayvan figürlerinin yer aldığı kartlar çocuklara gösterilir. Bu kartların üzerinde yer alan hayvanlara dair birer hikaye anlatılması istenir. Oluşturulan hikayeler ve verilen tepkiler ile şunlar görülebilir:


• Korkular

• Kaygılar

• Duygusal ve sosyal ihtiyaçlar

• Saldırganlık eğilimleri

• Dikkat yetileri

• Duygusal olgunluk düzeyleri

• Aile içi kişiler ile olan iletişimin nasıl olduğu

• Sosyal yeterlilik ve olgunluklar


Bu maddelerin her birinin anlaşılması oldukça önemlidir. Bu gözlemler sayesinde aile içi ilişkiler, sosyal yeterlilikler görülebilir. Bu sayede çocukların davranışlarının ve düşüncelerinin anlaşılması da mümkün olabilir. Oluşturulan hikayeler çocukların saldırganlık eğilimlerini de ortaya koyabilir. Saldırganlık eğilimi olan çocukların bu davranışı neden gösterdiği de CAT testi ile görülebilmektedir. Zorbalık ile mücadele eden, psikolojik rahatsızlık yaşayan ya da sosyal anlamda gelişim gösterememiş olan çocukların tespiti için CAT testi oldukça büyük öneme sahiptir. Ayrıca bu test sayesinde çocukların dikkat eksikliği gibi durumları da kolaylıkla anlaşılabilmektedir.


Beier Cümle Tamamlama Testi

Beier Cümle Tamamlama Testi, çocukların paylaşamadıkları duygu ve düşüncelerine ışık tutar. Çocukların yaşadığı zorbalık, şiddet, maruz kaldıkları istismar ve benzeri durumlar bile bu test ile anlaşılabilmektedir. Bu test sırasında çocuklara yarım bırakılmış bir cümle verilir. Bu cümlenin tamamlanması istenir. Çocuklar da cümlenin devamını kendilerine mantıklı gelen şekilde getirirler. Bu testler çocukların anlatamadıkları yaşantılarını ortaya koyabilir.


Örneğin çocuğa “Yaramazlık yaptığım zaman…” diye başlayan bir cümle verildiyse çocuk bunu pozitif, negatif ve nötr şekilde devam ettirebilir. Pozitif şekilde devam ettirirse cümle pozitif duygu ve düşüncelere yönelik olacaktır. Yani “Yaramazlık yaptığım zaman özür dilerim.” şeklinde olabilir. Negatif şekilde devam ettirildiğinde ise çocuğun yaşadığı olumsuzluklar ortaya koyulabilecektir. Yani “Yaramazlık yaptığım zaman babam beni döver.” şeklinde devamlılık sağlanabilir. Bu durumda çocuğun ev içi şiddete, istismara ya da benzer olumsuz durumlara maruz kaldığı gözlemlenebilmektedir. Nötr durumda ise çocuk genellikle cümle ve konu ile ilgisiz bir devamlılık sağlar. Örneğin cümleyi “Yaramazlık yaptığım zaman bu belli olmaz.” şeklinde devam ettirmesi de mümkündür. Bu durumda cümle ile ilgisiz ya da testin amacına yönelik olmayan tamamlamalar çoğu zaman durumu anlamaya yardımcı olmaz. Ancak bunlar bile çocuğun düşüncelerine dair ip uçları sağlayabilmektedir.


Rorschach Testi

Hermann Rorschach tarafından geliştirilen bu test, mürekkep testi olarak da bilinir. Bu testin değerlendirmesini yapacak olan psikoloğun alanında uzman olması gerekir. Testin içeriği ve değerlendirmesine dair doğru bilgiye sahip olması önemlidir. Ancak bu şekilde mürekkep testinin sonuçlarının nitelikli olması mümkün olabilir.


Rorschach testi, 10 adet kartta yer alan mürekkep lekelerinin tanımlanmasını içerir. Bu test 7 – 70 yaş arası herkese uygulanabilmektedir. Ancak her yaş düzeyinde verilen cevaplar ve bu cevapların işaret ettiği konular birbirinden farklı olmaktadır. Bu nedenle de test sonucunu doğru yorumlama ve değerlendirme çok önemlidir.


Test sırasında gösterilen her bir kart detaylı şekilde analiz edilir. Mürekkep lekesinin neye benzediği, nasıl göründüğü, neyi anımsattığı gibi farklı konulara değinilir. Bunların tamamı test sırasında psikolog tarafından not alınır. Sonrasında test sırasında dile getirilen durumlar değerlendirilir. Bu test sayesinde zihinsel ve sosyal gelişimin ne düzeyde olduğu yorumlanabilir. Ayrıca korkular, saldırganlık eğilimleri, bilişsel gelişimin nasıl işlediği de görülebilir. Elbette ki yalnızca bir test ile bunların tamamını kesin şekilde söylemek doğru olmayacaktır. Ancak Rorschach Testi yine de pek çok durumun anlaşılması için çok önemli testlerden biridir.


Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE)

0 – 6 yaş arasındaki bebeklerin ve çocukların gelişim durumları AGTE ile belirlenebilmektedir. Bu test farklı alanlara yönelik olarak uygulanmaktadır. Ankara Gelişim Tarama Envanteri şunların gözlemlenmesini içerir:


• Dil gelişimi

• Bilişsel gelişim

• İnce motor becerileri

• Kaba motor becerileri

• Sosyal beceriler

• Öz bakım becerileri


Çocukların sahip olduğu konuşma bozuklukları, hareket kabiliyetleri, öz bakım yetenekleri ve benzeri pek çok durum AGTE ile tespit edilebilmektedir. Bilişsel gelişimin yanı sıra sosyal gelişimin de incelenmesine olanak tanıyan bu test çocukların her alandaki yeterliliklerini konu alır. İnce ve kaba motor becerilerinin gelişip gelişmediği görülebilir. Eğer yeterli düzeyde gelişim yoksa neden gelişmediği sorgulanabilir. Sonrasında sosyal yeterlilikler gözlemlenirken çocuğu yaşadığı sosyal ortamdaki rolü üzerine inceleme yapılabilir. Tüm bunlar çocukların gelişimlerinin nasıl işlediği üzerine bilgi verir. Ayrıca kötü bir sosyal çevrede büyüyen çocuklar, konuşma bozukluklarına sahip olan çocuklar ve daha pek çoğu bu testler ile tespit edilebilmektedir.


Benton Görsel Bellek Testi

Dikkat eksikliğinin tanımlanmasında, görsel hafızanın sınanmasında ve bilişsel gelişimin düzeyinin kontrol edilmesinde önemli olan Benton Görsel Bellek Testi 8 yaş ve üzeri çocuklara uygulanmaktadır. Bu test sayesinde ayrıca ince ve kaba motor becerilerin ne düzeyde olduğu da gözlemlenebilir. Benton Görsel Bellek Testi sırasında çocuklara sırasıyla şekiller gösterilir. Bu şekillerin yeniden çizilmesi istenebilir. Ayrıca gösterilen bu şekillerin farklı şekillerin arasında tanınması da istenebilir. Bu sayede görsel hafızanın sınanması sağlanabilir.


Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü, okuma güçlüğü ve benzeri pek çok durumun tespitinde Benton Görsel Bellek Testi kullanılır. Bu test sayesinde görsel hafızanın ne derece gelişmiş olduğu görülebilir. Ayrıca bu test sayesinde bilişsel gelişim düzeylerinin görülmesi de mümkün olabilir.


Metropolitan Okul Olgunluğu Testi

Metropolitan Okul Olgunluğu Testi ile çocukların okula başlamak için yeterli gelişimi gösterip göstermediği anlaşılabilir. Hem fiziksel hem de zihinsel incelemeler ile çocukların okula başlamak için gerekli olgunluğa sahip oluğ olmadığı görülebilir. Bu test, 5 – 6 yaş aralığındaki çocuklara uygulanmaktadır. Altı farklı testten oluşan bu test ile şunlar ölçülebilir:


• Kelimeleri anlama ve kavrama düzeyi

• Cümleleri anlama ve kavrama düzeyi

• Kelime dağarcığının yeterliliği

• Eşleştirme ile görselleri algılama ve tanıma

• Sayıları bilme ve sayma becerileri

• Kopyalama ile el – göz koordinasyonunun ve ince motor becerilerin incelenmesi, görsel algılamanın düzeyi


Bu altı farklı test , altı farklı alanda uygulanır. Her biri farklı konularda yeterlilikleri ölçer. Bu testin temel amacı, çocukların okula başladığı yıl zorluk çekmemesini sağlamaktır. Yani sayılara, kelimelere, görsel algılamaya yeterince hakim olmayan çocukların bu yaş aralığında okula başlaması uygun görülmez. Sonraki yıl yeniden bu test uygulanabilir. Bu bir sene içinde bilişsel gelişime bağlı olarak belirtilen özelliklerde de gelişim görülebilmektedir.


Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi

4 – 7 yaş aralığındaki çocuklara Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi uygulanabilmektedir. Görsel uyaranları tanıma, ayırt etme ve yorumlama becerileri bu test ile ölçülebilmektedir. Şekil – zemin ayrımı, şekil sabitliği, mekan ile konumun algılanması ve el – göz koordinasyonunun ölçülmesi bu test ile mümkün olabilmektedir.


Bilişsel gelişim dönemlerini başarılı şekilde tamamlayan çocuklar bu testte başarı gösterebilmektedir. Ancak bilişsel gelişimi yeterli olmayan çocukların bu testte zorlanması ve hata yapması olasıdır. Çocukların ince ve kaba motor becerileri de bu testte gözlemlenebilir. Bu test sayesinde çocukların ilkokul düzeyinde gösterecekleri başarı görülebilir. Burada ölçülen yalnızca dikkat değildir. Çocukların bilişsel anlamda yeterlilik kazanıp kazanmadıkları da Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi ile mümkün olabilmektedir.