1. Blog
  2. Hamilelik Stresi Azaltılabilir mi?

Hamilelik Stresi Azaltılabilir mi?

Hamilelik; sperm ile dişi yumurta hücresinin birleşiminin ardından başlayan ve seri gelişim olaylarının meydana geldiği bir süreçtir. Kadınlar, bu dönemde yoğun fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimleri kısa bir süre içinde yaşamaktadır. Kadınların, ilk defa karşılaştığı bu değişimleri yaşadığı dönemde; stres, kadının uyum sağlaması için gerekli olan savunma mekanizmasıdır. Bireyin tehlikeli ortamlarda ya da tehlikeye sebep olabilecek vücudun dengesini bozacak nitelikte olan uyarıcılarla karşılaştığında, bu durumla baş etmesidir. Peki, Hamile kadınların yaşadıkları stres azaltılabilir mi?

Kadınlar hamile olduğunda çevresinde anne olarak algılanmaya başlar. Bu durum kadınların yaşadıkları birçok değişimin yanında kimlik ve rol dönüşümünün de hızlanmasına neden olmaktadır. Hamilelik, kadınların yeni rollerine uyum sağlamasını gerektiren bir kriz sürecidir. Hamile bir kadın hem kendi gelişimsel kimlik krizi ile başa çıkmaya çalışırken hem de bir bebeğin en hızlı gelişim dönemi olan doğum öncesi dönemini bebeği ile beraber yaşamaktadır. Bu yüzden anne adayının hamilelikteki ruh sağlığı bebeğinin gelişimini de etkilemektedir. Gebelikte ve doğum sonrası dönemde psikiyatrik hastalıklar ortaya çıkabilmektedir veyahut nüks edebilmektedir bu süreç kadınlar için karmaşık bir süreç olabilmektedir.

Hamilelikte ortaya çıkan psikiyatrik bozukluklar göz ardı edilmemeli ve doğum sonrası dönemde ruhsal hastalıkların teşhis ve tedavisine önem verilmelidir. Aksi halde; annenin hamilelik sürecinde yaşadığı ruhsal sorunların fetüsü etkileyebilir, anne-bebek arasındaki bağlanma ilişkisini bozabilir ve doğumdan sonra annenin kapasitesinden ödün vererek bakım verme isteğine zarar verebilir. Ayrıca kadınların hamilelikte yaşadıkları duygu durum bozuklukları, partnerleriyle olan ilişkilerinde de sorun yaratabilmektedir.

Hamilelerin Stresini Arttıran Faktörler Nelerdir?

●     Anne adayı, hamilelik sürecinin planlanmamış olmasından kaynaklı olarak korku ve panik duygularına kapılabilir. Bebeğin eşlerin beklemediği bir dönemde hayatlarına girmesi de anne adayının zorlanmasına yol açacaktır. Hamilelik ikilemi stresi arttıran en temel faktörlerden birisidir.

●     Genç yaşta yaşanılan hamilelik deneyimi de kişinin stresini arttırmaktadır.

●     Anne ve bebek sağlığı konusunda daha öncesinde bilgisi olmaması ve bu konu üzerinde daha önce araştırma yapmamasından dolayı sürekli bebeğe zarar verebileceği ihtimalini düşünebilir. Bebeğin dünyaya sağlık problemleri ile geleceğinden kaygı duyabilir. Özellikle sakatlıktan ve doğum sırasında gerçekleşebilecek bebek ölümlerinden korkabilirler.

●     Hamileliğin başlaması ile beraber kadının değişen vücut yapısı, iştah durumu, uykusuzluk ve hormonlara bağlı olarak yaşadığı biyolojik değişimler de strese yol açabilmektedir.

●     Eğer kadının daha önceki hamileliğinde düşük ve ölü doğum öyküsü varsa da bebeğin sağlığı konusunda ve doğum sırasında yaşanabilecekler konusunda hamile birey oldukça kaygılı olabilir. 

●     Kişinin geçmişte yaşadığı ve çözüme kavuşmayan travmaları hamilelik döneminde nüksedebilir.

●     Yine kişiye daha önceden teşhisi konmuş ve tedavisi yapılmış olan psikiyatrik rahatsızlığı veya ailesindeki bir psikiyatrik rahatsızlık hamile kadında nüksedebilir.

●     Bireyin geçmiş hayatında fiziksel, cinsel ya da duygusal kötüye kullanım öyküsünün olması hamilelik stresini tetikleyebilir.

●     Anne adayının evlilik hayatında partner şiddeti ve olumsuz yaşam olayları hamilelikte stresi arttıran ve farklı psikolojik sıkıntılara yol açabilmektedir.

●     Ailedeki yaşayan çocuk sayısı ve çocukların aile ile yaşadığı sorunlar, aile içi iletişimin daha önceki hamileliklerdeki beklentiyi karşılamamış olması da yeni hamilelik sürecinde annenin stresini arttırmaktadır.

●     Yapılan araştırmalar sonucunda sosyoekonomik seviyenin kadınların hamileliğini etkilediği ve düşük sosyoekonomik seviyedeki kadınların daha çok stresli olduğu ortaya çıkmıştır.

●     Hamile kişinin düşük benlik saygısı, kendini aşırı eleştirme, düşük dışa dönüklük ve bağımlı olma gibi özelliklerinin olması da hamilelik sürecinin stresini arttırmaktadır.

●     Ve anne adayına sosyal desteğin az olması hamilelik sürecini zorlaştıran bir diğer nedendir.

●     Tüm bu nedenlere daha birçok farklı nedenler eklenebilir. Tüm bu etken maddeleri aşabilmenin ve hamilelik deneyimini daha keyifli bir süreç haline getirebilmenin yolu bir uzman psikolog desteği ile doğuma hazırlanmaktır.

Hamilelik Sürecinde ve Doğumdan Sonra Yaşanabilecek Psikolojik Rahatsızlıklar Nelerdir?

●     Depresyon

●     Annelik Hüznü

●     Kaygı Bozukluğu

●     Postpartum Depresyon

●     Postpartum Psikoz

ve daha birçok farklı psikolojik rahatsızlık olabilir.

Hamilelik Stresi Azaltılabilir Mi?

Hamilelik serüvenine hazır olabilmek ve bu deneyime ayak uydurabilecek yöntemler geliştirerek hamilelik stresi azaltılabilir ve hem annenin hem bebeğin psikolojik sağlığı korunabilir.

  1. Hamile olmadan önce anne ve babanın bu duruma kendilerini hazırlamaları ve ebeveyn olmaya hazır hissetmeleri, çocuk sahibi olmayı planlamaları stresi kesinlikle azaltacaktır.
  2. Hamile bireyler sağlıklı beslenme ile hem biyolojik hem de psikolojik sağlıklarını koruyabilirler. Vücutlarının neye ihtiyacının olduğunu bilmek ve nelerden uzak durulması gerektiğini bilmek bu dönemde çok önemlidir.
  3. Hamilelik dönemlerine uygun olan fiziksel aktivitelerin günlük hayata katılması ve belki bir grup eşliğinde sporların yapılması kişiyi iyi hissettirecektir.
  4. Hamilelik ile beraber gelen yoğun değişimlere ayak uydurmakta zorluk çektiğini fark eden kişi “geçer nasıl olsa” demeden en hızlı şekilde bir uzman desteği alırsa stres ile başa çıkmakta çok önemli bir adım atacaktır. Hızlı ve kolay şekilde uzman psikolog desteği almak isterseniz psikologmerkezi.com üzerinden ulaşabilirsiniz.
  5. Doğru kaynak kitaplardan hamilelik ile ilgili bilgiler edinerek bilinmezliği aşabilir ve stresinizi azaltabilirsiniz.
  6. Hamilelik 9 ay boyunca hiçbir şey yapmadan çocuğun dünyaya gelmesini beklenen bir dönem değildir. Doktor kontrolü ile günlük hayatınıza devam edebilir, seyahat edebilir, farklı aktivitelere katılabilirsiniz.
  7. Yoga ve meditasyon hamilelikte gelişen biyolojik değişimlere olumlu katkı sağlayabilir.
  8. Olumsuz düşüncelere sevk eden haberlerden, kişilerden elden geldiğince uzak durulmalıdır. Sizi mutlu edecek olumlu düşüncelere odaklanmak kaygıyı ve stresi azaltacaktır.
  9. Hamile olma deneyiminin tamamen kişisel başka yönleri olduğu için kendi hayatınıza uyarlanabilir hamilelik stresini azaltma yöntemlerini keşfedebilmek, kendinizin ve bebeğinizin psikolojik iyi olma halini korumak, stres ile başa çıkabilmek için hamileliğinizin ilk aylarından itibaren psikologmerkezi.com üzerinden uzman desteği almanızı tavsiye ederiz.